Bazen, ne yazık ki, işlerin daha çirkin yollara götürülmesi gerekir.- Ya Sayangnya, perubahan kadang berjalan dengan cara yang buruk
Bazen, ne yazık ki, işlerin daha çirkin yollara götürülmesi gerekir.Δυστυχώς, μερικές φορές, τα πράγματα πρέπει να αλλάζουν με μάλλον άσχημο τρόπο.
Bazen, ne yazık ki, işlerin daha çirkin yollara götürülmesi gerekir.Иногда, к несчастью, вещи приходится изменять ужасным путем
Bazen, ne yazık ki, işlerin daha çirkin yollara götürülmesi gerekir.כן, לפעמים, לצערי, דברים .חייבים להשתנות בדרך מכוערת
Bir başka deyişle, şimdi olduğu gibi her gün yeni 1000 arabayı yollara koyarsanız,다른 말로 하자면, 도로에 매일 1000대의 새로운 차가 나온다는 것이지요. 통계적으로
Bir başka deyişle, şimdi olduğu gibi her gün yeni 1000 arabayı yollara koyarsanız,Με άλλα λόγια, αν βάλουμε στους δρόμους, όπως συμβαίνει σήμερα, 1.000 νέα αυτοκίνητα κάθε μέρα
Bir başka deyişle, şimdi olduğu gibi her gün yeni 1000 arabayı yollara koyarsanız,כלומר, אם מעלים על הכביש, כפי שזה היום, 1,000 מכוניות חדשות מידי יום--
Bir başka deyişle, şimdi olduğu gibi her gün yeni 1000 arabayı yollara koyarsanız,بعبارة أخرى، إذا وضعت في هذه الطرق، كما يحدث في الوقت الحالي، فهناك 1.000 سيارة جديدة كل يوم --
Bir başka deyişle, şimdi olduğu gibi her gün yeni 1000 arabayı yollara koyarsanız,これは実際に起きていることで 統計を見ても 世界で最も成長中の 自動車マーケットです--
Bir başlangıç durumundan başlıyoruz, ve daha sonra buradan farklı yollara bakarak dışarı açılmaya başlıyoruz.אנחנו מתחילים במצב ראשוני, ואז מתחילים להתרחב החוצה משם ובוחנים מסלולים שונים.
Bir başlangıç durumundan başlıyoruz, ve daha sonra buradan farklı yollara bakarak dışarı açılmaya başlıyoruz.そこから異なる経路を探して展開を始め 最終的には地形図にあるような輪郭から 展開していきます
Böylece köleler yollara döküldü, iyi kötü kimi buldularsa, hepsini topladılar. Düğün yeri konuklarla doldu.종들이 길에 나가 악한 자나 선한 자나 만나는 대로 모두 데려오니 혼인자리에 손이 가득한지라
Böylece köleler yollara döküldü, iyi kötü kimi buldularsa, hepsini topladılar. Düğün yeri konuklarla doldu.І вийшовши слуги ті на шляхи, зібрали всїх, кого знайшли, й лихих і добрих; і було весїллє повне гостей.
Böylece köleler yollara döküldü, iyi kötü kimi buldularsa, hepsini topladılar. Düğün yeri konuklarla doldu.ויצאו העבדים ההם אל הדרכים ויאספו את כל אשר מצאו גם רעים גם טובים וימלא בית החתנה מסבים׃
Böylece köleler yollara döküldü, iyi kötü kimi buldularsa, hepsini topladılar. Düğün yeri konuklarla doldu.فخرج أولئك العبيد الى الطرق وجمعوا كل الذين وجدوهم اشرارا وصالحين. فامتلأ العرس من المتكئين.
Böylece köleler yollara döküldü, iyi kötü kimi buldularsa, hepsini topladılar. Düğün yeri konuklarla doldu.那 些 僕 人 就 出 去 到 大 路 上 、 凡 遇 見 的 、 不 論 善 惡 都 召 聚 了 來 . 筵 席 上 就 坐 滿 了 客
Böylece köleler yollara döküldü, iyi kötü kimi buldularsa, hepsini topladılar. Düğün yeri konuklarla doldu.那些 僕人 就 出去 到 大路 上 、 凡 遇見 的 、 不 論善惡 都 召聚 了來 . 筵席 上 就坐 滿 了 客
Bu aşamada sürekli yanlış yollara saptık.C'était une période d'échec prodigieuse.
Bu aşamada sürekli yanlış yollara saptık.Dit was een periode waarin we geweldig faalden.
Bu aşamada sürekli yanlış yollara saptık.Durante questo periodo abbiamo fallito diverse volte.
Bu aşamada sürekli yanlış yollara saptık.그런데 이때는 우리에게 완전한 실패의 기간이었습니다.
Bu aşamada sürekli yanlış yollara saptık.Și aceasta a fost o perioadă în care am eșuat masiv.
Bu aşamada sürekli yanlış yollara saptık.Và đó là gian đoạn mà chung tôi thất bại thảm hại.
Bu aşamada sürekli yanlış yollara saptık.Y este fue un período en el cual fracasamos estrepitósamente.
Bu aşamada sürekli yanlış yollara saptık.Zaczęło się od okresu spektakularnych porażek.
Bu aşamada sürekli yanlış yollara saptık.Zu dieser Zeit waren wir unglaublich erfolglos.
Bu aşamada sürekli yanlış yollara saptık.И это был чрезвычайно неудачный период.
Bu aşamada sürekli yanlış yollara saptık.През този период преживяхме огромен провал.
Bu aşamada sürekli yanlış yollara saptık.וזו היתה תקופה של כשלונות איומים.
Bu aşamada sürekli yanlış yollara saptık.وكانت هذه فترة فشل ذريع.
Bu aşamada sürekli yanlış yollara saptık.ケン・ロビンソンの失敗の栄誉の話じゃないですが 失敗ばかりでした
Bunun gibi tek bir resim hazırlayıp herkese yollarak başlamıştım.Am început doar prin a compune o singură imagine ca aceasta şi a le trimite fiecărei persoane.
Bunun gibi tek bir resim hazırlayıp herkese yollarak başlamıştım.Azzal kezdtem, eredetileg, hogy egy ilyen képet küldtem el, minden embernek.
Bunun gibi tek bir resim hazırlayıp herkese yollarak başlamıştım.Comecei por fazer apenas uma única imagem como esta e enviá-la para toda a gente.
Bunun gibi tek bir resim hazırlayıp herkese yollarak başlamıştım.E ho iniziato facendo solo un'immagine come questa e mandandola ad ogni persona.
Bunun gibi tek bir resim hazırlayıp herkese yollarak başlamıştım.Et je commencais par faire juste une simple image et je les envoyais à chaque personne.
Bunun gibi tek bir resim hazırlayıp herkese yollarak başlamıştım.Ik begon met een enkele afbeelding als deze die ik dan verstuurde naar ieder persoon.
Bunun gibi tek bir resim hazırlayıp herkese yollarak başlamıştım.처음엔 간단하게 했죠. 이런 그림 하나를 가지고 똑같이 모두에게 보냈으니까요.
Bunun gibi tek bir resim hazırlayıp herkese yollarak başlamıştım.Und ich fing an mit einem einzelnen Bild wie dieses hier, und schickte sie zu jeder einzelnen Person.
Bunun gibi tek bir resim hazırlayıp herkese yollarak başlamıştım.Và tôi bắt đầu bằng việc làm những hình ảnh riêng lẻ như thế này và gửi chúng đến từng người.
Bunun gibi tek bir resim hazırlayıp herkese yollarak başlamıştım.Y empecé haciendo una imagen simple como esta y enviándosela a cada persona.
Bunun gibi tek bir resim hazırlayıp herkese yollarak başlamıştım.Zaczęłam od pojedynczego obrazka, jak ten Zaczęłam od pojedynczego obrazka, jak ten i wysłałam kopie.
Bunun gibi tek bir resim hazırlayıp herkese yollarak başlamıştım.Και ξεκίνησα κάνοντας ένα μόνο σχέδιο όπως αυτό και στέλνοντάς το σε όλους.
Bunun gibi tek bir resim hazırlayıp herkese yollarak başlamıştım.Започнах, правейки едно изображение като това, и пращайки го на всеки.
Bunun gibi tek bir resim hazırlayıp herkese yollarak başlamıştım.Начала я с одной картинки, которую рассылала всем знакомым.
Bunun gibi tek bir resim hazırlayıp herkese yollarak başlamıştım.Спочатку я робила лише одне таке зображення та надсилала його кожному адресатові.
Bunun gibi tek bir resim hazırlayıp herkese yollarak başlamıştım.התחלתי פשוט על ידי דימוי בודד כזה ושלחתי אותם לכל בן אדם בנפרד.
Bunun gibi tek bir resim hazırlayıp herkese yollarak başlamıştım.وبدأت ب عمل صورة واحدة كهذه وارسالها لكل شخص
Bunun gibi tek bir resim hazırlayıp herkese yollarak başlamıştım.このような単一のデザインを 1人ずつに送っていたのですが 2007年に
Bu parada büyük boşluklarımız var. Ucuz yollara başvuruyoruz.돈이 부족해서 경비를 절감하고 있습니다.
Bu parada büyük boşluklarımız var. Ucuz yollara başvuruyoruz.Nos falta dinero, así que recortamos los bordes.
Bu parada büyük boşluklarımız var. Ucuz yollara başvuruyoruz.Wir haben eine grosse Geldlücke, machen Einsparungen.
Bu parada büyük boşluklarımız var. Ucuz yollara başvuruyoruz.У нас большой дефицит средств, приходится на всем экономить.
Bu parada büyük boşluklarımız var. Ucuz yollara başvuruyoruz.יש לנו פער רחב בכסף זה. אנחנו חותכים פינות.
Bu parada büyük boşluklarımız var. Ucuz yollara başvuruyoruz.لدينا عجز كبير في هذا المال ، و نقوم بالتقيتر
Bu parada büyük boşluklarımız var. Ucuz yollara başvuruyoruz.そして節約するたびに、
Bu yüzden halâ bilgiye ulaşmak için yasal olmayan yollara güvenmek zorunda kalıyoruz, sızıntılar vasıtasıyla.Also müssen wir uns da noch auf illegale Methoden zur Informationsbeschaffung, auf Datenlecks, verlassen.
Bu yüzden halâ bilgiye ulaşmak için yasal olmayan yollara güvenmek zorunda kalıyoruz, sızıntılar vasıtasıyla.Dus vertrouwen we nog steeds op onwettige manieren om informatie te vergaren, via lekken.
Bu yüzden halâ bilgiye ulaşmak için yasal olmayan yollara güvenmek zorunda kalıyoruz, sızıntılar vasıtasıyla.Încă trebuie să ne bazăm pe căi nelegitime de a obţine informaţii, prin intermediul scurgerilor de informaţii.
Bu yüzden halâ bilgiye ulaşmak için yasal olmayan yollara güvenmek zorunda kalıyoruz, sızıntılar vasıtasıyla.불법적인 방법을 통해 정보를 얻어야 하죠. 유츌 자료 같은 겁니다.