yumuşak ile cümle
yumuşak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kışlar ise oldukça yumuşaktır.Talv on suhteliselt pehme.
İğne yapraklar sert değil, yumuşak ve elastikidir.Suured häbememokad on pehmed ja elastsed.
Sert bir kılıfla sarılı olarak bulunmaz ve sertleşmede daha yumuşak olarak kalır.See ei ole ülejäänud kübaraga väga tugevalt seotud ja eemaldub kergesti.
Yıl boyunca yumuşak ve rutubetli bir iklimi vardır.Sellele on iseloomulik palav ja niiske ilm kogu aasta jooksul.
Yumuşak bir yatak.Õrn sõda.
Meyve eti yumuşak ve çok lezzetlidir.Rääbise liha on õrn ja maitsev.
Işınları ilk ikitanesi diken ışın , diğerleri ise yumuşak ışınlıdır.Esimesed tekitavad otsesed valgusnähtused looduses, teised tekitavad elunähtused.
Yumuşak dokuların durumu.Lehed piklikmunajad.
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.(54:22) уста их мягче масла, а в сердце их вражда; слова их нежнее елея, но они суть обнаженные мечи.
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.Den mannen bär händer på sin vän; han bryter sitt förbund.
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.De tegenstander valt de mensen aan met wie hij eerder vrede sloot; hij negeert zijn afspraken.
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.Glattere end Smør er hans Mund, men Hjertet vil Krig, blødere end Olie hans Ord, skønt dragne Sværd.
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.Han* legger hånd på dem som har fred med ham, han vanhelliger sin pakt. / {* SLM 55, 13. 14.}
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.Kezeit felemelte a vele békességben lévõkre; megszegte az õ szövetségét.
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.그 입은 우유기름보다 미끄러워도 그 마음은 전쟁이요 그 말은 기름보다 유하여도 실상은 뽑힌 칼이로다
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.Ognuno ha steso la mano contro i suoi amici, ha violato la sua alleanza
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.Tuo mies käy käsiksi niihin, jotka hänen kanssaan rauhassa elävät, hän rikkoo liittonsa.
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.Vystrel svoje ruky na tých, ktorí s ním žili v pokoji; zrušil svoju smluvu.
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.Vztáhl ruce své na ty, kteříž s ním pokoj měli, a zrušil smlouvu svou.
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.Wyciągnął ręce swoje na tych, którzy z nim mieli pokój, wzruszył przymierze swoje.
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.חלקו מחמאת פיו וקרב לבו רכו דבריו משמן והמה פתחות׃
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.أنعم من الزبدة فمه وقلبه قتال. ألين من الزيت كلماته وهي سيوف مسلولة
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.他 的 口 如 奶 油 光 滑 、 他 的 心 卻 懷 著 爭 戰 。 他 的 話 比 油 柔 和 、 其 實 是 拔 出 來 的 刀
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.他 的 口如 奶油 光滑 、 他 的 心卻懷 著 爭戰 。 他 的 話比油 柔和 、 其實 是 拔出來 的 刀
Ah_cha [Yumuşak gülüşmeler][M] Atcha ! (Ah bon !)
Ah_cha [Yumuşak gülüşmeler][Mooji]
Ah_cha [Yumuşak gülüşmeler]Muy bien. [Risas suaves]
Ah_cha [Yumuşak gülüşmeler] Sorunun ne?А, немного исцеления.
Ah,Ha Ni yemek paketi mi yapıyor? O yumuşak elleriyle nasıl böyle bir şey hazırlayabilir ki??או, האני עושה ארוחות ארוזות
Akıcı bir sekilde hareket edebilecek derecede yumuşak bir fiber aradım.충분히 부드러움을 유지하면서 바람에 유유히 흔들릴 수 있는 재료를 말이죠.
Akıcı bir sekilde hareket edebilecek derecede yumuşak bir fiber aradım.ובאותו זמן שישאר רך מספיק כדי לנוע בחופשיות ברוח.
Akıcı bir sekilde hareket edebilecek derecede yumuşak bir fiber aradım.وبان يكون في ذات الوقت ناعما بما فيه الكفاية لكي يتحرك بسلاسة مع الرياح
Akıcı bir sekilde hareket edebilecek derecede yumuşak bir fiber aradım.探し回りました ロータリーの中央でも
-akılı güçün- stratejilerine yumuşak ve sert güçü birleştirerek. Bizim sahip olduğumuz iyi haber.Dat is het goede nieuws dat ik breng.
-akılı güçün- stratejilerine yumuşak ve sert güçü birleştirerek. Bizim sahip olduğumuz iyi haber.Et c'est la bonne nouvelle que j'apporte.
-akılı güçün- stratejilerine yumuşak ve sert güçü birleştirerek.세력의 새로운 담론을 만들어내야 할 것입니다.
-akılı güçün- stratejilerine yumuşak ve sert güçü birleştirerek.Und das ist das Gute was ich ihnen sagen kann. Wir können das bewerkstelligen.
-akılı güçün- stratejilerine yumuşak ve sert güçü birleştirerek.И това е добрата новина, която имам.
-akılı güçün- stratejilerine yumuşak ve sert güçü birleştirerek.שבו אנו משלבים כח חזק וכח רך לכדי אסטרטגיות של כח חכם.
-akılı güçün- stratejilerine yumuşak ve sert güçü birleştirerek.نجمع فيه القوى الخشنة والناعمة في سياسات لننتج قوة ذكية.
-akılı güçün- stratejilerine yumuşak ve sert güçü birleştirerek.新たなストーリーを作り上げていく必要があります 喜ばしいことに私たちなら成し遂げることができるのです
Albay Mustang çok yumuşak.El coronel Mustang es demasiado blando.
Albay Mustang çok yumuşak.Eversti Mustang on liian pehmeä.
Albay Mustang çok yumuşak.Il colonnello Mustang è troppo buono.
Albay Mustang çok yumuşak.Oberst Mustang er for blød.
Albay Mustang çok yumuşak.O Coronel Mustang é demasiado brando.
Albay Mustang çok yumuşak.Överste Mustang är för mesig.
Albay Mustang çok yumuşak.Pułkownik Mustang jest za miękki.
Albay Mustang çok yumuşak.Ο συνταγματάρχης Μάστανγκ είναι άτονος.
Albay Mustang çok yumuşak.Полковник Мустанг слишком мягок.
Altı ay sonra olacaksa, ee ne olmuş? Çok yumuşak bir iniş oldu.Hay dự án ra trễ tới 6 tháng sau, thì sao?
Ama eğer baitan göz önüne alırsak sanırım çok daha yumuşak bir geçiş olacak.Aber wenn wir davon Kenntnis nehmen, dann wird es meiner Meinung nach viel geschmeidiger ablaufen.
Ama eğer baitan göz önüne alırsak sanırım çok daha yumuşak bir geçiş olacak.Ale jeśli weźmiemy ją pod uwagę, to sądzę, że pójdzie znacznie bardziej gładko.
Ama eğer baitan göz önüne alırsak sanırım çok daha yumuşak bir geçiş olacak.Ám ha számolunk vele, akkor szerintem sokkal zökkenőmentesebben fog lezajlani.
Ama eğer baitan göz önüne alırsak sanırım çok daha yumuşak bir geçiş olacak.Dar dacă ţinem seama de ea, atunci cred că se va petrece mult mai uşor.
Ama eğer baitan göz önüne alırsak sanırım çok daha yumuşak bir geçiş olacak.Když to však vezmeme v úvahu, pak to půjde mnohem snadněji.
Ama eğer baitan göz önüne alırsak sanırım çok daha yumuşak bir geçiş olacak.하지만 우리가 이 변화에 대해 생각해본다면 이 변화가 훨씬 부드럽게 진행 될 수 있으리라 생각합니다.
Ama eğer baitan göz önüne alırsak sanırım çok daha yumuşak bir geçiş olacak.Maar als we er rekening mee houden denk ik dat het een stuk soepeler zal gaan.
Ama eğer baitan göz önüne alırsak sanırım çok daha yumuşak bir geçiş olacak.Mais si on en tient compte, alors je pense que cela se passera beaucoup plus en douceur.
Ama eğer baitan göz önüne alırsak sanırım çok daha yumuşak bir geçiş olacak.Ma se ne prendiamo atto, allora penso che potrà essere assai più morbida.