Amerika'ya laf attılar, ters bir Amerika bayrağı salladılar ve yoğun derecede yuhalandılar her seferinde.Ils avaient planté un drapeau américain et étaient partis.
Bazıları yuhalarken, bazıları da hızlı bir şekilde paraları toplamaya çalışıyorlardı.Cuando unos morían, otros se apresuraban a reemplazarlos.
Topa her dokunduğu anda yuhalandı.Se desmaya cada vez que la toca.
Buna örnek olarak Yuhanna 5:24'ü göstermektedir.Segouin Aparece en 5:17.
Yuhanna'nın incili, diğerlerinden farklıdır.El personaje de libertino puede diferenciarse de otros.
Havari Yuhanna, Tanrı'nın yasasına uyma ile İsa'ya inanç arasında hiçbir çelişki görmedi.Апостол Иоанн не видел никакого противоречия между соблюдением Закона Божьего и верой в Исуса.
Yuhannes) Ruh Tanrı tarafından yaratılmıştır.Мастер Захариус создал время, а Бог сотворил вечность!».
Buna örnek olarak Yuhanna 5:24'ü göstermektedir.В. Суханов называет время 12:45.
(Yuhanna 17:11; 20:17) 11. Gerçek Kilise Tanrı'nın ve İsa'nın et ve kemikten bedenleri olduğunu öğretmelidir.Бог Отец и Иисус Христос имеют материальные, осязаемые тела «из плоти и костей».
Topa her dokunduğu anda yuhalandı.Ela desmaia cada vez que você tocá-lo.
Hart lehine tezahüratlar yapıp Michaels'ı yuhaladılar.Os fantoches apareciam, por exemplo, tagarelando com Michael Jackson.
Yuhanna İncili “başlangıçta kelam vardı” diye başlar.W odcinku „Hannah Banana” okazuje się, że od początku nie był zły.
Bu sahnelenme seyricilerin yuhaları ile sona erdi.Wszystkie przedstawienia kończyły się dyskusjami z widzami.
İsa havarilerinden Petrus, Yakup ve Yuhanna'yı beraberinde alarak yüksek bir dağa çıkar.Vid ett tillfälle tog Jesus med sig Petrus, Jakob och Johannes upp på ett högt berg.
(Yuhanna 17:11; 20:17) 11. Gerçek Kilise Tanrı'nın ve İsa'nın et ve kemikten bedenleri olduğunu öğretmelidir.Бог Отець й Ісус Христос мають матеріальні, відчутні тіла «із плоті й костей».
Yeni Ahit'in son kitapçığı Yuhanna'nın 90 yıllarında yazdığı Vahiy'dir.Svou poslední knihu There Tis Then vydal ve svých devadesáti letech.
Yuhanna İncili'nde ismen verilmese de İsa'nın sevdiği bir öğrenciden bahsedilir.Az evangélium úgy emlegeti mint a tanítványt, akit Jézus szeretett.
27 Aralık Aziz Yuhanna Günü'dür.Esztendőben Szent Ivan havának 27. napján.)
Yuha olarak da bilinir.Korutkin tunnettiin.
Oyun, seyirci tarafından yuhalanmış ve Çehov, tiyatrodan vazgeçme eşiğine gelmiştir.Lokkiin suhtauduttiin aluksi penseästi, ja Tšehov masentui näytelmän huonosta vastaanotosta.
Buna örnek olarak Yuhanna 5:24'ü göstermektedir.(Β' Σαμουήλ 5:11.
Bazıları yuhalarken, bazıları da hızlı bir şekilde paraları toplamaya çalışıyorlardı.Dermed prøvde snart noen å stjele dem.
11 Temmuz 2016 ^ Liu Yuhan (30 Nisan 2012).11 July 2016 ^ Liu Yuhan (30 tháng 4 năm 2012).
1970 senesinde Aziz Yuhanna Kilisesi'nin kubbesi çökmüştür.Năm 1960 giải tán Tiểu chủng viện Thánh Gioan.
(Eşit ölçüde yuhalanmış ve alkışlanmıştı).御恩と奉公の奉公に当たる。
Tarık Aziz, gerçek adıyla Mikhail Yuhanna (d.本名は、ミハイル・ユハンナ(Mikhail Yuhanna)。
Çok günler sonra yoklanacaklar (yok edilecekler). ^ 1.Yuhanna 3:8 Günah işlemeye devam eden ise İblis'tendir.於是伊庫薩1的妹妹伊薩庫3和加納渚的孫女霞渚一起組成搭檔,準備面對新的邪惡勢力。
Yuhannes) Ruh Tanrı tarafından yaratılmıştır.Ramakrishna는 예수을 신이 육화된 것으로 여긴다.
Oyun, seyirci tarafından yuhalanmış ve Çehov, tiyatrodan vazgeçme eşiğine gelmiştir.הרבה לדבר עם הקהל, והפך את משחקיו לשואו.
Buna örnek olarak Yuhanna 5:24'ü göstermektedir.Писмо си Яне получи 5:21 6.
