Ana içeriğe geç
Sözlük

yolsuzluk ile cümle

yolsuzluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tipik bir felaket hikayesi: hastalık, yolsuzluk, fakirlik.Typowa opowieść o katastrofie: choroby, korupcja, nędza.
Tipik bir felaket hikayesi: hastalık, yolsuzluk, fakirlik.Una historia típica de desastre: enfermedad, corrupción, pobreza.
Tipik bir felaket hikayesi: hastalık, yolsuzluk, fakirlik.Une histoire typicalement triste Maladie, corruption, pauvreté
Tipik bir felaket hikayesi: hastalık, yolsuzluk, fakirlik.Типичната катастрофална история: болести, корупция, бедност.
Tipik bir felaket hikayesi: hastalık, yolsuzluk, fakirlik.Типичная история о бедствии: болезнь, коррупция, бедность.
Tipik bir felaket hikayesi: hastalık, yolsuzluk, fakirlik.סיפור אסונות טיפוסי: מחלות, שחיתות, עוני.
Tipik bir felaket hikayesi: hastalık, yolsuzluk, fakirlik.نفس قصة الكارثة: المرض ، والفساد ، والفقر
Tipik bir felaket hikayesi: hastalık, yolsuzluk, fakirlik.病気 汚職 貧困です 皆さんは
Trinidad ve Tobago dolarına, ve aslında bir yığın şikemiz ve şüpheli eylemlerimiz oldu, yolsuzluk oldu,De fapt, au fost o serie de licitații aranjate și activități suspecte de corupție.
Trinidad ve Tobago dolarına, ve aslında bir yığın şikemiz ve şüpheli eylemlerimiz oldu, yolsuzluk oldu,트리니다드토바고 달러로 말이죠, 많은 담합 입찰과 수상한 부패 활동들이 많이 있었습니다.
Trinidad ve Tobago dolarına, ve aslında bir yığın şikemiz ve şüpheli eylemlerimiz oldu, yolsuzluk oldu,Trinidad och Tobago-dollar, och det förekom en hel del fusk med anbud och annan misstänkt verksamhet.
Trinidad ve Tobago dolarına, ve aslında bir yığın şikemiz ve şüpheli eylemlerimiz oldu, yolsuzluk oldu,Всъщност имаше манипулиране на търга и подозрителни действия, корупция.
Trinidad ve Tobago dolarına, ve aslında bir yığın şikemiz ve şüpheli eylemlerimiz oldu, yolsuzluk oldu,בדולרים של טרנידד וטובגו, ולמעשה היו הרבה מכרזים תפורים ופעילות חשודה ומושחתת.
Trinidad ve Tobago dolarına, ve aslında bir yığın şikemiz ve şüpheli eylemlerimiz oldu, yolsuzluk oldu,دولارت ترينيداد وتوباغو، وفي الواقع، كان لدينا الكثير من التلاعب بالعطاءات ونشاط مشبوه، وحدث النشاط الفاسد.
Trinidad ve Tobago dolarına, ve aslında bir yığın şikemiz ve şüpheli eylemlerimiz oldu, yolsuzluk oldu,そして 入札の過程で 汚職や不正が起こりました 何が行われていたのかを明らかにし
Uyuşturucu satıcıları mı? Hükümet mi? Yolsuzluk?האם היא ארגון זטאס? סוחרי הסמים? הממשלה?
Ve şimdi biliyoruz ki en kötü hastalık aslında bir hastalık değil. Yolsuzluk.Och just nu, vet vi att den största sjukdomen av alla inte är en sjukdom.
Ve şimdi biliyoruz ki en kötü hastalık aslında bir hastalık değil. Yolsuzluk.Teraz wiemy, że największą chorobą ze wszystkich nie jest choroba - jest nią korupcja.
Ve şimdi biliyoruz ki en kötü hastalık aslında bir hastalık değil. Yolsuzluk.Y en este momento, sabemos que la peor enfermedad de todas no es una enfermedad.
Ve şimdi biliyoruz ki en kötü hastalık aslında bir hastalık değil. Yolsuzluk.И сега знаем, че най-голямата зараза от всички не е болест, а корупция.
Ve şimdi biliyoruz ki en kötü hastalık aslında bir hastalık değil. Yolsuzluk.И сегодня мы знаем, что самая серьёзная болезнь в мире вовсе не является болезнью, это коррупция.
Ya da, pek çok Afrika ülkesinde, yolsuzluktan çıkar elde etmenin kanunsuz fırsatlarını.Atau, di banyak negara Afrika, peluang-peluang tidak resmi yang menguntungkan dari korupsi.
Ya da, pek çok Afrika ülkesinde, yolsuzluktan çıkar elde etmenin kanunsuz fırsatlarını.Hoặc, tại nhiều nước Châu Phi, nguồn lợi không chính thức đến từ sự tham nhũng.
Ya da, pek çok Afrika ülkesinde, yolsuzluktan çıkar elde etmenin kanunsuz fırsatlarını.혹은, 많은 아프리카 국가의 경우엔 부패에서 이득을 얻을 수 있는 비공식적인 기회들을 제공하기 때문이죠.
Ya da, pek çok Afrika ülkesinde, yolsuzluktan çıkar elde etmenin kanunsuz fırsatlarını.Nebo jako v mnoha Afrických zemích, možnost přiživit se na korupci.
Ya da, pek çok Afrika ülkesinde, yolsuzluktan çıkar elde etmenin kanunsuz fırsatlarını.Oder, in afrikanischen Ländern, inoffizielle Möglichkeiten, von Korruption zu profitieren.
Ya da, pek çok Afrika ülkesinde, yolsuzluktan çıkar elde etmenin kanunsuz fırsatlarını.Oppure, in molti paesi africani, opportunità non ufficiali di trarre profitto dalla corruzione.
Ya da, pek çok Afrika ülkesinde, yolsuzluktan çıkar elde etmenin kanunsuz fırsatlarını.Ou, dans de nombreux pays africains, des opportunités non officielles de profiter de la corruption.
Ya da, pek çok Afrika ülkesinde, yolsuzluktan çıkar elde etmenin kanunsuz fırsatlarını.Ou, em muitos países africanos, oportunidades não-oficiais para lucrarem com a corrupção.
Ya da, pek çok Afrika ülkesinde, yolsuzluktan çıkar elde etmenin kanunsuz fırsatlarını.Sau, in multe tari africane, oportunitati neoficiale de a profita de pe urma coruptiei.
Ya da, pek çok Afrika ülkesinde, yolsuzluktan çıkar elde etmenin kanunsuz fırsatlarını.Vagy, mint sok afrikai országban, nem hivatalos lehetőségeket, hogy profitáljanak a korrupcióból.
Ya da, pek çok Afrika ülkesinde, yolsuzluktan çıkar elde etmenin kanunsuz fırsatlarını.Ή, σε πολλές χώρες της Αφρικής, ανεπίσημες ευκαιρίες να επωφεληθούν από τη διαφθορά.
Ya da, pek çok Afrika ülkesinde, yolsuzluktan çıkar elde etmenin kanunsuz fırsatlarını.Или в много африкански страни, нелегална заетост която доприняся за корумпираност
Ya da, pek çok Afrika ülkesinde, yolsuzluktan çıkar elde etmenin kanunsuz fırsatlarını.Или, как во многих странах Африки неофициальные возможности получить доход посредством коррупции.
Ya da, pek çok Afrika ülkesinde, yolsuzluktan çıkar elde etmenin kanunsuz fırsatlarını.או לחילופין, בהרבה ארצות אפריקאיות, הזדמנויות לא רשמיות להרוויח משחיתות.
Ya da, pek çok Afrika ülkesinde, yolsuzluktan çıkar elde etmenin kanunsuz fırsatlarını.أو، في العديد من الدول الأفريقية، الفرص الغير مضمونة للإستفادة من الفساد.
Ya da, pek çok Afrika ülkesinde, yolsuzluktan çıkar elde etmenin kanunsuz fırsatlarını.非公式的に利益を得られるのです。 実際は、世界中の政府で
Yalnızca yolsuzluk ve israf yaratmakla kalmayıp;Anda tidak sekedar menciptakan korupsi dan pemborosan,
Yalnızca yolsuzluk ve israf yaratmakla kalmayıp;Es ist nicht nur Korruption und Verschwendung, die Sie schaffen.
Yalnızca yolsuzluk ve israf yaratmakla kalmayıp;당신이 만드는 것은 부패와 낭비 뿐만이 아닙니다.
Yalnızca yolsuzluk ve israf yaratmakla kalmayıp;Nejde jen o korupci a odpad, který tím vytvoříte.
Yalnızca yolsuzluk ve israf yaratmakla kalmayıp;To nie je iba korupcia a plytvanie, ktoré vytvárame.
Yalnızca yolsuzluk ve israf yaratmakla kalmayıp;יוצרים לא רק שחיתות ובזבוז; יוצרים לא רק שחיתות ובזבוז;
Yalnızca yolsuzluk ve israf yaratmakla kalmayıp;انه ليس فقط الفساد .. والهدر الذي سيستشري في البلد
Yalnızca yolsuzluk ve israf yaratmakla kalmayıp;ありません。 選挙によって選ばれたはずの、アフガニスタン政府よりも
Yalnızca yolsuzluk ve israf yaratmakla kalmayıp;阿富汗这个国家全年的收入是 10亿每年,
Yolsuzluk. Ama bunun için de bir aşı var.Dar există un vaccin și pentru ea.
Yolsuzluk. Ama bunun için de bir aşı var.Maar ook daarvoor is een vaccin.
Yolsuzluk bir gelir kaynağı ve kamu hizmeti karmaşa içinde.Die Korruption ist weitverbreitet und die öffentlichen Dienste sind im Niedergang.
Yolsuzluk bir gelir kaynağı ve kamu hizmeti karmaşa içinde.La corrupción está descontrolada y los servicios públicos en crisis.
Yolsuzluk bir gelir kaynağı ve kamu hizmeti karmaşa içinde.La corruption y est endémique et les services publics sont en pleine débandade.
Yolsuzluk bir gelir kaynağı ve kamu hizmeti karmaşa içinde.Η διαφθορά είναι αχαλίνωτη και οι δημόσιες υπηρεσίες βρίσκονται σε αναταραχή.
Yolsuzluk, din ve medreselerin artışıCorrupción, religión y aumento de madrasas
Yolsuzluk, din ve medreselerin artışıLa corruzione, la religione e l'aumento del numero delle madrasa (scuole religiose islamiche)
Yolsuzluk, din ve medreselerin artışıКоррупция, религия и расцвет медресе
Yolsuzluk, din ve medreselerin artışıالفساد والدين ونهضة المدرسة
Yolsuzluk, ırkçılık ve ayrımcılık her gün karşılaşılan bir durum.Im Durchschnitt kehrt täglich mindestens ein tadschikischer Wanderarbeiter in einem Sarg ins Land zurück.
Yolsuzluk problemlerinden kendinizi soyutladınız.Ale ludzie z Oksfordu przygotowywali się na demokratyczne Niemcy i rozpoczęli planowanie.
Yolsuzluk problemlerinden kendinizi soyutladınız.Andere manieren om stemrecht te krijgen. Andere manieren om een vak te leren.
Yolsuzluk problemlerinden kendinizi soyutladınız.A to je první věc.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod