yoz ile cümle
yoz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Levililerin önderlerinden Şabbetayla Yozavat Tanrı Tapınağının dış işlerini yönetiyordu.und Sabthai und Josabad, aus der Leviten Obersten, an den äußerlichen Geschäften im Hause Gottes,
Levililerin önderlerinden Şabbetayla Yozavat Tanrı Tapınağının dış işlerini yönetiyordu.και Σαββεθαι και Ιωζαβαδ, εκ των αρχοντων των Λευιτων, ησαν επι των εξωτερικων εργων του οικου του Θεου.
Levililerin önderlerinden Şabbetayla Yozavat Tanrı Tapınağının dış işlerini yönetiyordu.и Саветай и Иозавад, от левитските началници, бяха над външните работи на Божия дом.
Levililerin önderlerinden Şabbetayla Yozavat Tanrı Tapınağının dış işlerini yönetiyordu.и Шавфай, и Иозавад, из глав левитов по внешним делам дома Божия,
Levililerin önderlerinden Şabbetayla Yozavat Tanrı Tapınağının dış işlerini yönetiyordu.ושבתי ויוזבד על המלאכה החיצנה לבית האלהים מראשי הלוים׃
Levililerin önderlerinden Şabbetayla Yozavat Tanrı Tapınağının dış işlerini yönetiyordu.وشبتاي ويوزاباد على العمل الخارجي لبيت الله من رؤوس اللاويين.
Levililerin önderlerinden Şabbetayla Yozavat Tanrı Tapınağının dış işlerini yönetiyordu.又 有 利 未 人 的 族 長 沙 比 太 和 約 撒 拔 、 管 理 神 殿 的 外 事
Levililerin önderlerinden Şabbetayla Yozavat Tanrı Tapınağının dış işlerini yönetiyordu.又 有 利未 人 的 族長 沙比 太 和 約撒拔 、 管理 神殿 的 外事
Malevich devrim taraftarıydı, çünkü Rusya o dönemde, yozlaşmış bir Çarlıktı.Přesně tak. Malevich plně podporoval Ruskou revoluci. Rusko bylo za vlády cara velmi zkorumpované.
Malevich devrim taraftarıydı, çünkü Rusya o dönemde, yozlaşmış bir Çarlıktı.Rosja była głęboko skorumpowaną kulturą i miała cara.
Malevich devrim taraftarıydı, çünkü Rusya o dönemde, yozlaşmış bir Çarlıktı.Rusia estaba sumergida bajo la corrupción del Zar.
Malevich devrim taraftarıydı, çünkü Rusya o dönemde, yozlaşmış bir Çarlıktı.Русия била дълбоко покварена култура с цар начело.
Malevich devrim taraftarıydı, çünkü Rusya o dönemde, yozlaşmış bir Çarlıktı.تماما، كان مالفيتش تماما مع الثورة الروسية.كانت روسيا عبارة عن حضارة فاسدة بعمق بسبب القيصر
Mutluluğu pek çok diğer şeyle karıştırmıştım duygusuzluk, yozlaşma ve bencillik gibi.Confundi felicidade com muitas outras coisas, como entorpecimento, decadência ou egoísmo.
Mutluluğu pek çok diğer şeyle karıştırmıştım duygusuzluk, yozlaşma ve bencillik gibi.전 행복을 다른 것으로 잘못 이해하고 있었어요. 무감각, 퇴폐, 이기심 같은 걸로요.
Mutluluğu pek çok diğer şeyle karıştırmıştım duygusuzluk, yozlaşma ve bencillik gibi.Myliłam szczęście z czym innym, z brakiem uczuć, dekadencją czy samolubstwem.
Mutluluğu pek çok diğer şeyle karıştırmıştım duygusuzluk, yozlaşma ve bencillik gibi.Μπέρδευα την ευτυχία με πολλά άλλα πράγματα, όπως με την απάθεια, τον εκφυλισμό ή τον εγωισμό.
