Ana içeriğe geç
Sözlük

yollar ile cümle

yollar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Banyas gibi iç uzak şehirlere ticaret yollarını korumak için görev yaptı.Serviu para proteger as rotas comerciais das cidades mais interioranas como Banias.
Ulusal Park içerisinde yer alan yolların birçok bölümünde derin çukurlar mevcuttur.Existem muitas trilhas turísticas dentro do parque nacional.
Her bir bölüm üç tabakalıdır ve betonarme yürüyüş yollarıyla bağlantılıdır.Cada arcada possui três níveis, ligados por passarelas de concreto armado.
Tren yolları 05.Último trem 5.
Ayrıca yerel yollar da bulunmaktadır.Há também linhas intermunicipais.
"Uzun yolların yolcusu"."Um velho cruzar de caminhos".
Tasarım yerdeki yolları ve park yerlerini gizler.O design esconde as estradas e as vagas de estacionamento subterrâneo.
Ölçülemez mutluluğumuzun dar yollarında yürüyelim.Em seguida, é possível fazer o trecho que vai até a Ponta da Felicidade.
Buna ek olarak dar demir yollarının toplam uzunluğu 1.766 km'dir.Por outro lado, a extensão de ferrovia para cobrir o mesmo trecho é de 1.114 km.
Bazen de, avantajlar farklı yollar boyunca devam edebilir.No entanto, os significados das palavras, por vezes, evoluiu ao longo de linhas diferentes.
Demir yollarının babası olarak da bilinir.Também é chamada de Ferrovia do Pantanal.
Söylencelerin en dikkat çekici ve akılda kalıcı, en çok ilgi çeken anlatım yollarından biridir.O que o separa da sua audiência é uma linha cada vez mais tênue e transparente.
Bu dört özellik birbiri ile çok çeşitli yollardan etkileşim içindedir.Mas todas elas se viram dentro destas quatro esferas de influência.
WWE bir süre sonra Colon’u eğitim için FCW’a yollar.Jackson retornou à FCW para mais treinamento.
Yolları çok dardır.Muitas vias são complexas.
Bu yollar işe yaramaz.Não são servidos por estrada.
Pink turneyle ilgili "Tekrar yollara dönmek için sabırsızlanıyorum.«De volta à Espanha, Raulzinho não lamenta: 'Não posso pular etapas'».
Bulaşma genellikle; öksürük, yıkanmamış ellere dokunmak ya da öpüşmek gibi doğrudan temas gibi yollarla olur.A doença às vezes o impede de realizar atividades simples, como amarrar os sapatos ou escrever direito.
Geceydi ve yollarda kimsecikler yoktu.Não havia casas, nem ruas.
Mahalleye ulaşımı sağlayan yol Toprak ancak bazı köyiçi yollar betondur.Por terra, conta apenas com caminhos terraplanados vicinais.
24 Mayıs 2004'te ilk siparişi Fransa Hava Yollarından aldı.A primeira entrega a Air France foi feita em 29 de abril de 2004.
Mephiles, kendisiyle birlikte onları da geçmişe yollar.Outro esquimó vem com elas no caminho.
Türk Hava Yolları İstanbul - Isparta arası karşılıklı haftada 6 sefer düzenlemektedir.O lado norte da praça é lar de mercados de rua quatro vezes por semana.
Yollar aracı kullanılarak karmaşık seçimler yapılabilir ve var olan yollar düzenlenebilir.Ocorre quando múltiplas rotas podem ser usadas e a escolha é feita por meio de determinada condição.
Bu sefer, Anadolu boyunca Antalya ve Klikya'ya kadar yolları açmıştır.Esta campanha abriu rota terrestre através da Anatólia para Antália e Cilícia.
Doğal yollarla oluşan radyo dalgaları şimşek ya da astronomik nesneler ile meydana gelir.Elas são geradas naturalmente por raios ou por objetos astronômicos.
İstanbul'un yolları kalabalıktır.As ruas de Istambul são apinhadas.
Allah yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır ki, oradaki geniş yollarda yürüyesiniz.En er is voor u een verblijfplaats op aarde en een voorziening voor een bepaalde tijd."
Dağlar ve nehirler yer değiştirdi ve yollar harap oldu.Bergen en rivieren veranderden van plaats en wegen werden vernietigd.
Radames'in Nubiyalı hizmetçisi Mereb, Mısır'da hayatta kalmanın yollarını öğrenmiş bir genç erkektir.Radames' Nubische bediende Mereb is een jonge man die de trucs van overleven in Egypte heeft geleerd.
Bu dağlar arasında yollar patikadan ibarettir.Zuidelijker komen zij slechts voor in (koele) bergstreken.
1997 yılında Cannibal Corpse ile çeşitli yollarla irtibata geçti.In 1997 werd hij benaderd door Cannibal Corpse via meerdere contactpersonen.
Programın sunucusu Cesar Millan programda sorunlu köpekleri rehabilitasyonu sağlamanın yollarını anlatır.Het programma volgt hondenpsycholoog Cesar Millan bij het rehabiliteren van honden met gedragsproblemen.
Bu yollar üzerinde atlar için menziller bulunurdu.Voor deze route werd gebruik gemaakt van paarden.
İkili yollarını ayırdı ve Mayer'ın solo kariyeri başladı.De twee wegen raakten gescheiden van elkaar en Mayer begon een solocarrière.
Volturi bunu kabul eder ve onları yollar.Maria gaat akkoord en rijdt hen terug.
Daha sonra Müdür Ne'aptın ile yollarına devam etmişlerdir.Sindsdien bewandeld hij het rechte pad.
Yollar yeniden asfaltlanmıştır.De baan is opnieuw geasfalteerd.
B&H Hava Yolları 1994 yılında Bosna-Hersek'in resmi hava yolu şirketi olarak Air Bosna ismiyle kurulmuştur.B&H Airlines werd opgericht in 1994 als Air Bosna.
1895 — Meskene Novorossiys-Suhumi ve Maykop-Tuapse yollarının uzatılmıştır.In 1895 werd Toeapse aangesloten op de hoofdwegen Novorossiejsk-Soechoemi en Majkop-Toeapse.
Ayrıca Oslo'ya giden ekspres yollar da mevcuttur.Er zijn onder andere directe vluchten naar Oslo.
Havayolu şirketinin %50'si Türk Hava Yolları'na %50'si de Lufthansa ya aittir.De eigenaars van SunExpress zijn nu voor 50% Turkish Airlines en voor 50% Lufthansa.
Ayrıca doğu ve batıdaki ticaret yolları, madenler ve vahaları kontrol ediyordu.Het voerde ook de controle uit over handelsroutes, mijnen en oases in het oosten en westen.
1934 ve 1940 yılları arasında istasyon tekrar yapılandırılmış ve yolları düzenlenmiştir.Van 1934 tot 1940 werd het station verbouwd en uitgebreid.
Bunun üzerine yollardan geçiş başladı.Daar begonnen ze met het maken van tracks.
Birleşmiş Milletler; sorunun diplomatik yollar ile çözülmesi gerektiğini açıkladı.Alle landen waren het erover eens dat de kwestie op diplomatieke wijze moesten worden opgelost.
Ana otoyollar Interstate 29 ve Interstate 94 tür ve bu yollar Fargo şehrinde kesişmektedir.Interstate 29 en Interstate 94 kruisen elkaar in Fargo.
Mürettebatla güvenli bir şekilde yolları ayırırlar.Red de bemanning, als u wilt.
Daha sonra Ben ve Addie'nin arkadaşları yollarını ayırırlar.Hierna scheiden de wegen van Alice en Adam zich.
Çalışmalarını yarıda bırakıp Hollandalı bir meslektaşının yardımı ile yasadışı yollarla Hollanda'ya kaçtı.Ze weet echter met behulp van een medewerker van de Nederlandse Spoorwegen te ontsnappen.
Ayrıca yerel yollar da bulunmaktadır.Daarnaast zijn er nog private wegen.
Bir bildiride CIA'nin araç kontrol sistemlerine bulaşma yollarını araştırdığı bildirildi.Uit een van de documenten blijkt dat de CIA onderzocht hoe de besturing van auto's kon beïnvloed worden.
Beylikdüzü Bisiklet Yolları .Op díe fiets.
Köye ait yollar toprak yol olup belli bir kısmı ise stabilizedir.De vloeren volgen de buitenwand, en worden door de (versterkte) buitenwand gedragen.
Bu nedenle Beşiktaş ile yollarını ayırmaya karar verdi.Daarom besloot hij met wielrennen te stoppen.
Nancy babasını aşağı yollar.Tracy zet haar vader onder druk.
E 101 doğusunda bulunan B-sınıfı yollara 0'la başlayan ve 001'den 099'a kadar üçlü numara verilmiştir.Klasse-B wegen ten oosten van de E101 hebben een nummer van drie cijfers, van E001 tot E099.
Müdür onunla görüşürken sekreteri (Edna) dışarı yollar.Zijn baas, Mr. Tideman, ziet hem vertrekken.
Telemakhos’a at arabası verip onu oğlu Peisistratos’la birlikte oraya yollar.Meneer Tomlinson brengt hen met zijn wagen naar Coti-Chiavari.
Toplarını, arabalarını, yedek cephane ve malzemeyi hep yollarda terk ettiler.Tientallen voertuigen, tanks, machinegeweren en kanonnen werden achtergelaten langs de wegen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod