Aslında her 70 kadından birine yumurtalık kanseri teşhisi konuyor.Ve skutečnosti jedné ze 70 žen je diagnostikována rakovina vaječníků.
Aslında her 70 kadından birine yumurtalık kanseri teşhisi konuyor.W rzeczywistości, u 1 z 70 kobiet zostanie zdiagnozowany rak jajnika .
Aslında her 70 kadından birine yumurtalık kanseri teşhisi konuyor.Всъщност всяка 70-та жена е диагностицирана с рак на яйчниците.
Aslında her 70 kadından birine yumurtalık kanseri teşhisi konuyor.למעשה, אחת מ-70 נשים תאובחן עם סרטן בשחלות.
Aslında her 70 kadından birine yumurtalık kanseri teşhisi konuyor.في الواقع , واحدة من بين سبعين امرأة .سيتم تشخصيها أنها مصابة بسرطان المبيض
Aslında her 70 kadından birine yumurtalık kanseri teşhisi konuyor.卵巣癌と診断されます 100人に1人が
Aynı yumurta ikizlerine bakın, onlar bile aynı değildir.Tenemos al Superyó. El Superyó es una persona
Az ekmek ve zeytinyağı yeterli olacaktır. Ve yumurta sarısı.Pszenny chleb i oliwa z oliwek powinna wystarczyć i żółtko z jajka
Babanın spermlerinin yumurtaya doğru ilerlediğini düşünün. -아빠 쪽은 수많은 정자를 가지고 있고
Babanın spermlerinin yumurtaya doğru ilerlediğini düşünün. -Ще го нарисувам.
Bahçe kapısında fazla yumurtasını, tamamen yasal olarak, komşularına satan herkesi burada gösterdik.Abbiamo segnato sulla mappa chiunque venda ai vicini all'ingresso del giardino le proprie uova in eccesso.
Bahçe kapısında fazla yumurtasını, tamamen yasal olarak, komşularına satan herkesi burada gösterdik.A je na nej každý, kto susedom predáva vajcia z dvora, úplne legálne, to nám zatiaľ stačilo.
Bahçe kapısında fazla yumurtasını, tamamen yasal olarak, komşularına satan herkesi burada gösterdik.Alla som säljer ägg vid grindöppningen, helt legalt, till sina grannar prickade vi in på kartan.
Bahçe kapısında fazla yumurtasını, tamamen yasal olarak, komşularına satan herkesi burada gösterdik.Każdy, kto sprzedawał jaja sąsiadom, został na niej oznaczony.
Bahçe kapısında fazla yumurtasını, tamamen yasal olarak, komşularına satan herkesi burada gösterdik.자신의 정원에서 합법적으로 이웃에게 남은 계란을 파는 분들은 모두 가능한데요,
Bahçe kapısında fazla yumurtasını, tamamen yasal olarak, komşularına satan herkesi burada gösterdik.Toți care-şi vindeau ouăle în exces la poarta casei, perfect legal, vecinilor, au fost puși pe hartă.
Bahçe kapısında fazla yumurtasını, tamamen yasal olarak, komşularına satan herkesi burada gösterdik.Vsakega, ki popolnoma legalno pri svojih vrtnih vratih prodaja presežek svojih jajc, smo dali nanj.
Bahçe kapısında fazla yumurtasını, tamamen yasal olarak, komşularına satan herkesi burada gösterdik.Wie zijn extra eieren verkoopt aan het hek, volkomen legaal, aan de buren, zetten we erop.
Bahçe kapısında fazla yumurtasını, tamamen yasal olarak, komşularına satan herkesi burada gösterdik.Любой, кто продаёт лишние яйца, совершенно легально, у своих ворот соседям, указан на карте.
Bahçe kapısında fazla yumurtasını, tamamen yasal olarak, komşularına satan herkesi burada gösterdik.כל מי שמוכר ביצים עודפות בשער הגינה, חוקי לחלוטין, לשכנים שלהם,
Bahçe kapısında fazla yumurtasını, tamamen yasal olarak, komşularına satan herkesi burada gösterdik.أي شخص يبيع بيضه الزائد عند بوابة الحديقة، بشكل قانوني، لجيرانه،
Bahçe kapısında fazla yumurtasını, tamamen yasal olarak, komşularına satan herkesi burada gösterdik.売っている人の名前を書いたんです 最初は4人でした
"Balıklarımızın ve balık yumurtalarımızın yüzde 20'sini kuşlar yüzünden kaybettik."20 %-át veszítjük el a halnak és ikrának, a madarak miatt.
"Balıklarımızın ve balık yumurtalarımızın yüzde 20'sini kuşlar yüzünden kaybettik."우린 물고기와 물고기 알의 20퍼센트를 새들한테 뺏기죠.
"Balıklarımızın ve balık yumurtalarımızın yüzde 20'sini kuşlar yüzünden kaybettik.「20%を鳥に食べられるんだ」 「昨年ここには」
"Balıklarımızın ve balık yumurtalarımızın yüzde 20'sini kuşlar yüzünden kaybettik."Chúng tôi mất khoảng 20 phần trăm số cá và trứng cá cho chim.
"Balıklarımızın ve balık yumurtalarımızın yüzde 20'sini kuşlar yüzünden kaybettik."Kami kehilangan 20 persen ikan kami dan telur ikan karena burung-burung.
"Balıklarımızın ve balık yumurtalarımızın yüzde 20'sini kuşlar yüzünden kaybettik." On perd 20 % de nos poissons et des œufs des poissons à cause des oiseaux.
