Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.És hallván ezt a tíz tanítvány, haragudni kezdének Jakabra és Jánosra.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.In ko slišijo to deseteri, se začno jeziti nad Jakobom in Janezom.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.Keď to počuli tí desiati, začali sa mrzieť na Jakoba a na Jána.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.Ketika sepuluh pengikut Yesus yang lainnya itu mendengar hal itu, mereka marah kepada Yakobus dan Yohanes
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.열 제자가 듣고 야고보와 요한에 대하여 분히 여기거늘
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.Kun ne kymmenen sen kuulivat, alkoivat he närkästyä Jaakobiin ja Johannekseen.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.Les dix, ayant entendu cela, commencèrent à s`indigner contre Jacques et Jean.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.Mười sứ đồ kia nghe sự xin đó , thì giận Gia-cơ và Giăng .
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.Mười sứ đồ kia nghe sự xin đó, thì giận Gia-cơ và Giăng.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.När de tio andra hörde detta, blevo de misslynta på Jakob och Johannes.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.Og da de ti hørte det, begyndte de at blive, vrede på Jakob og Johannes.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.Og da de ti hørte dette, begynte de å harmes på Jakob og Johannes.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.Toen de tien andere discipelen hoorden wat Jakobus en Johannes hadden gevraagd, namen zij het hen erg kwalijk.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.Und da das die Zehn hörten, wurden sie unwillig über Jakobus und Johannes.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.Και ακουσαντες οι δεκα ηρχισαν να αγανακτωσι περι Ιακωβου και Ιωαννου.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.А десетимата, като чуха това, захванаха да негодуват против Якова и Йоана.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.И, услышав, десять начали негодовать на Иакова и Иоанна.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.І почувши десять, почали ремствувати на Якова та Иоана.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.ויהי כשמע זאת העשרה ויחלו לכעוס על יעקב ויוחנן׃
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.ولما سمع العشرة ابتدأوا يغتاظون من اجل يعقوب ويوحنا.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.那 十 個 門 徒 聽 見 、 就 惱 怒 雅 各 、 約 翰
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.那 十 個 門徒 聽見 、 就 惱怒 雅各 、 約翰
Burada gördüğümüz düzen, aslında Aziz Yuhanna'nın yazmakta olduğu kitabın konusu ile tam ters.ولكن هذا يتعارض مع ما كنا نأمل ان يتحقق
Burada harabelerin gösterilmesinin sebebi, Aziz Yuhanna'nın Vahiy kitabında da belirtildiği gibiTo, co se nám obraz snaží říci, je to, že přichází nový křesťanský řád, který bude věčný.
David Brin bu konuda tartışacaktı ve ben içeri girdiğim sırada yüzlercesi şiddetle yuhalamaya basladı.David Brin me iba a contradecir en esto, y, al entrar, una multitud comenzó a abuchearme ostensiblemente.
David Brin bu konuda tartışacaktı ve ben içeri girdiğim sırada yüzlercesi şiddetle yuhalamaya basladı.David Brin skulle debattere med mig, og som jeg gik på scenen, begyndte en flok på hundrede at buh'e lystigt.
David Brin bu konuda tartışacaktı ve ben içeri girdiğim sırada yüzlercesi şiddetle yuhalamaya basladı.데이비드 브린이 이에 관해 저와 토론하려고 했었구요, 제가 들어가자마자, 백 여명의 사람들이 막 야유를 퍼붓기 시작했습니다.
David Brin bu konuda tartışacaktı ve ben içeri girdiğim sırada yüzlercesi şiddetle yuhalamaya basladı.Miałem prowadzić debatę z Davidem Brinem, kiedy się pojawiłem, setka ludzi zaczęła mocno buczeć.
David Brin bu konuda tartışacaktı ve ben içeri girdiğim sırada yüzlercesi şiddetle yuhalamaya basladı.דיוויד ברין עמד לדון איתי על זה, וכשנכנסתי, קהל של מאות אנשים התחיל לצעוק בוז בתיעוב.
David Brin bu konuda tartışacaktı ve ben içeri girdiğim sırada yüzlercesi şiddetle yuhalamaya basladı.وكان ديفيد برن سيجادلني حول أفكاري، وعندما دخلت المؤتمر، تلقيت رد فعل سلبي شديد من الجمهور.
David Brin bu konuda tartışacaktı ve ben içeri girdiğim sırada yüzlercesi şiddetle yuhalamaya basladı.到着すると百人程の聴衆から 思い切りブーイングを受けました 少女が近づいてきて言うのです "パパは あなたを悪魔って言うのよ"
İsa biraz ileri gidince Zebedinin oğulları Yakupla Yuhannayı gördü. Teknede ağlarını onarıyorlardı.A pošed odtud maličko, uzřel Jakuba Zebedeova, a Jana bratra jeho, kteříž také byli na lodí tvrdíce síti své;
İsa biraz ileri gidince Zebedinin oğulları Yakupla Yuhannayı gördü. Teknede ağlarını onarıyorlardı.Ði một đỗi xa xa, Ngài thấy Gia-cơ, con Xê-bê-đê, với em là Giăng, đương vá lưới trong thuyền.
İsa biraz ileri gidince Zebedinin oğulları Yakupla Yuhannayı gördü. Teknede ağlarını onarıyorlardı.Ði một đỗi xa_xa , Ngài thấy Gia-cơ , con Xê-bê-đê , với em là Giăng , đương vá lưới trong thuyền .
İsa biraz ileri gidince Zebedinin oğulları Yakupla Yuhannayı gördü. Teknede ağlarını onarıyorlardı.조금 더 가시다가 세베대의 아들 야고보와 그 형제 요한을 보시 니 저희도 배에 있어 그물을 깁는데
İsa biraz ileri gidince Zebedinin oğulları Yakupla Yuhannayı gördü. Teknede ağlarını onarıyorlardı.И, пройдя оттуда немного, Он увидел Иакова Зеведеева и Иоанна, брата его, также в лодке починивающих сети;
İsa biraz ileri gidince Zebedinin oğulları Yakupla Yuhannayı gördü. Teknede ağlarını onarıyorlardı.И те веднага оставиха мрежите и отидоха след Него.
İsa biraz ileri gidince Zebedinin oğulları Yakupla Yuhannayı gördü. Teknede ağlarını onarıyorlardı.ויהי כעברו מעט משם וירא את יעקב בן זבדי ואת יוחנן אחיו וגם המה באניה מתקנים את המכמרות׃
İsa biraz ileri gidince Zebedinin oğulları Yakupla Yuhannayı gördü. Teknede ağlarını onarıyorlardı.ثم اجتاز من هناك قليلا فرأى يعقوب بن زبدي ويوحنا اخاه وهما في السفينة يصلحان الشباك.
İsa biraz ileri gidince Zebedinin oğulları Yakupla Yuhannayı gördü. Teknede ağlarını onarıyorlardı.耶 穌 稍 往 前 走 、 又 見 西 庇 太 的 兒 子 雅 各 、 和 雅 各 的 兄 弟 約 翰 、 在 船 上 補 網
İsa biraz ileri gidince Zebedinin oğulları Yakupla Yuhannayı gördü. Teknede ağlarını onarıyorlardı.耶穌 稍 往前 走 、 又 見 西庇太 的 兒子 雅各 、 和 雅各 的 兄弟 約翰 、 在 船上 補網
İsa havradan çıkar çıkmaz, Yakup ve Yuhanna ile birlikte Simun ve Andreasın evine gitti.A hneď, keď vyšli zo synagógy, prišli do domu Šimonovho a Andrejovho s Jakobom a Jánom.
İsa havradan çıkar çıkmaz, Yakup ve Yuhanna ile birlikte Simun ve Andreasın evine gitti.A hned vyšedše ze školy, přišli do domu Šimonova a Ondřejova s Jakubem a s Janem.
İsa havradan çıkar çıkmaz, Yakup ve Yuhanna ile birlikte Simun ve Andreasın evine gitti.A wyszedłszy zaraz z bóżnicy, przyszli do domu Szymonowego i Andrzejowego z Jakóbem i z Janem.
İsa havradan çıkar çıkmaz, Yakup ve Yuhanna ile birlikte Simun ve Andreasın evine gitti.Dupăce a ieşit din sinagogă, a intrat împreună cu Iacov şi Ioan, în casa lui Simon şi a lui Andrei.
İsa havradan çıkar çıkmaz, Yakup ve Yuhanna ile birlikte Simun ve Andreasın evine gitti.Em seguida, saiu da sinagoga e foi a casa de Simão e André com Tiago e João.
İsa havradan çıkar çıkmaz, Yakup ve Yuhanna ile birlikte Simun ve Andreasın evine gitti.En seguida, cuando salieron de la sinagoga, fueron con Jacobo y Juan a la casa de Simón y Andrés
İsa havradan çıkar çıkmaz, Yakup ve Yuhanna ile birlikte Simun ve Andreasın evine gitti.En sortant de la synagogue, ils se rendirent avec Jacques et Jean à la maison de Simon et d`André.
İsa havradan çıkar çıkmaz, Yakup ve Yuhanna ile birlikte Simun ve Andreasın evine gitti.És a zsinagógából azonnal kimenvén, a Simon és András házához menének Jakabbal és Jánossal együtt.
İsa havradan çıkar çıkmaz, Yakup ve Yuhanna ile birlikte Simun ve Andreasın evine gitti.In precej gredo iz shodnice in pridejo v hišo Simonovo in Andrejevo z Jakobom in Janezom vred.
İsa havradan çıkar çıkmaz, Yakup ve Yuhanna ile birlikte Simun ve Andreasın evine gitti.Ja tultuaan ulos synagoogasta he menivät kohta Simonin ja Andreaan taloon Jaakobin ja Johanneksen kanssa.
İsa havradan çıkar çıkmaz, Yakup ve Yuhanna ile birlikte Simun ve Andreasın evine gitti.회당에서 나와 곧 야고보와 요한과 함께 시몬과 안드레의 집에 들어가시니
İsa havradan çıkar çıkmaz, Yakup ve Yuhanna ile birlikte Simun ve Andreasın evine gitti.Og de gikk straks ut av synagogen og gikk inn i Simons og Andreas hus sammen med Jakob og Johannes.
İsa havradan çıkar çıkmaz, Yakup ve Yuhanna ile birlikte Simun ve Andreasın evine gitti.Og straks, da de vare gåede ud af Synagogen, kom de ind i Simons og Andreas's Hus med Jakob og Johannes.
İsa havradan çıkar çıkmaz, Yakup ve Yuhanna ile birlikte Simun ve Andreasın evine gitti.Uit de synagoge ging Jezus met Simon en Andreas mee naar huis. Jakobus en Johannes waren er ook bij.
İsa havradan çıkar çıkmaz, Yakup ve Yuhanna ile birlikte Simun ve Andreasın evine gitti.Und sie gingen alsbald aus der Schule und kamen in das Haus des Simon und Andreas mit Jakobus und Johannes.
İsa havradan çıkar çıkmaz, Yakup ve Yuhanna ile birlikte Simun ve Andreasın evine gitti.Vừa ở nhà hội ra , Chúa và môn_đồ đi với Gia-cơ và Giăng vào nhà Si-môn và Anh-rê .
İsa havradan çıkar çıkmaz, Yakup ve Yuhanna ile birlikte Simun ve Andreasın evine gitti.Vừa ở nhà hội ra, Chúa và môn đồ đi với Gia-cơ và Giăng vào nhà Si-môn và Anh-rê.
İsa havradan çıkar çıkmaz, Yakup ve Yuhanna ile birlikte Simun ve Andreasın evine gitti.Και ευθυς εξελθοντες εκ της συναγωγης, ηλθον εις την οικιαν Σιμωνος και Ανδρεου μετα του Ιακωβου και Ιωαννου.
İsa havradan çıkar çıkmaz, Yakup ve Yuhanna ile birlikte Simun ve Andreasın evine gitti.Выйдя вскоре из синагоги, пришли в дом Симона и Андрея, с Иаковом и Иоанном.