İsa havarilerinden Petrus, Yakup ve Yuhanna'yı beraberinde alarak yüksek bir dağa çıkar.Един ден Иисус взел със себе си апостолите Петър, Иоан и Иаков и ги извел на високата планина Тавор.
İsa havarilerinden Petrus, Yakup ve Yuhanna'yı beraberinde alarak yüksek bir dağa çıkar.Isus je pozvao sa sobom na goru Petra, Ivana i Jakova.
Zebedi ve Salome'nin çocuğu ve Havari Yuhanna'nın kardeşi olan Yakup İspanya'nın koruyucu azizidir.Jakub bol synom rybára Zebedea a Salome a teda bratom apoštola Jána.
Buna örnek olarak Yuhanna 5:24'ü göstermektedir.V ring: Johansson–Ozoliņš seljavõit ajaga 14.53.
Bu sahnelenme seyricilerin yuhaları ile sona erdi.See stseen ehmatas oma tõelisuses vaatajaid.
Aziz Yuhanna figürü ön planda, aydınlık bir alanda.Et cette figure-là, Saint Jean, est enromanité au premier plat.
Aziz Yuhanna figürü ön planda, aydınlık bir alanda.Pierwszy plan zawiera wiele odwołań do sztuki Rzymu.
Aziz Yuhanna figürü ön planda, aydınlık bir alanda.Postava svatého Jana je tedy v popředí.
Aziz Yuhanna figürü ön planda, aydınlık bir alanda.Und diese Figure, St. Johannes, ist angeleuchted im Vordergrund.
Aziz Yuhanna figürü ön planda, aydınlık bir alanda.وهذا الشخص، القديس يوحنا، صنف في المقدمة.
Aziz Yuhanna'nın Vahiy kitabında da belirtildiği gibiهناك أمر مسيحية جديدة من شأنها أن تكون أبدية،
Barnaba, Markos denilen Yuhannayı da yanlarında götürmek istiyordu.A Barnabáš radil, aby pojali so sebou i Jána, zvaného Marka.
Barnaba, Markos denilen Yuhannayı da yanlarında götürmek istiyordu.Ba-na-ba muốn đem theo Giăng cũng gọi là Mác.
Barnaba, Markos denilen Yuhannayı da yanlarında götürmek istiyordu.Ba-na-ba muốn đem theo Giăng cũng gọi_là Mác .
Barnaba, Markos denilen Yuhannayı da yanlarında götürmek istiyordu.Barnaba je pa hotel, da bi vzela s seboj tudi Janeza, ki se je imenoval Marko.
Barnaba, Markos denilen Yuhannayı da yanlarında götürmek istiyordu.Barnabas aber gab Rat, daß sie mit sich nähmen Johannes, mit dem Zunamen Markus.
Barnaba, Markos denilen Yuhannayı da yanlarında götürmek istiyordu.Barnabas ingin membawa Yohanes Markus
Barnaba, Markos denilen Yuhannayı da yanlarında götürmek istiyordu.Barnabas vilde også ta med Johannes som kaltes Markus;
Barnaba, Markos denilen Yuhannayı da yanlarında götürmek istiyordu.Barnabas ville då att de skulle taga med sig Johannes, som ock kallades Markus.
Barnaba, Markos denilen Yuhannayı da yanlarında götürmek istiyordu.Barnabas voulait emmener aussi Jean, surnommé Marc;
Barnaba, Markos denilen Yuhannayı da yanlarında götürmek istiyordu.Barnabas wilde dat Johannes Markus ook meeging,
Barnaba, Markos denilen Yuhannayı da yanlarında götürmek istiyordu.Barnaba voia să ia cu el şi pe Ioan, numit Marcu;
Barnaba, Markos denilen Yuhannayı da yanlarında götürmek istiyordu.Barnaba voleva prendere insieme anche Giovanni, detto Marco
Barnaba, Markos denilen Yuhannayı da yanlarında götürmek istiyordu.Bernabé quería llevar consigo a Juan, llamado Marcos
Barnaba, Markos denilen Yuhannayı da yanlarında götürmek istiyordu.És Barnabás azt tanácsolá, hogy vegyék maguk mellé Jánost, ki Márknak hívatik.
Barnaba, Markos denilen Yuhannayı da yanlarında götürmek istiyordu.바나바는 마가라 하는 요한도 데리고 가고자 하나
Barnaba, Markos denilen Yuhannayı da yanlarında götürmek istiyordu.Men Barnabas vilde også tage Johannes, kaldet Markus, med.
Barnaba, Markos denilen Yuhannayı da yanlarında götürmek istiyordu.Niin Barnabas tahtoi ottaa mukaan Johanneksenkin, jota kutsuttiin Markukseksi.
Barnaba, Markos denilen Yuhannayı da yanlarında götürmek istiyordu.Ora, Barnabé queria que levassem também a João, chamado Marcos.
Barnaba, Markos denilen Yuhannayı da yanlarında götürmek istiyordu.Tedy Barnabáš radil, aby pojali s sebou i Jana, kterýž příjmí měl Marek.