Ana içeriğe geç
Sözlük

yolunu ile cümle

yolunu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu yeri cennete çevirirken ihtiyaçlarımızı karşılamanın bir yolunu bulmamız gerekiyor.Wir müssen einen Weg finden unsere Bedürfnisse abzudecken, während wir einen Himmel auf Erden bilden.
Bu yeri cennete çevirirken ihtiyaçlarımızı karşılamanın bir yolunu bulmamız gerekiyor.Πρέπει να μπορέσουμε να ικανοποιήσουμε τις ανάγκες μας, κάνοντας αυτό το μέρος μία Εδέμ.
Bu yeri cennete çevirirken ihtiyaçlarımızı karşılamanın bir yolunu bulmamız gerekiyor.Мы должны понять наши реальные потребности в попытках создать рай на Земле.
Bu yeri cennete çevirirken ihtiyaçlarımızı karşılamanın bir yolunu bulmamız gerekiyor.אנחנו חייבים למצוא דרך להיענות לצרכים שלנו, תוך שאנו הופכים את הסביבה לגן עדן.
Bu yeri cennete çevirirken ihtiyaçlarımızı karşılamanın bir yolunu bulmamız gerekiyor.يجب علينا أن نجد طريقة لتحقيق احتياجاتنا، بينما نجعل من هذا المكان جنة عدن.
Bu yeri cennete çevirirken ihtiyaçlarımızı karşılamanın bir yolunu bulmamız gerekiyor.私達には義務があります 自らのニーズを満たしつつ 地球をエデンの園にするのです ジニーン ありがとうございました
Bu yüzden gidiyorsanız... ...başka bir yolunu bulurum.Ha emiatt megy el, akkor találok rá más lehetőséget.
Bu yüzden gidiyorsanız... ...başka bir yolunu bulurum.Si vous sortez pour ces raisons, je vais trouver un autre moyen.
Bu yüzden gidiyorsanız... ...başka bir yolunu bulurum.Αν φεύγετε εξαιτίας αυτού, Θα βρω έναν άλλο τρόπο γύρω από αυτό.
Bu yüzden gidiyorsanız... ...başka bir yolunu bulurum.اذا كنت داهبة بسبب ذلك فسأجد وسيلة اخرى
CA: Alain, birçok tartışmanın yolunu açtığın için teşekkür ederim.CA: 좋은 강연과 재치있는 대화에 감사드립니다.
CA: Alain, birçok tartışmanın yolunu açtığın için teşekkür ederim.כ.א.: אלן, תודה רבה לך על הצתת שיחות רבות מאוחר יותר.
CA: Alain, birçok tartışmanın yolunu açtığın için teşekkür ederim.كريس: اليان, شكرا لاثارتك الكثير من النقاشات لاحقا
CA: Alain, birçok tartışmanın yolunu açtığın için teşekkür ederim.(拍手)
Cevap, teknolojinin yolunu kesmeye çalışmak değil.A resposta não é tentar desacelerar a tecnologia.
Cevap, teknolojinin yolunu kesmeye çalışmak değil.A válasz nem az, hogy próbáljuk lassítani a technikát.
Cevap, teknolojinin yolunu kesmeye çalışmak değil.Câu trả lời không chỉ là để làm chậm lại khoa học công nghệ.
Cevap, teknolojinin yolunu kesmeye çalışmak değil.Die Antwort ist nicht zu versuchen, die Technologie verlangsamen.
Cevap, teknolojinin yolunu kesmeye çalışmak değil.Het antwoord is niet het vertragen van de technologie.
Cevap, teknolojinin yolunu kesmeye çalışmak değil.답은 기술의 속도를 늦추는 것이 아닙니다.
Cevap, teknolojinin yolunu kesmeye çalışmak değil.La réponse n'est pas d'essayer de ralentir la technologie.
Cevap, teknolojinin yolunu kesmeye çalışmak değil.La respuesta es no intentar frenar la tecnología.
Cevap, teknolojinin yolunu kesmeye çalışmak değil.La risposta è non cercare di rallentare la tecnologia.
Cevap, teknolojinin yolunu kesmeye çalışmak değil.Nie próbować spowalniać technologię.
Cevap, teknolojinin yolunu kesmeye çalışmak değil.Răspunsul nu e să încercăm să încetinim tehnologia.
Cevap, teknolojinin yolunu kesmeye çalışmak değil.Rozhodně ne to, že bychom se pokusili zpomalit technologii.
Cevap, teknolojinin yolunu kesmeye çalışmak değil.Η απάντηση δεν είναι να καθυστερήσουμε την τεχνολογία.
Cevap, teknolojinin yolunu kesmeye çalışmak değil.Відповідь - не уповільнювати розвиток технологій.
Cevap, teknolojinin yolunu kesmeye çalışmak değil.Ответ не в замедлении роста технологий.
Cevap, teknolojinin yolunu kesmeye çalışmak değil.התשובה היא לא לנסות להאט את הטכנולוגיה.
Cevap, teknolojinin yolunu kesmeye çalışmak değil.الجواب: لا لمحاولة إبطاء التكنولوجيا.
Cevap, teknolojinin yolunu kesmeye çalışmak değil.機械と競争する代わりに
Cézanne kendi yolunu buldu,Cézanne는 그만의 방식으로 작품을 만들었고,
Cézanne kendi yolunu buldu,Cézanne l'a fait à sa façon,
Cézanne kendi yolunu buldu, Pollock, yatay bir düzlem üzerine boya damlatarak, kendi yolunu buldu.Cézanne tat es auf seine Weise und Pollock eindeutig auch, indem er kopfüber auf eine Plane tropfte.
Cézanne kendi yolunu buldu,סזאן עשה את זה בדרכו,
Cézanne kendi yolunu buldu,広い平面に絵の具を垂らすことでね
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.A pak byli tak chytří, že vynalezli metodu jak analyzovat zkamenělý pyl.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.Azután voltak olyan okosak, hogy kitaláltak egy megoldást a megkövesedett virágpor analízisére.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.Dann waren sie so klug und fanden einen Weg, versteinerten Pollen zu analysieren.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.De var så kløgtige, at de fandt en måde at analysere fossil-pollen.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.En toen werden ze zo slim dat ze een analyse konden doen van fossiel stuifmeel.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.Erano così in gamba, che riuscirono ad analizzare del polline fossilizzato.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.Et comme ils étaient futés, ils ont trouvé un moyen d'analyser les pollens fossilisés.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.Foram tão espertos que descobriram uma forma de analisar pólen fossilizado.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.그런 다음 영리하게 화석화된 꽃가루를 분석하는 방법을 찾았습니다.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.Och sen var de så smarta, de kom på ett sätt att analysera fossilerat pollen.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.Potem ktoś opracował metodę badania skamieniałych pyłków.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.Și apoi au fost atât de isteți, încât au găsit un mod să analizeze polenul fosilizat.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.Y fueron tan listos que encontraron la forma de analizar polen fosilizado.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.Και ήταν τόσο έξυπνοι που βρήκαν έναν τρόπο να αναλύσουν απολιθωμένη γύρη.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.Они даже смогли проанализировать окаменелую пыльцу.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.Тогава, като умни хора, те намериха начин да анализират фосилизиран цветен прашец.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.ואז הם נהיו כל כך מתוחכמים, הם מצאו דרך לנתח אבקנים מאובנים.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.و كانو شديدي الذكاء حيث انهم قد وجدوا طريقه للتحليل احافير غبار الطلع
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.分析する方法を見つけました 驚くことに
‹‹Çölde haykıran, ‹Rabbin yolunu hazırlayın, Geçeceği patikaları düzleyin› diye sesleniyor.››C`est la voix de celui qui crie dans le désert: Préparez le chemin du Seigneur, Aplanissez ses sentiers.
‹‹Çölde haykıran, ‹Rabbin yolunu hazırlayın, Geçeceği patikaları düzleyin› diye sesleniyor.››Có tiếng kêu trong đồng vắng rằng: Hãy dọn đường Chúa, Ban bằng các nẻo Ngài;
‹‹Çölde haykıran, ‹Rabbin yolunu hazırlayın, Geçeceği patikaları düzleyin› diye sesleniyor.››Có_tiếng kêu trong đồng vắng rằng : Hãy dọn đường Chúa , Ban bằng các nẻo Ngài ;
‹‹Çölde haykıran, ‹Rabbin yolunu hazırlayın, Geçeceği patikaları düzleyin› diye sesleniyor.››Der er en Røst af en, som råber i Ørkenen: Bereder Herrens Vej, gører hans Stier jævne!"
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod