Ana içeriğe geç
Sözlük

yum ile cümle

yum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom kayıp Faberge yumurtalarından birini bulduğunu iddia ediyor.Tom claims to have found one of the lost Fabergé eggs.
Aşılar tavuk yumurtası kullanılarak üretilmektedir.Vaccines are produced using chicken eggs.
Yumurta sert.The egg is hard.
Tom bir dinozor yumurtası buldu.Tom found a dinosaur egg.
Tom ve Mary Paskalya için bazı devekuşu yumurtalarını boyadı.Tom and Mary painted some ostrich eggs for Easter.
Tom Paskalya yumurta avına gitme hakkında heyecanlıydı.Tom was excited about going to the Easter egg hunt.
Tom yumurtaları o kadar iyi sakladı ki hiç kimse onları bulamadı.Tom hid the eggs so well that no one could find them.
Tom ve Mary Paskalya için yumurtaları boyadı.Tom and Mary painted eggs for Easter.
Tom ve Mary Paskalya için bazı yumurtaları dekore etti.Tom and Mary decorated eggs for Easter.
Tom ve Mary Paskalya için bazı yumurtaları boyadı.Tom and Mary dyed some eggs for Easter.
Tom ve Mary Paskalya için birkaç yumurta boyadı.Tom and Mary coloured some eggs for Easter.
Annen kaç tane yumurta aldı?How many eggs did Mother buy?
Bütün yumuşak meyveleri severim, özellikle çilekleri.I love all berries, especially strawberries.
Tek yumurta ikizlerinin farklı parmak izleri var.Identical twins have different fingerprints.
Bir kunduz kürkü çok yumuşaktır.A beaver's fur is very soft.
Bunlar devekuşu yumurtaları.These are ostrich eggs.
Bu yumurta kabuklarını nereye atabilirim?Where can I throw these egg shells?
Yumurtadan yeni çıkmış yavru kuşlar çok tüylü idi.The newly hatched baby birds were way too feathery.
O gerçekten yumuşak yüz hatlarına sahip.He has really soft facial features.
Kimseye yumruk atmadım.I didn't punch anybody.
Bir günde üç yumurta yerdim.I used to eat three eggs a day.
Kar gelmeden yumuşak havanın tadını çıkarın.Enjoy the mild weather before the snow comes.
Tom'un yaptığına göz yummam.I don't condone what Tom did.
Yumurtaları yapay olarak üretmek zorunda olacaksın.You will have to incubate the eggs artificially.
Ben artık nadiren yumurta yiyorum.I seldom eat eggs anymore.
Tom bir yumurta pişiriyor.Tom is cooking an egg.
O yumurta sevmez.She doesn't like eggs.
İster inan ister inanma, o bir yumurta bile pişiremez.Believe it or not, she cannot even cook an egg.
Bizi yumruk yumruğa getiren neydi?What made us come to blows?
O yumuşak bir cilde sahip.She has soft skin.
Biz yumurta yiyoruz.We eat eggs.
Bizim altı tane yumurtamız var.We have six eggs.
Yumurta sarısı omleti yapıyorum. Biraz ister misin?I'm making an egg yellows omelet. Do you want some?
Bu yatak çok yumuşak.This bed is too soft.
Tom'un yumuşak bir sesi var.Tom has a soft voice.
Yumi yoğun biçimde İngilizce eğitimi alıyor.Yumi is studying English intensively.
Yumi yoğun biçimde İngilizce çalışıyor.Yumi is studying English intensively.
Tom yumurtaları kaynattı.Tom boiled the eggs.
Tavuğun civcivleri yumurtadan çıkıyorlar.The hen's chicks are hatching.
Korunmuş bir yumurta yiyeceğim.I'll eat a preserved egg.
Ben yüz yıllık yumurta yiyeceğim.I'll eat a hundred-year egg.
Bin yıllık bir yumurta yiyeceğim.I'll eat a thousand-year-old egg.
Bir milenyum yumurtası yiyeceğim.I'll eat a millennium egg.
Tom jambon ve yumurtayı sever.Tom likes ham and eggs.
Tom bir düzine yumurta satın aldı.Tom bought a dozen eggs.
Yumurtalar kırılmış.The eggs are broken.
Tom'un süpermarkete gitmesini ve birkaç yumurta almasını rica edeceğim.I'll ask Tom to go to the supermarket and buy some eggs.
Onun sesi yumuşak ve kibardı.His voice was soft and gentle.
Bir yumurta kaç para?How much does an egg cost?
Yumurtaların maliyeti nedir?How much do eggs cost?
Yumurtalar ne kadar?How much do eggs cost?
Tom suratıma yumruk attı.Tom punched me in the face.
Bit yumurtalarını kontrol etmek için ince dişli bir tarak kullanabilirsiniz.You can use a fine-toothed comb to check for nits.
Bu bir tavuk ve yumurta problemi.It's a chicken-and-egg problem.
Bu alpaka yün eldiven yumuşak ve sıcak.These alpaca wool mittens are soft and warm.
Yumurtanın beyazını severim.I like egg whites.
Tom üç düzine yumurta satın aldı.Tom bought three dozen eggs.
O yumruk kavgası ile sona erdi.It ended with fisticuffs.
Annemin amcası yumurta kadar keldir.My mother's uncle is as bald as an egg.
Herhangi bir yolsuzluğa göz yummayacağız.We won't condone any corruption.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod