yumuşak ile cümle

yumuşak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bunu daha yumuşak bir tonda söylüyordu.- вже не таким чуттєвим голосом -
Bunu daha yumuşak bir tonda söylüyordu.Каза това много безгрижно.
Bunu daha yumuşak bir tonda söylüyordu.Он это говорил не в такой уж безобидной манере.
Bunu daha yumuşak bir tonda söylüyordu.הוא אמר את זה בצורה פחות נשית.
Bunu daha yumuşak bir tonda söylüyordu.كان يقول هذه بطريقة أقل تخنيثا.
Bunu daha yumuşak bir tonda söylüyordu.「サメなら もっとあるし トラもある」
"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."Acesta nu este un stat în grădină destul de mort", a strigat încet pentru ea.
"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."Ce n'est pas un jardin tout à fait mort," elle criait doucement à elle-même.
"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."Det är inte helt död trädgård", säger hon ropade tyst för sig själv.
"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."Det er ikke en helt død haven," sagde hun sagte til sig selv.
"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."Es ist kein ganz tot Garten", rief sie leise vor sich hin.
"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."Ez nem egy teljesen halott kert," kiáltotta ki magát halkan.
"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."Het is geen erg dood tuin", zegt ze riepen zachtjes tegen zichzelf.
"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."Ini bukan taman benar-benar mati," teriak dia keluar pelan pada dirinya sendiri.
"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."이것은 완전히 죽지 정원을 isn'ta,"그녀는 자신에게 부드럽게 외쳤다.
"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."Não é um jardim muito morto", ela gritou baixinho para si mesma.
"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."No es un jardín muy muerto", exclamó en voz baja para sí misma.
"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."Nó không phải là một khu vườn khá chết", bà đã khóc nhẹ nhàng với chính mình.
"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."Non è un tranquillo giardino morto", ha gridato dolcemente a se stessa.
"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."Se ei ole mikään aivan kuollut puutarha", hän huusi hiljaa itsekseen.
"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."To isn'ta całkiem martwe ogród", zawołała cicho do siebie.
"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."To není zcela mrtvé zahrady," zvolala tiše pro sebe.
"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."To ni čisto mrtva vrt," je zavpil tiho sama pri sebi.
"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."To nie je úplne mŕtve záhrady," zvolala ticho pre seba.
"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."Δεν είναι ένας αρκετά νεκρός στον κήπο," φώναξε έξω απαλά στον εαυτό της.
"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."Това не е съвсем мъртъв градина," тя извика тихо на себе си.
"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."Це не зовсім мертвий сад", вона закричала тихо сама з собою.
"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."Это не совсем мертвый сад", она закричала тихо сама с собой.
"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."זה isn'ta גן מת למדי", היא קראה לעצמה בשקט.
"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."إنها ليست حديقة الموتى تماما ،" صرخت بها لنفسها بهدوء.
"Bu oldukça ölü bahçesi değildir," diye kendi kendine yumuşak bir sesle bağırdı."バラが死んでいる場合でも、生きている他のものがあります。"
Bu oyun yumuşak bileklerle oynanır.Het spel wordt met een zwakke pols gespeeld.
Bu oyun yumuşak bileklerle oynanır.Igra se z mehkim zapestjem.
Bu oyun yumuşak bileklerle oynanır.Jocul se joacă cu o încheietură moale.
Bu oyun yumuşak bileklerle oynanır.Tady záleží na ohebném zápìstí.
Bu oyun yumuşak bileklerle oynanır.Trò chơi được chơi với một cổ tay mềm nhũn.
Bu oyun yumuşak bileklerle oynanır.Μόνο τον καρπό μας στρίβουμε.
Burada yumusak dokunun deri versiyonu.Acolo e versiunea pielii cu partea țesutului moale.
Burada yumusak dokunun deri versiyonu.Das ist die Hautversion des Weichgewebes.
Burada yumusak dokunun deri versiyonu.Esta el la versión de la piel que recubre.
Burada yumusak dokunun deri versiyonu.부드러운 조직으로 만든 피부를 입힌 것입니다.
Burada yumusak dokunun deri versiyonu.Una versione dei tessuti molli della pelle.
Burada yumusak dokunun deri versiyonu.Voici plus ou moins, la version de la peau.
Burada yumusak dokunun deri versiyonu.Wersja ze skórą.
Burada yumusak dokunun deri versiyonu.Има някакъв вид версия на кожа, на нежната тъкан.
Burada yumusak dokunun deri versiyonu.Это что-то вроде версии со шкурой.
Burada yumusak dokunun deri versiyonu.יש מין גרסת עור של הרקמה הרכה.
Burada yumusak dokunun deri versiyonu.و هذه نسخة من الجلد و الأنسجة الرخوة
Burada yumusak dokunun deri versiyonu.中に組み込まれているメカニズムです
Buraya yerleşmenize izin verecek kadar yumuşak değilim!En ole niin pehmo, että antaisin sinun jäädä tänne.
Buraya yerleşmenize izin verecek kadar yumuşak değilim!Jag är inte så mjuk- -att ni får stanna längre än ni är välkomna.
Buraya yerleşmenize izin verecek kadar yumuşak değilim!Jeg er ikke så blød, - - at jeg lader jer blive her længere end nødvendigt.
Buraya yerleşmenize izin verecek kadar yumuşak değilim!Não sou assim tão sentimental ao ponto de te deixar permanecer mais tempo do que o devido!
Buraya yerleşmenize izin verecek kadar yumuşak değilim!Nie jestem takim mięczakiem, żebym wam pozwolił się tu zadomowić.
Buraya yerleşmenize izin verecek kadar yumuşak değilim!Non sono così tenero da lasciarvi restare oltre il dovuto!
Buraya yerleşmenize izin verecek kadar yumuşak değilim!No soy tan blandengue como para dejar que abuséis de mi hospitalidad.
Buraya yerleşmenize izin verecek kadar yumuşak değilim!Δεν είμαι τόσο ευσυγκίνητος ώστε να σας αφήσω να καταχραστείτε τη φιλοξενία μου!
Buraya yerleşmenize izin verecek kadar yumuşak değilim!Я не такой мягкотелый, чтобы вы злоупотребляли моим гостеприимством!
Burun deliklerinden nefes alıp verin yumuşak ve doğalCon dolcezza e naturalezza, inspirate ed espirate attraverso le vostre narici.
Burun deliklerinden nefes alıp verin yumuşak ve doğalSuave e naturalmente, inspirem e expirem pelas narinas.

İlgili Sayfalar