Ana içeriğe geç
Sözlük

yollara ile cümle

yollara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ama çaresizlik seni o kötü yollara sürüklüyor.Zúfalá situácia ho primäla k zúfalému kroku.
E 101 doğusunda bulunan B-sınıfı yollara 0'la başlayan ve 001'den 099'a kadar üçlü numara verilmiştir.B-klassi teed E101 teest idas on nulliga algavad ning kolmenumbrilise numeratsiooniga, 001–099.
Ama çaresizlik seni o kötü yollara sürüklüyor.See vabadus toob kaasa kurja.
Adaylar tekrar yollara koyuldu, kampanyalarını sürdürüyorlardı.A jelöltek így hát újra elkezdtek kampányolni.
Adaylar tekrar yollara koyuldu, kampanyalarını sürdürüyorlardı.Candidaţii erau din nou pe drumuri; erau în campanie electorală.
Adaylar tekrar yollara koyuldu, kampanyalarını sürdürüyorlardı.De kandidaten waren terug onderweg met hun campagne.
Adaylar tekrar yollara koyuldu, kampanyalarını sürdürüyorlardı.Die Kandidaten begaben sich wieder auf die Straßen; sie führten ihre Kampagnen fort.
Adaylar tekrar yollara koyuldu, kampanyalarını sürdürüyorlardı.I candidati erano di nuovo sulla strada; facevano campagna elettorale.
Adaylar tekrar yollara koyuldu, kampanyalarını sürdürüyorlardı.Kandidáti boli späť na cestách; robili kampane.
Adaylar tekrar yollara koyuldu, kampanyalarını sürdürüyorlardı.Kandidati so se vrnili na cesto, nadaljevali so kampanjo.
Adaylar tekrar yollara koyuldu, kampanyalarını sürdürüyorlardı.Kandidáti znovu rozjeli své kampaně.
Adaylar tekrar yollara koyuldu, kampanyalarını sürdürüyorlardı.Kandydaci wznowili kampanię, znów objeżdżali wioski i miasta.
Adaylar tekrar yollara koyuldu, kampanyalarını sürdürüyorlardı.후보들은 캠페인을 더 과격히 하기 시작했습니다.
Adaylar tekrar yollara koyuldu, kampanyalarını sürdürüyorlardı.Les candidats étaient de retour sur les routes, ils menaient leur campagne.
Adaylar tekrar yollara koyuldu, kampanyalarını sürdürüyorlardı.Los candidatos estaban de nuevo en carrera haciendo campaña.
Adaylar tekrar yollara koyuldu, kampanyalarını sürdürüyorlardı.Những ứng viên tiếp tục trở lại đường đua; họ đang thực hiện chiến dịch tranh cử.
Adaylar tekrar yollara koyuldu, kampanyalarını sürdürüyorlardı.Os candidatos estavam de novo na estrada a fazer a sua campanha.
Adaylar tekrar yollara koyuldu, kampanyalarını sürdürüyorlardı.Para calon kembali turun ke jalan, berkampanye.
Adaylar tekrar yollara koyuldu, kampanyalarını sürdürüyorlardı.Οι υποψήφιοι ήταν και πάλι στο δρόμο, στον προεκλογικές καμπάνιες.
Adaylar tekrar yollara koyuldu, kampanyalarını sürdürüyorlardı.Кандидати знову їздили по країні; вони розгорнули передвиборчу кампанію.
Adaylar tekrar yollara koyuldu, kampanyalarını sürdürüyorlardı.Кандидатите отново бяха впрегнали силите си; организираха кампании.
Adaylar tekrar yollara koyuldu, kampanyalarını sürdürüyorlardı.Кандидаты снова отправились в путь; они вели предвыборную кампанию.
Adaylar tekrar yollara koyuldu, kampanyalarını sürdürüyorlardı.המתמודדים חזרו לדרכים; הם המשיכו בתעמולה.
Adaylar tekrar yollara koyuldu, kampanyalarını sürdürüyorlardı.عاد المرشحون مرة أخرى للشوارع; لإجراء الحملات الإنتخابية.
Adaylar tekrar yollara koyuldu, kampanyalarını sürdürüyorlardı.彼らのスピーチはもちろん変化しました
Ama kendi halkından eğri yollara sapanları, RAB kötü uluslarla birlikte kovacak. İsrail'e esenlik olsun!(124:5) а совращающихся на кривые пути свои да оставит Господь ходить с делающими беззаконие. Мир на Израиля!
Ama kendi halkından eğri yollara sapanları, RAB kötü uluslarla birlikte kovacak. İsrail'e esenlik olsun!A görbe utakra tévedezõket pedig ragadtassa el az Úr, együtt a gonosztevõkkel; békesség legyen Izráelen!
Ama kendi halkından eğri yollara sapanları, RAB kötü uluslarla birlikte kovacak. İsrail'e esenlik olsun!Die aber abweichen auf ihre krummen Wege, wird der HERR wegtreiben mit den Übeltätern. Friede sei über Israel!
Ama kendi halkından eğri yollara sapanları, RAB kötü uluslarla birlikte kovacak. İsrail'e esenlik olsun!Kateri pa zavijajo na kriva pota svoja – zapodi naj jih GOSPOD s hudodelci vred! Mir nad Izraelom!
Ama kendi halkından eğri yollara sapanları, RAB kötü uluslarla birlikte kovacak. İsrail'e esenlik olsun!자기의 굽은 길로 치우치는 자를 여호와께서 죄악을 짓는 자와 함께 다니게 하시리로다 이스라엘에게는 평강이 있을지어다
Ama kendi halkından eğri yollara sapanları, RAB kötü uluslarla birlikte kovacak. İsrail'e esenlik olsun!men dem, der slår ind på krogveje, dem bortdrive HERREN tillige med Udådsmænd. Fred over Israel!
Ama kendi halkından eğri yollara sapanları, RAB kötü uluslarla birlikte kovacak. İsrail'e esenlik olsun!Men dem som vika av på vrånga vägar, dem rycke HERREN bort tillika med ogärningsmännen. Frid vare över Israel!
Ama kendi halkından eğri yollara sapanları, RAB kötü uluslarla birlikte kovacak. İsrail'e esenlik olsun!Quelli che vanno per sentieri tortuosi il Signore li accomuni alla sorte dei malvagi. Pace su Israele
Ama kendi halkından eğri yollara sapanları, RAB kötü uluslarla birlikte kovacak. İsrail'e esenlik olsun!Tetapi orang yang berbuat curang kiranya dihukum TUHAN bersama orang jahat. Semoga umat-Mu sejahtera
Ama kendi halkından eğri yollara sapanları, RAB kötü uluslarla birlikte kovacak. İsrail'e esenlik olsun!והמטים עקלקלותם יוליכם יהוה את פעלי האון שלום על ישראל׃
Ama kendi halkından eğri yollara sapanları, RAB kötü uluslarla birlikte kovacak. İsrail'e esenlik olsun!‎اما العادلون الى طرق معوجة فيذهبهم الرب مع فعلة الاثم‎. ‎سلام على اسرائيل
Ama kendi halkından eğri yollara sapanları, RAB kötü uluslarla birlikte kovacak. İsrail'e esenlik olsun!至 於 那 偏 行 彎 曲 道 路 的 人 、 耶 和 華 必 使 他 和 作 惡 的 人 、 一 同 出 去 受 刑 。 願 平 安 歸 於 以 色 列
Ama kendi halkından eğri yollara sapanları, RAB kötü uluslarla birlikte kovacak. İsrail'e esenlik olsun!至於 那 偏 行 彎曲 道路 的 人 、 耶和華 必 使 他 和 作惡 的 人 、 一同 出去 受刑 。 願平安 歸 於 以色列
Ayrıldıklarında, kendi dizi kuralları için çok farklı yollara yönelten seçimler yaptılar.Când s-au separat, fiecare au făcut alegeri, care au condus la direcții divergente pentru seturile de reguli.
Ayrıldıklarında, kendi dizi kuralları için çok farklı yollara yönelten seçimler yaptılar.Cuando se dividieron tomaron opciones que llevaron por caminos muy distintos a sus normativas.
Ayrıldıklarında, kendi dizi kuralları için çok farklı yollara yönelten seçimler yaptılar.Da de blev separeret tog de nogle valg som ledte dem ad meget forskellige veje for deres sæt af regler.
Ayrıldıklarında, kendi dizi kuralları için çok farklı yollara yönelten seçimler yaptılar.Když se rozdělili, udělali rozhodnutí, která vedla k rozdílným cestám pro jejich sady pravidel.
Ayrıldıklarında, kendi dizi kuralları için çok farklı yollara yönelten seçimler yaptılar.그들이 분단되었을때 비로소 서로 다른 규칙의 나라로 노선이 나뉜겁니다.
Ayrıldıklarında, kendi dizi kuralları için çok farklı yollara yönelten seçimler yaptılar.Vid separationen gjorde de val som ledde till mycket skilda vägar för deras regelverk.
Ayrıldıklarında, kendi dizi kuralları için çok farklı yollara yönelten seçimler yaptılar.Όταν χωρίστηκαν έκαναν επιλογές που οδήγησαν σε πολύ διαφορετικούς δρόμους για τα σύνολα των κανόνων τους.
Ayrıldıklarında, kendi dizi kuralları için çok farklı yollara yönelten seçimler yaptılar.Когда они разделились, они сделали выбор, который развёл их очень разными путями согласно их наборам правил.
Ayrıldıklarında, kendi dizi kuralları için çok farklı yollara yönelten seçimler yaptılar.Після розз'єднання вони зробили вибір і ступили на два різні шляхи вироблення власних правил.
Ayrıldıklarında, kendi dizi kuralları için çok farklı yollara yönelten seçimler yaptılar.כאשר הן נפרדו הן בצעו בחירות שהובילו אותן לדרכים מתפצלות עבור אוסף החוקים שלהן.
Ayrıldıklarında, kendi dizi kuralları için çok farklı yollara yönelten seçimler yaptılar.عندما اختارتا خيارا الانفصال أدى ذلك إلى مسارات متباينة جدا لمجموعات قوانينهما.
Ayrıldıklarında, kendi dizi kuralları için çok farklı yollara yönelten seçimler yaptılar.その結果 両国のルールは 大きく違った道を歩むことになりました したがって 私たち人間はルールを変えることが可能です
"Baţka avlar peţinde yollara düţüyorduk yeniden."!Stop
Bazen, ne yazık ki, işlerin daha çirkin yollara götürülmesi gerekir.70年代後半までには独裁者が 南米を支配しました
Bazen, ne yazık ki, işlerin daha çirkin yollara götürülmesi gerekir.- Áno. Niekedy sa bohužiaľ musia veci meniť skôr nepeknou cestou.
Bazen, ne yazık ki, işlerin daha çirkin yollara götürülmesi gerekir.Às vezes, lamentavelmente... ...é necessário quebrar alguns ovos.
Bazen, ne yazık ki, işlerin daha çirkin yollara götürülmesi gerekir.A veces, por desgracia, hay que cambiar las cosas de forma desagradable.
Bazen, ne yazık ki, işlerin daha çirkin yollara götürülmesi gerekir.Czasem niestety zmiany trzeba wprowadzać w brzydki sposób
Bazen, ne yazık ki, işlerin daha çirkin yollara götürülmesi gerekir.- Ja. Leider müssen manchmal Dinge auf eine hässliche Weise getan werden.
Bazen, ne yazık ki, işlerin daha çirkin yollara götürülmesi gerekir.Na žalost se morajo včasih stvari spremeniti na naprijeten način.
Bazen, ne yazık ki, işlerin daha çirkin yollara götürülmesi gerekir.Néha sajnos a dolgokat csúnya módon kell megváltoztatni.
Bazen, ne yazık ki, işlerin daha çirkin yollara götürülmesi gerekir.- Si. A volte, purtroppo, le cose vanno cambiate in maniera piuttosto brutta.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod