Ben çok iyi haşlanmış yumurta yaparım.I make a very good poached egg.
Eylemlerinize göz yummuyoruz.We don't condone your actions.
Alüminyum bir yumuşak metaldir.Aluminum is a malleable metal.
Bu yumurtalar taze.These eggs are fresh.
Tom, Mary'nin kapısını yumrukluyor.Tom is banging at Mary's door.
Tom kapının yumruklandığını duydu.Tom heard banging on the door.
Hiçbir zaman göz yumulmazdı.It would never be condoned.
Tom yumuşak bir sesle konuştu.Tom spoke with a soft voice.
Tom Mary'ye yumruk çaktı.Tom gave Mary a fist-bump.
Bu yatak benim için çok yumuşak.This bed is too soft for me.
Bu yatak benim için çok fazla yumuşak.This bed is way too soft for me.
Tom'a bir yumruk savurdum.I took a swing at Tom.
Birkaç yumurtaya ne dersin?How about some eggs?
Gerçekten yumuşaktı!It was really soft!
Tom bir yumurta kaynattı.Tom boiled an egg.
Yumurtalar çok kırılgandır.Eggs are very fragile.
Yumurta beyazlarını yumurta sarısının içine katlayın.Fold the egg whites into the egg yolks.
Yumurta beyazlarını limon kabuğunun içine katlayın.Fold the egg whites into the lemon curd.
Bebek yumruklarını sıktı.The baby clenched his fists.
Tom kazara yere bir yumurta düşürdü.Tom accidentally dropped an egg on the floor.
Domuz pastırması ve yumurta yedik.We ate bacon and eggs.
Bu gece güzel yumuşak bir yatakta nasıl uyumak istersiniz?How would you like to sleep in a nice soft bed tonight?
Tom yumurtalarını çok pişmiş sever.Tom likes his eggs hard-boiled.
Yumurtanın nasıl pişirilmesini istiyorsun?How do you want your eggs cooked?
Bu gece güzel yumuşak bir yatakta uyumayı dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to sleeping on a nice soft bed tonight.
Ben genellikle kahvaltı için yumurta yerim.I usually eat eggs for breakfast.
Kahvaltı için bir yumurta kızarttım.I fried an egg for breakfast.
Yumurtaları kaynattım.I boiled the eggs.
Biraz yumurta haşladım.I boiled some eggs.
Leyla çok yumuşak ve çocukça konuşuyordu.Layla was very soft-spoken and child-like.
Gerçekten yumuşak.It's really soft.
Paskalya tavşanı aslında yumurta bırakıyor mu, öyleyse onlar çikolata mı?Does the Easter bunny actually lay eggs, and if so, are they chocolate?
Fadıl çok yumuşak bir adammış gibi görünüyordu.Fadil seemed to be a very mild-mannered man.
Kahvaltı için kendime birkaç yumurta kızarttım.I fried myself a couple of eggs for breakfast.
Ben de bir düzine yumurta satın aldım.I also bought a dozen eggs.
Tom'a yumruk atan kişi ben değilim.I'm not the one who punched Tom.
Bana yumruk atan kişi Tom'dur.Tom is the one who punched me.
Bir düzine yumurta ve bir somun ekmek aldım.I bought a dozen eggs and a loaf of bread.
Tom Mary'nin başının üzerinde bir yumurta kırdı.Tom cracked an egg over Mary's head.
Bu tavuk neredeyse her gün bir yumurta bırakır.This hen lays an egg almost every day.
Yumurta almayı unuttum.I forgot to buy eggs.
Çok sıcak ve yumuşaksın.You're so warm and soft.
Diana yumurtaları çırptı ve keki karıştırdı.Diana beat the eggs and I mixed the cake.
Onun suratına yumruk atmalıyım.I ought to punch him in the face.
Onun yüzünü yumruklamam gerekir.I ought to punch him in the face.
Şiddet eylemlerine göz yummuyorum.I do not condone acts of violence.
Kadife'yi alırsanız, ne kadar yumuşak olduğunu hissedebilirsiniz.If you pick up the velvet, you can feel how soft it is.
Kıyı alanları genellikle daha yumuşak iklimlere sahiptir.Coastal areas generally have milder climates.
Kıyı bölgelerinin genellikle daha yumuşak iklimleri vardır.Coastal regions generally have milder climates.
Ben hiç yumurta satın almadım.I didn't buy any eggs.
Bu duruma nasıl göz yumabilirsin?How can you tolerate this state of affairs?
Böyle bir duruma göz yummayacağım.I will not tolerate such a state of affairs.
Mary ve Kate tek yumurta ikizleridir.Mary and Kate are identical twins.
Tom ve Mike tek yumurta ikizidirler.Tom and Mike are identical twins
Bu tek yumurta ikizleri, doğumda ayrıldılarThese identical twins were separated at birth.
Bu tek yumurta ikizleri, doğumda ayrıldılar ve farklı ailelerde yetiştirildiler.These identical twins were separated at birth and raised in different families.
Daha fazla yumurtaya ihtiyacımız var.We need more eggs.
Sami iki yumrukla Layla'yı dövdü.Sami hit Layla with both fists.
Sami, Leyla'ya yumruk atmaya devam etti.Sami kept punching Layla
Mary ve Alice tek yumurta ikizidir.Mary and Alice are identical twins.