yoz ile cümle
yoz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!Παντες εξεκλιναν, ομου εξηχρειωθησαν δεν υπαρχει πραττων αγαθον δεν υπαρχει ουδε εις.
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!Всеки един от тях се обърна надире; всички заедно се развратиха; Няма кой да прави добро, няма ни един.
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!Всички се отбиха от пътя, заедно се развратиха; Няма кой да прави добро, няма ни един.
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!הכל סר יחדו נאלחו אין עשה טוב אין גם אחד׃
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!כלו סג יחדו נאלחו אין עשה טוב אין גם אחד׃
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!الكل قد زاغوا معا فسدوا. ليس من يعمل صلاحا ليس ولا واحد
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!كلهم قد ارتدوا معا فسدوا. ليس من يعمل صلاحا ليس ولا واحد
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!他 們 各 人 都 退 後 、 一 同 變 為 污 穢 . 並 沒 有 行 善 的 、 連 一 個 也 沒 有
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!他 們 各 人 都 退 後 、 一同 變為 污穢.並沒 有 行善 的 、 連一個 也 沒有
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!他 們 都 偏 離 正 路 、 一 同 變 為 污 穢 . 並 沒 有 行 善 的 、 連 一 個 也 沒 有
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!他 們都 偏 離 正路 、 一同 變為 污穢.並沒 有 行善 的 、 連一個 也 沒有
Her yerde yozlaşma var, öyleyse neden bu sektöre odaklanalım?A korrupció mindenütt jelen van, miért koncentrálunk erre a szektorra?
Her yerde yozlaşma var, öyleyse neden bu sektöre odaklanalım?C'è corruzione ovunque, quindi perché concentrarsi su questo settore?
Her yerde yozlaşma var, öyleyse neden bu sektöre odaklanalım?Der er korruption alle steder, så hvorfor fokuserer på den sektor?
Her yerde yozlaşma var, öyleyse neden bu sektöre odaklanalım?Det finns korruption överallt, så varför fokusera på den sektorn?
Her yerde yozlaşma var, öyleyse neden bu sektöre odaklanalım?Er is overal corruptie, dus waarom focussen op die sector?
Her yerde yozlaşma var, öyleyse neden bu sektöre odaklanalım?Există corupție peste tot, de ce ne concentrăm pe acest sector?
Her yerde yozlaşma var, öyleyse neden bu sektöre odaklanalım?Existe corrupção em toda a parte, porquê focar esse setor?
Her yerde yozlaşma var, öyleyse neden bu sektöre odaklanalım?Hay corrupción en todas partes, así que, ¿por qué centrarse en ese sector?
Her yerde yozlaşma var, öyleyse neden bu sektöre odaklanalım?Il y a de la corruption partout, alors pourquoi se focaliser sur ce secteur?
Her yerde yozlaşma var, öyleyse neden bu sektöre odaklanalım?부패는 모든 분야에 존재합니다. 근데 왜 그 분야에 집중하냐고요?
Her yerde yozlaşma var, öyleyse neden bu sektöre odaklanalım?Korupcia je všade, tak prečo sa sústrediť práve na tento sektor?
Her yerde yozlaşma var, öyleyse neden bu sektöre odaklanalım?Korupcja jest wszędzie, więc po co skupiać się na tym sektorze?
Her yerde yozlaşma var, öyleyse neden bu sektöre odaklanalım?Überall gibt es Korruption, also warum sich auf diese Branche konzentrieren?
Her yerde yozlaşma var, öyleyse neden bu sektöre odaklanalım?Vấn nạn tham nhũng xuất hiện ở mọi nơi, do vậy tại sao chúng ta lại chú ý đến lĩnh vực đó?
Her yerde yozlaşma var, öyleyse neden bu sektöre odaklanalım?Υπάρχει διαφθορά παντού, οπότε γιατί να εστιάσουμε σε αυτόν τον τομέα;
Her yerde yozlaşma var, öyleyse neden bu sektöre odaklanalım?Корупция има навсякъде, така че защо да се фокусираме в този сектор?
Her yerde yozlaşma var, öyleyse neden bu sektöre odaklanalım?Корупція усюди, навіщо ж зосереджувати увагу саме на ньому?
Her yerde yozlaşma var, öyleyse neden bu sektöre odaklanalım?Но если коррупция повсюду, то зачем останавливаться на этом секторе?
Her yerde yozlaşma var, öyleyse neden bu sektöre odaklanalım?יש שחיתות בכל מקום, אז למה להתמקד במגזר הזה?
Her yerde yozlaşma var, öyleyse neden bu sektöre odaklanalım?وهناك الفساد في كل مكان، لذا لماذا التركيز على هذا القطاع؟
Her yerde yozlaşma var, öyleyse neden bu sektöre odaklanalım?そこに関わる金額が大きいからです
Hükümetimiz yozlaşmıştı.Chính quyền của chúng tôi đã sụp đổ.
Hükümetimiz yozlaşmıştı.Guvernul nostru era corupt.
Hükümetimiz yozlaşmıştı.Il nostro governo era corrotto.
Hükümetimiz yozlaşmıştı.우리 정부는 부패했어요.
Hükümetimiz yozlaşmıştı.Nasz rząd był skorumpowany.
Hükümetimiz yozlaşmıştı.Notre gouvernement était corrompu.
Hükümetimiz yozlaşmıştı.Nuestro gobierno era corrupto.
Hükümetimiz yozlaşmıştı.Onze regering was corrupt.
Hükümetimiz yozlaşmıştı.Unsere Regierung war korrupt.
Hükümetimiz yozlaşmıştı.Наше правительство было коррумпированным.
Hükümetimiz yozlaşmıştı.Нашето правителство беше корумпирано.
Hükümetimiz yozlaşmıştı.הממשלה שלנו היתה מושחתת.
Hükümetimiz yozlaşmıştı.حكومتنا كانت فاسدة.
Hükümetimiz yozlaşmıştı.権力維持のために 教育もおざなりだった
İnanıyorum ki bizim yozlaşmayla mücadelede başardıklarımız저는 우리가 부패와의 싸움을 통해서 얻어낼 수 있는 것을
İnanıyorum ki bizim yozlaşmayla mücadelede başardıklarımızVěřím, že toho, čeho se nám podařilo dosáhnout v boji proti korupci,
İnanıyorum ki bizim yozlaşmayla mücadelede başardıklarımızאני מאמין שמה שהצלחנו להשיג במלחמה בשחיתות,
İnanıyorum ki bizim yozlaşmayla mücadelede başardıklarımızأعتقد أن ما تمكنا من تحقيقه في الصراع ضد الفساد
İnanıyorum ki bizim yozlaşmayla mücadelede başardıklarımız腐敗との戦いのなかで幾分かが実現されました そして他の腐敗したガバナンスの分野でも
Kıymetsiz ve yoz bir halde dünyaya geldin.Naciste inútil, ... vacío, corrupto
Kıymetsiz ve yoz bir halde dünyaya geldin.Siete nati indegni corrotti.
Kıymetsiz ve yoz bir halde dünyaya geldin.Роден си недостоен, празен, покварен.
Kriz haritaları, seçim haritaları, yozlaşma haritaları, hatta çevresel gözetim insan haritaları.Ada peta krisis, peta pemilihan, peta korupsi dan bahkan peta pemantau lingkungan padat.
Kriz haritaları, seçim haritaları, yozlaşma haritaları, hatta çevresel gözetim insan haritaları.Có các bản đồ về khủng hoảng, bản đồ bầu cử, tham nhũng
Kriz haritaları, seçim haritaları, yozlaşma haritaları, hatta çevresel gözetim insan haritaları.Er zijn crisiskaarten, verkiezingskaarten, corruptiekaarten, en zelfs milieugerichte controlekaarten.
Kriz haritaları, seçim haritaları, yozlaşma haritaları, hatta çevresel gözetim insan haritaları.Es gibt Karten für Krisen, Wahlen, Korruption und auch zur Umweltbeobachtung.
Kriz haritaları, seçim haritaları, yozlaşma haritaları, hatta çevresel gözetim insan haritaları.Existujú krízové mapy, volebné mapy, mapy korupcie a dokonca mapy monitorujúce životné prostredie.
Kriz haritaları, seçim haritaları, yozlaşma haritaları, hatta çevresel gözetim insan haritaları.Há mapas de crises, mapas de eleições, mapas de corrupção, e até mapas de monitorização ambiental.