yoz ile cümle
yoz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Fakat sonra ülkemin durumunu keşfettim, o zamanlarda çok fazla yozlaşma vardı.لكن عندما اكتشفت الوضع في بلدي, في ذلك الوقت كان هنالك كثيرا من الفساد.
Fakat sonra ülkemin durumunu keşfettim, o zamanlarda çok fazla yozlaşma vardı.当時は かなり汚職が蔓延していた ここで若者が事を成すには
Felsefe Taşı, Homunculi, King Bradley, Baba dedikleri bir adam, ve yozlaşmış üst düzey komutanlar...A Pedra Filosofal, Homunculi, Rei Bradley, um homem a quem chamam Pai e a corrupção dos mais velhos...
Geçmişten kalan bazı engeller hala var - Boğucu bir bürokrasi ve geniş alana yayılmış bir yozlaşma.Algunos obstáculos conocidos del pasado perduran una burocracia agobiante y una corrupción extendida.
Geçmişten kalan bazı engeller hala var - Boğucu bir bürokrasi ve geniş alana yayılmış bir yozlaşma.Dobro znane ovire iz preteklosti ostajajo. zapletena birokracija in široko razširjena korupcija.
Geçmişten kalan bazı engeller hala var - Boğucu bir bürokrasi ve geniş alana yayılmış bir yozlaşma.Familiäre Benachteiligen gibt es nach wie vor, eine erstickende Bürokratie und weit verbreitete Korruption.
Geçmişten kalan bazı engeller hala var - Boğucu bir bürokrasi ve geniş alana yayılmış bir yozlaşma.Ismert gátak továbbra is fennmaradtak a múltból, egy fojtogató bürokrácia és a széleskörű korrupció.
Geçmişten kalan bazı engeller hala var - Boğucu bir bürokrasi ve geniş alana yayılmış bir yozlaşma.Restano ostacoli familiari dal passato, una burocrazia soffocante e una diffusa corruzione.
Geçmişten kalan bazı engeller hala var - Boğucu bir bürokrasi ve geniş alana yayılmış bir yozlaşma.Rintangan lama masih bertahan birokrasi mencekik dan korupsi meluas
Geçmişten kalan bazı engeller hala var - Boğucu bir bürokrasi ve geniş alana yayılmış bir yozlaşma.Z przeszłości pozostały znane bolączki - niewydolna biurokracja rozpowszechniona korupcja
Geçmişten kalan bazı engeller hala var - Boğucu bir bürokrasi ve geniş alana yayılmış bir yozlaşma.Γνωστά εμπόδια παραμένουν από το παρελθόν:... ασφυκτική γραφειοκρατία και εξαπλωμένη διαφθορά.
Geçmişten kalan bazı engeller hala var - Boğucu bir bürokrasi ve geniş alana yayılmış bir yozlaşma.Привычные препятствия из прошлого остаются - удушающая бюрократия и распространенная коррупция
Gördüğümüz telif hakları ve patent fikrinin yozlaşmasıdır.Assistimos a uma corrupção total da ideia de patentes e direitos de autor.
Gördüğümüz telif hakları ve patent fikrinin yozlaşmasıdır.Ce que nous sommes en train de voir est une corruption complète de l'idée de brevet et de droit d'auteur.
Gördüğümüz telif hakları ve patent fikrinin yozlaşmasıdır.Điều mà chúng ta đang thấy là một sự tham nhũng của những ý tưởng về bằng sáng chế và bản quyền.
Gördüğümüz telif hakları ve patent fikrinin yozlaşmasıdır.Jsme svědky naprosté zkorumpovanosti základní myšlenky patentů a ochranných známek.
Gördüğümüz telif hakları ve patent fikrinin yozlaşmasıdır.이제 여기서 우리가 볼 수 있는 것은 특허권과 저작권의 철저한 제약입니다.
Gördüğümüz telif hakları ve patent fikrinin yozlaşmasıdır.Lo que estamos viendo es una corrupción total de la idea de las patentes y los derechos de autor.
Gördüğümüz telif hakları ve patent fikrinin yozlaşmasıdır.Observăm o corupere completă a ideii de brevete şi drepturi de autor.
Gördüğümüz telif hakları ve patent fikrinin yozlaşmasıdır.Vediamo la corruzione totale dei principi base di copyright e patenti industriali.
Gördüğümüz telif hakları ve patent fikrinin yozlaşmasıdır.Wat we zien, is een complete verwording van het idee van patenten en copyright.
Gördüğümüz telif hakları ve patent fikrinin yozlaşmasıdır.Yang kita saksikan adalah kerusakan total dari konsep-konsep paten dan hak cipta.
Gördüğümüz telif hakları ve patent fikrinin yozlaşmasıdır.Αυτό που βλέπουμε είναι μια πλήρη διαστρέβλωση της ιδέας περί πατέντας και κατοχύρωσης πνευματικών δικαιωμάτων
Gördüğümüz telif hakları ve patent fikrinin yozlaşmasıdır.Днес сме обърнали идеята за интелектуална собственост и патент с главата надолу.
Gördüğümüz telif hakları ve patent fikrinin yozlaşmasıdır.Мы наблюдаем тотальную коррупцию идеи патентов и авторских прав.
Gördüğümüz telif hakları ve patent fikrinin yozlaşmasıdır.מה שאנו רואים זו השחתה מוחלטת של רעיון הפטנטים וזכויות היוצרים.
Gördüğümüz telif hakları ve patent fikrinin yozlaşmasıdır.و ما نراه هو فساد كلي للفكرة و براءة الإختراع و حقوق النشر
Gördüğümüz telif hakları ve patent fikrinin yozlaşmasıdır.全く腐敗しています 発明を促すのではなく
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!(13:3) Все уклонились, сделались равно непотребными; нет делающего добро, нет ни одного.
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!(52:4) Все уклонились, сделались равно непотребными; нет делающего добро, нет ни одного.
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!(53:4) Tous sont égarés, tous sont pervertis; Il n`en est aucun qui fasse le bien, Pas même un seul.
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!Aber sie sind alle abgefallen und allesamt untüchtig; da ist keiner, der Gutes tue, auch nicht einer.
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!Aber sie sind alle abgewichen und allesamt untüchtig; da ist keiner, der Gutes tue, auch nicht einer.
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!Afveget er alle, til Hobe fordærvet, ingen gør godt, end ikke een!
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!Afveget er alle, til Hobe fordærvet, ingen gør godt, end ikke een.
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!Aleć wszyscy odstąpili, jednako się nieużytecznymi stali; niemasz, ktoby czynił dobrze, niemasz i jednego.
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!Bóg z niebios spojrzał na synów ludzkich, aby obaczył, byłliby kto rozumny i szukający Boga.
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!Bôh pozorujúc hľadel z nebies na synov človeka, aby videl, či je niekto rozumný medzi nimi, hľadajúci Boha.
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!Bůh s nebe popatřil na syny lidské, aby viděl, byl-li by kdo rozumný a hledající Boha.
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!Chúng nó thay thảy đều lui lại, cùng nhau trở nên ô uế; Chẳng có ai làm điều lành, Dầu một người cũng không.
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!Dar toţi s'au rătăcit, toţi s'au stricat; nu este niciunul care să facă binele, niciunul măcar.
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!De er alle avveket, alle tilsammen fordervet; det er ingen som gjør godt, enn ikke én.
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!Desviaram-se todos e juntamente se fizeram imundos; não há quem faça o bem, não há sequer um.
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!Desviaram-se todos, e juntamente se fizeram imundos; não há quem faça o bem, não há sequer um.
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!Dio dal cielo si china sui figli dell'uomo per vedere se c'è un uomo saggio che cerca Dio
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!Gud skuer ned fra himmelen på menneskenes barn for å se om der er nogen forstandig, nogen som søker Gud.
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!Isten letekint a mennybõl az emberek fiaira, hogy meglássa, ha van-é értelmes, Istent keresõ?
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!Jumala katsoo taivaasta ihmislapsiin nähdäksensä, onko ketään ymmärtäväistä, ketään, joka etsii Jumalaa.
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!각기 물러가 함께 더러운 자가 되고 선을 행하는 자 없으니 하나도 없도다
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!다 치우쳤으며 함께 더러운 자가 되고 선을 행하는 자가 없으니 하나도 없도다
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!Mindnyájan elhajlottak; egyetemben elromlottak, nincs, a ki jót cselekedjék, nincsen csak egy sem.
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!Tetapi semua orang sudah menyeleweng dan bejat tak ada seorang pun yang berbuat baik
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!Tetapi semua orang sudah menyeleweng dan bejat, tak ada seorang pun yang berbuat baik
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!Tous sont égarés, tous sont pervertis; Il n`en est aucun qui fasse le bien, Pas même un seul.
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!Tutti hanno traviato, sono tutti corrotti; più nessuno fa il bene, neppure uno
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!Vsak izmed njih je odstopil, izpridili so se vsi vkup; ni ga, ki bi delal dobro, ne enega samega.
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!Všetci dovedna sa odvrátili: zkazení sú. Neni toho, kto by činil dobré, neni ani jedného.
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!Všickni se odvrátili, napořád neužiteční učiněni jsou; není, kdo by činil dobré, není ani jednoho.
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!Vsi so odstopili, vsi skupaj so se pokazili; ni ga, ki bi delal dobro, enega samega ne.
Hepsi saptı, Tümü yozlaştı, İyilik eden yok, Bir kişi bile!Παντες εξεκλιναν ομου εξηχρειωθησαν δεν υπαρχει πραττων αγαθον, δεν υπαρχει ουδε εις.