Bu ise okul yolundaזו הדרך לבית הספר.
Bu ise okul yolundaهذا في الطريق إلى المدرسة.
Bu ise okul yolundaこれは学校での朝礼です
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.Abys chodil po cestě dobrých, a stezek spravedlivých abys ostříhal.
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.aby si chodil cestou dobrých a aby si ostríhal stezky spravedlivých.
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.A przetoż będziesz chodził drogą dobrych, a ścieżek sprawiedliwych będziesz przestrzegał.
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.Assim andarás pelo caminho dos bons, e guardarás as veredas dos justos.
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.at du må vandre de godes Vej og holde dig til de retfærdiges Stier;
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.auf daß du wandelst auf gutem Wege und bleibst auf der rechten Bahn.
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.Blijf dus de goede weg bewandelen en volg het voorbeeld dat oprechte mensen je geven.
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.De aceea, tu să umbli pe calea oamenilor de bine, şi să ţii cărările celor neprihăniţi!
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.Hará que andes por el camino de los buenos y guardes las sendas de los justos
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.Hogy járj a jóknak útjokon, és az igazaknak ösvényeit kövessed.
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.Ja, så skall du vandra på de godas väg och hålla dig på de rättfärdigas stigar.
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.Karena itu, anakku, ikutilah teladan orang baik, dan hiduplah menurut kemauan Allah
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.지혜가 너로 선한 자의 길로 행하게 하며 또 의인의 길을 지키게하리니
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.Niin sinä vaellat hyvien tietä ja noudatat vanhurskasten polkuja.
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.Per questo tu camminerai sulla strada dei buoni e ti atterrai ai sentieri dei giusti
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.Sự khôn ngoan sẽ khiến con đi trong đường người thiện, Và gìn giữ các lối của kẻ công bình.
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.Sự khôn_ngoan sẽ khiến con đi trong đường người thiện , Và gìn_giữ các lối của kẻ công_bình .
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.Tu marcheras ainsi dans la voie des gens de bien, Tu garderas les sentiers des justes.
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.Visdommen skal hjelpe dig til å vandre på de godes vei og holde dig på de rettferdiges stier;
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.Zato hódi po potu dobrih in vztrajaj na stezah pravičnikov!
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.δια να περιπατης εν τη οδω των αγαθων και να φυλαττης τας τριβους των δικαιων.
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.За да ходиш ти в пътя на добрите, И да пазиш пътеките на праведните.
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.Посему ходи путем добрых и держись стезей праведников,
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.למען תלך בדרך טובים וארחות צדיקים תשמר׃
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.حتى تسلك في طريق الصالحين وتحفظ سبل الصديقين.
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.智 慧 必 使 你 行 善 人 的 道 、 守 義 人 的 路
Bu nedenle sen iyilerin yolunda yürü, Doğruların izinden git.智慧 必 使 你 行善人 的 道 、 守義人 的 路
Bunun anlamı şu: Gerçekten nerede olduğunu gördüğünde, kendiliğinden, işler yolunda gitmeye başlıyor.Lo que significa que cuando ves donde estás tú realmente, automáticamente, las cosas van bien.
Bunun anlamı şu: Gerçekten nerede olduğunu gördüğünde, kendiliğinden, işler yolunda gitmeye başlıyor.Míněno, že když spatříš, kde opravdu jsi, věci se automaticky správně srovnají.
Bunun anlamı şu: Gerçekten nerede olduğunu gördüğünde, kendiliğinden, işler yolunda gitmeye başlıyor.To znaczy, że kiedy naprawdę JESTEŚ, automatycznie, rzeczy dzieją się właściwie.
Bunun anlamı şu: Gerçekten nerede olduğunu gördüğünde, kendiliğinden, işler yolunda gitmeye başlıyor.Wat betekent dat, als je ziet waar je werkelijk bent, de dingen automatisch goed komen.
Burada her şey yolunda mı?Apa semua baik-baik saja?
Burada her şey yolunda mı?Č tutto a posto qui?
Burada her şey yolunda mı?Itt minden rendben van?
Burada her şey yolunda mı?Ở đây không có chuyện gì chứ?
Burada her şey yolunda mı?Rien de nouveau ?
Burada her şey yolunda mı?هل كل شىء يسير على ما يرام هنا؟
Buradaki görevin ne? Neden sorun çıkarmak için uğraşıyorsun? Benim görevim, işlerin yolunda gittiğini görmek.- Zakaj ste nas sploh poslali gor?
Buraya kadar her şey yolunda.Zatím tedy stačí takto.
Buraya kadar her şey yolunda.בינתיים זה בסדר.
Bu sağlıkla ilgili bilginin aktarılması yolunda heba edilmiş bir çaba.Acesta este un efort falimentar de a comunica informație despre sănătate.
Bu sağlıkla ilgili bilginin aktarılması yolunda heba edilmiş bir çaba.C'est un effort vain en ce qui concerne la communication des informations de santé.
Bu sağlıkla ilgili bilginin aktarılması yolunda heba edilmiş bir çaba.Dies ist ein im Vorfeld zum Scheitern verurteilter Versuch, Gesundheitsinformationen zu vermitteln.
Bu sağlıkla ilgili bilginin aktarılması yolunda heba edilmiş bir çaba.Dit is een tot mislukking gedoemde poging om gezondheidsinformatie over te brengen.
Bu sağlıkla ilgili bilginin aktarılması yolunda heba edilmiş bir çaba.Đó là sự cố gắng phí phạm trong truyền tải thông tin về sức khỏe.
Bu sağlıkla ilgili bilginin aktarılması yolunda heba edilmiş bir çaba.Este es un esfuerzo inútil para comunicar la información de salud.
Bu sağlıkla ilgili bilginin aktarılması yolunda heba edilmiş bir çaba.Este é um esforço falido na comunicação de informação médica.
Bu sağlıkla ilgili bilginin aktarılması yolunda heba edilmiş bir çaba.Ez egy vesztes helyzet, az egészségügyi információ átadása terén.
Bu sağlıkla ilgili bilginin aktarılması yolunda heba edilmiş bir çaba.Je to marná snaha sdělit zdravotnickou informaci.
Bu sağlıkla ilgili bilginin aktarılması yolunda heba edilmiş bir çaba.헛수고만 한 셈입니다. 의료정보를 전달한다는 측면에서는 말이죠.
Bu sağlıkla ilgili bilginin aktarılması yolunda heba edilmiş bir çaba.Questa è una comunicazione fallimentare.
Bu sağlıkla ilgili bilginin aktarılması yolunda heba edilmiş bir çaba.To całkowicie nieudana próba komunikacji informacji medycznej.
Bu sağlıkla ilgili bilginin aktarılması yolunda heba edilmiş bir çaba.Αυτή είναι μια χρεοκοπημένη προσπάθεια επικοινωνίας υγειονομικής πληροφορίας.
Bu sağlıkla ilgili bilginin aktarılması yolunda heba edilmiş bir çaba.Това е обречено усилие, да комуникираме информация за здравето.
Bu sağlıkla ilgili bilginin aktarılması yolunda heba edilmiş bir çaba.Это -- старания неудачника в предоставлении медицинской информации.
Bu sağlıkla ilgili bilginin aktarılması yolunda heba edilmiş bir çaba.זהו ניסיון כושל לתקשר מידע רפואי.
Bu sağlıkla ilgili bilginin aktarılması yolunda heba edilmiş bir çaba.انه تصرف لا فائدة منه في كل الاعلانات الطبية في المجال الصحي