Bu an otomatik düşünme yolundan uyanma vaktinizdir.바로 이 순간이 우리가 자연스런 사고에서 벗어나 깨어날 수 있는 순간입니다.
Bu an otomatik düşünme yolundan uyanma vaktinizdir.Op dat moment moet je wakker worden van de automatische manier van denken.
Bu an otomatik düşünme yolundan uyanma vaktinizdir.Quello è il momento in cui devi svegliarti dal modo automatico di pensare.
Bu an otomatik düşünme yolundan uyanma vaktinizdir.To je chvíľa, keď sa musíte zobudiť z automatického spôsobu myslenia.
Bu an otomatik düşünme yolundan uyanma vaktinizdir.Wtedy musisz się obudzić, przestać myśleć automatycznie.
Bu an otomatik düşünme yolundan uyanma vaktinizdir.Това е моментът, когато трябва да се събудиш от автоматичния начин на мислене.
Bu an otomatik düşünme yolundan uyanma vaktinizdir.Это моменты, когда вам нужно проснуться, очнуться от автоматического мышления.
Bu an otomatik düşünme yolundan uyanma vaktinizdir.זה הרגע שאתה חייב להתעורר מדרך החשיבה האוטומטית.
Bu an otomatik düşünme yolundan uyanma vaktinizdir.وفي تلك اللحظة وجب علينا ان نستيقظ من اسلوب التفكير الاتوماتيكي الذي كنا نعتمده
Bu an otomatik düşünme yolundan uyanma vaktinizdir.思考方法から離れなくてはなりません そういう時こそ あなたに内在する
Bu arada Avşalom kaçtı. Nöbetçi tepenin yamacındaki batı yolundan büyük bir kalabalığın geldiğini gördü.이에 압살롬은 도망하니라 파수하는 소년이 눈을 들어 보니 뒷산 언덕길로 여러 사람이 오더라
Bu arada Avşalom kaçtı. Nöbetçi tepenin yamacındaki batı yolundan büyük bir kalabalığın geldiğini gördü.ויברח אבשלום וישא הנער הצפה את עינו וירא והנה עם רב הלכים מדרך אחריו מצד ההר׃
Bu arada Avşalom kaçtı. Nöbetçi tepenin yamacındaki batı yolundan büyük bir kalabalığın geldiğini gördü.وهرب ابشالوم. ورفع الغلام الرقيب طرفه ونظر واذا بشعب كثير يسيرون على الطريق وراءه بجانب الجبل.
Bu arada Avşalom kaçtı. Nöbetçi tepenin yamacındaki batı yolundan büyük bir kalabalığın geldiğini gördü.押 沙 龍 逃 跑 了 。 守 望 的 少 年 人 舉 目 觀 看 、 見 有 許 多 人 從 山 坡 的 路 上 來
Bu arada Avşalom kaçtı. Nöbetçi tepenin yamacındaki batı yolundan büyük bir kalabalığın geldiğini gördü.押 沙龍 逃跑 了 。 守望 的 少年人 舉目觀看 、 見 有 許多 人 從 山坡 的 路 上 來
Bu beste açık ve net olarak "Herşey yolunda.A rovnako zreteľne vypovedá: "Je to v poriadku.
Bu beste açık ve net olarak "Herşey yolunda.Com a mesma clareza, está a dizer: "Está tudo bem.
Bu beste açık ve net olarak "Herşey yolunda.E altrettanto chiaramente, dice, "Va tutto bene.
Bu beste açık ve net olarak "Herşey yolunda.E igual de claro, está diciendo: "Está bien.
Bu beste açık ve net olarak "Herşey yolunda.És legalább ilyen világosan azt súgja: "Nincs semmi gond.
Bu beste açık ve net olarak "Herşey yolunda.Et il est tout aussi évident que le concerto dit "Ça va.
Bu beste açık ve net olarak "Herşey yolunda. Herşey çok güzeldi.En al even duidelijk, zegt het, "het is oké, het was allemaal zo mooi.
Bu beste açık ve net olarak "Herşey yolunda. Herşey çok güzeldi.그리고 역시 명확하게 이 노래는 이렇게 말하고 있습니다. "괜찮아, 모든게 다 아름다워.
Bu beste açık ve net olarak "Herşey yolunda. Herşey çok güzeldi.ובאותה בהירות, היצירה אומרת, "זה בסדר. הכל היה יפה כל-כך.
Bu beste açık ve net olarak "Herşey yolunda. Herşey çok güzeldi.كان جليا بأنه يقول " حسنا , كان كل شيء جميلا
Bu beste açık ve net olarak "Herşey yolunda. Herşey çok güzeldi.「もうこれでいい 君との日々は最高だった この曲が流れるときはいつも傍にいるから」
Bu beste açık ve net olarak "Herşey yolunda."Jest dobrze.
Bu beste açık ve net olarak "Herşey yolunda.Şi transmite în mod atât de clar "Este în regulă.
Bu beste açık ve net olarak "Herşey yolunda.Und ebenso klar sagt es uns: "Es ist okay.
Bu beste açık ve net olarak "Herşey yolunda.Và cũng thật rõ ràng, nó nói lên rằng, "Sẽ ổn cả thôi.
Bu beste açık ve net olarak "Herşey yolunda.Κι απλά λέει, "Εντάξει.
Bu beste açık ve net olarak "Herşey yolunda.И пак така очевидно, произведението казва: "Всичко е наред.
Bu beste açık ve net olarak "Herşey yolunda.И этот концерт словно говорит нам: "Все хорошо.
Bu da aslında -- bilirsiniz, çünkü riskten endişelendik, ama herşey yolunda gitti.위험을 걱정했기 때문에 그건 65Km 상공이었는데 꽤 잘 됐습니다.
Bu da aslında -- bilirsiniz, çünkü riskten endişelendik, ama herşey yolunda gitti.Am fost îngrijoraţi dacă totul va merge bine, existând anumite riscuri, dar totul a mers bine.
Bu da aslında -- bilirsiniz, çünkü riskten endişelendik, ama herşey yolunda gitti.Było to wielkie ryzyko, ale wszystko się udało.
Bu da aslında -- bilirsiniz, çünkü riskten endişelendik, ama herşey yolunda gitti.Cũng may, vì chúng tôi lo lắng về sự mạo hiểm ấy, nhưng rồi mọi việc cũng suôn sẻ.
Bu da aslında -- bilirsiniz, çünkü riskten endişelendik, ama herşey yolunda gitti.Dat was ook zo'n 40 mijl -- want we waren wel ongerust over het risico, maar het pakte redelijk goed uit.
Bu da aslında -- bilirsiniz, çünkü riskten endişelendik, ama herşey yolunda gitti.Egy kicsit azért aggódtunk a kockázat miatt, de szerencsére minden rendben ment.
Bu da aslında -- bilirsiniz, çünkü riskten endişelendik, ama herşey yolunda gitti.Eso fue hace 40 millas -- por que estábamos preocupados por el riesgo, pero funcionó bastante bien.
Bu da aslında -- bilirsiniz, çünkü riskten endişelendik, ama herşey yolunda gitti.Měli jsme z toho docela obavy, protože to bylo riskantní, ale dopadlo to poměrně dobře.
Bu da aslında -- bilirsiniz, çünkü riskten endişelendik, ama herşey yolunda gitti.Wir hatten Angst wegen des Risikos, aber es hat alles gut geklappt.
Bu da aslında -- bilirsiniz, çünkü riskten endişelendik, ama herşey yolunda gitti.Всъщност били са 40 (мили) - защото бяхме притеснени от риска, но свърши добра работа.
Bu da aslında -- bilirsiniz, çünkü riskten endişelendik, ama herşey yolunda gitti.Нас беспокоили риски, но всё сработало очень хорошо.
Bu da aslında -- bilirsiniz, çünkü riskten endişelendik, ama herşey yolunda gitti.זה היה בגובה כ-60 ק"מ, כי חששנו מהסיכון שבכך, אך זה עלה יפה.
Bu da aslında -- bilirsiniz, çünkü riskten endişelendik, ama herşey yolunda gitti.كانت تلك بالطبع مغامرة لأننا كنا قلقين من خطورة هذه المناورة، و لكنها نجحت.
Bu da aslında -- bilirsiniz, çünkü riskten endişelendik, ama herşey yolunda gitti.うまくいきました 噴煙の頂点部を通過しましたが
Bu da bir şeylerin yolunda olmadığının kanıtıydı.Also das war irgendwie ein Hinweis darauf, dass etwas nicht stimmte.
Bu da bir şeylerin yolunda olmadığının kanıtıydı.C'était l'indice que quelque chose clochait.
Bu da bir şeylerin yolunda olmadığının kanıtıydı.Era un buon indizio che le cose non fossero a posto.
Bu da bir şeylerin yolunda olmadığının kanıtıydı.Era un semnal că nu-i a bună.
Bu da bir şeylerin yolunda olmadığının kanıtıydı.Ik kreeg door dat er iets niet pluis was.
Bu da bir şeylerin yolunda olmadığının kanıtıydı.Itu menjadi semacam tanda kalau ada yang tidak beres.
Bu da bir şeylerin yolunda olmadığının kanıtıydı.이런 것들이 정상이 아니라는 증거였어요.
Bu da bir şeylerin yolunda olmadığının kanıtıydı.O que já era um indício de que as coisas não estavam bem.
Bu da bir şeylerin yolunda olmadığının kanıtıydı.Så det var typ en ledtråd att saker inte stod rätt till.
Bu da bir şeylerin yolunda olmadığının kanıtıydı.Szóval ez már mutatta, hogy valami nem volt rendben.
Bu da bir şeylerin yolunda olmadığının kanıtıydı.Takže to mi trochu napovedalo, že niečo nie je v poriadku.
Bu da bir şeylerin yolunda olmadığının kanıtıydı.To był znak, że coś jest nie tak.
Bu da bir şeylerin yolunda olmadığının kanıtıydı.To je bil znak, da ni vse v redu.