Ana içeriğe geç
Sözlük

yollar ile cümle

yollar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Çalışmalar kültürün sosyal bilişi farklı yollarla da etkileyebileceğini göstermektedirler.اكتشفت الدراسات التي أجريت أن الثقافة تؤثر على الإدراك الاجتماعي بطرق أخرى كذلك.
Kongo Nehri ile birlikte Bangui ve Brazzaville arasındaki nehir taşımacılığı için önemli yollar sağlar.ويمثل هذا النهر، مع نهر الكونغو، شريانًا مائيًا لنقل القوارب النهرية بين بانغوي وبرازافيل.
Geceydi ve yollarda kimsecikler yoktu.لم يكن هناك أي حركة مرور ولا توجد خطوط.
Bir şeyin imkansız olduğunu kanıtlamanın çeşitli yolları vardır.هناك العديد من الطرق لإداء اختبار تحيز عدم الاستجابة.
Oradan da tekrar Mısır'a gidecekti, ancak yollar tutulmuştu.وكانوا إذا خرجوا من اليمن لم يخرجوا إلا ولهم ملك يقيم أمرهم.
Sübvansiyon, dolaysız veya dolaylı yollarla yapılabilir.ويمكن إجراء ذلك بطرق مباشرة وغير مباشرة .
Sonucunda ikisi de adam olmak için farklı yollara başvurmuşardır.في نهاية المطاف، هذه الأساليب طريقتان مختلفتان للقول نفس الشيء.
Bu yollar dağa çapraz olarak çıkar.هناك عدة طرق تعبر الجبل.
Grupla yolları ayrılır.ينشر الحزب Notre Voie.
Arnavut direnişinin barışçı yollarla örgütlenmesi gerektiğini savunmuştur.عوضًا عن ذلك، دعا غودوين إلى استبدالها من خلال عملية تحوّل سلميّة.
Allah yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır ki, oradaki geniş yollarda yürüyesiniz.Por isto, Deus destruirá a Terra com um grande dilúvio e haverá grande destruição e castigo.
Kendisinden öncekilerin hepsi ya doğal yollardan ölmüş, ya da zorla görevden uzaklaştırılmışlardı.Antes da investida, seus integrantes se juntavam em formação cerrada ou até mesmo compacta (synaspsimos).
Yollarını sadece iki mum aydınlatmaktadır.Apenas duas velas iluminam o caminho deles.
EPR paradoksunu çözmek için çeşitli yollar vardır.Há vários possíveis caminhos para se resolver o paradoxo EPR.
Japonya'nın yollardaki harcamaları fazla kabul edildi.Os gastos do Japão com estradas têm sido grande.
Radames'in Nubiyalı hizmetçisi Mereb, Mısır'da hayatta kalmanın yollarını öğrenmiş bir genç erkektir.O servo núbio de Radamés, Mereb, é um jovem que aprendeu os truques de sobrevivência no Egito.
İtalya ve eyaletler boyunca yollar ve kanallar inşa ettirdi.Construiu canais e estradas por toda a Itália e pelas províncias.
19. yüzyılın başlarında, Alman yolları dikkat çekici derecede bozulmuştu.No início do século XIX, as estradas alemães encontravam-se extremamente deterioradas.
Varsayım gezegen ortamının yapay yollarla değiştirilmesine dayanır.O conceito baseia-se no pressuposto de que o ambiente de um planeta pode ser alterado por meios artificiais.
Sasha'yı kendisine katılmaya ikna edemeyen Bob, ona bir veda öpücüğü verir ve ikili yollarını ayırır.Quando não é possível convencer Sasha a ir com ele, ele lhe dá um beijo de despedida, e eles se separam.
Sona eren mücadele ile Almanlar, İngiltere ile başa çıkmak için çözüm yolları düşünmeye başladı.Com essa fase de conflitos terminada, a Alemanha começou a pensar como lidar com a Inglaterra.
Her katın iç kenarı ve dış kenarı, yürüyüş yolları olarak açık bırakılacaktır.A borda interna e externa em cada andar será deixada aberta como passarelas.
Tümör antijenleri viral antijenlere benzer yollarla MHC sınıf I molekülleri üzerinden sunulur.Os antígenos tumorais são apresentados em moléculas MHC Classe I de forma semelhante aos antígenos virais.
Bu yüzden bilim adamları kendi portallarını aktive ederler ve Gordon'ı Xen'e yollarlar.Os cientistas ativam o teletransportador, enviando Gordon a Xen.
Grup 2011'de ''Hands Up'' isimli bir başka Korece albüm yayımlayarak yollarına devam etti.O grupo passou a lançar mais um álbum coreano, conhecido como Hands Up, em 2011.
Bir bildiride CIA'nin araç kontrol sistemlerine bulaşma yollarını araştırdığı bildirildi.Um documento declarou que a C.I.A. estava pesquisando maneiras de infectar sistemas de controle de veículo.
"Belki yollarımız tekrar birleşir".Algum dia nossos caminhos se cruzarão novamente.")
İki farklı birey aynı bilgiye sahip olsalar dahi bunları yorumlama yolları yanlı olabilir.Mesmo que dois indivíduos tenham a mesma informação, a maneira como eles a interpretam pode ser tendenciosa.
"Sürekli sansürlenen ve eserleri korsan yollarla çoğaltılan Çinli yazarlar arasında en meşhuru" diye bilinir.É descrito como "um dos mais famosos, banidos e largamente pirateados escritores chineses".
Yollarıma çember leyin bırakırdı kızlar.Eu fui muito longe nessa caminhada, com as meninas.
Sübvansiyon, dolaysız veya dolaylı yollarla yapılabilir.Recursos podem ser representados por caminhos absolutos ou relativos.
Grup, Jim'i, yolun kenarındaki bir ağacın altına bırakır ve yollarına devam eder.O grupo obedece o pedido de Jim e o deixa debaixo de uma árvore na beira da estrada.
Kurdukları ittifakları güvence altına almak ve düşmanlarını bölmek için tüm diplomatik yollarla denediler.Eles tentaram por todos os meios diplomáticos assegurar aliados e dividir seus inimigos.
Bu yollardan, günlük geçen toplam araç sayısı 70.766'dır.Os autocarros da Carris que têm paragem neste jardim são o 706, 726.
Çoğu Sokotralı hâlâ elektriksiz, akan su olmadan veya asfaltsız yollar ile yaşamaktadır.A maioria vive sem eletricidade, água corrente ou estradas pavimentadas.
Erişim tarihi: June 5, 2011. ^ a b "Welcome to the Jungle:Axl's Yollara Dönüşünün Takvimi".Consultado em 3 de janeiro de 2012 «Welcome to the Jungle: A Timeline of Axl's Return to the Road».
Göç yolları bu türün yaşadığı bölgeleri Afrika ve Hindistan'a kadar uzatır.As rotas de migração estenderam o alcance destas espécies para muitas zonas da Índia e de África.
Pek çok memeli ve kanatlı hayvanda solunum yollarında normal flora elemanı olarak kolonizasyon gösterir.Muitas espécies bacterianas colonizam a pele como flora normal.
Başlıca yayılma yolları, e-posta ve World Wide Web olarak görülmektedir.Exemplos são a transferência de arquivos, e-mail e World Wide Web.
Bu yapıların tanımlamaları kazanan yollarda Conway, Elwyn Berlekamp ve Richard Guy tarafından verirdi.(Descrições destas construções são dadas em Winning Ways de Conway, Elwyn Berlekamp e Richard Guy.)
Bu iki değiskenli iki doğrusal denklem için çeşitli çözüm yolları vardır.Essas equações podem ter até duas soluções reais distintas.
Ödeme için çeşitli yollar düzenlenmiştir.Suporte para várias formas de pagamento.
Şehrin dört ana kapısı vardı ve bu kapılardan çıkan yollar sıkı bir şekilde korunuyordu.Esta sala tinha quatro entradas, cujas portas estavam decoradas com relevos.
Bir düğümden atalarına doğru giden tüm basit yollar aynı sayıda siyah düğüm içerir.Todo caminho de um dado nó para qualquer de seus nós folhas descendentes contem o mesmo número de nós pretos.
Bunun tamamlanmasıyla yollar taşınmış ve güneş saati günümüzdeki yerini almıştır.Quando isso aconteceu, as estradas foram movidas e o relógio de sol foi movido para sua localização atual.
Türk Hava Yolları ve Lufthansa şirketleri tarafından kurulmuştur.C Propriedade conjunta da Lufthansa e Turkish Airlines.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Ele me guia por sendas direitas por amor do seu nome.
Dağlar ve nehirler yer değiştirdi ve yollar harap oldu.Todas as montanhas e ilhas mudaram de lugar.
13 Ekim 54 tarihinde Claudius, doğal yollardan ya da bir ihtimale göre Agrippina'nın zehirlemesi sonucu öldü.13 de outubro de 54 d.C. - Morte de Cláudio, possivelmente envenenado por Agripina Menor.
Kate her zaman adadan kurtulma yollarını arayan kişilerden biri olmuştur.Era Kate, que pelo visto, também havia conseguido sair da Ilha.
Geçitlerden eski çağlardan beri yollar geçmiş, son zamanlarda da tren yolları tarafından kullanılmışlardır.Aqui estão os que vêm de longas caminhadas pelos roteiros do passado.
Bazı bisiklet yolları özel olarak işaretlenmiş "bisiklet patikası" konumundadır.Por exemplo, a bicicleta particular numa garagem é um espécime do tipo de coisa chamada "a bicicleta".
Sıklıkla, bu iki yolların aynı frekansta olmaları gerekmektedir.Frequentemente, estes dois barramentos operam na mesma frequência.
Hamid Karzai, 7 Aralık 2004'te Afganistan'ın demokratik yollardan seçilen ilk cumhurbaşkanı oldu.Hamid Karzai depois veio a se tornar presidente eleito do Afeganistão em dezembro de 2004.
Daha sonra Ben, kelepçeyi aktif eder ve Doktor'u bilinmeyen bir noktaya yollar.Ashildr então ativa o teletransporte, enviando o Doutor para um local desconhecido.
Yolları birleşmiştir.Caminhos Cruzados.
Hesaplamalarda farklı yollar tercih edilebilir.E parece haver espaço para melhorias nos cálculos.
Bunun üzerine yollardan geçiş başladı.Ele então começou a construir os trilhos sobre essa distância.
Genetik çeşitliliği belirlemek ve ölçmek için birçok farklı yollar vardır.Existem vários métodos para definir a distância genética.
Bu Havalimanına Türk Hava Yolları ve Anadolujet şirketleri uçuş düzenlemektedir.Eles também irão coordenar com as companhias aéreas Rutaca e Aeroandina para aumentar esses voos.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod