yolların ile cümle

yolların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Grubun diğer elemanları müzik dünyasında aktif olmaya karar verse de yollarını ayırdı.Каждый из участников группы решил пойти своей дорогой в мире музыки.
Bunun nedeni olarak ise, daha iyi ticaret yollarının bulunması olarak gösterilmektedir.Возможно, произошло это потому, что его сольные работы оказались более коммерчески успешными.
Metrobüs yollarında genelde tek bir hat çalışmaktadır.На маршруте постоянно работает лишь один троллейбус.
"Yollarına Kar mı Yağdı".«Дорогу снегоходу!»
İkili aylaklarla dövüşür ve onları altederek yollarına devam eder.Они оба успешно проходят таможню и отправляются по своим маршрутам.
Bir süre sonra grup üyeleri yollarına yalnız devam etme kararı aldılar.Долго ещё братья обсуждали своё решение.
Son yıllarda özel ilgi, kadın siyasetçilerin ayırdedici kariyer yollarına odaklanmıştır.В последние годы из-за политических разногласий супруги жили в разъезде.
İkili yollarını ayırdıktan sonra Rock, solo kariyerini sürdürdü ve dünya çapında itibar kazandı.После распада дуэта, Рок начал сольную карьеру, которая принесла ему всемирную известность.
Prescottların küçük kızı Lilith (Debbie Reynolds) ve diğer kardeşleri yollarına devam ederler.Младшая дочь Зебулона Лилит (Дебби Рейнольдс) хочет вернуться на Восток.
Nesne yapı örüntüleri ise nesnelerin birleştirilerek yeni işlevler kazanma yollarını gösterir.Тут уже всё зависит от того, как будут взаимодействовать между собой новоиспечённые друзья.
Bu taşkınlıklar zamanında, Williams ve Guy Chambersın yollarını ayırdığı resmi olarak onaylandı.Очень скоро и факт, и время смерти Элизабет Хьюм, были подтверждены.
Arter yollarının yapımı ve geliştirilmesi iki yöntemle gerçekleştirilir.Разработка и реализация Программы модернизации Украины будет состоять из двух этапов.
Son yıllarda yoğun bir işsizlik ile karşılanşan köy nüfusu göç yollarını aramaktadır.Последние годы характерны продолжавшимся исходом сельских жителей в города в поисках работы.
Karakterler, adadan kaçmaya çalışmanın yollarını aramaktadırlar.Оставшиеся в живых персонажи благополучно покидают остров.
Yolların güvenliğini sağlar.Безопасность дорог.
Fransa o dönem için dünyanın en iyi yollarına sahip olmakla böbürlenmektedir..وتتفاخر فرنسا كونها صاحبة أفضل طرق في العالم في تلك الفترة.
Göç yollarında ve Afrika'da kışlaklarında binlerce kuştan oluşan sürüler kaydedilmiştir.وقد شُهدت أسراب من آلاف الطيور من خلال بياتها الشتوي في أفريقيا وعن طريق مسارات الهجرة.
1835'te Heinrich von Gagern yolların "politik vücudun atar ve toplardamarları" olduğunu yazdı.في عام 1835، كتب هنريك فون غاغرن حول الطرق قائلا أنها "أوردة وشرايين الجسم السياسي..."
Warner Bros. şirketi seriyi düzlüğe çıkarmanını yollarını arıyordu.كانت تبحث شركة (وارنر برذرز) عن طرق إخراج السلسلة إلي الطريق الصواب .
Eğer tevbe eder, namazı dosdoğru kılar, zekâtı da verirlerse artık yollarını serbest bırakın.إذا طالب صاحب الحق الضامن بالدين، فقضاه له، فللضامن أن يرجع على المضمون عنه فيطالبه بما دفعه.
Dumanla haberleşme, haberleşmenin en eski yollarından biridir.اشارات الدخان هي واحدة من أقدم اشكال الاتصال بعيدة المدى.
İl içindeki diğer devlet yollarının hemen hepsi Antalya şehrine bağlıdır.وتعد جميع الطرق الدولية الأخرى داخل المدينة ذو صلة بمدينة أنطاليا.
"Tatlı, acı ve umami tatlarını kodlama: farklı alıcı hücreleri sinyal yollarını paylaşıyor"."صياغة الطعم الحلو والمر وأومامي: خلايا مستقبلات مختلفة تتقاسم مسارات الإشارات".
Babası demir yollarında çalışmıştır, annesi ise hemşiredir.عمل والده في السكك الحديدية أما والدته فكانت ربة منزل.
Ölçülemez mutluluğumuzun dar yollarında yürüyelim.الطريق الجادة في نيل السعادة.
Şehir konum olarak Letonya'nın üç komşu ülkesine yakın olmasından yolların birleştiği bir konumdadır.وقد تأثر المطبخ لاتفيا من البلدان المجاورة.
4'lü yollarına devam ederler.إذهب إلى خطوة رقم 4.
Yolların güvenliğini sağlar.996 - أمن الطرق.
"Yollarına Kar mı Yağdı".وتتساقط الثلوج على مرتفعاتها.
Nitrogliserin'i patlayıcı madde olarak kullanma yollarını araştırdı.ابتكر أيضًا طريقة لتحليل النيتروجين في مركباته.
Yollarını sadece iki mum aydınlatmaktadır.Apenas duas velas iluminam o caminho deles.
Radames'in Nubiyalı hizmetçisi Mereb, Mısır'da hayatta kalmanın yollarını öğrenmiş bir genç erkektir.O servo núbio de Radamés, Mereb, é um jovem que aprendeu os truques de sobrevivência no Egito.
Sasha'yı kendisine katılmaya ikna edemeyen Bob, ona bir veda öpücüğü verir ve ikili yollarını ayırır.Quando não é possível convencer Sasha a ir com ele, ele lhe dá um beijo de despedida, e eles se separam.
Grup 2011'de ''Hands Up'' isimli bir başka Korece albüm yayımlayarak yollarına devam etti.O grupo passou a lançar mais um álbum coreano, conhecido como Hands Up, em 2011.
Bir bildiride CIA'nin araç kontrol sistemlerine bulaşma yollarını araştırdığı bildirildi.Um documento declarou que a C.I.A. estava pesquisando maneiras de infectar sistemas de controle de veículo.
Grup, Jim'i, yolun kenarındaki bir ağacın altına bırakır ve yollarına devam eder.O grupo obedece o pedido de Jim e o deixa debaixo de uma árvore na beira da estrada.
Pek çok memeli ve kanatlı hayvanda solunum yollarında normal flora elemanı olarak kolonizasyon gösterir.Muitas espécies bacterianas colonizam a pele como flora normal.
Kate her zaman adadan kurtulma yollarını arayan kişilerden biri olmuştur.Era Kate, que pelo visto, também havia conseguido sair da Ilha.
Sıklıkla, bu iki yolların aynı frekansta olmaları gerekmektedir.Frequentemente, estes dois barramentos operam na mesma frequência.
"Yollarına Kar mı Yağdı"."Silenzio ocorre na neve.
Banyas gibi iç uzak şehirlere ticaret yollarını korumak için görev yaptı.Serviu para proteger as rotas comerciais das cidades mais interioranas como Banias.
Ulusal Park içerisinde yer alan yolların birçok bölümünde derin çukurlar mevcuttur.Existem muitas trilhas turísticas dentro do parque nacional.
"Uzun yolların yolcusu"."Um velho cruzar de caminhos".
Ölçülemez mutluluğumuzun dar yollarında yürüyelim.Em seguida, é possível fazer o trecho que vai até a Ponta da Felicidade.
Buna ek olarak dar demir yollarının toplam uzunluğu 1.766 km'dir.Por outro lado, a extensão de ferrovia para cobrir o mesmo trecho é de 1.114 km.
Demir yollarının babası olarak da bilinir.Também é chamada de Ferrovia do Pantanal.
Söylencelerin en dikkat çekici ve akılda kalıcı, en çok ilgi çeken anlatım yollarından biridir.O que o separa da sua audiência é uma linha cada vez mais tênue e transparente.
24 Mayıs 2004'te ilk siparişi Fransa Hava Yollarından aldı.A primeira entrega a Air France foi feita em 29 de abril de 2004.
Radames'in Nubiyalı hizmetçisi Mereb, Mısır'da hayatta kalmanın yollarını öğrenmiş bir genç erkektir.Radames' Nubische bediende Mereb is een jonge man die de trucs van overleven in Egypte heeft geleerd.
Programın sunucusu Cesar Millan programda sorunlu köpekleri rehabilitasyonu sağlamanın yollarını anlatır.Het programma volgt hondenpsycholoog Cesar Millan bij het rehabiliteren van honden met gedragsproblemen.
İkili yollarını ayırdı ve Mayer'ın solo kariyeri başladı.De twee wegen raakten gescheiden van elkaar en Mayer begon een solocarrière.
Daha sonra Müdür Ne'aptın ile yollarına devam etmişlerdir.Sindsdien bewandeld hij het rechte pad.
1895 — Meskene Novorossiys-Suhumi ve Maykop-Tuapse yollarının uzatılmıştır.In 1895 werd Toeapse aangesloten op de hoofdwegen Novorossiejsk-Soechoemi en Majkop-Toeapse.
Daha sonra Ben ve Addie'nin arkadaşları yollarını ayırırlar.Hierna scheiden de wegen van Alice en Adam zich.
Bir bildiride CIA'nin araç kontrol sistemlerine bulaşma yollarını araştırdığı bildirildi.Uit een van de documenten blijkt dat de CIA onderzocht hoe de besturing van auto's kon beïnvloed worden.
Bu nedenle Beşiktaş ile yollarını ayırmaya karar verdi.Daarom besloot hij met wielrennen te stoppen.
Bundan sonra uzayaraçları ayrılarak kendi yollarına gittiler.Ondertussen gingen de meiden ook hun eigen pad op.
Uluslararası Haydar Aliyev Havalimanı, Azerbaycan hava yollarının merkez ofisidir.Heydar Aliyev International Airport is de internationale luchthaven van de Azerbeidzjaanse hoofdstad Bakoe.
Bu yolların düzeltilmesi için çabalar sürdürülmektedir.Er lopen projecten om dit te saneren.
Bir süre Hızır ile yollarını ayırmıştır.Hierop scheiden hun wegen een tijdje.

İlgili Sayfalar