İkiz kardeşlerin yollarının birbirlerinden ayrılması anlatılır.Така на двойката става ясно, че пътищата им трябва да се разделят.
Ona çıkma teklif etmek için yollar düşünmeye başlar.Тя започва да обмисля напускане.
Hava kararmış olmasına rağmen yollarına devam etmek zorunda kalırlar.След като напълват вода продължават пътуването си.
Kervansaray, kervanların ticaret yolları üzerinde kurulan konak yeridir.Калама продължава да бъде основно място за набавяне на провизии по търговските маршрути.
Vali bundan sonra kendini yollara vurur.Тогава Ханджията го застрелва отстрани.
Bu taksi yollarının acil pist niteliği bulunacak.По тази дестинация пътуват и маршрутни таксита.
Ayrıca deniz suyundaki iyot bazı yollarla saflaştırılabilir.В бистрите води може лесно да се забележи пъстърва.
Yolları bir dövüş sonrasına bir barda kesişir.Следват яростни сражения от стая в стая.
Selge antik kentini Pamphylia' kentlerine bağlayan taş yollar dikkat çekmektedir.Тук са се фокусирали главните улици на Древния Филипопол.
Yollar asfalttır.Пътищата са асфалтови.
4'lü yollarına devam ederler.В противен случай преминаваме към стъпка 3.
Ama Angel onu durdurur ve cehenneme geri yollar.Кастиел спасява всички ангели и ги връща у дома.
Köye ulaşım asfalt yollarla sağlanabilmektedir.Достъпът до селото се осъществява по асфалтов път.
Buradaki yollar sıkışık.Тукашните пътища са натоварени.
Başlıca ulaşım merkezleri: İzmir, Afyonkarahisar, Manisa ve Denizli önemli kavşak yolları üzerindedir.Основните транспортни центрове са Измир, Афьонкарахисар, Маниса и Денизли.
Allah yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır ki, oradaki geniş yollarda yürüyesiniz.Po zemlji Hrvata, za narod svoj i Domovinu, danas Ti se eto (opet) utječem!
Bu parametreler, modeli kullanabilmek için bazı yollarla tahmin edilmelidir.Ovi parametri moraju se procijeniti na neki način prije nego se može koristiti model.
Kitaba adını veren Algernon, yapay yollarla zekasını artırmak için ameliyat edilen bir laboratuvar faresidir.Algernon je laboratorijski miš koji je operiran kako bi mu umjetno povećali inteligenciju.
Çoğu organizma pürinleri sentezlemek ve parçalamak için metabolik yollara sahiptir.Mnogi organizmi imaju metaboličke putove za sintetiziranje i razgradnju purina.
Yolları bozuktur, ulaşım güçlükle sağlanmaktadır.Župa je zabačena i prometno vrlo nepristupačna.
Yollarıma çember leyin bırakırdı kızlar.Prvenstvo BiH u rukometu za žene.
Zaman içerisinde bu yollar büyüyüp gelişmiştir.U tom su se razdoblju razvili i proširili.
Kişisel alan ağları USB ve FireWire gibi veri yollarıyla kablolu kurulabilir.Žičane PAN se mogu tvoriti pomoću računalnih sabirnica kao što su USB i Firewire.
Beylikdüzü Bisiklet Yolları .Organinizira biciklijadu.
Bunun yanı sıra eski ticaret yolları onarılmış ve turistik amaçlı kullanılmaya başlanmıştır.Ponovo se otvaraju trgovinski putovi, a postaju značajni i za turizam.
Ayrıca yerel yollar da bulunmaktadır.Mogući su i lokalni potresi.
İstanbul'a giden yollar ve konaklar kapatıldı.Svi tuneli i mostovi koji vode u Manhattan zatvoreni su.
Bunun üzerine yollardan geçiş başladı.Zatim je počeo izvlačiti stradale putnike.
Bu denetmenlerin her biri çalışma hakkındaki değerlendirmelerini editöre geri yollarlar.Svaki se takav pokušaj zabilježi kod poslužitelja.
1981 - Yugoslavya Hava Yollarına ait DC-9 tipi bir yolcu uçağı Korsika'da düştü: 178 kişi öldü.1. prosinca - JAT-ov DC-9 se srušio na Korzici, poginulo 178 ljudi.
Bunun nedeni olarak ise, daha iyi ticaret yollarının bulunması olarak gösterilmektedir.To je bilo uglavnom moguće zbog dobro razvijenih trgovačkih puteva.
Yemek ya kimyasal ya da fiziksel yollarla muhafaza ediliyordu.Niklanje se provodi elektrokemijskim ili kemijskim putem.
Geceydi ve yollarda kimsecikler yoktu.Nema ulice i položaja na kojem nije bio.
Cadde ve sokak yolları açılmıştır.Otvaranja i zatvaranja pruga.
Politika bir hedefle birleştirilen yollardır.Politika s takvim ciljem se naziva enosis.
Yeni yapılan geniş yollar ve yol düzenlemeleri de bu sorunu çözememektedir.Ugradnjom nove, treće, rešetke riješena je i ova poteškoća.
İlk performanslarından kısa bir süre sonra Womack ile yolları ayrıldı.Ubrzo nakon prvog nastupa, Womack je izbačen iz sastava.
Diğer köylere stabilize yollarla bağlıdır.Do susjednih naselja su povezane cestama.
İkinci derecede branş, bağlayıcı ve birleştirici yollara B-Sınıfı Avrupa E-yolları adı verilmiştir.Ogranci, povezujući i priključni putevi, tzv. putevi klase B, nose oznake s troznamenkastim brojevima.
İnsanda parainfluenza virüsü tipik olarak burun, boğaz ve hava yollarında iltihaplanmaya yol açar.Virus parainfluenze obično uzrokuje upalu nosa, grla i dišnih puteva.
Sevgilim uçakta yanımda uyurken yazdım, evde yazdım, yollarda yazdım, 18 ay boyunca her yerde yazdım.Vratio je obitelj kući, zatvorio se u sobu, počeo pisati i to svakodnevno osamnaest mjeseci.
Tren sahneleri Colorado'daki demir yollarında çekildi.Na pruzi u Grgincu snimljene su scene kada je vlak zapeo u snijegu.
Böyle bir popüler komedi grubunun yollarını ayırması tüm hayranlarını şok etti.Tko da opiše svu prljavštinu života tolikih bračnih drugova?
Motorsikletle yollara düşerler.Pohyb na bicykli.
Nokia, günümüzde spa, mağazalar, su yolları ve etkinlikleri ile bilinmektedir.V dnešnej dobe je Nokia známa svojimi kúpeľami, továrňami a podujatiami rôzneho druhu.
1964 yılında evlendiği Mary Marquardt ile 1979 yılında yolları ayrıldı.V roku 1964 sa oženil s Mary Marquardtovou, s ktorou sa v roku 1979 rozviedol.
E 101 doğusunda bulunan B-sınıfı yollara 0'la başlayan ve 001'den 099'a kadar üçlü numara verilmiştir.Cesty II. triedy situované východne od E101 majú trojciferné označenie, ktoré sa začína 0, od 001 po 099.
Pink turneyle ilgili "Tekrar yollara dönmek için sabırsızlanıyorum.Roger Taylor to komentoval, že „si nikdy nemysleli, že by opäť šli na turné...
Ana madde: Çocuğun cinsel istismarı Çocukların cinsel yollarla istismar edilmesidir.Fico: Povinnosťou vlády je uľahčiť homosexuálom život .
Ölçülemez mutluluğumuzun dar yollarında yürüyelim.Cesta k trvalému šťastiu.
Genellikle idrar yolları antiseptiği olarak kullanılır.Látky oxidačného typu sa využívajú najčastejšie ako antiseptiká.
Yollarıma çember leyin bırakırdı kızlar.Cestou dcéram vyzradí svoje úmysly.
Paragraf 2de verilen diğer kurallar bu yolların numaralanmasında uygulanmıştır.Inak pre ne platia pravidlá z odseku 2.
Onları yollarda karşıladı.Sprevádzala ich na časti ich ciest.
Malatya İl YollarıŽilinské diaľnice.
Yönlendirme tablosuna yolları elle ekleyerek gerçekleştirilir.Na rozposielanie smerovacích tabuliek sa používa broadcast.
Cüceler, Derin Yollar'da yaşar.Haluzice ležia bokom od hlavných cestných trás.
Çoğu organizma pürinleri sentezlemek ve parçalamak için metabolik yollara sahiptir.Mnoho organizmov má metabolické dráhy schopné syntetizovať alebo rozložiť puríny.
Mahallenin yolları çok iyi değildir.Cesta domov však nebola šťastná.
Yavaşlamanın bir diğer sebebi de dar yollardır.Taktiež sa používajú iné prostriedky na spomalenie dopravy.