Diğer teorisyenler aynı şeyi çeşitli yollarla ifade etmiştir.Rôzne tradície to popisujú rôznym spôsobom.
Bundan sonra uzayaraçları ayrılarak kendi yollarına gittiler.Raz, keď sa vracali zo svojich usadlostí, mali spoločnú cestu.
Su veya nemli olmak Hades'in çamurlu yollarında son bulur.Odpadová a dažďová voda je zmiešaná a mieri do čistiarne odpadových vôd v Achères.
Bütün yolları asfalt kaplıdır.Všetky dôležité ulice majú asfaltový povrch.
Ama çaresizlik seni o kötü yollara sürüklüyor.Zúfalá situácia ho primäla k zúfalému kroku.
İstanbul'a giden yollar kapatıldı.Trať do Mjanmarska zanikla.
Ulusal Park içerisinde yer alan yolların birçok bölümünde derin çukurlar mevcuttur.Vnútri Skalnatých vrchov sa nachádza niekoľko národných parkov.
Ancak safra yollarında tıkanma olur.Zachová sa iba tá ropa, ktorá sa zachytí do pascí.
Diğer A-önemli yollar A5092, A66 ve A596'dır.Križuje sa s diaľnicami A8, A9, A92, A96 a A99.
Yolların bir kısmının etrafı ağaçlıktır.Okolo ciest, potokov sa nachádzajú skupinky stromov.
Demir yollarının şehir dışına taşınması için çalışmlar yapılmaktadır.Katastrom obce neprechádzajú železničné trate.
2008'de mahallesin yolların çoğu yeni taşlar ile döşenildi.Okrem toho bola už v roku 1998 vybudovaná nová ulica Kamenie s niekoľkými novými rodinnými domami.
Nesne yapı örüntüleri ise nesnelerin birleştirilerek yeni işlevler kazanma yollarını gösterir.Nové objavené trasy vzbudzovali naopak obavu, že ich využijú konkurenti.
Vergiler çeşitli yollarla ödenebilirdi: ekinler, çiftlik hayvanları veya arazi gibi.Plačevali so se lahko v različnih oblikah: s pridelki, živino ali zemljišči.
Romalılar hala şimdiye kadar kalan olan yollar inşa ettiler.Rimljani so zgradili ceste z njimi, ki še vedno obstajajo.
Yollarına devam ederken daha önce geçtikleriyle aynı olan nehir üzerindeki bir kütüğe ulaşırlar.Nadaljujejo s hojo, kjer pridejo do reke, katero so prečkali že prej.
Edwin Klebs, 1875'te pnömoniden ölen kişilerin hava yollarında bakterileri gözlemleyen ilk kişidir.Edwin Klebs je leta 1875 kot prvi opazil bakterije v dihalnih poteh oseb, ki so umrle zaradi pljučnice.
Sonra da Vader'ı Ayrılıkçıları öldürmesi için Mustafar gezegenine yollar.Zatem je poslan na Mustafar, da bi ubil Separatistične vodje.
Lenf damarları, yolları üzerinde bulunan lenf düğümlerine uğrarlar.Te (umetne) njive so nad glavami tistih, ki se sprehajajo skozi stebre.
Eğer ışın sensörün “gözüne” daha az gözükürse cihaz yangın alarm kontrol paneline bir alarm sinyali yollar.Ko žarek postane manj viden za »oko« senzorja, se pošlje signal za alarm.
Yollarıma çember leyin bırakırdı kızlar.Hčeri pa je spekla potico za na pot.
Hava kararmış olmasına rağmen yollarına devam etmek zorunda kalırlar.Kmalu, ko se je znočilo, so nadaljevali pot.
Ulaşım yolları asfalttır.Voziščna konstrukcija je asfaltna.
Onları yollarda karşıladı.Rešitev zanje je našel v drogi.
Bisiklet ve yayalar için ayrı yolların tasarlandığı köprüyü günde 5.000 kişinin kullanması bekleniyor.Most naj bi služil do 5000 pešce in kolesarje na dan.
İnsanlara saygı ile ilgili ilkeler, saygı ve ekip çalışması oluşturma yollarını içerir.Načela, ki se nanašajo na spoštovanje ljudi, vključujejo načini izgradnje spoštovanja in timskega dela.
Çoğu yerde bisiklet yolları mevcut.Večinoma tam danes vodi kolesarska steza.
Yeni açılan ara yollar alt yapıları tamamlandıkça üst kaplamaları yapılacaktır.V novo nadstropje preidemo šele, ko je dokončano vrhnje.
Bütün yollar kapatıldı.Vsa območja so ograjena.
1529'da Osmanlılar Peç'i tekrar ele geçirdi ve Viyana'ya doğru yollarına devam etti.Leta 1529 so Turki ponovno osvojili Pécs in krenili na pohod proti Dunaju.
Yürüme yolları geleneksel Granada stiline uygun olarak çakıltaşı şeklindeki mozaiklerle döşendi.Steze so tlakovane v tradicionalnem slogu z granadskimi mozaičnimi kamenčki.
Halkın tanrılar ile ilişkileri daha az doğrudan yollarla sağlanıyordu.S svetom so bolj povezana nižja božanstva.
Bazı bina ve yolların büyük bölümü zarar görmüştür.Veliko hiš in zgradb so podrli.
Son olarak, diğer bilgisayar da kapatma teyidini yollar ve bağlantı kapatılmış olur.Imel je pa tudi navodila za klicanje oddaljenega računalnika in ob končanem prenosu tudi prekinitev linije.
Park içinde işretlenmiş uzun yürüyüş yolları yoktur.V narodnem parku ni markiranih poti.
Tüm yollarda yer sinyalizasyonları mevcuttur.Na vseh straneh najdemo geološke motnje.
Bu yanıklar eğer kazazedenin hava yolları etkilenirse özellikle tehlikeli olabilir.Te poškodbe so lahko še posebej nevarne, če so prizadete žrtvene dihalne poti.
Malatya İl YollarıMinimizacija v dani smeri
Charles de Gaulle Havaalanı'na yakınlığı 10 km idi, buraya kaçış yolları kapatıldı.Od Letališča Jožeta Pučnika so oddaljena 15km.
Bu kısımda paradoksun çözümüne yönelik muhtemel çözüm yollarını listeliyoruz.Med drugim teorijo prapoka bolj sprejemajo za razrešitev paradoksa.
Yollar her mevsim ulaşıma açıktır.Cesta je prevozna v vseh letnih časih.
Bu yollar üzerinde atlar için menziller bulunurdu.Za vleko pa so uporabljali konje.
Aramanın kalitesini artırmanın iyi yollarından biri MeSH veritabanını kullanmaktır.Zelo dober način za povečanje povpraševanja je, da dosežete prepoznavnost.
Burada birçok farklı yollardan tanımlanan bir indirgenemez kök sisteminin h Coxeter sayısıdır.Znanih je več načinov definiranja Coxeterjevega števila h za nereducibilni korenski sistem.
Küçük Asya’nın en büyük yollarından birisi buradan geçer.Velike ruševine so med najpomembnejšimi v Mali Aziji.
Elfler ise, inatla kendi yollarına gitmeye karar verdiler.Prebivalci Palaua so se odločili za samostojno pot.
Mahalleye ulaşımı sağlayan yol asfalt olmayıp yolları çok kötüdür.Smetišče mora biti blizu ceste, ki ne ovira transporta smeti in je dovolj daleč od naselij.
Drenaj, herhangi bir yerdeki suyun doğal veya yapay yollarla uzaklaştırılmasına yönelik yapılan çalışmalardır.Sorodna dejavnost je drenaža, ki se ukvarja z naravnim ali umetnim odvodnjavanjem.
Devlet Demir Yolları salonu kendi sporcuları için inşa ettirmiştir.Tekmovalno progo za ta motoristični šport so zgradili znotraj steze za konjske kasaške steze.
Ticaret yollarının güvenliği büyük tehdit teşkil etmekteydi.Glavna težava na trgovskih poteh je bila varnost.
İnsanda parainfluenza virüsü tipik olarak burun, boğaz ve hava yollarında iltihaplanmaya yol açar.Humani virus parainfluence po navadi povzroči vnetje nosne votline, žrela in sapnic.
Bu sayede Avrupa yollarında gizli testler yapmak da mümkün oldu.Tai taip pat suteikė galimybę slapta bandyti automobilius Europos keliuose.
Köyün ana yolları stabilizedir.Kaimo pagrindinės gatvės yra asfaltuotos.
Propaganda çok sinsi yollarla uygulanabilir.Propaganda gali būti vykdoma klastingiausiais būdais.
19. yüzyılın başlarında, Alman yolları dikkat çekici derecede bozulmuştu.XIX a. pradžioje Vokietijos kelių kokybė nuolat prastėjo.
Fermi paradoksunu çözümlemenin yollarından biri, dünya dışı zekaya dair kesin kanıtların bulunmasıdır.Akivaizdus paradokso išsprendimo būdas būtų rasti nežemiškos civilizacijos įrodymų.
Yolları asfaltlanmış, köprüleri yapılmıştır.Mokėjo tiesti kelius ir statyti tiltus.
Örneğin kar yolları kapattığında kolaylıkla açabilmektedirler.Susidarius ledo dangai, jos paprastai išplaunamos.
Yollarıma çember leyin bırakırdı kızlar.Moterų suknios siekia kelius.
Trajan İtalya ve memleketi İspanya'da yeni yapılar, anıtlar ve yollar yaptırdı.Jis pastatė keletą naujų pastatų, kelių ir paminklų Italijoje ir gimtojoje Ispanijoje.