"Balıklarımızın ve balık yumurtalarımızın yüzde 20'sini kuşlar yüzünden kaybettik."Perdemos 20 % de peixe e das ovas para as aves".
"Balıklarımızın ve balık yumurtalarımızın yüzde 20'sini kuşlar yüzünden kaybettik."Perdemos 20 porciento de nuestro pescado y huevos de pescado a los pájaros.♫
"Balıklarımızın ve balık yumurtalarımızın yüzde 20'sini kuşlar yüzünden kaybettik."Perdiamo circa il 20% del pesce e delle uova di pesce per via degli uccelli.
"Balıklarımızın ve balık yumurtalarımızın yüzde 20'sini kuşlar yüzünden kaybettik."Pierdem 20 de procente din peştele nostru şi din icrele de peşte datorită păsărilor.
"Balıklarımızın ve balık yumurtalarımızın yüzde 20'sini kuşlar yüzünden kaybettik."Přijdeme o 20% ryb a jiker kvůli těm ptákům.
"Balıklarımızın ve balık yumurtalarımızın yüzde 20'sini kuşlar yüzünden kaybettik."Tak, tracimy z tego powodu jakieś 20 procent naszych ryb i ikry.
"Balıklarımızın ve balık yumurtalarımızın yüzde 20'sini kuşlar yüzünden kaybettik."Vi förlorar 20 procent av vår fisk och fiskägg till fåglar.
"Balıklarımızın ve balık yumurtalarımızın yüzde 20'sini kuşlar yüzünden kaybettik."We raken 20 procent van onze vis en viseieren kwijt aan vogels.
"Balıklarımızın ve balık yumurtalarımızın yüzde 20'sini kuşlar yüzünden kaybettik."Wir verlieren 20 Prozent von unserem Fisch und Fischeiern an die Vögel.
"Balıklarımızın ve balık yumurtalarımızın yüzde 20'sini kuşlar yüzünden kaybettik."Χάνουμε το 20 τοις εκατό των ψαριών μας και των αυγών τους, εξ αιτίας των πουλιών.
"Balıklarımızın ve balık yumurtalarımızın yüzde 20'sini kuşlar yüzünden kaybettik."Губим 20 процента от рибата и хайвера заради птиците.
"Balıklarımızın ve balık yumurtalarımızın yüzde 20'sini kuşlar yüzünden kaybettik."Мы теряем из-за птиц 20% нашей рыбы и рыбьей икры.
"Balıklarımızın ve balık yumurtalarımızın yüzde 20'sini kuşlar yüzünden kaybettik.אנחנו מאבדים 20 אחוז מהדגים שלנו וביצי דגים לציפורים.
"Balıklarımızın ve balık yumurtalarımızın yüzde 20'sini kuşlar yüzünden kaybettik." نحن نخسر 20% من أسماكنا ... وبيوض الأسماك للطيور "
Balut, kabuğuyla kaynatılıp yenen döllenmiş ördek yumurtasıdır.Balut es un huevo de pato fertilizado y desarrollado, hervido y que se come en la cáscara.
Balut, kabuğuyla kaynatılıp yenen döllenmiş ördek yumurtasıdır.Balut é um ovo de pato fecundado, chocado e cozido que se come na casca.
Bana cevap ver,senin icin ne daha önemli... JunPyo ...O ramen ve yumurtayı yuvarlanmış sever..Jawab saya, apa yang lebih penting buatmu...ShinHwa atau Jun Pyo.
Bana cevap ver,senin icin ne daha önemli... JunPyo ...O ramen ve yumurtayı yuvarlanmış sever..Ответь мне, что для тебя важней...
Bana dedi ki "Ne? Sadece dişilerde mi yumurta var?"그랬더니 그녀가 말하길 "뭐? 암컷들만 알을 낳는다고?"
Bana dedi ki "Ne? Sadece dişilerde mi yumurta var?""Was?", fragte sie, "nur die Weibchen haben Eier?"
Bana dedi ki "Ne? Sadece dişilerde mi yumurta var?"Και λέει, "Τι; Μόνο θα θηλυκά κάνουν αυγά;"
Bana dedi ki "Ne? Sadece dişilerde mi yumurta var?"ואז היא אמרה, "מה? רק לנקבות יש ביצים?"
Bana dedi ki "Ne? Sadece dişilerde mi yumurta var?"وقالت لى، " ماذا؟ الإناث فقط تضع البيض؟"
Bana dedi ki "Ne? Sadece dişilerde mi yumurta var?"私は答えます「そうよ」
Bana sperm çizelim. Yani sperm vardı ve daha sonra bir yumurta vardı.Narysuję plemnik. mamy plemnik i komórkę jajową.
Belki farklı bir renk yumurta yapacağız.Cred c-am să fac ovulul în altă culoare.
Belki farklı bir renk yumurta yapacağız.Forse è meglio che faccia l'uovo in un colore diverso.
Belki farklı bir renk yumurta yapacağız.난자는 다른색으로 그리겠습니다
Belki farklı bir renk yumurta yapacağız.Mungkin aku akan mengambar telurnya dengan warna yang berbeda.
Belki farklı bir renk yumurta yapacağız.Raději udělám vajíčko jinou barvou.
Belki farklı bir renk yumurta yapacağız.Tal vez me va mengambar con diferentes colores.
Belki farklı bir renk yumurta yapacağız.Vielleicht zeichne ich das Ei lieber in einer anderen Farbe.