yumuşak ile cümle

yumuşak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
[Yumuşak zil sesi tekrar geliyor.][Soft cymbal sound comes in again.]
Sonunda eve geldi yumuşak, yuvarlak bir taşla♫ May came home with a smooth, round stone ♫
Yani, bu şeye bayılıyorum. hem dolgun, hem tatlı, hem yumuşak, hem de yağlıI mean, I love the stuff. It is fatty, it's sweet, it's silky, it's unctuous.
Çünkü büyük bir farkla bunlar daha yumuşaklar.Because, to a large degree, they're softer, they have
Yumuşak çene kesmek için uygun şekilde Part One: temel kavrama ODThe Proper Way to Cut Soft Jaws Part One: OD Gripping Fundamentals
Size yolculuklarınız için en iyi dileklerimi sunuyorum ve yumuşak dille konuşma cesareti diliyorum.So I wish you the best of all possible journeys and the courage to speak softly.
Uzakta sisli mesafe yumuşak bir sesle konuştu:Far away in the misty distance a soft voice spoke:
Kenya'nın yumuşak diktatörlerindendir.He was a soft dictator of Kenya.
Bu yumuşak bir kalabalık Julian, yumuşaklar.It's a soft crowd, Julian, a soft crowd.
İlk olarak, kaba, nerede tüm ribozomlar sonra bu yumuşak,.Սկզբում, ողորկը, որտեղ բոլոր ռիբոսոմներն են հետո հարթը
Ve bunun sonucunda, sinemadaki ilk yumuşak-yüzeyli, bilgisayar destekli karakter ortaya çıktı.And this resulted in the first soft-surface character, CG animation that was ever in a movie.
-Ne kadar yumuşaklar, baksana...Feel how smooth the stocking is
-Yumuşak olan senin bacağın. -Artık senin oldu.- It's your leg that's smooth - It's <i>your</i> leg now
Neyin var bakalım, yumuşakderili? Ah, hadi ama adamım.Whadya got for me, smoothskin?
Yumuşak yastıklara karşı koyduğun için güçlü olduğunu mu sanıyorsun!So you think you are strong because you can survive the soft cushions.
[bir kadın yumuşakça şarkı söyler][woman singing softly]
Eğer bir hücrenin zarı yumuşaksa, virüs içeri girmek için bir yol bulmayı becerir. .In the case of cells that have soft membranes, the virus figures out some way to enter it.
Kar yağıyor, yumuşak bir kar.It's snowing, a soft snow.
Tırnakları kesmenin diğer bir yolu da çok yumuşak bir tampon bloğu almaktır.Another way you could handle trimming the nails is to get a very soft buffer block.
Çok yumuşak dikdörtgen şeklinde bir tampondur.It's a rectangular block that's very soft.
Ah_cha [Yumuşak gülüşmeler]Ah-cha. [Soft laughter]
Bu Jüpiter gezegeni (Yumuşak çıtırdama)This is the planet Jupiter. (Soft crackling)
Bu oyun yumuşak bileklerle oynanır.The game is played with a limp wrist.
İsveç marketi için bir tedarikçi bu yumuşak oyuncak üreticisi kabul eder.This soft toy manufacturer who is a supplier to the Swedish market agrees.
Az mı geliyor Tanrının avutması sana, Söylediği yumuşak sözler?Are the consolations of God too small for you, even the word that is gentle toward you?
Zina eden kadının bal damlar dudaklarından, Ağzı daha yumuşaktır zeytinyağından.For the lips of an adulteress drip honey. Her mouth is smoother than oil,
Yumuşak yanıt gazabı yatıştırır, Oysa yaralayıcı söz öfkeyi alevlendirir.A gentle answer turns away wrath, but a harsh word stirs up anger.
Ne mutlu yumuşak huylu olanlara! Çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar.Blessed are the gentle, for they shall inherit the earth.
Ne istiyorsunuz? Size sopayla mı geleyim, yoksa sevgi ve yumuşak bir ruhla mı?What do you want? Shall I come to you with a rod, or in love and a spirit of gentleness?
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.with all lowliness and humility, with patience, bearing with one another in love;
Kimseyi kötülemesinler. Kavgacı değil, uysal olsunlar. Herkese her zaman yumuşak davransınlar.to speak evil of no one, not to be contentious, to be gentle, showing all humility toward all men.
Oysa sen, yumuşak huylu, akıllı(bir insan)sın!How gracious a man of discernment you are indeed!"
Ona yumuşak söz söyleyin, belki öğüt alır veya korkar.Speak to him gently. He may possibly take heed or may come to have fear."
Ekinler ve yumuşak tomurcuklu güzel hurmalıklar arasında?The fields of corn and date-palm trees with soft and tender spathes,
İstediler ki, sen yağcılık yapasın da onlar da yağcılık yapsınlar (sana yumuşak davransınlar).They only want that you should relent, so that they may come to terms.
Allah hiçbir şeye ihtiyacı olmayandır, yumuşak davranandır.(Do not forget that) God is affluent and kind.
Şüphesiz Allah, bağışlayandır, yumuşak olandır.But God has already forgiven them, for God is forgiving and kind.
Allah bağışlayandır, (kullara) yumuşak olandır.God has overlooked (your failings) in this (respect), for God is forgiving and forbearing.
Doğrusu İbrahim, yumuşak huylu, duygulu ve gönülden (Allah'a) yönelen biriydi.Abraham was kind, compassionate, and penitent.
Çünkü sen, gerçekte yumuşak huylu, aklı başında (reşid bir adam)sın."How gracious a man of discernment you are indeed!"
"Ona yumuşak söz söyleyin, umulur ki öğüt alıp-düşünür veya içi titrer-korkar."Speak to him gently. He may possibly take heed or may come to have fear."
"Ekinler ve yumuşak tomurcuklu göz alıcı hurmalıklar arasında?"The fields of corn and date-palm trees with soft and tender spathes,
Böylece rüzgarı onun buyruğu altına verdik. Onun emriyle dilediği yöne yumuşakça eserdi.So we subjugated the wind to his service which carried his merchandise wheresoever he wished;
Doğrusu İbrahim çok içli, yumuşak huylu ve kendini Allah'a vermiş bir kimse idi.Abraham was kind, compassionate, and penitent.
Sen doğrusu aklı başında, yumuşak huylu birisin" dediler.How gracious a man of discernment you are indeed!"
O halde yumuşak ve iyi davran.So turn away (from them) with a grace.
Ona yumuşak söz söyleyin, belki öğüt dinler veya korkar.Speak to him gently. He may possibly take heed or may come to have fear."
Biz de ona yumuşak huylu bir oğlan müjdeledik.So We gave him the good news of a clement son.
Serilmiş, yumuşak tüylü halılar vardır.And rich carpets spread.
Katımızdan ona bir kalb yumuşaklığı, bir temizlik ihsan ettik ve o, mabudundan çekinirdi.And compassion from Us, and goodness. So he was devout,
Ona yumuşak bir tarzda söz söyleyin, belki öğüt alır, yahut korkar.Speak to him gently. He may possibly take heed or may come to have fear."
Ekinler içinde, tomurcukları nazik, yumuşak hurmalıklar yanında.The fields of corn and date-palm trees with soft and tender spathes,
Onlara yumuşaklık göstermeni arzularlar, öyle hareket etsen onlar da yumuşaklık gösterirler.They only want that you should relent, so that they may come to terms.
Esasında sen; gerçekten yumuşak huylu, olgun bir insansın."How gracious a man of discernment you are indeed!"
Katımızdan bir kalp yumuşaklığı, bir temizlik verdik.And compassion from Us, and goodness.
"Ona yumuşak ve tatlı bir sözle hitap edin; belki öğüt alır, yahut ürperir."Speak to him gently. He may possibly take heed or may come to have fear."
Bunun üzerine biz, İbrahim'e yumuşak huylu bir oğlan müjdeledik.So We gave him the good news of a clement son.
Allah Şekûr'dur, şükredenlere karşılık verir; Halîm'dir, yumuşak ve merhametli davranır.God knows the worth of good deeds and is clement,
İbrahim cidden yumuşak huylu, bağrı yanık, kendisini Allah'a vermiş biri idi.Abraham was kind, compassionate, and penitent.
Oysa sen yumuşak huylu ve çok akıllısın!How gracious a man of discernment you are indeed!"

İlgili Sayfalar