Genç insan yolunu nasıl temiz tutar? Senin sözünü tutmakla.Ngươi trẻ tuổi phải làm sao cho đường lối mình được trong sạch? Phải cẩn thận theo lời Chúa.
Genç insan yolunu nasıl temiz tutar? Senin sözünü tutmakla.Ngươi trẻ tuổi phải làm_sao cho đường_lối mình được trong_sạch ? Phải cẩn_thận theo lời Chúa .
Genç insan yolunu nasıl temiz tutar? Senin sözünü tutmakla.Orang muda dapat menjaga hidupnya tak bercela kalau ia hidup menurut perintah-Mu
Genç insan yolunu nasıl temiz tutar? Senin sözünü tutmakla.Wie wird ein Jüngling seinen Weg unsträflich gehen? Wenn er sich hält nach deinen Worten.
Genç insan yolunu nasıl temiz tutar? Senin sözünü tutmakla."Βεθ." Τινι τροπω θελει καθαριζει ο νεος την οδον αυτου; φυλαττων τους λογους σου.
Genç insan yolunu nasıl temiz tutar? Senin sözünü tutmakla.Бет. Как ще очисти младежът пътя си? Като му дава внимание според Твоето слово.
Genç insan yolunu nasıl temiz tutar? Senin sözünü tutmakla.במה יזכה נער את ארחו לשמר כדברך׃
Genç insan yolunu nasıl temiz tutar? Senin sözünü tutmakla.ب ـ بم يزكي الشاب طريقه. بحفظه اياه حسب كلامك.
Genç insan yolunu nasıl temiz tutar? Senin sözünü tutmakla.少 年 人 用 甚 麼 潔 淨 他 的 行 為 呢 . 是 要 遵 行 你 的 話
Genç insan yolunu nasıl temiz tutar? Senin sözünü tutmakla.少年人 用 甚 麼潔淨 他 的 行為呢 . 是 要 遵行 你 的 話
Gerçek şu ki, hiçbir şey bilmemeniz daha iyi,... ...çünkü çok şey biliyor olmanız yolunuza taş koyar.A dire il vero, è meglio non sapere niente, perché se sai troppo hai le mani legate.
Gerçek şu ki, hiçbir şey bilmemeniz daha iyi,... ...çünkü çok şey biliyor olmanız yolunuza taş koyar.D'ailleurs, c'est mieux de ne rien savoir, parce que si on en sait trop, on ne progresse pas.
Gerçek şu ki, hiçbir şey bilmemeniz daha iyi,... ...çünkü çok şey biliyor olmanız yolunuza taş koyar.De fapt, e mai bine să nu știi nimic, deoarece prea multă știință poate să te încurce.
Gerçek şu ki, hiçbir şey bilmemeniz daha iyi,... ...çünkü çok şey biliyor olmanız yolunuza taş koyar.És az az igazság, hogy jobb is, ha nem tudunk mindent, mert ha túl sokat tudunk, az csak akadályoz bennünket.
Gerçek şu ki, hiçbir şey bilmemeniz daha iyi,... ...çünkü çok şey biliyor olmanız yolunuza taş koyar.In feite is het beter om niets te weten, want teveel weten is een belemmering.
Gerçek şu ki, hiçbir şey bilmemeniz daha iyi,... ...çünkü çok şey biliyor olmanız yolunuza taş koyar.사실상, 아무것도 모르는게 더 좋습니다. 만약 너무 많이 알면 방해가 될 수 있기 때문입니다.
Gerçek şu ki, hiçbir şey bilmemeniz daha iyi,... ...çünkü çok şey biliyor olmanız yolunuza taş koyar.Prawdę mówiąc, lepiej nie wiedzieć nic, bo jeśli wiesz za dużo, wtedy jest ci o wiele trudniej.
Gerçek şu ki, hiçbir şey bilmemeniz daha iyi,... ...çünkü çok şey biliyor olmanız yolunuza taş koyar.Và hiển nhiên, tốt hơn là không biết gì vì nếu anh biết quá nhiều anh sẽ bị cản trở.
Gerçek şu ki, hiçbir şey bilmemeniz daha iyi,... ...çünkü çok şey biliyor olmanız yolunuza taş koyar.Y de hecho, lo mejor es no saber nada, porque si sabes demasiado te bloqueas.
Gerçek şu ki, hiçbir şey bilmemeniz daha iyi,... ...çünkü çok şey biliyor olmanız yolunuza taş koyar.Всъщност, по-добре е да не знаеш нищо, защото ако знаеш твърде много, това те ограничава.
Gerçek şu ki, hiçbir şey bilmemeniz daha iyi,... ...çünkü çok şey biliyor olmanız yolunuza taş koyar.И на самом деле, это лучше — ничего не знать. Когда знаешь слишком много, это связывает по рукам и по ногам.
Gerçek şu ki, hiçbir şey bilmemeniz daha iyi,... ...çünkü çok şey biliyor olmanız yolunuza taş koyar.ולמעשה, עדיף לא לדעת כלום, כי אם אתה יודע יותר מדי זה מתסכל.
Gerçek şu ki, hiçbir şey bilmemeniz daha iyi,... ...çünkü çok şey biliyor olmanız yolunuza taş koyar.وفي واقع الأمر إنه من الأفضل عدم معرفة أي شيء، لأنه إذا عرفت الكثير سوف تكون في وضع حرج.
Gerçek şu ki, hiçbir şey bilmemeniz daha iyi,... ...çünkü çok şey biliyor olmanız yolunuza taş koyar.知りすぎていて困る事もありますからね ですから 我々のスタートは
Gerçekten. Çünkü bir memeliyi geçici ölüm haline sokmanın bir yolunu bulduk.Car nous avions trouvé un moyen de figer un mammifère.
Geri kalanımız ise bu şekilde düşünmenin bir yolunu bulmalıyız.De rest moet uitvinden hoe op die manier te denken.
Geri kalanımız ise bu şekilde düşünmenin bir yolunu bulmalıyız.El resto de nosotros debe descifrar como pensar de esa manera.
Geri kalanımız ise bu şekilde düşünmenin bir yolunu bulmalıyız.어떻게 사람들에게 이 '유행'을 느끼게 해야할 지를 생각하고
Geri kalanımız ise bu şekilde düşünmenin bir yolunu bulmalıyız.Le reste d'entre nous doit trouver comment penser comme eux.
Geri kalanımız ise bu şekilde düşünmenin bir yolunu bulmalıyız.My ostatní musíme přijít na to, jak myslet stejným způsobem.
Geri kalanımız ise bu şekilde düşünmenin bir yolunu bulmalıyız.Nekünk, többieknek, meg rá kell jönnünk, hogyan kell ilyen módon gondolkodni.
Geri kalanımız ise bu şekilde düşünmenin bir yolunu bulmalıyız.Noi, ceilalti, trebuie sa ne dam seama cum sa gandim in acest fel.
Geri kalanımız ise bu şekilde düşünmenin bir yolunu bulmalıyız.Nós temos de perceber como pensar daquela forma.
Geri kalanımız ise bu şekilde düşünmenin bir yolunu bulmalıyız.Ostali moramo ugotoviti, kako razmišljati na ta način.
Geri kalanımız ise bu şekilde düşünmenin bir yolunu bulmalıyız.Sedangkan kita harus berpikir bagaimana cara memiliki pola pikir seperti itu.
Geri kalanımız ise bu şekilde düşünmenin bir yolunu bulmalıyız.Tất cả chúng ta thì phải tìm cách nghĩ giống họ.
Geri kalanımız ise bu şekilde düşünmenin bir yolunu bulmalıyız.Vi andra måste komma på ett sätt att tänka på det sättet.
Geri kalanımız ise bu şekilde düşünmenin bir yolunu bulmalıyız.Wir übrigen müssen irgendwie dahin kommen, genauso zu denken.
Geri kalanımız ise bu şekilde düşünmenin bir yolunu bulmalıyız.Wszyscy pozostali muszą się w tym odnaleźć.
Geri kalanımız ise bu şekilde düşünmenin bir yolunu bulmalıyız.Οι υπόλοιποι πρέπει να μάθουμε να σκεφτόμαστε με τον ίδιο τρόπο.
Geri kalanımız ise bu şekilde düşünmenin bir yolunu bulmalıyız.Ние останалите, трябва да разберем как да мислим по този начин.
Geri kalanımız ise bu şekilde düşünmenin bir yolunu bulmalıyız.Остальным из нас надо додуматься, как мыслить таким образом.
Geri kalanımız ise bu şekilde düşünmenin bir yolunu bulmalıyız.והשאר צריכים למצוא דרך לחשוב כמוהם.
Geri kalanımız ise bu şekilde düşünmenin bir yolunu bulmalıyız.على بقيتنا أن يعرفوا كيفية التفكير بتلك الطريقة.
Geri kalanımız ise bu şekilde düşünmenin bir yolunu bulmalıyız.大きなページ全体にわたる広告で誰かの邪魔をしたり
Google'da yer bulmanın yeni bir yolunu sunuyoruz:Esiste un nuovo modo per trovare luoghi su
Google'da yer bulmanın yeni bir yolunu sunuyoruz:Esittelemme uuden tavan löytää paikkoja
Google'da yer bulmanın yeni bir yolunu sunuyoruz:Google에서 장소를 찾는 새로운 방법을 소개할게요.
Google'da yer bulmanın yeni bir yolunu sunuyoruz:Googleの「君が知ってるお店から 君が気に入るお店を探そう」大作戦!
Google'da yer bulmanın yeni bir yolunu sunuyoruz:Hermed introduceres en ny måde at finde steder på Google på:
Google'da yer bulmanın yeni bir yolunu sunuyoruz:Memperkenalkan cara baru menemukan tempat di
Google'da yer bulmanın yeni bir yolunu sunuyoruz:Mit Google ist das jetzt möglich.
Google'da yer bulmanın yeni bir yolunu sunuyoruz:Tu je novi način iskanja mest v Googlu.
Google'da yer bulmanın yeni bir yolunu sunuyoruz:Vi introducerar ett nytt sätt att hitta ställen på
Google'da yer bulmanın yeni bir yolunu sunuyoruz:Xin giới thiệu một cách tìm địa điểm mới trên
Gregor birikimi ile yolunu squirmed sürece, ilk atış sona erdi önemsiz ve taşındı.그레고르의 축적을 통해 그 방법을 squirmed하지 않는 한, 처음에 던져 결국 고철 그것을 옮겼습니다.
Gregor birikimi ile yolunu squirmed sürece, ilk atış sona erdi önemsiz ve taşındı.בסופו של דבר בבית לזרוק הראשונה, אלא אם כן גרגור התפתלה דרכו הצטברות של זבל ועבר אותו.
Gregor birikimi ile yolunu squirmed sürece, ilk atış sona erdi önemsiz ve taşındı.انتهت في رمي الأول ، إلا غريغور يتلوى في طريقه من خلال تراكم من غير المرغوب فيه ونقله.
Gregor birikimi ile yolunu squirmed sürece, ilk atış sona erdi önemsiz ve taşındı.ジャンクのと、それを移動する。 そうでなければ彼はへの余地がなかったため最初は彼がこれを行うことを余儀なくされた
Grup dosya isimleri ayarlı değil, lütfen Ayarlar/ Dosyalar yolunu takip ederek kontrol ediDatoteka s skupinami ni nastavljena. Preverite v Nastavitve → Datoteke.