Fakat sonunda yolları ayrıldı.ついにはツアーから離脱した。
Yollara düşer ve sevgilisini aramaya başlar.世界を飛び回り、セレブな恋人を探している。
Yolları normal yollardır.「道」は通常の道路。
İnsanların zulme başkaldıracak yolları tıkanmıştır.主人公の行く手を阻む悪の集団である。
1916 yılında Belçikalilar Belçika Kongosu pullarını çeşitli yollarla sürşarjladılar.1916年、ベルギー占領地ではベルギー領コンゴの切手にいくつかの表記で加刷を行なった。
1929'da Çin'i ziyarete giderek demir yolları bakanlığında danışmanlık da yaptı.1929年 アドバイザーとして鉄道省を支援するため、中国を旅行。
1977'de grup ve Preston yollarını ayırdı.1971年、アシュトンとフィールドが脱退。
Bu kan damarları daha sonra bir lobun içinde yollara ayrılır.胞子形成部は球状で、それらの枝の途中に出る。
Ölçülemez mutluluğumuzun dar yollarında yürüyelim.「喜びあふれる人生の旅を。
Şehrin etrafında küçük yollar vardır.町内には小さな道路が通っている。
Ve giderleri minimuma indirme yolları tespit edilir.運賃は最短経路で計算される)。
Dünyada değişen ticaret yolları ve alternatif üretim biçimleri Osmanlı halkını ekonomik zorluğa soktu.世界的な貿易ルートの変化と代替的な生産手段の登場により、オスマン帝国は経済的困難に見舞われることとなった。
Roma'ya su taşımak için antik çağlarda yapılmış su yollarını onartıp renove ettirdi.また衛生状態を改善するため、古代ローマの水道の一部を復旧して使えるようにした。
Birkaç jeoistatistiksel yöntem bu durağanlık varsayımı rahatlatıcı yollarını sağlamaktadır.いくつかの地理統計の方法が、この定常性仮説の緩和方法を提供している。
1906’da, Amerika’lı Stuart W. Cramer, dokuma fabrikasındaki havaya nem eklemek için yeni yollar keşfediyordu.1906年、米国ノースカロライナ州シャーロットのスチュアート・W・クラマーは、自身の経営する織物工場内に湿気を追加する方法を探していた。
Bir süre Hızır ile yollarını ayırmıştır.しばらくの間ダッシュ位の速度で走る。
Su yolları kapatılır.新水路は廃止。
Bu kısım, kalbi kötülüklerden temizlemenin, kısaca iyi bir Müslüman olmanın yollarını öğretir.すなわち真っ直ぐな心をもって相手に恩恵を与える(得させる)ことで自らも恩恵を得ることが出来るというものであった。
Doktor, hepsini ölü uzaya yollar.亡骸は宇宙へ運ばれる。
Çoğu yerde bisiklet yolları mevcut.自転車に乗っている場面が多い。
Farklı türden araç yollarının aynı düzlemde kesiştiği kavşaklara hemzemin geçit denir.同一の線路上の複数の車両を個別に制御する方式の総称。
Kasım 2014'te Nick Cordle ile yollarını ayırmıştır.2013年11月にはジェームス・カークランドと契約を交わした。
Larvaların diri odun içerisinde açtıkları yolların çapı 2–3 mm kadardır.成木の葉には長さ2-3mmになる葉柄がある。
1934 ve 1940 yılları arasında istasyon tekrar yapılandırılmış ve yolları düzenlenmiştir.1934年から1940年にかけて駅の改修が行われ線路の増設も行われた。
Belli maruziyet yollarının (solunum veya sindirim) risklerinin hesaplanması da zor olmuştur.難易度選択 「ノーマルモード」と「ハードモード」から難易度を選択できる。
Kışları yollar yoğun kardan dolayı kapanır.冬季は積雪のため閉鎖される。
Avcılık ve balıkçılık esas geçim yollarıdır.漁業と狩猟が主な生業であった。
Bu mesajları tanımlamak, mesajların hangi yollardan yayıldığını çalışabilmek için şarttır.出版側は各メッセージをどのトピックに流すのかを定義しなければならない。
Bundan sonra uzayaraçları ayrılarak kendi yollarına gittiler.解散後は、それぞれの道を進んでいる。
İç kesimlere kadar yollar taş döşenmiştir.開口部をふさぐ角形の石蓋も遺存している。
Malatya İl Yolları江戸小路。
Havalimanları: 4 (2006) Deniz yolları: yok.^ 渡辺 (2006) では3機、渡辺 (2010) では4機。
29 Aralık 1972 tarihinde, Doğu Hava Yolları Uçuş 401 uçağı Florida Everglades'de düştü.12月29日 - イースタン航空401便墜落事故(アメリカ・フロリダ州エバーグレーズ)。
Erişim tarihi: 15 Ekim 2015. ^ "Sefer Yılmaz ile yollar ayrıldı!".』学研プラス 2015 105.『孤独になれば、道は拓ける。
Pink turneyle ilgili "Tekrar yollara dönmek için sabırsızlanıyorum.」バスツアー企画「ギャグされるまで帰れません!
