Ana içeriğe geç
Sözlük

york ile cümle

york kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Ben sık sık Dalai Lama'dan bahsederim. Kendisi New York Şehri'ne gelip, Central Park'ta konuşmuştu.I speak often about the Dalai Lama and this time he came to New York City and spoke in Central Park.
Tamam, işte bir New Yorklu!Alright, a New Yorker!
The New York Times, Zapatista ayaklanmasına "Dünyanın ilk postmodern devrimi" diyor.The New York Times calls the Zapatista Uprising the world's first postmodern revolution.
Burada gördüğünüz New York Times'ın sitesi.I'm just showing the New York Times website here.
Burası, New York.You know why? 'Cause this is New York City.
Güdümlü füzeler üretme işinde. Hani şu New York'u ve Washington'ı vurmak için yapılanlar.He used to make the tip of the bomb, the thing that finds, uh, New York or Washington, you know?
New York City' de, Harlem ve Bronx arasında büyüdüm.I grew up in New York City, between Harlem and the Bronx.
Dediğim gibi New York City'de yaşıyorduk.We lived in New York City, as I said.
Bombay, Singapur, New York gibi.Mumbai, Singapore, New York.
New York City Maratonu'nu kazanır ve eve büyük bir ödül çekiyle döner.Wins the New York City Marathon, goes home with a big fat check.
Great Neck, New York'ta ona 'pisi pisi' diyorlar.In Great Neck, New York, they call it a Pussycat.
Finale kaldı, Marsha 'yı New York'a getirdi.She did become a finalist; she brought Marsha to New York.
Çocukluğumda New York'ta yılanlardan çok etkilenmiştim.When I was a kid, growing up in New York,
Hemstead, New York'taki Hofstra Üniversitesi'nden İyi akşamlar.Good evening from Hofstra University in Hempstead,
Gallup organizasyonu, New York bölgesinden 82 kararsız seçmen seçti.The Gallup organization chose 82 uncommitted voters from the New York area.
Portföy hazırladım; New York'a gitmeye niyetlenmiştim.I worked up a portfolio, and I was headed to New York.
New York'ta bir atelyeye gidecektim.I headed to New York to a studio.
Ben New York'ta büyümedim.So, I didn't grow up in New York.
Fakat bu gezilerden her döndüğümde, hep New York'a dönüyordum.But every time I would return from my trips I'd return back to New York City.
New York şehrinin tarihi ve coğrafyası hakkında okumaya başladım.I started reading about the history and the geography in New York City.
New York'un 1950 yılında, 10 milyonu aşkın nüfusu ile ilk mega şehir olduğunu okudum.I read that New York City was the first mega-city, a city of 10 million people or more, in 1950.
New York'lular için belirteyim; burası, West Side otobanının altındaki 125. cadde.For those of you who are from New York, this is 125th street under the West Side Highway.
New York'ta 10 yıl yaşadım, ve "Sex and the City"nin büyük bir hayranıyım.I lived in New York for 10 years, and I am a big fan of "Sex and the City."
Lübnan'da maraton düzenlemek kesinlikle New York'da maraton düzenlemek gibi değil.Organizing a marathon in Lebanon is definitely not like organizing one in New York.
Sadece New York için değil, fakat bütün dünya için.Not just for New York, but for the world.
New York Times eleştirmeni Ada Louise Huxstable'ın bazı iğneli sözleri vardı:Ada Louise Huxstable, the New York Times critic, had some choice words:
Ben New York'ta çalışıyorum ve kurşun zehirlenmesi şu sıralar önemli bir konu.I'm a practitioner in New York City where lead poisoning is quite a hot topic.
Eğer New York'ta içinde 15,000 yarasa bulunan bir mağara varsa, 1000 tanesi kalır.If there's a cave in New York that had 15,000 bats in it, and there are 1,000 left.
New York Times'a gönderme yapmıyoruz bu arada.Not at all a dig at The New York Times, this, by the way.
Ya da New York Times'ta okuduğum reklam şöyleydi:Or this ad that I read in the New York Times:
Bu komediler şimdi New York festivaline gidiyor.These comics are now going to the New York festival.
Eskiden New York Times'da "Observer" bölümünü yazan Russell Baker'in yazdığı bir makaleydi.It was written by Russell Baker, who used to write an "Observer" column in the New York Times.
New York ciddidir.New York is serious.
Bunları New York Times'da ve gazetelerde görebilirdiniz.This is what was in the newspapers and in the New York Times.
İşte New York Times'ta "Mind Games" (Akıl Oyunları) adlı oyun için yayınlanan bir reklam.Here's an ad in the New York Times somebody did for a play called "Mind Games."
New York'taki çok büyük kurumlar için tasarlıyorum.I do them for very big, important institutions in New York City.
New Yorklular hep ayaklarına bakar.New Yorkers look at their feet.
Ben şu an New York'ta yaşıyorum.I live in New York now.
Bronx, New York City'de doğdum ve büyüdüm ama ailem Meksikalı.I was born and raised in the Bronx, New York City, but my parents are Mexican.
New York'ta MOMA'da, yani Modern Sanatlar Müzesi'nde solo sergi açmak üzere çalışıyor.He was on the verge of a major one person exhibition at the Museum of Modern Art in New York
Aslında ben favori müzelerimden birini göstereceğim, New York'taki Metropolitan Museum of Art.I'm going to actually get to one of my favorites, the Metropolitan Museum of Art in New York.
Evet şimdi hızlıca New York'taki MoMA'ya geçelim.So now let's just quickly jump into the MoMA, again in New York.
New York City'deki bazı doktorlar Fransa'daki bir kadının safra kesesini aldılar.Some doctors in New York City removed the gallbladder of a woman in France.
Pierre Matisse büyümüş, ve New York'taki oldukça önemli bir sanat galerisinin sahibi.And so, Pierre Matisse is at the piano. This is 1960.
Ben de bu yüzden, 1970'li yılların başında New York'ta üniversite başlamadan itibaren,Yani..(Laughter)
Üzerinde çalıştığımız ve geçen hafta hepimiz New York'ta iken açıkladığımız üçüncü konu.The third area that we're working on, and we just announced last week -- we were all in New York.
Ama New Yorker'daki şu karikatüre bayılıyorum.But I love this cartoon from the New Yorker.
New York'ta bir şeyler meydana geliyor.There's something in New York City.
New York' ta, bir portakal yaygın bir Noel hediyesiydi, çünkü ta Florida' dan geliyordu.In New York, an orange was a common Christmas present, because it came all the way from Florida.
Portakallara New York' ta sıkça rastanır oldu.Oranges became common in New York.
Ben New York'ta yaşıyordum.I lived in New York City.
Bu ikimiz New York'da iken.That's us in New York.
Netra ve ben hayatımızı paketledik, herşeyimizi kapattık ve New York'a taşınmaya karar verdik.So Netra and I wound up our life, closed up everything we had, and we decided to move to New York.
New York'a geri taşındım ve çalışmalarım değişti.I moved back to New York, my work has changed.
On yıl kadar önce, "The New Yorker" dergisinde aşılarla ilgili bir makale yazmıştım.About a decade ago, I wrote a story about vaccines for The New Yorker. A little story.
Geçen yıl, New York Times, devletin yaptığı bir çalışma yayınladı.Last year, the New York Times published a study that the government had done.
Vancouver ve New York'taki ofisimizin dışında dünyanın her tarafında inşa ediyorum.I build all around the world out of our office in Vancouver and New York.
New York'ta, Robert Moses sıkı bir "karayolunda genişletme kampanyası" başlattı.In New York State, Robert Moses spearheaded an aggressive highway-expansion campaign.
Günümüzde New York'ta bu yapılmıyor.At present, that's not happening in New York City.
New York, San Francisco, Los Angeles.New York, San Francisco, Los Angeles.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod