Bu yüzden halâ bilgiye ulaşmak için yasal olmayan yollara güvenmek zorunda kalıyoruz, sızıntılar vasıtasıyla.Nous sommes obligés d'avoir recours à des méthodes illicites pour obtenir des informations, les fuites.
Bu yüzden halâ bilgiye ulaşmak için yasal olmayan yollara güvenmek zorunda kalıyoruz, sızıntılar vasıtasıyla.Perciò dobbiamo affidarci a modalità illegali per avere le informazioni, attraverso fughe di notizie.
Bu yüzden halâ bilgiye ulaşmak için yasal olmayan yollara güvenmek zorunda kalıyoruz, sızıntılar vasıtasıyla.Tak pořád musíme spoléhat na protiprávní cestičky, jako úniky informací.
Bu yüzden halâ bilgiye ulaşmak için yasal olmayan yollara güvenmek zorunda kalıyoruz, sızıntılar vasıtasıyla.Vậy là ta vẫn phải dựa vào những cách "bất hợp pháp" để có thông tin, qua rò rỉ.
Bu yüzden halâ bilgiye ulaşmak için yasal olmayan yollara güvenmek zorunda kalıyoruz, sızıntılar vasıtasıyla.Έτσι εξακολουθούμε να βασιζόμαστε σε παράνομους τρόπους για να πάρουμε πληροφορίες, μέσω διαρροών.
Bu yüzden halâ bilgiye ulaşmak için yasal olmayan yollara güvenmek zorunda kalıyoruz, sızıntılar vasıtasıyla.И нам по-прежнему приходится полагаться на незаконные способы получения информации — через утечки.
Bu yüzden halâ bilgiye ulaşmak için yasal olmayan yollara güvenmek zorunda kalıyoruz, sızıntılar vasıtasıyla.Тому нам доведеться отримувати інформацію незаконним шляхом, від інформаторів.
Bu yüzden halâ bilgiye ulaşmak için yasal olmayan yollara güvenmek zorunda kalıyoruz, sızıntılar vasıtasıyla.דרכים לא חוקיות של קבלת מידע, באמצעות הדלפות.
Bu yüzden halâ bilgiye ulaşmak için yasal olmayan yollara güvenmek zorunda kalıyoruz, sızıntılar vasıtasıyla.الطرق غير الشرعية في الحصول على المعلومات ، عبر التسريبات.
Bu yüzden halâ bilgiye ulaşmak için yasal olmayan yollara güvenmek zorunda kalıyoruz, sızıntılar vasıtasıyla.情報リークなど 違法な手段に頼る他ないのが現状です 例えば ガーディアン紙が アフガン戦争について
Doğru. O zaman yasal yollara başvur.Akkor tegyél jogi lépéseket.
Doğru. O zaman yasal yollara başvur. Söyleyeceklerimi dikkatlice dinle.Αν είναι έτσι, τότε απλά ακολούθησε το νόμο. "κου προσεκτικά αυτά που θα σου πω.
Doğru. O zaman yasal yollara başvur.اذا كان الامر هكذا فاتبعي القانون
"Dr. Hong, delirdiniz mi? bu insanları yollara çıkarmayı deneyerek."Dr Hong, apakah Anda gila, mencoba menaruh orang buta di jalanan?
"Dr. Hong, delirdiniz mi? bu insanları yollara çıkarmayı deneyerek."Dr Hong, ben je gek, proberen om blinden op de weg te krijgen?
"Dr. Hong, delirdiniz mi? bu insanları yollara çıkarmayı deneyerek."Dr. Hong, é louco, a tentar meter cegos na estrada?
"Dr. Hong, delirdiniz mi? bu insanları yollara çıkarmayı deneyerek."Dr. Hong, ma è matto a far guidare dei ciechi?
"Dr. Hong, delirdiniz mi? bu insanları yollara çıkarmayı deneyerek."Dr. Hong, sind Sie wahnsinnig zu versuchen blinde Menschen auf die Strasse zu stellen.
"Dr. Hong, delirdiniz mi? bu insanları yollara çıkarmayı deneyerek."Tiến sĩ Hong, anh có điên không, khi cố gắng đưa những người khiếm thị ra đường?
"Dr. Hong, delirdiniz mi? bu insanları yollara çıkarmayı deneyerek."Д-р Хонг, да не сте се побъркали, като се опитвате да поставите слепи хора на пътя?
- Evet. Bazen, ne yazık ki, işlerin daha çirkin yollara götürülmesi gerekir."Понякога, за съжаление, трябва да се действа с твърда ръка."
Hong, delirdiniz mi? bu insanları yollara çıkarmayı deneyerek.¿Está Ud. chiflado tratando de poner ciegos al volante?
Hong, delirdiniz mi? bu insanları yollara çıkarmayı deneyerek.Hong, êtes-vous fou, pour essayer de mettre les aveugles sur la route ?
Hong, delirdiniz mi? bu insanları yollara çıkarmayı deneyerek.Hong, maga megőrült, hogy vakokat enged ki az útra?
Hong, delirdiniz mi? bu insanları yollara çıkarmayı deneyerek.Hong sunteţi nebun, încercaţi să-i puneţi pe nevăzători pe şosele?
Hong, delirdiniz mi? bu insanları yollara çıkarmayı deneyerek.Hongu, jste šílený, když se snažíte dostat slepé lidi na cesty?
Hong, delirdiniz mi? bu insanları yollara çıkarmayı deneyerek.앞을 못 보는 사람들을 도로에서 운전하게 한다니요?
Hong, delirdiniz mi? bu insanları yollara çıkarmayı deneyerek.Ślepi na drodze?
Hong, delirdiniz mi? bu insanları yollara çıkarmayı deneyerek.Χονγκ, είσαι τρελός, που θέλεις να βγάλεις τους τυφλούς στον δρόμο;
Hong, delirdiniz mi? bu insanları yollara çıkarmayı deneyerek.Пытаетесь усадить слепых за руль?
Hong, delirdiniz mi? bu insanları yollara çıkarmayı deneyerek.לנסות ולהעלות אנשים עיוורים על הכביש?
Hong, delirdiniz mi? bu insanları yollara çıkarmayı deneyerek.تحاول وضع الاعمياء علي الطريق؟
Hong, delirdiniz mi? bu insanları yollara çıkarmayı deneyerek.正気の沙汰じゃない」
İnsanların yaptıkları şeyleri bırakıp yeni yollara gittiklerini görüyoruz.Idą we własnym kierunku.
İnsanların yaptıkları şeyleri bırakıp yeni yollara gittiklerini görüyoruz.Kami melihat orang-orang berhenti melakukan sesuatu dan menuju ke arah yang baru.
İnsanların yaptıkları şeyleri bırakıp yeni yollara gittiklerini görüyoruz.종종 어떤 이들이 하던 일을 그만두고 완전히 새로운 분야로 가는 것을 볼 수 있는데
İnsanların yaptıkları şeyleri bırakıp yeni yollara gittiklerini görüyoruz.Látunk olyanokat, akik otthagyják a munkájukat, és új irányt vesznek.
İnsanların yaptıkları şeyleri bırakıp yeni yollara gittiklerini görüyoruz.Nous voyons des gens quitter ce qu'ils font et aller dans de nouvelles directions.
İnsanların yaptıkları şeyleri bırakıp yeni yollara gittiklerini görüyoruz.Tôi thấy những người từ bỏ việc họ đang làm và chuyển sang một hướng khác
İnsanların yaptıkları şeyleri bırakıp yeni yollara gittiklerini görüyoruz.Vedem oameni care își dau demisia și merg într-o direcție nouă.
İnsanların yaptıkları şeyleri bırakıp yeni yollara gittiklerini görüyoruz.Vediamo persone lasciare quello che fanno e prendere direzioni nuove.
İnsanların yaptıkları şeyleri bırakıp yeni yollara gittiklerini görüyoruz.Vemos personas dejar de hacer lo que hacen para ir en otras direcciones.
İnsanların yaptıkları şeyleri bırakıp yeni yollara gittiklerini görüyoruz.Vemos pessoas desistirem e partirem em novas direções.
İnsanların yaptıkları şeyleri bırakıp yeni yollara gittiklerini görüyoruz.Vidíme ako ľudia prestanú s tým, čo robili a vyberú si inú cestu.
İnsanların yaptıkları şeyleri bırakıp yeni yollara gittiklerini görüyoruz.Vidíme lidi, kteří končí s tím co dělali a dávají se novým směrem.
İnsanların yaptıkları şeyleri bırakıp yeni yollara gittiklerini görüyoruz.Vi ser människor sluta på sina jobb och göra något helt nytt.
İnsanların yaptıkları şeyleri bırakıp yeni yollara gittiklerini görüyoruz.We zien mensen hun oude leven opgeven en nieuwe wegen inslaan.
İnsanların yaptıkları şeyleri bırakıp yeni yollara gittiklerini görüyoruz.Wir sehen Leute, die abbrechen was sie tun, und neue Richtungen einschlagen.
İnsanların yaptıkları şeyleri bırakıp yeni yollara gittiklerini görüyoruz.Βλέπουμε άτομα να παρατούν αυτό που κάνουν και να ακολουθούν νέους δρόμους.
İnsanların yaptıkları şeyleri bırakıp yeni yollara gittiklerini görüyoruz.Виждаме хора да спират да вършат това, което правят и да отиват в друга насока.
İnsanların yaptıkları şeyleri bırakıp yeni yollara gittiklerini görüyoruz.Ми бачимо, як люди кидають те, що вони робили досі, та йдуть в іншому напрямку.
İnsanların yaptıkları şeyleri bırakıp yeni yollara gittiklerini görüyoruz.Мы видели, как люди бросали старую работу, и следовали новым направлениям.
İnsanların yaptıkları şeyleri bırakıp yeni yollara gittiklerini görüyoruz.אנחנו רואים אנשים עוזבים את מה שהם עושים ופונים לכיוונים חדשים.
İnsanların yaptıkları şeyleri bırakıp yeni yollara gittiklerini görüyoruz.ونحن نرى الناس يتركون وظائفهم ويمضون في اتجاه جديد.
İnsanların yaptıkları şeyleri bırakıp yeni yollara gittiklerini görüyoruz.それまでやっていたことをやめて 新しい方向に踏み出すのです より興味深い より多くの アイデアを考え出すことで
İnsanların yaptıkları şeyleri bırakıp yeni yollara gittiklerini görüyoruz.我地見到啲人 停左做緊嘅嘢 開始新嘅方向
Kanuni yollara gitmekle tehdit ediliyorlar.Dan worden ze bedreigd met een rechtszaak.
Kanuni yollara gitmekle tehdit ediliyorlar.Họ bị đe dọa bởi khiếu nại pháp luật.
Kanuni yollara gitmekle tehdit ediliyorlar.Ihnen wird mit Klagen gedroht.
Kanuni yollara gitmekle tehdit ediliyorlar.Ils sont menacés par une action en justice.