Adam RABbin yolunu açıp açmadığını anlamak için sessizce genç kızı süzüyordu.والرجل يتفرس فيها صامتا ليعلم أأنجح الرب طريقه ام لا.
Adam RABbin yolunu açıp açmadığını anlamak için sessizce genç kızı süzüyordu.那 人 定 睛 看 他 、 一 句 話 也 不 說 、 要 曉 得 耶 和 華 賜 他 通 達 的 道 路 沒 有
Adam RABbin yolunu açıp açmadığını anlamak için sessizce genç kızı süzüyordu.那人 定睛 看他 、 一 句 話 也 不 說 、 要 曉 得 耶和華 賜 他 通達 的 道路 沒有
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.Aby strzegli ścieżek sądu; on drogi świętych swoich strzeże.
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.da bi vztrajali na potih pravice; on čuva hojo svetnikov svojih.
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.Die mensen blijven op de goede weg; de weg die Hij voor hen effent.
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.En protégeant les sentiers de la justice Et en gardant la voie de ses fidèles.
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.guardando-lhes as veredas da justiça, e preservando o caminho dos seus santos.
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.han vokter rettens stier og bevarer sine frommes vei.
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.Hogy megõrizze az igazságnak útait, és kegyeseinek útját megtartja.
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.idet han værner Rettens Stier og vogter sine frommes Vej.
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.대저 그는 공평의 길을 보호하시며 그 성도들의 길을 보전하려 하심이니라
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.niin että hän suojaa oikeuden polut ja varjelee hurskaittensa tien.
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.Ocroteşte cărările neprihănirii, şi păzeşte calea credincioşilor Lui.
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.Ostříhaje stezek soudu; on cesty svatých svých ostříhá.
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.Phù hộ các lối của người công bình, Và giữ gìn đường của thánh đồ Ngài.
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.Phù_hộ các lối của người công_bình , Và giữ_gìn đường của thánh đồ Ngài .
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.Preserva las sendas del juicio y guarda el camino de sus piadosos
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.strežúc stezky súdu a ostríha cestu svojich svätých.
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.TUHAN menjaga orang-orang yang berlaku adil, dan melindungi mereka yang mencintai Dia
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.ty han beskyddar det rättas stigar, och sina frommas väg bevarar han.
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.und behütet die, so recht tun, und bewahrt den Weg seiner Heiligen.
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.vegliando sui sentieri della giustizia e custodendo le vie dei suoi amici
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.υπερασπιζων τας οδους της δικαιοσυνης και φυλαττων την οδον των οσιων αυτου.
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.За да защитава пътищата на правосъдието, И да пази пътя на светиите Си.
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.Он охраняет пути правды и оберегает стезю святых Своих.
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.לנצר ארחות משפט ודרך חסידו ישמר׃
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.لنصر مسالك الحق وحفظ طريق اتقيائه.
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.為 要 保 守 公 平 人 的 路 、 護 庇 虔 敬 人 的 道
Adil olanların adımlarını korur, Sadık kullarının yolunu gözetir.為要 保守 公平 人 的 路 、 護庇 虔敬 人 的 道
Adımlarını yakından izledim, Sapmadan yolunu tuttum.Aku taat kepada-Nya dengan setia; tak pernah aku menyimpang dari jalan yang ditentukan-Nya
Adımlarını yakından izledim, Sapmadan yolunu tuttum.Alle sue orme si è attaccato il mio piede, al suo cammino mi sono attenuto e non ho deviato
Adımlarını yakından izledim, Sapmadan yolunu tuttum.Chơn tôi bén theo bước Chúa ; Tôi giữ đi theo đường Ngài , chẳng hề sai_lệch .
Adımlarını yakından izledim, Sapmadan yolunu tuttum.Chơn tôi bén theo bước Chúa; Tôi giữ đi theo đường Ngài, chẳng hề sai lệch.
Adımlarını yakından izledim, Sapmadan yolunu tuttum.Denn ich setze meinen Fuß auf seine Bahn und halte seinen Weg und weiche nicht ab
Adımlarını yakından izledim, Sapmadan yolunu tuttum.Hänen askeleissaan on minun jalkani pysynyt, hänen tietänsä olen noudattanut siltä poikkeamatta.
Adımlarını yakından izledim, Sapmadan yolunu tuttum.Ik heb Gods paden gevolgd en ben in Zijn voetstappen getreden. Nooit en te nimmer ben ik afgedwaald.
Adımlarını yakından izledim, Sapmadan yolunu tuttum.내 발이 그의 걸음을 바로 따랐으며 내가 그의 길을 지켜 치우치지 아니하였고
Adımlarını yakından izledim, Sapmadan yolunu tuttum.Koraka njegovega se je trdno držala noga moja, na pot njegovo sem pazil in nisem stopil ž nje;
Adımlarını yakından izledim, Sapmadan yolunu tuttum.Lábam az õ nyomdokát követte; utát megõriztem és nem hajoltam el.
Adımlarını yakından izledim, Sapmadan yolunu tuttum.Min Fod har holdt fast ved hans Spor, hans Vej har jeg fulgt, veg ikke derfra,
Adımlarını yakından izledim, Sapmadan yolunu tuttum.Min fot holdt sig i hans spor; jeg fulgte hans vei og bøide ikke av.
Adımlarını yakından izledim, Sapmadan yolunu tuttum.Mis pies han seguido fielmente sus huellas; he guardado su camino y no me he apartado
Adımlarını yakından izledim, Sapmadan yolunu tuttum.Moja noha sa držala jeho kroku; ostríhal som jeho cestu a neodchýlil som sa
Adımlarını yakından izledim, Sapmadan yolunu tuttum.Mon pied s`est attaché à ses pas; J`ai gardé sa voie, et je ne m`en suis point détourné.
Adımlarını yakından izledim, Sapmadan yolunu tuttum.Os meus pés se mantiveram nas suas pisadas; guardei o seu caminho, e não me desviei dele.
Adımlarını yakından izledim, Sapmadan yolunu tuttum.Piciorul meu s'a ţinut de paşii Lui; am ţinut calea Lui, şi nu m'am abătut dela ea.
Adımlarını yakından izledim, Sapmadan yolunu tuttum.Śladu jego trzymała się noga moja; drogim jego przestrzegał, a nie zstępowałem z niej.
Adımlarını yakından izledim, Sapmadan yolunu tuttum.Šlepějí zajisté jeho přídržela se noha má, cesty jeho šetřil jsem, abych se s ní neuchyloval.
Adımlarını yakından izledim, Sapmadan yolunu tuttum.Vid hans spår har min for hållit fast, hans väg har jag följt, utan att vika av.
Adımlarını yakından izledim, Sapmadan yolunu tuttum.Ο πους μου ενεμεινεν εις τα βηματα αυτου εφυλαξα την οδον αυτου και δεν εξεκλινα
Adımlarını yakından izledim, Sapmadan yolunu tuttum.Нога моя твердо держится стези Его; пути Его я хранил и не уклонялся.
Adımlarını yakından izledim, Sapmadan yolunu tuttum.Ногата ми се е държала здраво в Неговите стъпки; Опазил съм пътя Му без да се отклоня;
Adımlarını yakından izledim, Sapmadan yolunu tuttum.באשרו אחזה רגלי דרכו שמרתי ולא אט׃
Adımlarını yakından izledim, Sapmadan yolunu tuttum.بخطواته استمسكت رجلي حفظت طريقه ولم أحد.
Adımlarını yakından izledim, Sapmadan yolunu tuttum.我 腳 追 隨 他 的 步 履 . 我 謹 守 他 的 道 、 並 不 偏 離
Adımlarını yakından izledim, Sapmadan yolunu tuttum.我 腳追隨 他 的 步履 . 我 謹守 他 的 道 、 並不偏離
"Ah, o kendi yolunu her hakkı var." Efendim, Çok iyi."Åh, okay, har det på din egen måde." "Meget godt, sir.
"Ah, o kendi yolunu her hakkı var." Efendim, Çok iyi."Åh, okej, har det på ditt eget sätt." "Mycket bra, sir.
"Ah, o kendi yolunu her hakkı var." Efendim, Çok iyi."Ah, va bene, sono a modo tuo." "Molto bene, signore.