Peki, Young-ha, çizimde iyi olmayabilirsin ama hikaye anlatısında yeteneklisin."Bueno, Young-ha, puede que no seas bueno en dibujo, pero tienes talento para la narración".
Peki, Young-ha, çizimde iyi olmayabilirsin ama hikaye anlatısında yeteneklisin."Eh bien, Young-ha, tu n'es peut-être pas bon en dessin mais tu as un don pour raconter des histoires."
Peki, Young-ha, çizimde iyi olmayabilirsin ama hikaye anlatısında yeteneklisin."Ei bine, Young-ha, poate nu ești bun la desen, dar ai talent la povestit."
Peki, Young-ha, çizimde iyi olmayabilirsin ama hikaye anlatısında yeteneklisin."Nun, Young-ha, du bist vielleicht nicht so gut im Zeichnen, aber du hast ein Talent zum Geschichtenerzählen."
Peki, Young-ha, çizimde iyi olmayabilirsin ama hikaye anlatısında yeteneklisin."Uh, Young-ha, em có thể không giỏi vẽ nhưng em có tài năng cho việc kể chuyện đó."
Peki, Young-ha, çizimde iyi olmayabilirsin ama hikaye anlatısında yeteneklisin."Young-ha, je hebt niet zoveel talent voor tekenen, maar je bent een rasverteller."
Peki, Young-ha, çizimde iyi olmayabilirsin ama hikaye anlatısında yeteneklisin."Young-ha, podes não ter muito jeito para o desenho, mas tens um grande talento para contar histórias."
Peki, Young-ha, çizimde iyi olmayabilirsin ama hikaye anlatısında yeteneklisin."Ну, ти, можливо, не настільки талановитий у малюванні, але в тебе є талант оповідача".
Peki, Young-ha, çizimde iyi olmayabilirsin ama hikaye anlatısında yeteneklisin."Ну, художник из тебя, может, и не очень, зато историю отличную выдумал".
Prenses Lee Seol'la Park Hae Young'un aşk yaşamadığını mı bildirmeliyim?Allez-vous annoncer que la Princesse Lee SeolNet Park Hae Young ne sont pas amoureux ?
Prenses Lee Seol'la Park Hae Young'un aşk yaşamadığını mı bildirmeliyim?Azt kellene mondanom, hogy Lee Seol hercegnő és Park Hae Young nem szeretik egymást?
Prenses Lee Seol'la Park Hae Young'un aşk yaşamadığını mı bildirmeliyim?Η Πριγκίπισσα Λι Σεολ και ο Παρκ Χάε Γιουνγκ σίγουρα δεν έχουν σχέση. Εννοείς. Να αποκαλύψω κάτι τέτοιο;
Prenses Lee Seol'la Park Hae Young'un aşk yaşamadığını mı bildirmeliyim?الاميرة لي سول وبارك هاي يونغ لا يتواعدان؟ هل تريد ان اقول شيء كهذا؟
Restorasyon bitince Kral Yi Young'un günlüğünü size göndereceğiz.Dès que ce sera terminé,Nnous vous enverrons le journal du prince Yi Young.
Restorasyon bitince Kral Yi Young'un günlüğünü size göndereceğiz.مذكرات ولي العهد الامير لي
Restore edilmektedir. Restorasyon bitince Kral Yi Young'un günlüğünü size göndereceğiz. Karar onaylanmıştır.A múzeum gyűjteménye között utánanéztünk Yi Young király naplójának és döntés született a visszaadásról.
Restore edilmektedir. Restorasyon bitince Kral Yi Young'un günlüğünü size göndereceğiz. Karar onaylanmıştır.Μέσα στη συλλογή του μουσείου, τα ημερολόγια του Πρίγκιπα Λι έχουν ελεγχθεί και έχουμε καταλήξει σε συμφωνία.
Şaka yapmayı bırak, Bay Park Hae Young.Arrêtez de plaisanter, M. Park Hae Young.
Şaka yapmayı bırak, Bay Park Hae Young.Fejezd be a viccelődést, Park Hae Young úr.
Şaka yapmayı bırak, Bay Park Hae Young.Σταμάτα να κάνεις πλάκα, Παρκ ΧεΓιουνγκ.
Şaka yapmayı bırak, Bay Park Hae Young.توقف عن المزاح بارك هاي يونغ
Şaka yapmayı kes Bay Park Hae Young dedim.Azt, hogy fejezd be a viccelődést, Park Hae Young úr.
Şaka yapmayı kes Bay Park Hae Young dedim.J'ai dit "arrêtez de plaisanter, M. Park Hae Young".
Şaka yapmayı kes Bay Park Hae Young dedim.Σου είπα να σταματήσεις να αστειεύεσαι, Παρκ ΧεΓιουνγκ!
Şaka yapmayı kes Bay Park Hae Young dedim.قلت ان تتوقف عن المزاح بارك هاي يونغ
Sana bir sürü hikaye anlattı değil mi Young-goon?Dużo ci opowiedziała Young-goon?
Sana bir sürü hikaye anlattı değil mi Young-goon?Young-goon, elle t'a raconté beaucoup de choses ?
Sana bir sürü hikaye anlattı değil mi Young-goon?Young-goon, hat sie dir viele Geschichten erzählt? Was sie sagt ist ...
Sana bir sürü hikaye anlattı değil mi Young-goon?Þi-a spus multe poveºti, Young-goon?
Sana bir sürü hikaye anlattı değil mi Young-goon?Σου είπε πολλές ιστορίες, Young-goon;
Sanırım Park Hae Young'un gelmesinden korkuyorsun.Gondolom attól félsz, hogy Park Hae Young felbukkan.
Sanırım Park Hae Young'un gelmesinden korkuyorsun.On dirait que tu as peur que Park Hae Young vienne.
Sanırım Park Hae Young'un gelmesinden korkuyorsun.Επειδή ο Παρκ Χε Γιουνγκ μπορεί να έρθει, είσαι φοβισμένη.
Sanırım Park Hae Young'un gelmesinden korkuyorsun.انت خائفة ان يأتي بارك هاي يونغ اوبا اليس كذلك؟
Sanırım Young-goon'a karşı..."Cred cã simt... "
Sanırım Young-goon'a karşı...Ich glaube, ich habe ...
Sanırım Young-goon'a karşı..."Je pense que j'ai...
Sanırım Young-goon'a karşı..." Myślę, że współczuję... '
Sanırım Young-goon'a karşı..."Νομίζω πως νοιώθω...
Selam, ben Park Hae Young.Bonjour. C'est Park Hae Young.
Selam, ben Park Hae Young.Helló, Park Hae Young vagyok.
Selam, ben Park Hae Young.Γεια. Ο Παρκ Χε Γιουνγκ είμαι.
Selam, ben Park Hae Young.مرحبا معك بارك هاي يونغ
Senin yüzünden. Park Hae Young, senin yüzünden.انها غلطتك, كله بسببك بارك هاي يونغ بسببك
Şey... ...sevmesem de... ...Hae Young Müzesi'ni en iyi tanıyan sensin.Az a... Ha nem is tetszik, mégiscsak te tudod a legtöbbet a Haeyoung Múzeumról.
Şey... ...sevmesem de... ...Hae Young Müzesi'ni en iyi tanıyan sensin.C'est... Même si je déteste ça, vous êtes celle qui connaît le mieux le musée Haeyoung.
Şey... ...sevmesem de... ...Hae Young Müzesi'ni en iyi tanıyan sensin.Σχετικά με αυτό... Αν και δεν σε συμπαθώ ,είσαι η καλύτερη καθηγήτρια σχετικά με το μουσείο ΧεΓιουνγκ
Şey... ...sevmesem de... ...Hae Young Müzesi'ni en iyi tanıyan sensin....في الواقع حتى ولو لم اكن احبك لكنك احسن استادة في ما يتعلق بمتحف هاي يونغ
Şikayeti aldım ve Bayan Ah Young'ın açıklamasını dinledim!Aku talah melapporkan ini dan dan aku sudah mendengar penjelasan dari Min Ah Young!
Şikayeti aldım ve Bayan Ah Young'ın açıklamasını dinledim! Ben olayı senden daha iyi biliyorum!De megkaptam a jelentést és hallottam a a barátnője magyarázatát, így jobban tudom magánál.
Şikayeti aldım ve Bayan Ah Young'ın açıklamasını dinledim! Ben olayı senden daha iyi biliyorum!Ma ho ricevuto io il rapporto, e ascoltato la spiegazione della tua amica.
Şikayeti aldım ve Bayan Ah Young'ın açıklamasını dinledim! Ben olayı senden daha iyi biliyorum!Mais j'ai reçu le rapport et j'ai entendu l'explication de votre amie, j'en sais plus que vous.
Şikayeti aldım ve Bayan Ah Young'ın açıklamasını dinledim!Nhưng thông báo đã thu hồi lại. Qua cô, tôi cũng hiểu rõ căn nguyên vấn đề.
Şikayeti aldım ve Bayan Ah Young'ın açıklamasını dinledim!لقد أعلمت بالأمر، وسمعت توضيحا من الآنسة ، مين اه يونغ
Şimdi bunu Ah young'a yollayacağım.Ezt most azonnal elküldöm Ah Young-nak...
Şimdi bunu Ah young'a yollayacağım.Je vais l'envoyer à Ah Young maintenant, alors...
Şimdi bunu Ah young'a yollayacağım.Lo manderō subito ad Ah Young, cosė...
Şimdi bunu Ah young'a yollayacağım.Sekarang aku akan mengirimnya ke Ah young...
Şimdi bunu Ah young'a yollayacağım.Tôi phải gửi cho Ah Young.
Şimdi bunu Ah young'a yollayacağım.الآن , أنا سأرسله إلي اه يونغ ...ـ