yoz ile cümle
yoz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Dolayısıyla, avukatların sadece buna bakarak ne kadar yozlaşmış oldukarını anlamaları lazım.Jadi pengacara harus dipahami, bahwa baru oleh standard manusia saja, mereka pada dasarnya korup.
Dolayısıyla, avukatların sadece buna bakarak ne kadar yozlaşmış oldukarını anlamaları lazım.Los abogados deben entender, por si mismo, que son corruptos
Dolayısıyla, avukatların sadece buna bakarak ne kadar yozlaşmış oldukarını anlamaları lazım.Само от този факт трябва да разберете, че адвокатите са порочни.
Dolayısıyla, avukatların sadece buna bakarak ne kadar yozlaşmış oldukarını anlamaları lazım.彼らは腐っている それを雇う方も たいがい腐っている
Dünya Bankası'nın yeni bir araştırması... ...200 yozlaşma dosyasını inceledi.세계 은행이 한 최근 연구는 200 건의 부패사건을 들여다 보았습니다.
Dünya Bankası'nın yeni bir araştırması... ...200 yozlaşma dosyasını inceledi.A Világbank egy friss tanulmánya 200 korrupciós esetet vizsgált.
Dünya Bankası'nın yeni bir araştırması... ...200 yozlaşma dosyasını inceledi.Een recente studie van de Wereldbank keek naar 200 corruptiezaken.
Dünya Bankası'nın yeni bir araştırması... ...200 yozlaşma dosyasını inceledi.Eine neuere Studie der Weltbank nahm sich 200 Korruptionsfälle vor.
Dünya Bankası'nın yeni bir araştırması... ...200 yozlaşma dosyasını inceledi.Et nyligt studie fra Verdensbanken kiggede på 200 sager om korruption.
Dünya Bankası'nın yeni bir araştırması... ...200 yozlaşma dosyasını inceledi.Một nghiên cứu gần đây của Ngân hàng thế giới trên 200 vụ tham nhũng.
Dünya Bankası'nın yeni bir araştırması... ...200 yozlaşma dosyasını inceledi.Nedávna štúdia Svetovej banky skúmala 200 prípadov korupcie.
Dünya Bankası'nın yeni bir araştırması... ...200 yozlaşma dosyasını inceledi.Niedawne badanie przeprowadzone przez Bank Światowy przyjrzało się 200 przypadkom korupcji.
Dünya Bankası'nın yeni bir araştırması... ...200 yozlaşma dosyasını inceledi.Une récente étude de la Banque Mondiale a analysé 200 cas de corruption.
Dünya Bankası'nın yeni bir araştırması... ...200 yozlaşma dosyasını inceledi.Un estudio reciente del Banco Mundial evaluó 200 casos de corrupción.
Dünya Bankası'nın yeni bir araştırması... ...200 yozlaşma dosyasını inceledi.Un recente studio della Banca mondiale ha preso in esame 200 casi di corruzione.
Dünya Bankası'nın yeni bir araştırması... ...200 yozlaşma dosyasını inceledi.Un studiu recent al Băncii Mondiale a examinat 200 de cazuri de corupție.
Dünya Bankası'nın yeni bir araştırması... ...200 yozlaşma dosyasını inceledi.World Bank gjorde nyligen en utredning av 200 korruptionsfall.
Dünya Bankası'nın yeni bir araştırması... ...200 yozlaşma dosyasını inceledi.Μια πρόσφατη έρευνα της Παγκόσμιας Τράπεζας μελέτησε 200 περιπτώσεις διαφθοράς.
Dünya Bankası'nın yeni bir araştırması... ...200 yozlaşma dosyasını inceledi.В ходе недавнего исследования, Мировой Банк изучил 200 случаев коррупции.
Dünya Bankası'nın yeni bir araştırması... ...200 yozlaşma dosyasını inceledi.Едно неотдавнашно проучване на Световната банка разгледа 200 случая на корупция.
Dünya Bankası'nın yeni bir araştırması... ...200 yozlaşma dosyasını inceledi.У нещодавньому дослідженні Світового банку розглядалося 200 випадків корупції.
Dünya Bankası'nın yeni bir araştırması... ...200 yozlaşma dosyasını inceledi.מחקר עדכני של הבנק העולמי בחן 200 מקרי שחיתות.
Dünya Bankası'nın yeni bir araştırması... ...200 yozlaşma dosyasını inceledi.دراسة أجراها البنك الدولي مؤخرا نظرت إلى 200 حالة من الفساد.
Dünya Bankası'nın yeni bir araştırması... ...200 yozlaşma dosyasını inceledi.汚職事件200件を対象とした 研究をしました それによれば 汚職事件の70%以上において
Düzensizlik ve yozlaşmanın gerçekliğiAdevărul entropiei sociale.
Düzensizlik ve yozlaşmanın gerçekliğiA szociális entrópia tétele.
Düzensizlik ve yozlaşmanın gerçekliğiChân lý của trật tự xã hội.
Düzensizlik ve yozlaşmanın gerçekliğiDe waarheid van de sociale entropie.
Düzensizlik ve yozlaşmanın gerçekliğiDie Wahrheit sozialer Entropie.
Düzensizlik ve yozlaşmanın gerçekliğiKebenaran entropi sosial.
Düzensizlik ve yozlaşmanın gerçekliği사회적 엔트로피가 증가한다는 진실이죠.
Düzensizlik ve yozlaşmanın gerçekliğiLa verdad de la entropía social.
Düzensizlik ve yozlaşmanın gerçekliğiLa verità dell' entropia sociale.
Düzensizlik ve yozlaşmanın gerçekliğiLa vérité de l'entropie sociale.
Düzensizlik ve yozlaşmanın gerçekliğiPravdu sociální entropie.
Düzensizlik ve yozlaşmanın gerçekliğiPrawdę społecznej entropii.
Düzensizlik ve yozlaşmanın gerçekliğiSandheden om den sociale entropi.
Düzensizlik ve yozlaşmanın gerçekliğiSosiaalisen entropian totuus.
Düzensizlik ve yozlaşmanın gerçekliğiΤην αλήθεια της κοινωνικής εντροπίας.
Düzensizlik ve yozlaşmanın gerçekliğiИстината на социалната ентропия.
Düzensizlik ve yozlaşmanın gerçekliğiПравда общественного хаоса.
Düzensizlik ve yozlaşmanın gerçekliğiحقيقة مدى النظام الإجتماعي .
Düzensizlik ve yozlaşmanın gerçekliğiしかしこれが 快楽と折り合いの悪い-
Eğer benim tutabileceğimden daha iyi bir avukat tutabiliyorsan, yozlaşmışsın.Kannst du dir einen besseren Anwalt als ich leisten, seid ihr korrupt.
Eğer benim tutabileceğimden daha iyi bir avukat tutabiliyorsan, yozlaşmışsın.Si puedes contratar a un abogado mejor que el mio, tú eres corrupto, al igual que el abogado por defenderte.
Eğer benim tutabileceğimden daha iyi bir avukat tutabiliyorsan, yozlaşmışsın.Si vous pouvez engager un meilleur avocat que moi, vous êtes corrompu, ainsi que l'avocat, en vous défendant.
Eğer benim tutabileceğimden daha iyi bir avukat tutabiliyorsan, yozlaşmışsın.Ако можете да наемете по-добър адвокат от мен, вие сте неморален, както и адвокатът, който ви защитава.
Eğer benim tutabileceğimden daha iyi bir avukat tutabiliyorsan, yozlaşmışsın.正直な弁護士なら 法廷で相手側に
Fakat sonra ülkemin durumunu keşfettim, o zamanlarda çok fazla yozlaşma vardı.Aber dann, als ich von dier Situation in meinem Land erfuhr, zu jener Zeit herrschte so viel Korruption.
Fakat sonra ülkemin durumunu keşfettim, o zamanlarda çok fazla yozlaşma vardı.Ale gdy dowiedziałem się o sytuacji w moim kraju, wtedy tam szalała korupcja.
Fakat sonra ülkemin durumunu keşfettim, o zamanlarda çok fazla yozlaşma vardı.Dar apoi, când am descoperit situaţia din ţara mea, la momentul acela era atât de multă corupţie.
Fakat sonra ülkemin durumunu keşfettim, o zamanlarda çok fazla yozlaşma vardı.그런데 부패가 만연한 당시의 우리나라 상황을 알게 되었습니다.
Fakat sonra ülkemin durumunu keşfettim, o zamanlarda çok fazla yozlaşma vardı.Mais quand j'ai découvert la situation où était mon pays, il y avait tellement de corruption à ce moment-là.
Fakat sonra ülkemin durumunu keşfettim, o zamanlarda çok fazla yozlaşma vardı.Ma quando ho scoperto la situazione nel mio paese, c'era cosí tanta corruzione.
Fakat sonra ülkemin durumunu keşfettim, o zamanlarda çok fazla yozlaşma vardı.Nhưng rồi khi tôi khám phá ra thực trạng ở đất nước mình, vào lúc đó đã có quá nhiều tham nhũng.
Fakat sonra ülkemin durumunu keşfettim, o zamanlarda çok fazla yozlaşma vardı.Pero luego, cuando descubrí la situación de mi país, en aquel momento había tanta corrupción.
Fakat sonra ülkemin durumunu keşfettim, o zamanlarda çok fazla yozlaşma vardı.Toen ontdekte ik dat er in mijn land op dat moment erg veel corruptie was.
Fakat sonra ülkemin durumunu keşfettim, o zamanlarda çok fazla yozlaşma vardı.Но после, когато открих ситуацията в моята страна, по онова време имаше толкова много корупция.
Fakat sonra ülkemin durumunu keşfettim, o zamanlarda çok fazla yozlaşma vardı.Но потом я понял, что в моей стране серьёзная коррупция на каждом шагу.
Fakat sonra ülkemin durumunu keşfettim, o zamanlarda çok fazla yozlaşma vardı.אבל אז, כשגיליתי את המצב במדינה שלי, בזמנו, היתה כל כך הרבה שחיתות.