Mutluluğu pek çok diğer şeyle karıştırmıştım duygusuzluk, yozlaşma ve bencillik gibi.ולחיות בעולם הזה של הכאב?" חשבתי בטעות ששמחה זה הרבה דברים אחרים, כמו קהות חושים, או התנוונות או אנוכיות.
Mutluluğu pek çok diğer şeyle karıştırmıştım duygusuzluk, yozlaşma ve bencillik gibi.و هذا العالم مع الألم؟" لقد فهمت السعادة بصورة خاطئة ضمن أشياء كثيرة أخرى كالخدر أو الانحلال أو الانانية
Mutluluğu pek çok diğer şeyle karıştırmıştım duygusuzluk, yozlaşma ve bencillik gibi.堕落や わがままと取り違えていました ヴァギナモノローグと この旅から
Onlara bu yetki verilmese yozlaşma olurdu.Bez tohoto mandátu by byli zkorumpováni.
Onlara bu yetki verilmese yozlaşma olurdu.Bez tych mandatów, byliby skorumpowani.
Onlara bu yetki verilmese yozlaşma olurdu.Brez tega mandata bi bili korumpirani.
Onlara bu yetki verilmese yozlaşma olurdu.E megbízatás nélkül korruptak lennének.
Onlara bu yetki verilmese yozlaşma olurdu.Fără acea împuternicire, ar fi corupţi.
Onlara bu yetki verilmese yozlaşma olurdu.Ilman sitä mandaattia he olisivat korruptoituneita.
Onlara bu yetki verilmese yozlaşma olurdu.Không có sự ủy quyền đó, họ sẽ tham nhũng.
Onlara bu yetki verilmese yozlaşma olurdu.그러한 위임이 없이는, 정치인들은 부패하게 될 것입니다.
Onlara bu yetki verilmese yozlaşma olurdu.Ohne diese Mandate wären sie korrupt.
Onlara bu yetki verilmese yozlaşma olurdu.Sans cette autorité, ils seraient corrompus.
Onlara bu yetki verilmese yozlaşma olurdu.Sem esse mandato, eles seriam corruptos.
Onlara bu yetki verilmese yozlaşma olurdu.Senza tale mandato, questi politici sarebbero corrotti.
Onlara bu yetki verilmese yozlaşma olurdu.Sin ese mandato, serían corruptos.
Onlara bu yetki verilmese yozlaşma olurdu.Tanpa amanat itu, mereka akan menjadi buruk.
Onlara bu yetki verilmese yozlaşma olurdu.Utan det mandatet, skulle de vara korrupta.
Onlara bu yetki verilmese yozlaşma olurdu.Zonder dat mandaat zouden ze corrupt zijn.
Onlara bu yetki verilmese yozlaşma olurdu.Χωρίς αυτή την εντολή, θα ήταν διεφθαρμένοι.
Onlara bu yetki verilmese yozlaşma olurdu.Без таких повноважень вони б не мали на це права.
Onlara bu yetki verilmese yozlaşma olurdu.Без този мандат, те ще бъдат корумпирани.
Onlara bu yetki verilmese yozlaşma olurdu.Без этих полномочий, они были бы коррумпированы.
Onlara bu yetki verilmese yozlaşma olurdu.לולא אותו מנדט, הם היו נעשים מושחתים.
Onlara bu yetki verilmese yozlaşma olurdu.بدون ذلك التفويض، قد يصبحوا فاسدين.
Onlara bu yetki verilmese yozlaşma olurdu.不幸にも権力は堕落し
Ordu-devleti döneminden kalan yozlaşma yok edilmedikçe ülke yenilenemez.Até se eliminar a corrupção da era do estado-militar, o país não pode ser renovado.
Ordu-devleti döneminden kalan yozlaşma yok edilmedikçe ülke yenilenemez.Dopóki nie wyeliminujecie korupcji w wojsku, nie odbudujecie kraju.
Ordu-devleti döneminden kalan yozlaşma yok edilmedikçe ülke yenilenemez.Ennen kuin kitket korruption valtiosta, maa ei voi uudistua.
Ordu-devleti döneminden kalan yozlaşma yok edilmedikçe ülke yenilenemez.Finché non avrai estirpato la corruzione dell'era militare, il Paese non potrà rinascere.
Ordu-devleti döneminden kalan yozlaşma yok edilmedikçe ülke yenilenemez.Før man fjerner korruptionen fra militærtiden, - - kan landet ikke fornyes.
Ordu-devleti döneminden kalan yozlaşma yok edilmedikçe ülke yenilenemez.Hasta que saquemos la corrupción del estado militar, el país no se puede renovar.
Ordu-devleti döneminden kalan yozlaşma yok edilmedikçe ülke yenilenemez.Innan du tvingar bort korruptionen från militärtiden- -kan landet inte förnyas.
Ordu-devleti döneminden kalan yozlaşma yok edilmedikçe ülke yenilenemez.Μέχρι να πάψει η διαφθορά της στρατοκρατούμενης εποχής, η χώρα δεν μπορεί να ανανεωθεί.
Ordu-devleti döneminden kalan yozlaşma yok edilmedikçe ülke yenilenemez.Пока мы не выжмем коррупцию времён военного государства, страну обновить нельзя.
Otuzlardan bir yiğit ve Otuzların önderi olan Givonlu Yişmaya, Yeremya, Yahaziel, Yohanan, Gederalı Yozavat,Ismaia di Gàbaon, prode fra i Trenta e capo dei Trenta
Otuzlardan bir yiğit ve Otuzların önderi olan Givonlu Yişmaya, Yeremya, Yahaziel, Yohanan, Gederalı Yozavat,Ismaja Gibeončan, korenjak med tridesetimi in njih poveljnik; Jeremija, Jahaziel, Johanan, Jozabad Gederčan;
Otuzlardan bir yiğit ve Otuzların önderi olan Givonlu Yişmaya, Yeremya, Yahaziel, Yohanan, Gederalı Yozavat,기브온 사람 곧 삼십인 중에 용사요 삼십인의 두목된 이스마야며 또 예레미야와 야하시엘과 요하난과 그데라 사람 요사밧과
Otuzlardan bir yiğit ve Otuzların önderi olan Givonlu Yişmaya, Yeremya, Yahaziel, Yohanan, Gederalı Yozavat,гаваонецът Исмаия, силен между тридесетте, и над тридесетте; Еремия, Яазаил, Иоанан, гедиротецът Иозавад,
Otuzlardan bir yiğit ve Otuzların önderi olan Givonlu Yişmaya, Yeremya, Yahaziel, Yohanan, Gederalı Yozavat,וישמעיה הגבעוני גבור בשלשים ועל השלשים וירמיה ויחזיאל ויוחנן ויוזבד הגדרתי׃
Otuzlardan bir yiğit ve Otuzların önderi olan Givonlu Yişmaya, Yeremya, Yahaziel, Yohanan, Gederalı Yozavat,ويشمعيا الجبعوني البطل بين الثلاثين وعلى الثلاثين ويرميا ويحزيئيل ويوحانان ويوزاباد الجديري
Otuzlardan bir yiğit ve Otuzların önderi olan Givonlu Yişmaya, Yeremya, Yahaziel, Yohanan, Gederalı Yozavat,基 遍 人 以 實 買 雅 、 他 在 三 十 人 中 是 勇 士 管 理 他 們 、 且 有 耶 利 米 、 雅 哈 悉 、 約 哈 難 、 和 基 得 拉 人 約 撒 拔
Otuzlardan bir yiğit ve Otuzların önderi olan Givonlu Yişmaya, Yeremya, Yahaziel, Yohanan, Gederalı Yozavat,基遍人 以 實買雅 、 他 在 三十 人 中 是 勇士 管理 他 們 、 且 有 耶利米 、 雅哈悉 、 約哈難 、 和 基 得 拉人 約撒拔