Ana içeriğe geç
Sözlük

yolunu ile cümle

yolunu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu mavi çizgiyi sağ taraftaki bitişe kadar ilerletmenin bir yolunu bulacağız.We will find a way to move that blue line all the way to the right edge of the screen.
Bugün sizlerle şirin lalelerin tırnaklarınıza uygulanmasının kolay bir yolunu paylaşacağım.Bugün sizlerle şirin lalerin tırnaklarınıza yapılmasının kolay bir yolunu paylaşacağım.
Bu problemi çözmenin bir çok yolunu gördük.So these are all legitimate ways of doing this.
Bu adam kendini bir kitap serisi içinde Dünya'ya yüklemenin bir yolunu bulur.So, he figures out a way to download himself into his environment, actually into a series of books.
Teşekkürler, yolunuz açık olsun.Thank you, and Godspeed.
Bir gün yolunu kaybedersenIf you lose your way
Size bunu göstermek için Birleşik Arap Emirlikleri'nin yolunu işaretleyeceğim.And to show that, you can put on the way of United Arab Emirates.
Bu kendinizi kanıtlama yolunuzdur.That's how you assert yourself.
Onunla savaşamazsınız, bundan dolayı onu kabul etmeli ve onunla çalışmanın bir yolunu bulmalısınız.You can't fight it, so embrace it and find a way to work with it.
Eminim bunu yapabilmenin bir yolunu buluruz.I think we can definitely find a way to do it.
Bir yolunu bulursun !Come anyway!
Onu tekmeleyerek yolunuzdan çıkarın.Whoom. Kick it out of the way.
Yolunuzdan çıkarın.Kick it out of the way.
Bunun bir değer olduğunu çocuklarınıza göstermenin bir yolunu bulun.Find ways to demonstrate this as a value to your children.
Biz de dedik ki "Bu uygulamanın kesinlikle daha iyi bir yolunun olması gerekiyor."So we said, "Come on, there's got to be a better way of doing this for sure."
Şimdi bunun çok daha kolay bir yolunu göreceğiz.Now even a simpler way of converting percentage to decimals.
Google'da yer bulmanın yeni bir yolunu sunuyoruz:Introducing a new way of finding places on
Yolunun sonuna yaklaşıyor, dizilmiş varillerin arasından geçiyor.He's approaching the end of the run, makes his way between the barrels that are set up there.
Çünkü nihayetinde güç kullanmak gerekitiğinde kendi yolunu çizecektir.Because, at the end of the day, it could, if necessary by force, get its own way.
Hiçbir anlamı yok" derdim. Daha fazla parayı daha hızlı kazanmanın bir yolunu bulun.That doesn't make any sense." You just figure out a way to make more money faster.
Jeff Brinker adında bir kişi kendiliğinden düzenlenen bir kodlama prosesi yapmanın bir yolunu buldu.A guy named Jeff Brinker has found a way to have a self-assembling coding process.
Bu yeri cennete çevirirken ihtiyaçlarımızı karşılamanın bir yolunu bulmamız gerekiyor.We have to find a way to meet our needs, while making of this place an Eden.
"Madem bizi sevmiyorsun Norman, yolunu net olarak seçtin.""Because you don't love us, Norman, clearly you've chosen your path."
Bir erkeğin kendi yolunu bulması için, hayatında bir kadın olmalı mıdır?For a man to find his way, should he have a woman in his life?
Saldırgan eylemlerden politikaya geçiş yolunu katetmeyi daha da zorlaştırırız.We will make the road from violent activities into politics harder to travel.
Bunu yapmanın birkaç yolunu düşünebilirsiniz.Well, there are a couple of ways you can think about doing this
Ama bu denklemlerin güzel yanı, onları çözmenin birden fazla yolunun olması. .But the fun thing about these is that there's more than one way to do it.
Uzun bir yolda yürümeye başlıyorum kral yolunun ötesindeI set my course on this endless journey for the place beyond the thorny path....
Youtube'daki yorumlardan yola çıkarak bunu sadeleştirmenin ilginç bir yolunu göstereceğim.Just in case, just in case, if "X" itself is a negative number.
Bir dahaki sefere bir oyunu kesin kazanmanın yolunu ararken, hatırlayın:So, next time you're looking for a win in League, just remember:
Oraya ulaşmanın bir yolunu bulsan bile... ...içeri giremeyeceksin.No matter how you get yourself there, you won't be able to enter.
Kore'ye geri dönmenizin bir yolunu bulacağım.I will find a way for you to come back to Korea.
İşte yanlış olduğumu düşünürseniz, cehenneme kadar yolunuz var ve niçin yanlış olduğumu öğrenin.So if you think that I'm wrong, you'd better damn well go and find out why you think I'm wrong.
Yakında bir yolunu bulacağım.I will find a way soon.
Ama Kraliyet Ailesi'yle, Mavi Saray'ı uzlaştırmanın bir yolunu bulduk.But we found a way for the Imperial Family and the Blue House to get along.
Böylece keşfetmek, öğrenmek ve öğretmek için kendi yolunuzu tayin etmiş olursunuz.You'll find your own way to discover, to learn, to teach.
Sadece size biraz alıştırmayla beraber bunu yapmanın daha hızlı bir yolunu gösteriyorumI'm just giving you a little bit of practice. And a quicker way to do this.
Ama bu çok açık olmadıysa, size bunu yapmanın daha sistematik bir yolunu göstereceğim.But I'll show you a more systematic way of doing it, if that wasn't obvious to you.
Nasılsa önümüzdeki 10 yıl içinde bir şekilde bir yolunu bulacağız.We're going to figure something out for the next 10 years, and try it.
Alain, birçok tartışmanın yolunu açtığın için teşekkür ederim.Alain, thank you for sparking many conversations later.
Hiçbir şey yolunu kapatmayacak.Nothing will be in the way. You see.
(Gülüşmeler) Böylece Fransa'nın yolunu tuttum.I took a boat to France. and from there, second revelation, my friends,
A-Yıldız araması sona erdiğinde, "p" yolunu ve "c" tahmini maliyetini döndürür.When A-star ends, it returns a path, p, with estimated cost, c.
Sonra solunum yolunun sinsityal virüsünü denedik.And then we did respiratory syncytial virus.
Ama zamanda dokuzunca bloğa geldiğinizde, şu solunum yolunun sinsityal virüsünü görüyorsunuz.But by the time you get to block nine, you see that respiratory syncytial virus.
Kendi yolunuzu çizebilirsiniz.You too can pave the way.
Bu noktada, fotoğrafı en iyi şekilde üretmenin yolunu arayan iki mucit vardı.At that point, it was mostly two inventors who fought for the best way to make photos.
Ya da, "Seninle rekabet etmenin bir yolunu bulacağım ve sonuçta galip gelen ben olacağım."Or, "I'm going to find some way to compete with you and come out on top as a result of that."
Ve dünya çapında gerçekleşen ilk anketi yapmanın bir yolunu buldular.And they found a way to do the first-ever world poll.
-Hhh, ben sana 'Samuray'ın yolunu göstereceğim...I don't want that. [Mooji]
Korpusumuzu kurmanin bir yolunu bulacagiz.We'll have a way of building our corpus.
Ve besinci unitede bunu yapmanin yolunu anlayacagiz, bu olcekler, eger buyuk bir korpusumuz varsa.And we'll figure out in unit five a way to do that, that scales, if we have a large corpus.
"Ah, o kendi yolunu her hakkı var." Efendim, Çok iyi."Oh, all right, have it your own way." "Very good, sir.
O kadar uzun süre kara gömüldükten sonra kalkmış ve kampa dönüş yolunu bulmuş.After laying in the snow that long a time, he got up and found his way back to the camp.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.And then they were so clever, they found a way to analyze fossilized pollen.
Ve aslında kitabın devamında yolunuzu aydınlatıyorlar.And they actually illuminate your way through the rest of the book.
Ben de TI-85 kullanmadan bunu bulmanın kolay yolunu bilmiyorum. .And I don't know an easy way to figure it out, without getting my Tl-85 out.
Hanımefendiye kapının yolunu gösterin?- Yes? Will you show this lady out?
Üstelik her koşulda... ...Yolunuz nereye düşerse düşsün.Through any conditions... ...Wherever the adventure leads.
Çok güzel. Kosinüs x'i göstermenin farklıı bir yolunu bulduk. --We just figured out another way to represent cosine of x
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod