Araç yoluna paralel olarak raylar üzerinde ilerliyor, altından da arabalar.הוא נוסע על מסילה בכבישי הפרברים, והמכוניות בכביש נוסעות תחתיו.
Araç yoluna paralel olarak raylar üzerinde ilerliyor, altından da arabalar.وتتحرك على سكك عبر الطرق الريفية والسيارات تنتقل داخلها
Araç yoluna paralel olarak raylar üzerinde ilerliyor, altından da arabalar.田舎の道もです そして車がバスの下を通るのです で このバスは時速100マイルまで加速します
Artık sizin kekiniz oldu. Herşey yoluna girdi.이제 케잌은 그 사람들 것이에요. 모든 게 해결됐습니다.
Artık sizin kekiniz oldu. Herşey yoluna girdi.Most már az ő süteményük volt és minden rendben volt.
Artık sizin kekiniz oldu. Herşey yoluna girdi.Nu was het je cake en alles was goed.
Artık sizin kekiniz oldu. Herşey yoluna girdi.ועכשיו זו היתה העוגה שלך. עכשיו הכל היה בסדר.
Artık sizin kekiniz oldu. Herşey yoluna girdi.الآن هي كعكتك الخاصة . الآن كل شيء على ما يرام .
Artık sizin kekiniz oldu. Herşey yoluna girdi.(拍手)
Artık yoluna çıkmayacağım.Aku tidak akan mengganggumu lagi.
Artık yoluna çıkmayacağım.Ich werde dir in die Quere kommen.
Artık yoluna çıkmayacağım.Ik ga je in weg zitten.
Artık yoluna çıkmayacağım.Iti voi sta in cale.
Artık yoluna çıkmayacağım.Jag ska inte vara i vägen för dig längre.
Artık yoluna çıkmayacağım.Je vais te laisser tranquille.
Artık yoluna çıkmayacağım.네 앞이를도 방해 되도
Artık yoluna çıkmayacağım.Mình sẽ cản đường cậu.
Artık yoluna çıkmayacağım.Non voglio intralciare la tua vita.
Artık yoluna çıkmayacağım.Ves čas ti bom v napoto.
Artık yoluna çıkmayacağım.Zrobię to na swój własny sposób.
Artık yoluna çıkmayacağım.Θα σου είμαι εμπόδιο.
Artık yoluna çıkmayacağım.Я мешаю тебе.
Artık yoluna çıkmayacağım..אני הולכת בדרכך
Artık yoluna çıkmayacağım.سأتركك مرتاحا ولن أقف في طريقك
Artık yoluna çıkmayacağım.ジュングがよく働いてくれるから良かったわ
Baek Seung Jo kendi yoluna gitmen gerekir.Baek Seung Jo a besoin de suivre sa propre voie.
Baek Seung Jo kendi yoluna gitmen gerekir.Baek Seung Jo cần phải đi con đường riêng của cậu ta.
Baek Seung Jo kendi yoluna gitmen gerekir.Baek Seung Jo deve seguire la sua strada.
Baek Seung Jo kendi yoluna gitmen gerekir.Baek Seung Jo musí ísť svojou cestou.
Baek Seung Jo kendi yoluna gitmen gerekir.Baek Seung Jo perlu berjalan melalu arahnya sendiri.
Baek Seung Jo kendi yoluna gitmen gerekir.Baek Seung muss seinen eigenen Weg gehen.
Baek Seung Jo kendi yoluna gitmen gerekir.Бэк Сын Чжо идёт своей дорогой.
Bahçedeki otlar yolunacak.C'est l'heure du binage.
Bana " Proteinleri ölçümlemenin daha iyi bir yoluna ihtiyacım var." dedi."Ik moet echt een betere manier vinden om eiwitten te meten."
Bana " Proteinleri ölçümlemenin daha iyi bir yoluna ihtiyacım var." dedi.그가 말했죠. "단백질을 측정하는 더 나은 방법이 필요합니다."
Bana " Proteinleri ölçümlemenin daha iyi bir yoluna ihtiyacım var." dedi."Naprawdę potrzebuję lepszej metody badania białek."
Bana " Proteinleri ölçümlemenin daha iyi bir yoluna ihtiyacım var." dedi."Мне очень нужен надёжный способ замера белков."
Bana " Proteinleri ölçümlemenin daha iyi bir yoluna ihtiyacım var." dedi."Наистина ми трябва по-добър начин за измерване на протеините."
Bana " Proteinleri ölçümlemenin daha iyi bir yoluna ihtiyacım var." dedi.והוא אמר, "אני באמת זקוק לדרך יותר טובה למדידת פרוטאינים."
Bana " Proteinleri ölçümlemenin daha iyi bir yoluna ihtiyacım var." dedi.و قال, " أنا فعلا أحتاج طريقة أفضل لقياس البروتينات."
Bana " Proteinleri ölçümlemenin daha iyi bir yoluna ihtiyacım var." dedi.「検討してやってみましたが
Belki 10 yıl içinde işler yoluna girebilir.A třeba za 10 let se mohou vrátit.
Belki 10 yıl içinde işler yoluna girebilir.そして株式ファンドはそのCDOに10億ドルを払おうとします。
Beraberken yalnız olmanın bu yeni yoluna alışıyoruz.Chúng ta đang dần quen với cách mới để tất cả cùng nhau ở một mình.
Beraberken yalnız olmanın bu yeni yoluna alışıyoruz.Ci stiamo abituando a un nuovo modo di essere soli, insieme.
Beraberken yalnız olmanın bu yeni yoluna alışıyoruz.Estamos a habituar-nos a uma nova forma de estarmos sozinhos e juntos.
Beraberken yalnız olmanın bu yeni yoluna alışıyoruz.Kezdünk hozzászokni egy új létformához: a társas magányhoz.
Beraberken yalnız olmanın bu yeni yoluna alışıyoruz.사람들은 지금 함께 외로워지는 새로운 방법에 익숙해져가고 있습니다.
Beraberken yalnız olmanın bu yeni yoluna alışıyoruz.Ne obişnuim cu un alt mod de a fi singuri împreună.
Beraberken yalnız olmanın bu yeni yoluna alışıyoruz.Nos estamos acostumbrando a una nueva forma de estar juntos en solitario.
Beraberken yalnız olmanın bu yeni yoluna alışıyoruz.Nous nous habituons à une nouvelle façon d'être seuls ensemble.
Beraberken yalnız olmanın bu yeni yoluna alışıyoruz.Olemme tottumassa uuteen tapaan olla yksin yhdessä.
Beraberken yalnız olmanın bu yeni yoluna alışıyoruz.Pomalu si zvykáme na nový způsob jak být společně sami.
Beraberken yalnız olmanın bu yeni yoluna alışıyoruz.Vi vänjer oss vid ett nytt sätt att vara ensamma tillsammans.
Beraberken yalnız olmanın bu yeni yoluna alışıyoruz.We geraken gewend aan een nieuwe manier om samen alleen te zijn.
Beraberken yalnız olmanın bu yeni yoluna alışıyoruz.Wir gewöhnen uns an eine neue Art, gemeinsam allein zu sein.
Beraberken yalnız olmanın bu yeni yoluna alışıyoruz.Zaczynamy być samotni będąc razem. Zaczynamy być samotni będąc razem.
Beraberken yalnız olmanın bu yeni yoluna alışıyoruz.Zvykáme si na nový spôsob byť spolu, každý sám.
Beraberken yalnız olmanın bu yeni yoluna alışıyoruz.Συνηθίζουμε έναν νέο τρόπο για να είμαστε μόνοι μας μαζί με άλλους.
Beraberken yalnız olmanın bu yeni yoluna alışıyoruz.Ми звикаємо до нового способу бути самотніми разом.