1866, kıtayı geçen tren yolunun yapımının başlaması, yeni bir dönem.1866, początki budowy Pierwszej Koleji Transkontynentalnej i nowej ery.
1866, kıtayı geçen tren yolunun yapımının başlaması, yeni bir dönem.1866, η έναρξη του διηπειρωτικού σιδηροδρόμου, μια νέα εποχή.
1866, kıtayı geçen tren yolunun yapımının başlaması, yeni bir dönem.1866 година, началото на трансконтиненталната жп линия -- една нова ера.
1866, kıtayı geçen tren yolunun yapımının başlaması, yeni bir dönem.1866, начало строительства трансконтинентальной железной дороги - начало новой эры.
1866, kıtayı geçen tren yolunun yapımının başlaması, yeni bir dönem.1866 מסמנת את תחילתה של הרכבת הטרנס-קונטיננטלית. עידן חדש.
1866, kıtayı geçen tren yolunun yapımının başlaması, yeni bir dönem.L'inizio della ferrovia transcontinentale... una nuova era.
1866, kıtayı geçen tren yolunun yapımının başlaması, yeni bir dönem.Začiatok transkontinentálnej železnice, nová éra.
1866, kıtayı geçen tren yolunun yapımının başlaması, yeni bir dönem.عام 1866: ابتدأ العمل في سكة الحديد العابرة للقارة وبهذا بدأ عصر جديد.
1866, kıtayı geçen tren yolunun yapımının başlaması, yeni bir dönem.新しい時代が始まる頃 我々は近道のため ラコタ国の中心部に
1877 ayrıca bizim Fort Laramie Antlaşmaları'nı yok saymanın bir yolunu bulduğumuz bir yıl.1877 är också året när vi hittade ett sätt att gå runt Fort Laramie-avtalen.
1877 ayrıca bizim Fort Laramie Antlaşmaları'nı yok saymanın bir yolunu bulduğumuz bir yıl.1877 cũng là năm mà chúng ta tìm ra cách giải quyết Hiệp Ước Fort Laramie.
1877 ayrıca bizim Fort Laramie Antlaşmaları'nı yok saymanın bir yolunu bulduğumuz bir yıl.1877 est aussi l'année où nous trouvons un moyen de contourner les traités de Fort Laramie.
1877 ayrıca bizim Fort Laramie Antlaşmaları'nı yok saymanın bir yolunu bulduğumuz bir yıl.1877 este de asemenea anul în care am găsit o cale să ocolim tratatele de la Fort Laramie.
1877 ayrıca bizim Fort Laramie Antlaşmaları'nı yok saymanın bir yolunu bulduğumuz bir yıl.1877 é também o ano em que encontrámos uma forma de se contornarem os tratados de Fort Laramie.
1877 ayrıca bizim Fort Laramie Antlaşmaları'nı yok saymanın bir yolunu bulduğumuz bir yıl.1877 is ook het jaar waarin we een manier vonden om de Fort-Laramieverdragen te omzeilen.
1877 ayrıca bizim Fort Laramie Antlaşmaları'nı yok saymanın bir yolunu bulduğumuz bir yıl.1877 ist auch das Jahr in dem wir eine Möglichkeit fanden die Verträge von Fort Laramie zu umgehen.
1877 ayrıca bizim Fort Laramie Antlaşmaları'nı yok saymanın bir yolunu bulduğumuz bir yıl.1877 je také rokem, kdy jsme nalezli způsob, jak smlouvy z Fort Laramie obejít.
1877 ayrıca bizim Fort Laramie Antlaşmaları'nı yok saymanın bir yolunu bulduğumuz bir yıl.1877 juga merupakan tahun di mana kita mendapat jalan mengatasi perjanjian Fort Laramie.
1877 ayrıca bizim Fort Laramie Antlaşmaları'nı yok saymanın bir yolunu bulduğumuz bir yıl.1877년은 또한 우리가 라라미 요새 조약을 다시 찾을 방법을 찾은 해 이기도 합니다.
1877 ayrıca bizim Fort Laramie Antlaşmaları'nı yok saymanın bir yolunu bulduğumuz bir yıl.1877 to także rok, kiedy znaleźlismy sposób na obejście traktatów z Fort Laramie.
1877 ayrıca bizim Fort Laramie Antlaşmaları'nı yok saymanın bir yolunu bulduğumuz bir yıl.1877 volt az az év is, amikor megtaláltuk a módját a Laramie-erődi egyezmény kijátszásának.
1877 ayrıca bizim Fort Laramie Antlaşmaları'nı yok saymanın bir yolunu bulduğumuz bir yıl.1877 был также годом, когда мы нашли способ обойти договоренности Форта Ларами.
1877 ayrıca bizim Fort Laramie Antlaşmaları'nı yok saymanın bir yolunu bulduğumuz bir yıl.1877 е и годината, когато намираме начин да заобиколим договорите от Форт Ларами.
1877 ayrıca bizim Fort Laramie Antlaşmaları'nı yok saymanın bir yolunu bulduğumuz bir yıl.1877 היא גם השנה בה מצאנו דרך לעקוף את שתי אמנות פורט לרמי.
1877 ayrıca bizim Fort Laramie Antlaşmaları'nı yok saymanın bir yolunu bulduğumuz bir yıl.En 1877 también se encontró la forma de librarse de los tratados de Fort Laramie.
1877 ayrıca bizim Fort Laramie Antlaşmaları'nı yok saymanın bir yolunu bulduğumuz bir yıl.Il 1877 è anche l'anno in cui trovammo il modo per aggirare i trattati di Fort Laramie.
1877 ayrıca bizim Fort Laramie Antlaşmaları'nı yok saymanın bir yolunu bulduğumuz bir yıl.Leta 1877 smo prav tako našli način da zaobidemo sporazume Fort Laramie.
1877 ayrıca bizim Fort Laramie Antlaşmaları'nı yok saymanın bir yolunu bulduğumuz bir yıl.Rok 1877 je tiež rokom, keď sme našli spôsob, ako obísť zmluvy z Fort Laramie.
1877 ayrıca bizim Fort Laramie Antlaşmaları'nı yok saymanın bir yolunu bulduğumuz bir yıl.Το 1877 είναι επίσης η χρονιά που βρήκαμε το τρόπο να παρακάμψουμε τις συνθήκες του Φορτ Λάραμι.
1877 ayrıca bizim Fort Laramie Antlaşmaları'nı yok saymanın bir yolunu bulduğumuz bir yıl.لقد كان عام 1877 السنة التي وجدنا فيها طريقة للتحايل على معاهدات "حصن لارامي".
1877 ayrıca bizim Fort Laramie Antlaşmaları'nı yok saymanın bir yolunu bulduğumuz bir yıl.スー族の酋長と有力者たちに 新しい協定が提示されましたが
1) Bilgi ve bilgiye ulaşmanın bir yolunu sağlayın.1) Bereitstellung von Informationen
1) Bilgi ve bilgiye ulaşmanın bir yolunu sağlayın.1) Dostarcz informacje i dostęp do nich
1) Bilgi ve bilgiye ulaşmanın bir yolunu sağlayın.1)Furnizati-le informatii si acces
1) Bilgi ve bilgiye ulaşmanın bir yolunu sağlayın.Dare accesso Alle informazioni
1) Bilgi ve bilgiye ulaşmanın bir yolunu sağlayın.[Soluções Alternativas] 1 - Fornecer informações e acesso
A almanızın tek yolunun, Tanrı'nın felsefe bilimine verdiği hediye olmanız gerektiği olduğunu, düşünmeyin."신의 선물'이 되는 것뿐이다, 라는 것의 의미하지 않는다는 사실을 이해하는 것이 중요합니다
A almanızın tek yolunun, Tanrı'nın felsefe bilimine verdiği hediye olmanız gerektiği olduğunu, düşünmeyin.שאני לא מתכוון שהדרך היחידה להשיג ציון 100 היא להיות מתת האל לפילוסופיה
Acaba... merak ediyordum da, SeungJo'nun yolunu takip edecek misin?Apa mungkin, Aku bertanya-tanya apakah kamu akan mengikuti jejak Seung Jo.
Acaba... merak ediyordum da, SeungJo'nun yolunu takip edecek misin?Bei irgendwelche Gelgenheit, habe ich mich gewundert,ob du Seung Jos Fußspuren verfolgen würdest.
Acaba... merak ediyordum da, SeungJo'nun yolunu takip edecek misin?Có khi nào... Mình tự hỏi không biết cậu có đi theo bước chân của Seung Jo.
Acaba... merak ediyordum da, SeungJo'nun yolunu takip edecek misin?Cumva, Ma intrebam daca o sa-l urmezi pe Seung Jo.
Acaba... merak ediyordum da, SeungJo'nun yolunu takip edecek misin?Ik vroeg me af... of je soms van plan bent om in Seung Jo's voetstappen te treden.
Acaba... merak ediyordum da, SeungJo'nun yolunu takip edecek misin?Möjligt vis.... JAg undrade om du skulle förlja Seung Jo's fotsteg.
Acaba... merak ediyordum da, SeungJo'nun yolunu takip edecek misin?Per caso, mi domandavo se volessi seguire le tracce di Seung Jo.
Acaba... merak ediyordum da, SeungJo'nun yolunu takip edecek misin?Μήπως κατά τύχη... Αναρωτιώμουν αν θα ακολουθούσες τα πατήματα του Σουνγκ Τζο.
Acaba... merak ediyordum da, SeungJo'nun yolunu takip edecek misin?,عن طريق الصدفه كنت أتسائل أن كنتي ستتبعين خطى سيونغ جوو
Acaba... merak ediyordum da, SeungJo'nun yolunu takip edecek misin?スンジョと一緒の道を行くのかなぁと... そんな事考えてたの?
Adam RABbin yolunu açıp açmadığını anlamak için sessizce genç kızı süzüyordu.A muž ju mlčky obdivoval a pozoroval, aby zvedel, či dal Hospodin jeho ceste zdaru a či nie.
Adam RABbin yolunu açıp açmadığını anlamak için sessizce genç kızı süzüyordu.A on mąż zdumiewał się nad nią, uważając z milczeniem, jeźli mu Pan zdarzył drogę jego, czyli nie.
Adam RABbin yolunu açıp açmadığını anlamak için sessizce genç kızı süzüyordu.Còn người ngồi làm thinh mà nhìn nàng, để cho biết Ðức Giê-hô-va làm thành công việc mình đi đây hay chăng.
Adam RABbin yolunu açıp açmadığını anlamak için sessizce genç kızı süzüyordu.El hombre la observaba en silencio para saber si Jehovah había dado éxito a su viaje o no
Adam RABbin yolunu açıp açmadığını anlamak için sessizce genç kızı süzüyordu.In mož jo strmé opazuje in molči, da bi spoznal, ali je srečno storil GOSPOD pot njegovo ali ne.
Adam RABbin yolunu açıp açmadığını anlamak için sessizce genç kızı süzüyordu.Ja mies katseli häntä ääneti saadakseen tietää, oliko Herra antanut hänen matkansa onnistua vai ei.
Adam RABbin yolunu açıp açmadığını anlamak için sessizce genç kızı süzüyordu.그 사람이 그를 묵묵히 주목하며 여호와께서 과연 평탄한 길을 주신 여부를 알고자 하더니
Adam RABbin yolunu açıp açmadığını anlamak için sessizce genç kızı süzüyordu.Men mannen såg på henne under tystnad och undrade om HERREN hade gjort hans resa lyckosam eller icke.
Adam RABbin yolunu açıp açmadığını anlamak için sessizce genç kızı süzüyordu.Muž pak ten s užasnutím divil se jí mlče, rozjímaje, aby zvěděl, zdařil-li Hospodin cestu jeho, čili nic.
Adam RABbin yolunu açıp açmadığını anlamak için sessizce genç kızı süzüyordu.Ο δε ανθρωπος, θαυμαζων δι' αυτην, εσιωπα, δια να γνωριση αν κατευωδωσεν ο Κυριος την οδον αυτου η ουχι.
Adam RABbin yolunu açıp açmadığını anlamak için sessizce genç kızı süzüyordu.Человек тот смотрел на нее с изумлением в молчании,желая уразуметь, благословил ли Господь путь его, или нет.
Adam RABbin yolunu açıp açmadığını anlamak için sessizce genç kızı süzüyordu.והאיש משתאה לה מחריש לדעת ההצליח יהוה דרכו אם לא׃