yumuşak ile cümle
yumuşak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Burun deliklerinden nefes alıp verin yumuşak ve doğalSuavemente y de forma natural, inhalen y exhalen a través de sus fosas nasales.
Burun deliklerinden nefes alıp verin yumuşak ve doğalברכות ובטבעיות שאפו ונשפו דרך נחיריכם.
Bu terörizm konusunda yumuşak olmak anlamına gelmez.Dit betekent niet een te zachte aanpak van het terrorisme.
Bu terörizm konusunda yumuşak olmak anlamına gelmez.Il ne s'agit pas d'être doux au sujet du terrorisme.
Bu terörizm konusunda yumuşak olmak anlamına gelmez.Ini bukan berarti bersikap lunak terhadap terorisme.
Bu terörizm konusunda yumuşak olmak anlamına gelmez.Isto não é ser suave com o terrorismo.
Bu terörizm konusunda yumuşak olmak anlamına gelmez.테러에 약하게 대응하자는 뜻이 아닙니다.
Bu terörizm konusunda yumuşak olmak anlamına gelmez.Nie oznacza to bycia pobłażliwym wobec terroryzmu.
Bu terörizm konusunda yumuşak olmak anlamına gelmez.Non si tratta di essere morbidi con il terrorismo.
Bu terörizm konusunda yumuşak olmak anlamına gelmez.No se trata de ser blandos con el terrorismo.
Bu terörizm konusunda yumuşak olmak anlamına gelmez.Nu-i vorba să fim blânzi cu terorismul.
Bu terörizm konusunda yumuşak olmak anlamına gelmez.И дело не в том, что это слишком мягкий ответ.
Bu terörizm konusunda yumuşak olmak anlamına gelmez.זה לא אומר שיש לנהוג בטרור ברכות.
Bu terörizm konusunda yumuşak olmak anlamına gelmez.الأمر لا يتعلق بالتساهل مع الإرهاب.
Bu terörizm konusunda yumuşak olmak anlamına gelmez.テロリストとは違う 現代の方法で彼らと闘うのです
Bu yeni yumuşak yapı metodu benim bu heykelleri dizayn etmemi ve yükselenler boyunda inşa etmemi sağlıyor.이처럼, 최신의 부드러운 구조 방식은 제가 조형물을 시험하고 고층건물 크기로 설치하는 것을
Bu yeni yumuşak yapı metodu benim bu heykelleri dizayn etmemi ve yükselenler boyunda inşa etmemi sağlıyor.Ta nowa delikatna metoda strukturalna umożliwia mi formowanie i konstruowanie tych rzeźb wielkości wieżowców.
Bu yeni yumuşak yapı metodu benim bu heykelleri dizayn etmemi ve yükselenler boyunda inşa etmemi sağlıyor.Táto nová štruktúrovaná metóda mi umožňuje modelovať a vytvárať tieto skulptúry v rozsahu mrakodrapov.
Bu yeni yumuşak yapı metodu benim bu heykelleri dizayn etmemi ve yükselenler boyunda inşa etmemi sağlıyor.Новий метод м"якої структури дозволяє моделювати і конструювати ці споруди розміром з хмарочос.
Bu yeni yumuşak yapı metodu benim bu heykelleri dizayn etmemi ve yükselenler boyunda inşa etmemi sağlıyor.Този нов мек структурен метод ми позволява да моделирам и да правя тази скулптури с мащаба на небостъргачи.
Bu yeni yumuşak yapı metodu benim bu heykelleri dizayn etmemi ve yükselenler boyunda inşa etmemi sağlıyor.שיטת הבניה הרכה החדשה הזו מאפשרת לי לעצב ולבנות את הפסלים האלה
Bu yeni yumuşak yapı metodu benim bu heykelleri dizayn etmemi ve yükselenler boyunda inşa etmemi sağlıyor.ان المجسمات الناعمة تمكنني من تشكيل هذه الامور وان ابني هذه المجسمات
Bu yeni yumuşak yapı metodu benim bu heykelleri dizayn etmemi ve yükselenler boyunda inşa etmemi sağlıyor.私は高層ビルと 同じスケールの作品を 設計することができたんです
Bu yumuşak bir kalabalık Julian, yumuşaklar.Ce sont des gens gentils, Julian, des gens gentils.
Bu yumuşak bir kalabalık Julian, yumuşaklar.Die mögen Dich, Julian, die mögen Dich.
Bu yumuşak bir kalabalık Julian, yumuşaklar.Es una multitud maleable, Julian.
Bu yumuşak bir kalabalık Julian, yumuşaklar.E' un pubblico mite, Julian, un pubblico mite.
Bu yumuşak bir kalabalık Julian, yumuşaklar.Ez egy hálás közönség, Julian, hálás közönség.
Bu yumuşak bir kalabalık Julian, yumuşaklar.Het is een gematigd publiek, Julian, een gematigd publiek.
Bu yumuşak bir kalabalık Julian, yumuşaklar.Ini peserta yang kalem, Julian. Peserta yg kalem.
Bu yumuşak bir kalabalık Julian, yumuşaklar.Jsou měkcí, Juliane.
Bu yumuşak bir kalabalık Julian, yumuşaklar.Mili gledalci so, Julian, mili gledalci.
Bu yumuşak bir kalabalık Julian, yumuşaklar.Sú mäkkí, Julian, mäkkí.
Bu yumuşak bir kalabalık Julian, yumuşaklar.Sunt indulgenţi, Julian, sunt indulgenţi.
Bu yumuşak bir kalabalık Julian, yumuşaklar.Tämähän on pehmoyleisö, Julian.
Bu yumuşak bir kalabalık Julian, yumuşaklar.To łagodny tłum, Julianie, łagodny tłum.
Bu yumuşak bir kalabalık Julian, yumuşaklar.Είναι ένα ήπιο κοινό, Τζούλιαν, ένα ήπιο κοινό.
Bu yumuşak bir kalabalık Julian, yumuşaklar.Те са много мека тълпа, Джулиан, мека тълпа.
Bu yumuşak bir kalabalık Julian, yumuşaklar.Это добросердечная аудитория, Джулиан, ну правда.
Bu yumuşak bir kalabalık Julian, yumuşaklar.もう1つの例を見ましょう
Bu yumuşak güçtür.Asta e putere soft.
Bu yumuşak güçtür.C'est la puissance douce.
Bu yumuşak güçtür.Das ist soft power.
Bu yumuşak güçtür.Dat is 'soft power'.
Bu yumuşak güçtür.Det er 'soft power'.
Bu yumuşak güçtür.Đó là quyền lực mềm.
Bu yumuşak güçtür.Eso es poder blando.
Bu yumuşak güçtür.Ez a puha hatalom.
Bu yumuşak güçtür. Hindistan'ın gelişmekte olduğu şey,그게 바로 소프트 파워입니다. 그리고 그게 인도가
Bu yumuşak güçtür. Hindistan'ın gelişmekte olduğu şey,TEDのEの部分 自国のエンターテイメント産業を通して
Bu yumuşak güçtür. Hindistan'ın gelişmekte olduğu şey,זוהי עוצמה רכה. וזה מה שהודו מפתחת
Bu yumuşak güçtür. Hindistan'ın gelişmekte olduğu şey,هذه هي القوة الناعمة، هذا ما تطوره الهند
Bu yumuşak güçtür.Questo è potere pacifico.
Bu yumuşak güçtür.To jest właśnie soft power.
Bu yumuşak güçtür.Αυτή είναι ήπια ισχύς.
Bu yumuşak güçtür.Вот что такое мягкая мощь.
Bu yumuşak güçtür.Това е мека сила.
Bu yumuşak ve kabarıktır.- c'est souple et pelucheux.
Bu yüzden bu resim harika... ...çünkü yumuşak çamuru kazmak iki günümü aldı.Această lucrare a fost foarte distractivă pentru că au fost necesare două zile de săpat în pământ moale.
Bu yüzden bu resim harika... ...çünkü yumuşak çamuru kazmak iki günümü aldı.Dieses Werk machte richtig spass, weil ich zwei Tage in weichem Boden grub.