Barnaba, Markos denilen Yuhannayı da yanlarında götürmek istiyordu.Tedy Barnabasz radził, aby z sobą wzięli i Jana, którego zwano Markiem.
Barnaba, Markos denilen Yuhannayı da yanlarında götürmek istiyordu.Και ο μεν Βαρναβας εστοχασθη να συμπαραλαβη τον Ιωαννην τον λεγομενον Μαρκον
Barnaba, Markos denilen Yuhannayı da yanlarında götürmek istiyordu.Варнава ж раяв узяти з собою Йоана, званого Марком.
Barnaba, Markos denilen Yuhannayı da yanlarında götürmek istiyordu.Варнава хотел взять с собою Иоанна, называемого Марком.
Barnaba, Markos denilen Yuhannayı da yanlarında götürmek istiyordu.ובר נבא יעץ לקחת אתם את יוחנן המכנה מרקוס׃
Barnaba, Markos denilen Yuhannayı da yanlarında götürmek istiyordu.فاشار برنابا ان يأخذا معهما ايضا يوحنا الذي يدعى مرقس.
Barnaba, Markos denilen Yuhannayı da yanlarında götürmek istiyordu.巴 拿 巴 有 意 、 要 帶 稱 呼 馬 可 的 約 翰 同 去
Barnaba, Markos denilen Yuhannayı da yanlarında götürmek istiyordu.巴拿巴 有意 、 要 帶稱 呼馬 可 的 約翰 同去
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.A Annáš nejvyšší kněz, a Kaifáš, a Jan, a Alexander, a kteřížkoli byli z pokolení nejvyššího kněze.
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.aj Annáš, najvyšší kňaz, a Kaifáš a Ján a Alexander i všetci, koľko ich bolo z rodu najvyššieho kňaza,
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.cu marele preot Ana, Caiafa, Ioan, Alexandru, şi toţi cei ce se trăgeau din neamul marilor preoţi.
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.e Anás, o sumo sacerdote, e Caifás, João, Alexandre, e todos quantos eram da linhagem do sumo sacerdote.
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.És Annás, a fõpap, és Kajafás és János és Sándor, és a kik csak fõpapi nemzetségbeliek valának.
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.I Annasz, najwyższy kapłan, i Kaifasz, i Jan, i Aleksander, i ile ich było z rodu najwyższych kapłanów;
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.il sommo sacerdote Anna, Caifa, Giovanni, Alessandro e quanti appartenevano a famiglie di sommi sacerdoti
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.in Ana, veliki duhovnik, in Kajfa in Janez in Aleksander in kolikor jih je bilo iz višjega duhovskega rodu;
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.대제사장 안나스와 가야바와 요한과 알렉산더와 및 대제사장의 문중이 다 참예하여
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.ligeså Ypperstepræsten Annas og Kajfas og Johannes og Alexander og alle, som vare af ypperstepræstelig Slægt.
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.y estaban el sumo sacerdote Anás, Caifás, Juan, Alejandro y todos los del linaje del sumo sacerdote
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.και Αννας ο αρχιερευς και Καιαφας και Ιωαννης και Αλεξανδρος και οσοι ησαν εκ γενους αρχιερατικου.
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.и Анна первосвященник, и Каиафа, и Иоанн, и Александр,и прочие из рода первосвященнического;
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.И като поставиха Петра и Йоана насред, питаха ги: С каква сила, или в кое име, извършихте това?
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.та Анна архиєрей, та Каяфа, та Йоан, та Александр і скільки було з родини архиєрейської,
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.וחנן הכהן הגדול וקיפא ויוחנן ואלכסנדרוס וכל אשר ממשפחת הכהן הגדול׃
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.مع حنان رئيس الكهنة وقيافا ويوحنا والاسكندر وجميع الذين كانوا من عشيرة رؤساء الكهنة.
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.又 有 大 祭 司 亞 那 、 和 該 亞 法 、 約 翰 、 亞 力 山 大 、 並 大 祭 司 的 親 族 都 在 那 裡
Başkâhin Hananın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.又 有 大 祭司 亞 那 、 和 該亞法 、 約翰 、 亞力山大 、 並大 祭司 的 親族 都 在 那裡
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.A Peter a Ján išli spolu hore do chrámu na modlitebnú hodinu, deviatu.
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.A Piotr i Jan społem wstępowali do kościoła w godzinę modlitwy, dziewiątą.
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.Buổi cầu nguyện giờ thứ chín, Phi -e-rơ nước Giăng cùng lên đền thờ.
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.Buổi cầu_nguyện giờ thứ chín , Phi - e-rơ nước Giăng cùng lên đền thờ .
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.Ja Pietari ja Johannes menivät pyhäkköön yhdeksännellä hetkellä, rukoushetkellä.
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.제 구시 기도 시간에 베드로와 요한이 성전에 올라갈새
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.Men Peter og Johannes gikk sammen op i templet ved bønnens time, som var den niende.
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.Men Peter og Johannes gik op i Helligdommen ved Bedetimen, den niende Time.
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.Och Petrus och Johannes gingo upp till helgedomen, till den bön som hölls vid nionde timmen.
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.Op een middag omstreeks drie uur, het Joodse gebedsuur, gingen Petrus en Johannes naar de tempel.
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.Pada suatu hari Petrus dan Yohanes pergi ke Rumah Tuhan pada pukul tiga sore, yaitu pada waktu untuk berdoa
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.Pedro e João subiam ao templo � hora da oração, a nona.
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.Pedro y Juan subían al templo a la hora de la oración, la hora novena
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.Péter és János pedig együtt mennek vala fel a templomba az imádkozásnak órájára, kilenczre.
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.Peter in Janez pa sta šla gori v tempelj ob uri molitve, ob devetih.
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.Petr pak a Jan spolu vstupovali do chrámu v hodinu modlitebnou devátou.
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.Petrus aber und Johannes gingen miteinander hinauf in den Tempel um die neunte Stunde, da man pflegt zu beten.
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.Petru şi Ioan se suiau împreună la Templu, la ceasul rugăciunii: era ceasul al nouălea.
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.Pierre et Jean montaient ensemble au temple, à l`heure de la prière: c`était la neuvième heure.
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.Un giorno Pietro e Giovanni salivano al tempio per la preghiera verso le tre del pomeriggio
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.Ανεβαινον δε ομου ο Πετρος και Ιωαννης εις το ιερον κατα την ωραν της προσευχης την εννατην.
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.Петр и Иоанн шли вместе в храм в час молитвы девятый.
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.Петр та Йоан ійшли вкупі до церкви на молитву о девятій годинї.
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.ופטרוס ויוחנן עלים יחדו אל המקדש לעת התפלה בשעה התשיעית׃
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.وصعد بطرس ويوحنا معا الى الهيكل في ساعة الصلاة التاسعة.
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.申 初 禱 告 的 時 候 、 彼 得 、 約 翰 、 上 聖 殿 去
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.申初 禱告 的 時候 、 彼得 、 約翰 、 上聖 殿 去
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.All'udire questo, gli altri dieci si sdegnarono con Giacomo e Giovanni
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.A uslyšavše to jiných deset, počali se hněvati na Jakuba a na Jana.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.A usłyszawszy to oni dziesięciu, poczęli się gniewać na Jakóba i na Jana.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.Cei zece, cînd au auzit lucrul acesta, au început să se mînie pe Iacov şi pe Ioan.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.Cuando lo oyeron los diez, comenzaron a enojarse con Jacobo y Juan
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.E ouvindo isso os dez, começaram a indignar-se contra Tiago e João.