Çünkü bu, vekillerin yolsuzluklarının suş teşkil etmesi anlamına gelecek.להוציא את השחיתות מחוץ לחוק בכל הנוגע לסגנים.
Çünkü bu, vekillerin yolsuzluklarının suş teşkil etmesi anlamına gelecek.تجريم فساد النواب.
Çünkü bu, vekillerin yolsuzluklarının suş teşkil etmesi anlamına gelecek.処罰しなければなりません ドイツでは
Denetim içeriği Mali yönetime değer katma Düzensizlikler ve yolsuzluk GörüşlerControlemandaat Toegevoegde waarde voor het financieel beheer Onregelmatigheden en fraude Adviezen
Denetim içeriği Mali yönetime değer katma Düzensizlikler ve yolsuzluk GörüşlerEllenőrzött terület A pénzügyi gazdálkodás javítása Szabálytalanságok és csalás Vélemények
Denetim içeriği Mali yönetime değer katma Düzensizlikler ve yolsuzluk GörüşlerIl mandato della Corte Fornire valore aggiunto alla gestione finanziaria Irregolarità e frode I pareri
Denetim içeriği Mali yönetime değer katma Düzensizlikler ve yolsuzluk GörüşlerKompetencje w zakresie kontroli Wartość dodana zarządzania finansami Nieprawidłowości i nadużycia Opinie
Denetim içeriği Mali yönetime değer katma Düzensizlikler ve yolsuzluk GörüşlerLes compétences d'audit L'optimisation de la gestion financière Les fraudes et irrégularités Les avis
Denetim içeriği Mali yönetime değer katma Düzensizlikler ve yolsuzluk GörüşlerMandato de auditoria Acrescentar valor à gestão financeira Irregularidades e fraudes Pareceres
Denetim içeriği Mali yönetime değer katma Düzensizlikler ve yolsuzluk GörüşlerPrávomoci auditu Zlepšovanie finančného riadenia Nezrovnalosti a podvody Stanoviská
Denetim içeriği Mali yönetime değer katma Düzensizlikler ve yolsuzluk GörüşlerPravomoci k provádění auditu Zkvalitňování finančního řízení Nesrovnalosti a podvody Stanoviska
Denetim içeriği Mali yönetime değer katma Düzensizlikler ve yolsuzluk GörüşlerPrüfungsauftrag Optimierung des Finanzmanagements Unregelmäßigkeiten und Betrug Stellungnahmen
Denetim içeriği Mali yönetime değer katma Düzensizlikler ve yolsuzluk GörüşlerRevisionsmandat Merværdieffekt på finansforvaltningen Uregelmæssigheder og svig Udtalelser
Denetim içeriği Mali yönetime değer katma Düzensizlikler ve yolsuzluk GörüşlerRevizijske pristojnosti Dodajanje vrednosti prifinančnem poslovodenju Nepravilnosti in goljufije Mnenja
Denetim içeriği Mali yönetime değer katma Düzensizlikler ve yolsuzluk GörüşlerTarkastuskohteet Kustannusvaikuttavuus varainhoidossa Säännönvastaisuudet ja petokset Lausunnot
Dürüst bir yoksul olmak, Yolsuzlukla zengin olmaktan yeğdir.Bättre är en fattig man som vandrar i ostrafflighet rik som i vrånghet går dubbla vägar.
Dürüst bir yoksul olmak, Yolsuzlukla zengin olmaktan yeğdir.Bedre er en fattig som vandrer i ustraffelighet, enn en falsk som vandrer på to veier, selv om han er rik.
Dürüst bir yoksul olmak, Yolsuzlukla zengin olmaktan yeğdir.Boljši je ubogi, ki hodi v nedolžnosti svoji, nego spačeni, ki se zvija semtertja, če je še tako bogat.
Dürüst bir yoksul olmak, Yolsuzlukla zengin olmaktan yeğdir.Een arme, die oprecht en eerlijk leeft, is beter dan een zondaar, ook al is die rijk.
Dürüst bir yoksul olmak, Yolsuzlukla zengin olmaktan yeğdir.Es ist besser ein Armer, der in seiner Frömmigkeit geht, denn ein Reicher, der in verkehrten Wegen geht.
Dürüst bir yoksul olmak, Yolsuzlukla zengin olmaktan yeğdir.Hellere en fattig med lydefri Færd end en, som går Krogveje, er han end rig.
Dürüst bir yoksul olmak, Yolsuzlukla zengin olmaktan yeğdir.Jobb a szegény, a ki jár tökéletesen, mint a kétfelé sántáló istentelen, a ki gazdag.
Dürüst bir yoksul olmak, Yolsuzlukla zengin olmaktan yeğdir.성실히 행하는 가난한 자는 사곡히 행하는 부자보다 나으니라
Dürüst bir yoksul olmak, Yolsuzlukla zengin olmaktan yeğdir.Lebih baik orang miskin yang tulus hatinya daripada orang kaya yang curang
Dürüst bir yoksul olmak, Yolsuzlukla zengin olmaktan yeğdir.Lepší je chudobný, ktorý chodí vo svojej prostote a nevine, ako ten, kto je krivých ciest a je bohatý.
Dürüst bir yoksul olmak, Yolsuzlukla zengin olmaktan yeğdir.Lepší jest chudý, kterýž chodí v upřímnosti své, než převrácený na kterékoli cestě, ačkoli jest bohatý.
Dürüst bir yoksul olmak, Yolsuzlukla zengin olmaktan yeğdir.Lepszy jest ubogi, który chodzi w uprzejmości swojej, niżeli przewrotny na drogach swych, chociaż jest bogaty.
Dürüst bir yoksul olmak, Yolsuzlukla zengin olmaktan yeğdir.Mai mult preţuieşte săracul care umblă în neprihănirea lui, decît bogatul care umblă pe căi sucite. -
Dürüst bir yoksul olmak, Yolsuzlukla zengin olmaktan yeğdir.Meglio un povero dalla condotta integra che uno dai costumi perversi, anche se ricco
Dürüst bir yoksul olmak, Yolsuzlukla zengin olmaktan yeğdir.Mejor es el pobre que camina en su integridad que el de caminos torcidos, aunque sea rico
Dürüst bir yoksul olmak, Yolsuzlukla zengin olmaktan yeğdir.Melhor é o pobre que anda na sua integridade, do que o rico perverso nos seus caminhos.
Dürüst bir yoksul olmak, Yolsuzlukla zengin olmaktan yeğdir.Mieux vaut le pauvre qui marche dans son intégrité, Que celui qui a des voies tortueuses et qui est riche.
Dürüst bir yoksul olmak, Yolsuzlukla zengin olmaktan yeğdir.Parempi on köyhä, joka nuhteettomasti vaeltaa, kuin kahdella tiellä mutkitteleva rikas.
Dürüst bir yoksul olmak, Yolsuzlukla zengin olmaktan yeğdir.Thà người nghèo khổ ăn ở cách thanh liêm, Còn hơn là kẻ giàu có theo đường tà vạy.
Dürüst bir yoksul olmak, Yolsuzlukla zengin olmaktan yeğdir.Thà người nghèo_khổ ăn_ở cách thanh_liêm , Còn hơn là kẻ giàu_có theo đường tà vạy .
Dürüst bir yoksul olmak, Yolsuzlukla zengin olmaktan yeğdir.Лучше бедный, ходящий в своей непорочности, нежели тот, кто извращает пути свои, хотя он и богат.
Dürüst bir yoksul olmak, Yolsuzlukla zengin olmaktan yeğdir.טוב רש הולך בתמו מעקש דרכים והוא עשיר׃
Dürüst bir yoksul olmak, Yolsuzlukla zengin olmaktan yeğdir.الفقير السالك باستقامته خير من معوج الطرق وهو غني.
Dürüst bir yoksul olmak, Yolsuzlukla zengin olmaktan yeğdir.行 為 純 正 的 窮 乏 人 、 勝 過 行 事 乖 僻 的 富 足 人
Dürüst bir yoksul olmak, Yolsuzlukla zengin olmaktan yeğdir.行 為純 正 的 窮乏人 、 勝過 行事 乖僻 的 富足 人
Düzensizlikler ve YolsuzlukAz Európai Számvevőszék minden szabálytalanságot és feltételezhető csalástjelent.
Düzensizlikler ve YolsuzlukCurtea de Conturi Europeanュ raporteazュ toate cazurile de neregularitate sau de suspiciune de fraudュ.
Düzensizlikler ve YolsuzlukDe Europese Rekenkamer rapporteert over onregelmatigheden en vermoedelijke fraude.
Düzensizlikler ve YolsuzlukDen Europæiske Revisionsret rapporterer om alle uregelmæssigheder og tilfælde af formodet svig.
Düzensizlikler ve YolsuzlukEl Tribunal de Cuentas Europeo informa de cualquier presunto fraude o irregularidad.
Düzensizlikler ve YolsuzlukEuropeiska revisionsrätten skall rapportera om alla eventuella oegentligheter och misstänkt bedrägeri.
Düzensizlikler ve YolsuzlukEuropejski Trybunał Obrachunkowy informuje o wszelkich nieprawidłowościach i podejrzeniach nadużyć.
Düzensizlikler ve YolsuzlukEurópsky dvor audítorov informuje o všetkých nezrovnalostiach a podozreniach z podvodu.
Düzensizlikler ve YolsuzlukEvropsko računsko sodišče poroča o vseh nepravilnostih in sumih goljufij.
Düzensizlikler ve YolsuzlukLa Corte dei conti europea riferisce su ogni caso di irregolarità e sospetto di frode.
Düzensizlikler ve YolsuzlukLa Cour des comptes européenne signale tous les cas d'irrégularité et de fraude présumée.
Düzensizlikler ve YolsuzlukO Tribunal de Contas Europeu deve assinalar os casos de irregularidades e suspeitas de fraude.
Düzensizlikler ve YolsuzlukTilintarkastustuomioistuimen tehtäviin kuuluu säännönvastaisuuksista ja petosepäilyistäilmoittaminen.
Düzensizlikler ve YolsuzlukUnregelmäßigkeiten und Betrug
Düzensizlikler ve YolsuzlukΠαρατυpiίες και αpiάτη
Etrafımızda sadece yıllanmış, yaşlı, otoriter, yolsuzluk içindeki rejimlere şahit oluyorduk.오래되고 늙은 독재자, 부패 상황들, 우리가 주위에서 봐온 정권들입니다.
Etrafımızda sadece yıllanmış, yaşlı, otoriter, yolsuzluk içindeki rejimlere şahit oluyorduk.les problèmes de corruption -- les régimes qui nous entourent.
Etrafımızda sadece yıllanmış, yaşlı, otoriter, yolsuzluk içindeki rejimlere şahit oluyorduk.זקנים, שתלטניים, מצבים מושחתים, משטרים שראינו סביבנו.
Etrafımızda sadece yıllanmış, yaşlı, otoriter, yolsuzluk içindeki rejimlere şahit oluyorduk.ھرمة واستبدادية، فاسدة، أوضاع-- الأنظمة التي رأيناها حولنا.
Etrafımızda sadece yıllanmış, yaşlı, otoriter, yolsuzluk içindeki rejimlere şahit oluyorduk.政府の状況は 腐敗しきっていました そしてふとこう思ったのです