Adaptasyon, hali hazırda mevcut olan yapıların kademeli değişimleri yoluyla oluşup meydana gelirler.Adaptaties komen in de vorm van geleidelijke verandering van bestaande structuren.
Demiryolu ile getirilen pamuk deniz yoluyla ihraç edildi.Het opgehoopte zand werd per spoor weggevoerd.
Bacanaklık evlilik yoluyla kazanılan bir akrabalık derecesidir.Aanverwantschap is verwantschap die is ontstaan door huwelijk.
Dang bunun yanı sıra enfekte kan ürünleri organ bağışı yoluyla da yayılabilir.Dengue kan ook worden overgedragen door geïnfecteerde bloedproducten en orgaandonatie.
Sonra yine deniz yoluyla Avrupa'ya taşınırdı.Daarna zeilden ze terug naar Europa.
Birbirlerinin tükürüklerini koku yoluyla tanıyabilmektedirler.Waarschijnlijk herkennen de dieren elkaar aan de geur.
Yapılan yardımlar hava yoluyla gerçekleşti.De bevoorrading wordt via de lucht uitgevoerd.
Uzaktaki yakınlar için posta yoluyla da davetiye gönderilebilir.Ze kunnen met een korteafstandsradio in contact blijven met de post.
Kontamine olmuş göl veya havuzlarda yüzmek ve yeterince klorlanmamış su içmek yoluyla da iletim olabilir.Het kan ook gaan om chloorwater in een zwembad, of drinkwater met een hoog chloorgehalte.
1932: Kuzeydoğu yüzde Lauper rotası yoluyla ilk çıkış.In 2016 opende een tweede metrolijn, lijn 1, met noord-zuid oriëntatie.
Böylece, insanlarda bronz cilt, çocuklara kalıtım yoluyla aktarılmaz.Vandaar dat het niet verstandig is om spaarlampen binnen bereik van kinderen op te hangen.
Avrupa’dan Hindistan’a deniz yoluyla giden ilk kişi olarak bilinir.Het bleek mogelijk om over zee van Europa naar India te zeilen.
1925 yılından beri hiç kimse (miras yoluyla) yasal hakka sahip olmadıkça soyadı alamıyor.Tot nu toe (2009) heeft nog geen enkele provincie gebruikgemaakt van dit recht.
Yine de bazı hileler yoluyla onu elde etmeye çalışmıştır.Hij probeert op allerlei manieren haar te verleiden.
Eserde dünyayı, Allah'ı, insanı bilmenin sadece bilim yoluyla olabileceği anlatılır.Hij is ervan overtuigd dat God zich in woord en daad uitsluitend via mensen kon openbaren.
Ana hedefi, özgür ve demokratik seçimler yoluyla seçilmiş bir demokratik hükümeti yeniden kurmaktı.Neues Forum eiste vrije en democratische verkiezingen.
O tarihlerde ulaşım yalnızca deniz yoluyla yapılmaktaydı.Voorheen was dit gebied alleen per veerverbinding bereikbaar.
Seth Rollins, 9 Ocak 2017 tarihinde Twitter yoluyla maça katılacağını duyurdu.Seth Rollins ogłosił swoje uczestnictwo poprzez Twittera w dniu 9 stycznia.
Ara vermeden düşünme (hansei) ve sürekli iyileştirme (kaizen) yoluyla bir öğrenme organizasyonu ol.Zostać organizacją uczącą się dzięki niestrudzonej refleksji (hansei) i ciągłej poprawie (Kaizen).
6H üçlü Nötron emisyonu yoluyla çözününür, ve yarılanma ömrü 3×10−22 saniyedir.6H ulega potrójnej emisji neutronów, okres połowicznego rozpadu 3×10−22 sekundy.
Bakteriler kan yoluyla da yayılabilir.Bakterie mogą również być przenoszone drogą krwiopochodną.
Dağıtım posta yoluyla yapılmaktadır.Był rozprowadzany wyłącznie drogą pocztową.
Arap milliyetçiliğinin eğitim sistemi yoluyla yaygınlaşması için çalıştı.Przeprowadził integrację Indian do powszechnego systemu edukacyjnego.
ILO uluslararası çalışma standartlarını sözleşmeler ve tavsiyeler yoluyla ifade etmektedir.MOP koncentruje swoją działalność na ustanawianiu standardów pracy w formie konwencji i zaleceń.
Onun yerine glukoneogenez yoluyla karbonhidratlara dönüşürler.Jest on natomiast konwertowany do glukozy na drodze glukoneogenezy.
Birbirlerinin tükürüklerini koku yoluyla tanıyabilmektedirler.Zwierzęta rozpoznają się wzajemnie po zapachu.
Bununla birlikte enfeksiyon kan veya lenf yoluyla da ortaya çıkabilir.Jednak do zakażenia może również dojść poprzez krew lub chłonkę.
Ajansa ilk katılan kişi olan Seulgi, seçmeler yoluyla 2007'de şirkete girdi.Seulgi jako pierwsza z członkiń została przyjęta do wytwórni w 2007.
Çanakkale'ye kara, hava ve deniz yoluyla ulaşım mümkündür.Do Juneau można dostać się jedynie drogą morską lub powietrzną.
Avrupa’dan Hindistan’a deniz yoluyla giden ilk kişi olarak bilinir.Pierwszy Europejczyk, który dotarł drogą morską do Chin.
Korku yoluyla işkence yapma yöntemlerinden biri sahte idamdır.Jednym z przejawów okrucieństwa są tortury.
Şartlanma yoluyla öğrenme.Nie stosować domięśniowo.
Yeni kazanılan bu özellik ise gelecek nesillere kalıtım yoluyla aktarılabiliyordu.Otrzymasz bezcenny klejnot, Obdarz nim przyszłe pokolenia.
Pek çok ülke Belçika'daki elçiliği yoluyla NATO'da diplomatik misyon bulundurmaktadır.Do ambasady fińskiej w Rzymie zgłaszali się liczni ochotnicy.
23:2 Mahkeme, taşlama yoluyla idam cezasını uygulamalı Deut.O godz. 23:00 sąd skazał wszystkich podsądnych na śmierć przez rozstrzelanie.
Kurtarma teması, aile ağacı yoluyla uzatılmıştır.Zabudowa osiedla jest rozciągnięta wzdłuż drogi gminnej.
Büyük karıncayiyenler avlarını koku yoluyla izlerler.Bohaterowie wyruszają w poszukiwaniu źródła zapachu.
Adaptasyon, hali hazırda mevcut olan yapıların kademeli değişimleri yoluyla oluşup meydana gelirler.Adaptacje powstają poprzez stopniowe modyfikacje istniejących struktur.
Mahallenin Ankara Kuzey Çevre yoluyla (Yuva ayrımı) doğrudan baglantısı vardır.Odmiennie potraktowano elewację frontową (północną).
Telefon yoluyla yakınları kaybolanlara destek verilmektedir.Kontaktowali się oni z obradującymi za pomocą telefonów.
Oylamalar Twitter yoluyla alındı.Demonstracje zorganizowano za pośrednictwem Facebooka.
Yapılan yardımlar hava yoluyla gerçekleşti.Zaopatrzenie było dostarczane drogą powietrzną.
Dang bunun yanı sıra enfekte kan ürünleri organ bağışı yoluyla da yayılabilir.Denga może się także przenosić poprzez preparaty krwi i dawstwo narządów.
Bu, görsel gözlem yoluyla keşfedilen son uydu olmuştur.To był ostatni księżyc odkryty bezpośrednio poprzez obserwację wzrokową.
Sonra yine deniz yoluyla Avrupa'ya taşınırdı.Wagony wróciły do Europy drogą morską.
Bakteriyel konjugasyon, bir bakterinin hücresel temas yoluyla DNA'sını bir diğer bakteriye aktarması.Bakteriofag niosący bakteryjny DNA zakaża kolejną bakterię.
Ekim 1948'de deniz yoluyla Amerika Birleşik Devletleri'nden ayrıldı ve ülkeye bir daha dönmedi.Do US Navy wrócił 18 października 1930, pozostał jednak nieaktywny.
Sermaye dahil tüm gelirler, aşamalı gelir vergisi yoluyla vergilendirilmelidir.W każdym przypadku, wszelkie kwoty podlegają normalnemu opodatkowaniu, jako zwyczajny przychód.
Darwinizm, İngiliz doğa tarihçisi Charles Darwin`in doğal seçilim yoluyla evrim kuramı.Darwinizm – ogólna teoria rozwoju życia sformułowana przez brytyjskiego przyrodnika Karola Darwina.
İzleme yoluyla öğrenme. b.Widok na cerkiew z drogi В.
Ayrıca, dispersiyon yoluyla toprağı temizlemeye yardımcı olurlar.Pomagają oczyścić drogi oddechowe z wydzieliny.
Hristiyan inancının temelinde İsa Mesih yoluyla kurtulmanın ümidi ve gerçekliği vardır.Na twarzy Jezusa widoczny jest spokój i skupienie.
Bunlar uygun öğretmen bulma yoluyla harcanmaktadır.Jednak napotkał trudności ze znalezieniem odpowiedniego nauczyciela.
Eğitimine özel dersler yoluyla devam etti.Naukę kontynuowała w trybie indywidualnym.
Komedyen, izleyicileri güldürme yoluyla onları eğlendirmeyi amaçlayan kişi.Gimmicki nastawione na rozśmieszanie widowni.
Genellikle teşekkür etme yoluyla ifade edilen bir duygudur.Najczęściej wykorzystuje się wyrazy nacechowane emocjonalnie.
Hava yoluyla bulaşma tespit edilmemiştir.Transmisja z człowieka na człowieka nie została potwierdzona.
Tüm kuponları topladıktan sonra posta yoluyla göndererek Ultraverse # 0'ı alabilmekteydiler.Można wyświetlić go w każdym telefonie po wybraniu sekwencji *#06#.
Almanya’dan ayrılır ve Panama Kanalı yoluyla San Francisco’ya gider.Wówczas popłynął do San Francisco trasą w kierunku Panamy.
Bütün bunların sonucunda deniz yoluyla ikmal kademe kademe terk edildi.Po dwóch dniach resztki desantu zostały ewakuowane drogą morską.