Ana içeriğe geç
Sözlük

yolunda ile cümle

yolunda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Aslında her şey yolunda gitti.Там всё сложилось хорошо.
Kendini kadının hükmüne uyduğu yolunda savunur.Он против подобного решения жены.
İspanya'dan dönüş yolunda bir süre kaldığı Paris'te gerçeküstü sanatçılarla tanışmıştı.Молодой художник, вернувшийся из Парижа.
Her ikisi için de, işler yolunda gibidir.Но в обоих случая порядок действий похож.
Her şey yolunda giderse saldırmayın.Начав атаку, не прекращайте её.
Fabrika köyün içinde, baraj yolundadır.Село находится в пограничной зоне, въезд по пропускам.
KPD’nin ayaklanma yolundaki bütün çabaları bir şeye yaramadı.Все попытки армии КНДР прорвать линию фронта успехом не увенчались.
Carter, bir tren yolunda durur ve tren arabaya doğru geliyordur.Стоун на автомобиле догоняет поезд проникает внутрь.
John Smith'in ölümüyle, Polat kendisine babası olduğunu açıklar ve Yusuf, kendi yolundan gideceğini söyler.Джон, несмотря на факт своей смерти, звонит Дейву и объясняет, как выйти из участка.
MHP ilkelerinden ödün vermeden yolunda yürüyecektir" dedi.О. Ч. сначала должен избавиться от своей дурной кармы».
Kısa bir süre sonra anayasanın değiştirilmesi yolundaki isteklerini gündeme getirdi.Вскоре после этого они решили воплотить свой лозунг в жизнь.
Dönüş yolunda da türlü serüvenler atlatılıyordu.Для выживших путь домой был трудным.
Bu iki yıldızın kırmızı dev olma yolunda ilerlediği düşünülmektedir.Звезда находится на пути превращения в красный гигант.
"PC/104" ismi bu benzerlikten v özel birleştirilmiş 104 pinlik veri yolundan üretilmiştir.С Земли WR 104 видна как спираль правильной формы.
Babası Sergey'e her şeyin yolunda olduğunu söylemesini karısının onu beklediğini söylemesini söyler.Жеф успокаивает женщину, он говорит, что обо всём позаботится сам.
"Bütünsel Marksist Oluşum Yolunda Bir Girişim İçin Genel Çerçeve Taslağı".«Come Into My Trading Room: A Complete Guide to Trading».
Lakin işler yolunda gitmedi.Но всё пошло не так.
Pansiyonculuk gelişme yolundadır.Развивается курортное хозяйство.
Dönüş yolunda beş Osmanlı gemisi battı, Portekizli esirler öldürüldü.و في رحلة العودة غرقت خمس سفن عثمانية، و تم قتل الآسرى البرتغاليون.
Sahildeki Bolaman yolunda PTT acentesi bulunmaktadır.المشروب غير الكحولي من هذا الكوكتيل يعرف باسم الجنس الآمن على الشاطئ Safe Sex on The beach .
Demokrasi yolunda, Ord.الحسكاني، الحاكم.
Karıları onu, yolundan saptırdılar.فرجع إلى أهله ورد الدرهم إلى كيسه - فكان أهله منه في بلاء.
Kocasının onu kurtarmak için verdiği karar, dünyayı fethetme yolundaki en önemli kararlardan birisidir.وربما كان قرار زوجها باسترجاعها هو المفتاح في شروعه بالسير لغزو العالم.
Ama işler her iki taraf için de yolunda gitmez.إذن: فلن أدفع شيئاً في كلتا الحالتين.
Emekliliğinde de Türkçenin doğru kullanılması yolundaki mücadelesine aralıksız devam etti.وخلال فترة تقاعدها واصلت جوليدا نضالها بإستمرار في استخدام لغة تركية صحيحة.
Doğal sesini maskeleyerek, iyi bir şarkıcı olma yolunda ilerleme kaydediyor." şeklinde oldu.تحجب صوتها الطبيعي فهى تحرز تقدماً وفي طريقها لتصبح مغنية جيدة.
Fakat işler pek de yolunda gitmedi.لم تتحرك المفاوضات بسرعة كافية.
Her şey yolunda."وهو أمر جيد".
Aynı gün, geri dönüş yolunda Rus Vostochnaia ve Swesta ticaret gemileri batırıldı.و في اليوم نفسه أُغِرقت سفينتا الشحن الروسيتان فوستوتشنيا و سويستا في طريقهما للعودة.
Hayır, sakın yolunda kalma sen.ابق في مكانك ولا تتحرك بسرعة.
Tarihçi Dio'ya göre, Caracalla zaten Macrinus'a bağlı görevlilerin tekrar atanması yolunda adım atmıştı.وفقا لديو، فقد اتخذ كاراكالا بالفعل خطوة نحو إعادة تعيين أعضاء مجلس ماكرينوس.
Ben onu hak yolunda yetiştirdim.متفق على إخراجه في الصحيحين.
Aslında her şey yolunda gitti.سارت الأمور على ما يرام بشكل مدهش.
Fransız Ordusu geri dönüş yolunda çok büyük bir yağma ganimetini de beraberinde götürmekteydi.وقام الرئيس الفرنسي بخطوة جريئة عندما ذهب إلى هناك.
KPD’nin ayaklanma yolundaki bütün çabaları bir şeye yaramadı.لكن جهود الناشطين في KPD لسحب القوات العسكرية إلى جانبهم بائت بالفشل.
Su testisi su yolunda kırılmayacak mıydı?هل تفلح برامج التطوير فيما أفسده الرى بالغمر؟.
Böylece, ABD kamuoyunun Küba'ya müdahale edilmesi yolundaki istekleri daha da güç kazandı.ولكن زيادة المصالح السياسية الأمريكية في كوبا شجعها بالتدخل أكثر في سياسة كوبا.
Kurumun üyeleri üç ana alternatif uyuşmazlık çözüm yolunda uzmanlaşmıştır.وتتكون الأمينو كومارين كمضادات حيوية من ثلاثة بدائل كبرى.
Bu sırada Habîb-i Acemî ile görüşüp onun sohbetinde bulundu ve tasavvuf yolunda ilerledi.ثم قتل ألوغ بك على ما ذكرناه في ترجمته، واستمرت الفتنة بين بني تيمور.
Ancak dönüş yolunda yolculuklarını sürdürmeye karar verdi.قرر ترينت الرحيل في رحلة طيران أخرى.
İnsan Tanrı'ya ulaşma yolunda ilerledikçe mutlu olur.من السهل عليك ان تحمد الله عندما يكون كل شيء على ما يرام.
Portekiz donanması geri dönüş yolunda Somali'nin kuzey kıyısındaki Zeyla'yı tahrip etti[6].دمرت البحرية البرتغالية زيلع على الساحل الشمالي للصومال في طريق العودة [1].
Atlanta yolunda Rick, radyosu aracılığı ile mesaj gönderir.No seu caminho até Atlanta, Rick envia uma transmissão de rádio.
"Allah yolunda hicret eden kimse yeryüzünde gidecek çok yer bulur, bolluk bulur..."Porquanto aquele que sobre a terra Temerariamente o renega Será por ele renegado, Quando ele vier em glória.
Fakat işgal başarısızlıkla sonuçlandı ve Bizans filosunun yarısı dönüş yolunda fırtınada yok oldu.Contudo, a invasão fracassou e os bizantinos perderam metade da sua frota numa tempestade durante o regresso.
Brezilya yolunda Jones, o sırada İngiliz sömürgesi olan Guyana’ya ilk seyahatini yaptı.Em seu caminho ao Brasil, Jones fez sua primeira viagem para a Guiana, então ainda uma colônia britânica.
Viyana yolunda Nikolsburg'da Kara Kartal Nişanı aldı.Recebeu a Ordem da Águia Negra em Nikolsburg, a caminho de Viena.
Şüphesiz Allah yolundan çıkanlara, hesap gününü unutmalarından dolayı şiddetli bir azap vardır."No temor de Deus estão os seus caminhos a cada dia, desde o dia em que Deus os criou até a eternidade.
Karıları onu, yolundan saptırdılar.Depois, ele foi enviado para seus parentes mais próximos, que o trataram com crueldade.
Fakat dönüş yolunda bu filo, Bizans ya da Venedik donanmasının saldırısına uğrayıp yok edilmiştir.Porém, no seu regresso, os navios normandos foram atacados e destruídos por uma frota bizantina ou veneziana.
Her şey yolunda."Tudo estava bem".
Hayır, sakın yolunda kalma sen.Não fique parado aí!
Pablo kendi yolunda ilerler.Vasco viaja sozinho.
Örnek: UFO'ların dünyayı ziyaret etmediği yolunda hiçbir delil yoktur.A: Prove que o Planeta dos Macacos não existe.
Ondan önce, büyük İtalyan Galilei, bilimin bu yolunda yürümüştü.E, como já foi outras vezes mostrado aqui, o embaixador Lane Wilson fazia total ciência do que ocorreria.
Paketi bagaja koyarak yolunda devam eder.E tenta sair carregando o baú.
Sonunda Mariya ve kocası Vasili de iskorbüte yenik düştü ve geri dönüş yolunda hayatlarını kaybettiler.Finalmente Pronchishcheva e seu marido sucumbiram ao escorbuto e morreram no caminho de volta.
Bazı şeyler her zaman yolunda gitmemiştir.Mas nem sempre tudo corre bem.
Fakat, işler umulduğu gibi yolunda gitmeyince, Bob'un ailesi de olayın içine girer.Por não ter muitas escolhas, Bob aceita o emprego.
Tek vuruşluk veri yolunda buyruk başına çevrim birdir.Uma coisa é correr em linha reta.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod