Ana içeriğe geç
Sözlük

yolunu ile cümle

yolunu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Amerika yolunu tutan grup Amerika'da parlamaya başladı.Pakleni šund se počeo prikazivati u Americi.
Aslında,güneşin ve onun gökyüzündeki yolunun kesin incelemelerine ihtiyaç duyulurdu.Prividno se izobličuje i oblik Sunca i Mjeseca na obzoru.
Çin ile Hindistan arasındaki ticaret yolunun bir parçası olan Pyu bölgesi yavaş yavaş güneye doğru genişledi.Kao dio kopnenih trgovačkih putova između Kine i Indije, Pyu carstvo se postupno proširilo na jug.
""Yolunu şaşıran şehir"!."Pripovijedat ćeš mi putem kud se tako žuriš."
Hamilton yolu problemi, Hamilton yolunun çözümü ile ilgili problemdir.Teda riešením Hamiltonovho hlavolamu je Hamiltonovská kružnica.
Köy, Kral Yolunun hemen üzerine kuruludur.Obec ležala v bezprostrednej blízkosti Kráľovej.
Sadece bir kısmı giriş yolunu engellemiştir.Musela však byť čiastočne prestavaná, aby vchod nezasahoval do cesty.
Adalet Bakanı Thomas Kutschaty yargılanma yolunun açılmasına itiraz etti.Zrušil uznesenie majora Vačoka o začatí trestného stíhania.
Tarihi İmparatorluk yolunun izleri bugün de burada görülmektedir.Stopy prvorepublikovej architektúry badať v meste aj dnes.
Sezonu tamamladıktan sonra ise Alba Berlin'in yolunu tutmuştur.Po skončení sezóny z kádra Dubnice nad Váhom odišiel.
Bu demir yolunun da önemli yolcuları olmuştur.Je to dôležitý železničný uzol.
Ayrıca tarihteki ünlü Kral Yolunun başlangıcıdır.Napriek tomu išlo o prvé komunistické kráľovstvo v dejinách.
Kilikya'daki Roma yolu, bir Roma yolunun Mersin ilindeki parçasıdır.Via Agrippa je označenie pre sieť rímskych ciest v Galii.
Mahallede elektrik ve sabit telefon vardır, ancak köy yolunun tamamı asfalt değildir.Mestská električková linka jazdí po celej priemyselnej štvrti, ale nie je tam žiadna trasa nadzemky.
Onunla evlenmeye karar verir fakat nişan yüzüğünü almanın bir yolunu bulması gerekir.Odločil se je, da se bo poročil in za nevesto si je izbral Primoževo Reziko.
Oğlu bu gün babasının yolunu devam etdiriyor.Od zdaj naprej bo poslušal očeta.
Her zaman solunum yolunun açık olması sağlanmalıdır.Zasilni izhodi morajo biti stalno prosti.
Hamilton yolu problemi, Hamilton yolunun çözümü ile ilgili problemdir.Zaključen skakačev obhod pa je primer Hamiltonovega cikla.
Böylece Faraday manyetizmadan elektrik enerjisi elde etmenin yolunu bulmuş oldu.Faraday je tudi poskušal ugotoviti, kako bi s pomočjo magnetizma dobil električni tok.
Kudüs Yolu – 40 Km’liktir ve İsrail Milli yürüyüş yolunu Kudüs’e bağlar.Dolg je okoli 10 km in se navezuje na Jeruzalemsko vinsko cesto.
Bu demir yolunun da önemli yolcuları olmuştur.Mesto je tudi pomembno železniško križišče.
Sahil yolunu birleştirme projesi de vardı, ancak gerçekleştiremedi.Pripravljal je tudi zbirko Zlati čoln, ki pa ni izšla.
Ocak 2001'de Pochettino Paris Saint-Germain'in yolunu tuttu.2009 m. birželio pabigoje perėjo į Prancūzijos Paris Saint-Germain klubą.
1908'de de And Dağları arasındaki eski İspanyol ticaret yolunu izleyerek Buenos Aires'ten Lima'ya ulaştı.1908 m. perėjo senuoju ispanų keliu per Andus iš Buenos Airių į Limą (Peru).
Sonra bir yolunu buldu.Tačiau jis pasirinko kitą kelią.
""Yolunu şaşıran şehir"!."Ir tu gali papuošti savo miestą„.
Ama her seferinde bir yolunu bulup kaçmayı başarmaktadırlar.Vienos išvykos metu jam tai pavyksta.
Bu uçuş, Amerika ve Avrupa kıtaları arasında hava postasının yolunu açtı.Šiuo skrydžiu buvo atvertas kelias oro paštui tarp Amerikos ir Europos žemynų.
Ötzi 19 Eylül 1991'de yolunu kaybetmiş iki Alman turist, Helmut ve Erika Simon, tarafından bulunmuştur.Ötzi leidsid 19. septembril 1991 kaks Saksa turisti: Helmut ja Erika Simon.
Bu iki grup organizma arasındaki önemli bir diğer fark, prokaryotlarda splisozom yolunun bulunmamasıdır.Teine tähtis erinevus kahe rühma vahel on see, et prokarüootidel puudub splaissosoomne rada.
Her ülke de kendi yolunu seçer." dedi.Selle peab iga inimene enda jaoks ise otsustama."
Buradan geçen D010 devlet yolunun etkisi şüphesiz inkâr edilemez.Maardu linnast välja jääv teeosa ei ole valgustatud.
XT veri yolunun dört DMA kanalı vardır, bunların üç tanesi genişleme yuvalarına çıkarılmıştır.Sellel on neli DMA kanalit, millest kolm on välja toodud XT siini laienduspesade juurde.
Ziyaretçi yolunun sonunda ise bir katedral yer alır.Vahetult raekoja sissepääsu kõrval seisab katoliku kirik.
Çocuklarda ise bir ilgi çekme yolunu yansıtabilir.Võib olla on laste suhtumises oma tõetera.
""Yolunu şaşıran şehir"!.""Kelle tee on varjul".
Sahil yolunu birleştirme projesi de vardı, ancak gerçekleştiremedi.Kavas oli saar koloniseerida, kuid selleni ei jõutud.
Yayla yolunun doğal bir güzelliği vardır.Juurikal on iseloomulik roosilõhn.
Bu demir yolunun da önemli yolcuları olmuştur.Linn on ka tähtis raudteesõlm.
Ocak 2001'de Pochettino Paris Saint-Germain'in yolunu tuttu.2011. aasta augustis suundus ta Paris Saint-Germaini.
Köprüden araba yolunun dışında tramvay yolu da geçmektedir.Üle silla kulgab Ollimäe–Koluvere maantee.
Kaymaz Araman Köyü'nden İpek Yolunun geçtiği bilinmektedir.Mõisa järgi on nime saanud küla läbiv Piibe maantee.
Kolej konserleriyle Joan Baez, Bruce Springsteen gibi isimlerin yolunu açtı.Kas võib sõbra Bruce Springsteeni kontserdile tasuta sisse lasta?
Karayolu inşa edilmeden önce kervan yolunun köyün yakınında geçmesi de bu bilgiyi doğrular niteliktedir.Sissepääs on köögi lähedal maali taga, sissepääsuks peab teadma õiget parooli.
0 eksi 4 -- Bunu yapmanın birkaç yolunu düşünebilirsiniz.Ved 0 minus 4 er der et par forskellige måder at gøre det på.
10 üzeri 2'nin 100'e eşit olduğu gerçeğini belirtmenin iki değişik yolunu görmüş olduk.Also sind das zwei Wege, wie man die gleiche Wahrheit schreiben kann über 10 hoch 2 ist gleich 100.
10 üzeri 2'nin 100'e eşit olduğu gerçeğini belirtmenin iki değişik yolunu görmüş olduk.Deci acestea sunt doua moduri de a scrie exact acelasi adevar despre 10 la puterea a doua este 100.
10 üzeri 2'nin 100'e eşit olduğu gerçeğini belirtmenin iki değişik yolunu görmüş olduk.Dus dit zijn twee manieren om dezelfde waarheid op te schrijven, dat 10 tot de macht 2 gelijk is aan 100.
10 üzeri 2'nin 100'e eşit olduğu gerçeğini belirtmenin iki değişik yolunu görmüş olduk.Są to więc dwie metody zapisania tej samej informacji, że 10 do drugiej równa się 100.
10 üzeri 2'nin 100'e eşit olduğu gerçeğini belirtmenin iki değişik yolunu görmüş olduk.Takže toto jsou dva způsoby jak můžeme napsat to, že deset na druhou je sto.
1866, kıtayı geçen tren yolunun yapımının başlaması, yeni bir dönem.1866, a kontinensen átívelő vasútvonal építésének a kezdete -- egy új korszak nyitánya.
1866, kıtayı geçen tren yolunun yapımının başlaması, yeni bir dönem.1866, awal dari rel kereta api lintas benua -- sebuah era baru.
1866, kıtayı geçen tren yolunun yapımının başlaması, yeni bir dönem.1866, begynnelsen av den transkontinentala järnvägen, en ny era.
1866, kıtayı geçen tren yolunun yapımının başlaması, yeni bir dönem.1866, début de la ligne de chemin de fer transcontinentale -- une ère nouvelle.
1866, kıtayı geçen tren yolunun yapımının başlaması, yeni bir dönem.1866, der Anfang der transkontinentalen Eisenbahn - eine neue Ära.
1866, kıtayı geçen tren yolunun yapımının başlaması, yeni bir dönem.1866, începutul căii ferate transcontinentale -- o nouă eră.
1866, kıtayı geçen tren yolunun yapımının başlaması, yeni bir dönem.1866년에는 새로운 시대인 대륙횡단철도 설립을 시작했습니다.
1866, kıtayı geçen tren yolunun yapımının başlaması, yeni bir dönem.1866, năm đầu của đường sắt liên lục địa -- một kỷ nguyên mới.
1866, kıtayı geçen tren yolunun yapımının başlaması, yeni bir dönem.1866, o começo do caminho-de-ferro intercontinental, uma nova era.
1866, kıtayı geçen tren yolunun yapımının başlaması, yeni bir dönem.1866, počátek budování transkontinentální železnice - začátek nové éry.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod