İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.祂使我的灵魂甦醒, 为自己的名引导我走义路。
Yollar nereden başlar, nerede biter, kestirilemez idi.詰旦,總管翟也先不花亦以眾降於文輝。
19. yüzyılın başlarında, Alman yolları dikkat çekici derecede bozulmuştu.至19世纪初,德意志的道路状况已经恶化至令人震惊的地步。
Geceydi ve yollarda kimsecikler yoktu.同時,周边也沒有房屋,亦沒有任何道路。
E 101 doğusunda bulunan B-sınıfı yollara 0'la başlayan ve 001'den 099'a kadar üçlü numara verilmiştir.101E线以西的B级的线路则用001到099来编号。
Konusu Allah'a ulaşmanın yolları, ahlak ve nefsin terbiyesidir.他自真主領受引導,他的知識和引導都是完美的,無懈可擊。
Bu yollar üzerinde atlar için menziller bulunurdu.其中一些是骑马前来的。
O, yolcuları yollarından döndürüp mahvederdi.手下劝他逃离,福寿加以呵叱。
Haydut ve Korsanlars Bu asiler birçok metot kullanarak para çalmanın yollarını ararlar.土匪和海盜會以多種方法攻擊派系和搶劫金錢。
Tren yolları 05.铁路桥5座。
1906’da, Amerika’lı Stuart W. Cramer, dokuma fabrikasındaki havaya nem eklemek için yeni yollar keşfediyordu.1906年,美國北卡羅萊納州夏洛特的史都亞特·W·克拉默(Stuart W. Cramer)正找尋方法增加其南方紡織廠的空氣濕度。
Çoğu yerde bisiklet yolları mevcut.马路两旁骑自行车者很多。
Bilo'nun yolları Maho ile Tekrar kesişir, o zaman Maho ile hesaplaşma zamanı gelmiştir.專輯原本預計在五月底推出,因為錄製進度延誤而推遲發行。
Ana madde: Diriliş: Ertuğrul (2. sezon) Kayılar kış dolayısıyla tekrar yollara düşer.經由許多當代權勢者的轉移,最後終於在慶長2年(1598年)回歸信濃,供奉於善光寺。
Demir yollarının babası olarak da bilinir.鐵要與鐵翠的父親。
Türk Hava Yolları土耳其天空航空
Köy yollarının bir kısmı stabilize, büyük çoğunluğu ise beton yoldur.也由於二壘壘包是距離本壘最遠的壘包,一般盜壘也多半是由一壘盜向二壘。
Hastalıktan korunma yolları arasında sigarayı bırakma ve sağlıklı beslenme sayılabilir.預防食道癌的方式則包括戒菸與健康飲食。
Bu göç esnasında soğuktan ve açlıktan çok sayıda insan yollarda hayatını kaybetmiştir.许多人在这一路上因为寒冷、饥饿而丧命。
Bir düğümden atalarına doğru giden tüm basit yollar aynı sayıda siyah düğüm içerir.) 从任一节点到其每个叶子的所有简单路径都包含相同数目的黑色节点。
Sonic ona verince onu geleceğe yollar.當綾音呼喚牠的時候,牠會立即趕到。
1980'lerde HIV'in hangi yollarla bulaştığı tam olarak anlaşılamamıştı.20世纪80年代,人们还没有完全了解HIV的传播方式。
Yollar yürünmekle aşınmaz.在行走时不敬队礼。
Oradan da tekrar Mısır'a gidecekti, ancak yollar tutulmuştu.中華民國光復,鎮海縣從屬依舊。
Yolları çok dardır.道路多難。
İki kız kardeşin yolları bu evlerde ayrılır.两个女儿的出路就是出家。
Kongo Nehri ile birlikte Bangui ve Brazzaville arasındaki nehir taşımacılığı için önemli yollar sağlar.乌班吉河和刚果河是班吉与布拉柴维尔之间的交通要道。
Leontes o zaman karısı olan, Kraliçe Hermione'yi, arkadaşını ikna etmeye yollar.莱昂特斯然后决定让他的妻子,埃尔米奥娜皇后,去试图说服波利克塞尼斯。
Hikâye, bir grup öğrencinin geçmişi değiştirmenin yollarını açan teknolojiyi keşfetmesini anlatmaktadır.故事讲述了一群学生研究和开发可以改变过去的科技。
Fermi paradoksunu çözümlemenin yollarından biri, dünya dışı zekaya dair kesin kanıtların bulunmasıdır.解决费米悖论最显而易见的方法就是找到地外文明存在的证据。
Keşif riskinden ötürü, yollar ve güvenli şehirler hakkında bilgiler sözlü olarak aktarılmaktaydı.由于担心被发现,有关路径和藏身之地的信息都是口耳相传的。
İrlada'nın 2006 Dünya Kupası'na katılamamasından sonra teknik direktör Brian Kerr'le yollar ayrıldı.愛爾蘭領隊 愛爾蘭未能出線參與2006年世界盃,主教練布萊恩·卡爾(Brian Kerr)的合同結束後不獲續約。
Hamid Karzai, 7 Aralık 2004'te Afganistan'ın demokratik yollardan seçilen ilk cumhurbaşkanı oldu.在2004年10月9日,哈米德·卡尔扎伊成为了阿富汗的第一位民选总统。
Oyuncular yeni bölgeleri keşfettikçe bölgeler arası ulaşım yolları çeşitlenmektedir.要盡快到達目的地,不同的地區都有不同的運輸工具。
(Örn:pnömoni, idrar yolları enfeksiyonu).(参见:脂溢性皮炎。
Daha sonra, dolaylı yollarla yaptığımız deneylerden faydalanarak daha fazla bilgi türetmeye çalışırız.因此,我們需要更多的實驗去確認濾泡形成的進程。
Bütün yollar kapatıldı.路籤閉塞廢止。
Köy yolları bakımlıdır.公路路况良好。
Yollar hedeflere ulaşma rehberleridir.沿路有路牌指示。
Bunun üzerine Hera, ineğe dönüşmüş İo'yu sürekli rahatsız etmesi için bir at sineği yollar.因此牠就是這樣曾經咬壞了麻知一直都在找尋的妖掃村正。
Geçitlerden eski çağlardan beri yollar geçmiş, son zamanlarda da tren yolları tarafından kullanılmışlardır.那里靠近铁路,在当时来说那是很新鲜的事物。
Kolesterolün vitamin D3'e (kolekalsiferol) dönüşmesinin hangi yollarla olduğunu keşfedilmesinde rol aldı.他还发现,胆固醇可以经几个步骤后转化为维生素D3。
Ayrıca TCDD Yollarından faydalanılmaktadır.) 我們現在明白了TDAC的運作原理。
Pink turneyle ilgili "Tekrar yollara dönmek için sabırsızlanıyorum.本人却似乎没有回到日本的想法,“已经不会和春希他们再见面了吧”如此自嘲着。
Vader onu bir göreve daha yollar.可是,公主却给他派了另一个任务。
Bir sistemin toplam enerjisi çeşitli yollarda bölünebilir ve sınıflandırılabilir.一個系統的總能量可以被細分成不同類型,並以不同方法來歸類。
Yolların güvenliğini sağlar.为保证行车安全。
"The Wizards") olarak bilinen maiaları (çoğulu "Maiar") yollarlar.祖約諸將佐皆陰遣使附於勒。
Bu olaylardan sonra Rusya ile yeni yerel ticari yollar kuruldu.除了官方贸易外,中俄之间也曾出现大规模的民间贸易。
Yollara sabahın sarı ışıkları vurmaktadır.城墙用明朝青砖所砌。
Matüridî, bilgi edinme yollarını duyular, haberler ve akıl olarak belirler.真部管理著新聞,娛樂,和文學。
Doktor, TARDIS'e bir cihazı taktırarak Clara'yı kandırır ve evine yollar.我們竭盡所能想找到麗莎,把她帶回家。
Bu yollar aynı zamanda haberleşme ve iletişim için elzem olmuşlardır.這種線同時達到接地及通訊的目的。
Birleşmiş Milletler; sorunun diplomatik yollar ile çözülmesi gerektiğini açıkladı.是夜中日双方表示愿以外交途径解决。
Bu arsaya çeşitli binalar, yollar ve çevre düzenleme yapıları inşa ederek şehir büyütülmektedir.该计划包含了兴建市政设施、道路等一系列内容。
Edwin Klebs, 1875'te pnömoniden ölen kişilerin hava yollarında bakterileri gözlemleyen ilk kişidir.在1875年,艾德溫·克雷伯(英语:Edwin Klebs)首次觀察到死於肺炎的病人氣管中的細菌。
Charles de Gaulle Havaalanı'na yakınlığı 10 km idi, buraya kaçış yolları kapatıldı.与深圳宝安国际机场直线距离约为15公里,两机场跑道方向交叉。
Bisiklet ve yayalar için ayrı yolların tasarlandığı köprüyü günde 5.000 kişinin kullanması bekleniyor.船厂桥主要用于步行和骑单车,每天有超过5000人使用。
Talia Hava Yolları bu kazanın ardından kapatılmıştır.塞維利亞機場於事故後關閉。
Violetta ziyaretçilerini dans etmek üzere öteki salona yollar.Violetta隨即又要接待另一個客人。