Ülkemizden ve Avrupa ülkelerinden Ortadoğu'ya yapılan ticaret, bu yolların önemini daha da artırmaktadır.西方から東方を結ぶ交易路が通じており、中原の国家の多くはこの交易路沿いに発達している。
F sınıfı: Tavsiyeli yollardır.H・F教官として活躍。
Yolları bozuktur, ulaşım güçlükle sağlanmaktadır.道路が混雑し往来が困難だった。
Park içinde işretlenmiş uzun yürüyüş yolları yoktur.公園には決まった道や道路はない。
İl yolları, devlet yolları ve ulusalarası yollar dışında kalan yollardır.県道や国道は通ってない。
Ancak ne kötüdür ki tren istasyonunda dördünün yolları kesişir.当駅は第4回近畿の駅百選に選ばれている。
Yine I-215 ve I-515 yollarıda bu güzergehta yer almaktadır.本機とI-15はこうした任務に再度投入された。
Doğal yollardan gebe kalmayı içermez.自然河川からの流入はない。
Air Astana Hava Yolları 2001 senesinin Eylül ayında Air Kazakistan'ın veliahtı olarak kuruldu.ワールド・アトランティック航空は、2002年9月にカリビアン・サン航空として設立された。
Hepsini elde etmenin de farklı yolları bulunur.これらを獲得する事によってさまざまな効果が発生する。
Ödeme için çeşitli yollar düzenlenmiştir.クレジットカードにはさまざまな支払い方法が用意されている。
Söz konusu ek yasal yollar, kesinleşecek hükme karşı ek inceleme olarak kabul edilmektedir.罰則によって、事実上担保された調査を言う。
Tüm yollarda yer sinyalizasyonları mevcuttur.全路線全区間で適用。
Romalılar hala şimdiye kadar kalan olan yollar inşa ettiler.そしてローマ人はまだ住人たちで共に道を建設していた。
Yeni ticaret yollarının keşfedilmesiyle önemini yitirmiştir.蒼太が商人の道に入る際は勘当した。
İlaçlar değişik nedenlerle vücuda değişik yollarla verilirler.薬物は目的により様々な経路から投与される。
O, kendi birimini bu zor durumdan çıkarmak için çeşitli yollar düşünür.こうした状況を打破するために泰親は様々な手段を打った。
1941'de bu öykülerin toplandığı Yolları Çatallanan Bahçe basıldı.1941年には、この戯曲を土台にした映画が公開された。
Bütün yolları asfalt kaplıdır.路線は全て地下になる。
Violetta ziyaretçilerini dans etmek üzere öteki salona yollar.イルダは誘ってくるほかの男と踊るのだった。
Harita öylesine ustaca yapılmıştı ki, bütün yollar Almanları İngilizlerin olduğu yöne doğru sevk ediyordu.博識な語学力を生かし、ドイツ人から見た英国人などのようにとてもユーモアにあふれたジョークを連発していた。
Söylentilere göre Kuchisake-onna’dan kurtulmanın yolları噂に見る「対処法」
Eğer tevbe eder, namazı dosdoğru kılar, zekâtı da verirlerse artık yollarını serbest bırakın.如果他們悔過自新,謹守拜功,完納天課,你們就放走他們。
Allah yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır ki, oradaki geniş yollarda yürüyesiniz.故你們讓牠在真主的大地上隨意吃草,不要傷害牠,否則,痛苦的刑罰必襲擊你們。
Bu yollar kesinlikle düz değildir çünkü bu yollar Dünya'nın yüzeyinin eğriliğini takip etmelidir.这些路径显然不是直的,因为它们沿着地球的弯曲的表面延伸。