Ana içeriğe geç
Sözlük

yolunu ile cümle

yolunu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Grup dosya isimleri ayarlı değil, lütfen Ayarlar/ Dosyalar yolunu takip ederek kontrol ediDer Gruppendateiname wurde nicht angegeben. Bitte überprüfen Sie den Punkt Einstellungen/Dateien
Grup dosya isimleri ayarlı değil, lütfen Ayarlar/ Dosyalar yolunu takip ederek kontrol ediGruppens filnavn er ikke angivet, tjek venligst "Indstillinger/ Filer"
Grup dosya isimleri ayarlı değil, lütfen Ayarlar/ Dosyalar yolunu takip ederek kontrol ediGruppfilnamn inte angivet. Kontrollera 'Inställningar/ Filer'.
Grup dosya isimleri ayarlı değil, lütfen Ayarlar/ Dosyalar yolunu takip ederek kontrol edi그룹 파일이 설정되지 않았습니다. '설정/ 파일' 을 확인하십시오
Grup dosya isimleri ayarlı değil, lütfen Ayarlar/ Dosyalar yolunu takip ederek kontrol ediNaam van groepsbestand niet opgegeven. Controleer 'Instellingen/Bestanden'
Grup dosya isimleri ayarlı değil, lütfen Ayarlar/ Dosyalar yolunu takip ederek kontrol ediNie ustawiono nazwy pliku z grupami. Proszę sprawdzić 'Ustawienia/ pliki'
Grup dosya isimleri ayarlı değil, lütfen Ayarlar/ Dosyalar yolunu takip ederek kontrol ediNincs beállítva a csoportleíró fájl neve, ellenőrizze a 'Beállítások/ Fájlok' részt
Grup dosya isimleri ayarlı değil, lütfen Ayarlar/ Dosyalar yolunu takip ederek kontrol ediNombre de grupos de archivos no configurados, por favor revise 'Configuraciones/ Archivos '
Grup dosya isimleri ayarlı değil, lütfen Ayarlar/ Dosyalar yolunu takip ederek kontrol ediNome del file dei gruppi non impostato, controlla in Impostazioni/ File
Grup dosya isimleri ayarlı değil, lütfen Ayarlar/ Dosyalar yolunu takip ederek kontrol ediO nome do ficheiro de grupos não está definido; verifique por favor a 'Configuração/ Ficheiros'
Grup dosya isimleri ayarlı değil, lütfen Ayarlar/ Dosyalar yolunu takip ederek kontrol ediRyhmän tiedostonimeä ei ole asetettu, tarkista Asetukset/ Tiedostot.
Grup dosya isimleri ayarlı değil, lütfen Ayarlar/ Dosyalar yolunu takip ederek kontrol ediSoubor se skupinami nenastaven, zkontrolujte 'Nastavení/ Soubory'
Grup dosya isimleri ayarlı değil, lütfen Ayarlar/ Dosyalar yolunu takip ederek kontrol ediΤο όνομα αρχείου των ομάδων δεν έχει οριστεί. Παρακαλώ ελέγξτε το 'Ρυθμίσεις/ Αρχεία'
Grup dosya isimleri ayarlı değil, lütfen Ayarlar/ Dosyalar yolunu takip ederek kontrol ediНе вказано назву файла груп, будь ласка, перевірте « Параметри/ Файли »
Grup dosya isimleri ayarlı değil, lütfen Ayarlar/ Dosyalar yolunu takip ederek kontrol ediФайл с названиями групп не выбран, проверьте "Настройка/ Файлы"
Grup dosya isimleri ayarlı değil, lütfen Ayarlar/ Dosyalar yolunu takip ederek kontrol ediاسم ملف المجموعات لم يعيّن ، من فضلك افحص' إعدادات/ ملفات '
Grup dosya isimleri ayarlı değil, lütfen Ayarlar/ Dosyalar yolunu takip ederek kontrol ediグループファイル名が設定されていません。 設定_BAR_ファイルを確認してください。
(Gülüşmeler) Böylece Fransa'nın yolunu tuttum.Tomé un barco rumbo a Francia.
Günümüzde bile insanlar bir şeyleri sınıflandırmanın en iyi yolunun ne olduğu hakkında tartışıyorlar.Dokonce i dnes lidé stále debatují o nejlepším způsobu klasifikace věcí.
Günümüzde bile insanlar bir şeyleri sınıflandırmanın en iyi yolunun ne olduğu hakkında tartışıyorlar.En tot op deze dag, zijn de meningen verdeeld over de beste manier om dingen te classificeren.
Günümüzde bile insanlar bir şeyleri sınıflandırmanın en iyi yolunun ne olduğu hakkında tartışıyorlar.Heute, auch in diesen Tagen, diskutieren Menschen über den besten Weg, wie man Dinge klassifizieren kann.
Günümüzde bile insanlar bir şeyleri sınıflandırmanın en iyi yolunun ne olduğu hakkında tartışıyorlar.오늘날, 심지어 사람들은 분류하는 것의 가장 좋은 방법에 대해서 논쟁합니다.
Günümüzde bile insanlar bir şeyleri sınıflandırmanın en iyi yolunun ne olduğu hakkında tartışıyorlar."Poate e posibil sa clasific, pot sa creez un arbore. Pot crea una rbore al vietii.
Günümüzde bile insanlar bir şeyleri sınıflandırmanın en iyi yolunun ne olduğu hakkında tartışıyorlar.اليوم، يتناقش الناس حول الطريقة المثلى لتصنيف الأشياء.
Haksızlıkla elde ettiği kazancı seven Beor oğlu Balamın yolunu tutarak doğru yolu bırakıp saptılar.Abbandonata la retta via, si sono smarriti seguendo la via di Balaàm di Bosòr, che amò un salario di iniquità
Haksızlıkla elde ettiği kazancı seven Beor oğlu Balamın yolunu tutarak doğru yolu bırakıp saptılar.저희가 바른 길을 떠나 미혹하여 브올의 아들 발람의 길을 좇는도다 그는 불의의 삯을 사랑하다가
Haksızlıkla elde ettiği kazancı seven Beor oğlu Balamın yolunu tutarak doğru yolu bırakıp saptılar.zapustili so ravno pot ter tavali in hodili po poti Balaama, sina Bosorjevega, ki je ljubil krivice plačilo,
Haksızlıkla elde ettiği kazancı seven Beor oğlu Balamın yolunu tutarak doğru yolu bırakıp saptılar.Оставив прямой путь, они заблудились, идя по следам Валаама, сына Восорова, который возлюбил мзду неправедную,
Haksızlıkla elde ettiği kazancı seven Beor oğlu Balamın yolunu tutarak doğru yolu bırakıp saptılar.את הדרך הישר עזבו ויתעו וילכו בדרך בלעם בן בעור אשר אהב שכר העולה׃
Haksızlıkla elde ettiği kazancı seven Beor oğlu Balamın yolunu tutarak doğru yolu bırakıp saptılar.قد تركوا الطريق المستقيم فضلّوا تابعين طريق بلعام بن بصور الذي احب اجرة الاثم.
Haksızlıkla elde ettiği kazancı seven Beor oğlu Balamın yolunu tutarak doğru yolu bırakıp saptılar.他 們 離 棄 正 路 、 就 走 差 了 、 隨 從 比 珥 之 子 巴 蘭 的 路 、 巴 蘭 就 是 那 貪 愛 不 義 之 工 價 的 先 知
Haksızlıkla elde ettiği kazancı seven Beor oğlu Balamın yolunu tutarak doğru yolu bırakıp saptılar.他 們離棄 正路 、 就 走 差 了 、 隨從 比珥 之 子 巴蘭 的 路 、 巴 蘭 就 是 那 貪愛 不 義 之 工價 的 先知
Halkımız, çöpten kurtulmanın en iyi yolunu su kaynaklarında bulmuş gibi.Dường như là người dân thấy việc vứt rác xuống sông là cách xử lí rác tốt nhất.
Halkımız, çöpten kurtulmanın en iyi yolunu su kaynaklarında bulmuş gibi.Es scheint, als ob für uns der beste Ort zur Müllentsorgung Wasserquellen sind.
Halkımız, çöpten kurtulmanın en iyi yolunu su kaynaklarında bulmuş gibi.우리 시민들은 쓰레기를 버리는 최상의 방법이 수원지라고 발견한 것처럼 보입니다.
Halkımız, çöpten kurtulmanın en iyi yolunu su kaynaklarında bulmuş gibi.Ludzie traktują rzeki jako doskonałe miejsce na wywózkę śmieci.
Halkımız, çöpten kurtulmanın en iyi yolunu su kaynaklarında bulmuş gibi.Sembra che i cittadini pensino che il luogo migliore dove buttare l'immondizia sia nei corsi d'acqua.
Halkımız, çöpten kurtulmanın en iyi yolunu su kaynaklarında bulmuş gibi.Se pare că cetățenii noștri consideră că cea mai bună cale de a scăpa de gunoi este în sursele de apă.
Halkımız, çöpten kurtulmanın en iyi yolunu su kaynaklarında bulmuş gibi.Úgy tűnik, hogy a lakosság szerint vízforrásaink a legjobb helyek a szemétlerakásra.
Halkımız, çöpten kurtulmanın en iyi yolunu su kaynaklarında bulmuş gibi.Φαίνεται ότι οι πολίτες προτιμούν να πετάνε τα σκουπίδια τους στους υδάτινους πόρους.
Halkımız, çöpten kurtulmanın en iyi yolunu su kaynaklarında bulmuş gibi.Похоже, что жители городов нашли лучший способ избавления от мусора, выбрасывая его в водоёмы.
Halkımız, çöpten kurtulmanın en iyi yolunu su kaynaklarında bulmuş gibi.נדמה כי אלו האזרחים שלנו הרואים בזריקת זבל למקורות מים כפתרון הטוב ביותר.
Halkımız, çöpten kurtulmanın en iyi yolunu su kaynaklarında bulmuş gibi.علي مايبدو ان مدننا وجدت الطرق المثلي للتخلص من الأوساخ في موارد المياه
Halkımız, çöpten kurtulmanın en iyi yolunu su kaynaklarında bulmuş gibi.見出したような感じですね これからはインドのもっと北の話です
Hanımefendiye kapının yolunu gösterin?Kikísérné a hölgyet?
Hanımefendiye kapının yolunu gösterin?¿Le enseña la salida a la señorita?
Hanımefendiye kapının yolunu gösterin?¿Le enseña la salida a la señorita?
Hanımefendiye kapının yolunu gösterin?Pouvez-vous raccompagnez la demoiselle ?
Hanımefendiye kapının yolunu gösterin?Proszę odprowadzić tę panią
Hanımefendiye kapının yolunu gösterin?- Vâng</i> Cô hãy đưa quý bà này ra ngoài.
Hanımefendiye kapının yolunu gösterin?Vuole mostrare l'uscita a questa donna?
Hanımefendiye kapının yolunu gösterin?- Ya? Bisakah kau tunjukkan wanita ini jalan keluarnya?
Hanımefendiye kapının yolunu gösterin?تعال لترى السيدة طريق الخروج؟
Hatta aileleri bile getirmenin bir yolunu buldum.15年前は親をこういう風に 招待することはできませんでした
Hatta aileleri bile getirmenin bir yolunu buldum.Ed ho trovato il modo per far venire i genitori.
Hatta aileleri bile getirmenin bir yolunu buldum.És még azt is kitaláltam, hogy hogy vegyem rá a szüleiket, hogy eljöjjenek.
Hatta aileleri bile getirmenin bir yolunu buldum.Et j'ai même trouvé un moyen de faire venir les parents
Hatta aileleri bile getirmenin bir yolunu buldum.Ik heb zelfs ontdekt hoe ik hun ouders kan binnenlokken.
Hatta aileleri bile getirmenin bir yolunu buldum.그리고 부모님들을 오시게 만드는 방법도 알게 됐어요.
Hatta aileleri bile getirmenin bir yolunu buldum.Nawet wykombinowałem sposób, w jaki można ściągnąć ich rodziców.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod