yolların ile cümle

yolların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yolların koruyucu ruhudur.De straat is beschermd erfgoed.
Tarikat, Allah'a ulaşma ve onu tanıma yollarından her biridir.Want God zal ieder mens rekenschap vragen van zijn daden en dan volgt het oordeel.
Demir yollarının babası olarak da bilinir.Dit wordt voor de Duitse spoorwegen ook wel de Reichsbahnzeit genoemd.
Demir yollarının şehir dışına taşınması için çalışmlar yapılmaktadır.Ten behoeve van de bewegwijzering wordt gebruikgemaakt van stadsroutes.
Kadınları konuşturma yollarına sahibiz ama onları susturmak için hiçbir şeyimiz yok.We hebben manieren om vrouwen te laten praten, maar we hebben niets om ze te laten zwijgen.
Paragraf 2de verilen diğer kurallar bu yolların numaralanmasında uygulanmıştır.Pozostałe zasady punktu 2 są dla tych dróg zachowane.
Yolların güvenliğini sağlar.Dbał o bezpieczeństwo na drogach.
Karakterler, adadan kaçmaya çalışmanın yollarını aramaktadırlar.Ten wyjaśnił jej, że poszukuje magicznego sposobu ucieczki z wyspy.
"Uzun yolların yolcusu".Spichlerz "Długa droga".
1529'da Osmanlılar Peç'i tekrar ele geçirdi ve Viyana'ya doğru yollarına devam etti.W 1529 roku Turcy ponownie zajęli Pecz i wyruszyli na Wiedeń.
16 Eylül - Türkiye, Milletlerarası Ana Trafik Yollarının İnşası Antlaşması'na katıldı.29 stycznia – Polska ratyfikowała umowę o głównych drogach ruchu międzynarodowego.
4'lü yollarına devam ederler.Marzyć w drodze 4.
Hatta parlamentodan kurtulmanın yollarını aradı.Uczestniczył również w ewakuacji obozu.
Hava kararmış olmasına rağmen yollarına devam etmek zorunda kalırlar.Choć drogi te są utwardzone to ich przejezdność zależy od pory roku.
Bununla birlikte var olan yolların genişletilmesi de planlanmaktadır.Planowane jest poszerzenie tej drogi.
Ancak sezon sonunda yollarını ayırdılar.Lecz pod koniec sezonu rozstają się.
Baharat Yolu, eski çağlarda, Uzakdoğu'yu Batı'ya bağlayan ticaret yollarından biriydi.Było i jest ważnym punktem na śródziemnomorskich szlakach handlowych prowadzących z Zachodu na Wschód.
Demir yollarının şehir dışına taşınması için çalışmlar yapılmaktadır.Obecnie prowadzone są działania w kierunku umożliwienia powrotu kolei do miasta.
E88, E89 ile E90 yollarının ayrıldığı noktadan başlar.E88 zaczyna się w Ankarze, gdzie odbija od tras europejskich E89 i E90.
Bu sebepten dolayı tarih boyunca ticaret yollarının dışında kalmış ve gelişme sağlanamamıştır.Były położone z dala od ówczesnych szlaków handlowych i komunikacyjnych i dlatego nie rozwijały się.
Programın sunucusu Cesar Millan programda sorunlu köpekleri rehabilitasyonu sağlamanın yollarını anlatır.Tego zadania podejmuje się Cesar Millan, specjalizujący się w trenowaniu psów.
Köy içi yollarının büyük kısmı kilitli parkedir.Jednak większość dróg departamentu to drogi utwardzone.
Haydut ve Korsanlars Bu asiler birçok metot kullanarak para çalmanın yollarını ararlar.Na domiar złego bandyci próbują ukraść złoto ze statku.
Yeni ticaret yollarının keşfedilmesiyle önemini yitirmiştir.Straciła znaczenie ze względu na upowszechnienie nowoczesnych systemów nawigacji.
Çiğneme tütünü en eski tütün tüketim yollarından biridir.Palenie tytoniu jest jedną z najpopularniejszych form palenia.
Savaş ve kriz zamanlarında Habbakuk yaşamı yenilemenin çabasını ve yollarını araştırır.W chwilach stresu i napięcia poszukują towarzystwa innych ludzi.
Bir süre sonra grup üyeleri yollarına yalnız devam etme kararı aldılar.Od tej pory mieli o tym decydować sami deputowani.
Başka ülkelerdeki film endüstrileri sessiz filmlere ses eklemenin başka yollarını buldular.Filmindustrin i andra länder hittade på andra sätt att ge ljud åt stumfilmer.
Çiğneme tütünü en eski tütün tüketim yollarından biridir.Att tugga tobak är ett av de äldsta sätten att konsumera tobak på.
İdrar yollarında hasar oluşma riski vardır.Risk för halka på vägar.
Seekriegsleitung planlama ve deniz yollarında savaşın yürütülmesi ve deniz kuvvetlerinin dağıtımını yönetti.Organisationen ledde planeringen och utförandet av sjökrigföringen och fördelade sjöstridskrafterna.
4'lü yollarına devam ederler.Det finns en väg 4.
Çökahlı yollarından geçiyam..Jag är med hela djefla vägen.
İnsanda parainfluenza virüsü tipik olarak burun, boğaz ve hava yollarında iltihaplanmaya yol açar.Humant parainfluensvirus leder i vanliga fall till att näsan, halsen och luftvägarna inflammeras.
A1, Zimbabve'nin milli yollarından biridir.Ci Batu Satu är ett vattendrag i Indonesien.
Programın sunucusu Cesar Millan programda sorunlu köpekleri rehabilitasyonu sağlamanın yollarını anlatır.Programmet följer Cesar Millans arbete med hundar med beteendestörningar.
"Uzun yolların yolcusu".Den långsamme resenären.
Konstantinopolis, önemli doğu-batı ve kuzey-güney ticaret yollarının üzerindeydi.Nürnberg låg vid korsningen av en öst-västlig och en nord-sydlig handelsväg.
Kişi sürekli belli bir olayı düşündüğü için o problemi halledecek çözüm yollarını görme şansı artar.Kan den lösa eventuella problem som en person skulle lösa genom att tänka?
Söylencelerin en dikkat çekici ve akılda kalıcı, en çok ilgi çeken anlatım yollarından biridir.Det är utan tvekan den mest beklämmande och upplysande bok om politik jag någonsin läst.
Bununla beraber, Temujin adlı gizemli bir şövalye yollarını keser ve onlarla dövüşmeye başlar.Men på väg till byn möter de en mystisk riddare, Temujin, och de strider på platsen.
Karakterler, adadan kaçmaya çalışmanın yollarını aramaktadırlar.Вона пропонує разом спробувати втекти з острова.
Ayrıca, hipokampus, bilinen mekanlarda kestirme yolların bulunması konusunda da role sahiptir.Також є докази, що гіпокамп грає роль у пошуку найкоротших шляхів між вже добре відомими місцями.
Aslında grup için durum şöyleydi; yollarına Tony’den daha yetenekli bir bateristle devam etmek istiyorlardı.В цілому було сказано, що група хотіла барабанщика трохи іншого профілю, ніж Тоні.
Edwin Klebs, 1875'te pnömoniden ölen kişilerin hava yollarında bakterileri gözlemleyen ilk kişidir.Едвін Клебс був першим, хто знайшов бактерії у дихальних шляхах померлої від пневмонії людини у 1875 році.
24 Mayıs 2004'te ilk siparişi Fransa Hava Yollarından aldı.29 квітня 2004 року відбулася передача першого літака до авіакомпанії Air France.
Ölçülemez mutluluğumuzun dar yollarında yürüyelim.Я кажу — станемо ж щасливими за життя.
Yollarını sadece iki mum aydınlatmaktadır.Nechá svítit pouze dva stolečky.
Bir bildiride CIA'nin araç kontrol sistemlerine bulaşma yollarını araştırdığı bildirildi.Jeden dokument ukazuje, že se CIA snažila najít cestu jak hacknout řídící systémy vozidel.
Distance-vector yönlendirme protokolü yolların hesaplanmasında Bellman-Ford algoritmasını kullanır.Směrovací protokoly založené na vektoru vzdáleností používají Bellmanův-Fordův algoritmus.
Sıklıkla, bu iki yolların aynı frekansta olmaları gerekmektedir.Často tyto dvě sběrnice pracují na stejné frekvenci.
Bir graf’taki Hamilton yollarının bulunması NP-tam bir işlemdir.Problém nalezení hamiltonovské kružnice je NP-úplný.
İnsanda parainfluenza virüsü tipik olarak burun, boğaz ve hava yollarında iltihaplanmaya yol açar.Lidský virus parainfluenzy má obvykle za následek zánět nosu, krku a dýchacích cest.
Sovyet bakım projeleriyle, ülkenin ihtiyacı olan bazı yolların bakılamayacağını anlaşıldı.Sovětská údržba se ukázala neschopná postarat se i o ty cesty, které země již měla.
Nesne yapı örüntüleri ise nesnelerin birleştirilerek yeni işlevler kazanma yollarını gösterir.Kromě toho integrovaní uprchlíci lépe pochopí obtíže, kterým čelí nově příchozí.
Ölçülemez mutluluğumuzun dar yollarında yürüyelim.Cesta nahořklé radosti .
Ancak sezon sonunda yollarını ayırdılar.Následující jaro se jejich cesty oddělili.
E 16, E 39 ve E 134 yollarına kara yolu bağlantıları vardır.Územím procházejí silnice E16, E39 a E134.
Ticaret yollarının kesin noktasında kurulmuş bir yerleşim yeridir.Sídlo bylo založeno podél obchodní cesty.
Bir süre Hızır ile yollarını ayırmıştır.Kvůli své rychlosti zvládá jen dlouhé zatáčky.

İlgili Sayfalar