yolların ile cümle
yolların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Eylül 2006'da ana pist ve taksi yollarında yeniden yapılanma başladı.In September 2006 reconstruction started on the main runway and taxiways.
Ohio EPA ayrıca içme suyunun (farklı su yollarından elde edilen) güvenli olduğunu bildirdi.The Ohio EPA also reported that drinking water (sourced from different waterways) was safe.
Antifeministlik Hipergami erkek hareketi Erkekler Kendi Yollarına GidiyorAntifeminism Hypergamy Men's movement Men Going Their Own Way
Bosna Hersek'teki antik yerleşimlerin ve yolların haritasıMap of ancient settlements and roads in Bosnia and Herzegovina
Ölçülemez mutluluğumuzun dar yollarında yürüyelim.Lasst uns wandern auf dem Pfad Unserer unermesslichen Glückseligkeit.
Ayrıca hac yollarını tamir ettirmiş ve Haremeyn’de sağlık ocakları açtırmıştı.So ließ er die Heilquelle ("Gesundbrunnen") in Godelheim erschließen.
Belli maruziyet yollarının (solunum veya sindirim) risklerinin hesaplanması da zor olmuştur.Von ihrer Umgebung werden sie für ihre grausamen Taten gefürchtet.
16 Aralık 2008 tarihinde, solo gitarist Ad Sluijter'ın grupla yollarını ayırdığı açıklanmıştır.Am 16. Dezember 2008 gab Gitarrist Ad Sluijter den Ausstieg aus der Band bekannt.
Bir uçak, hava alanında bir yerden diğer bir yere rule yapmak için taksi yollarını kullanır.Taxis am Flughafen arbeiten nach einem anderen System.
Bir yıl sonra ikili yollarını ayırdı ve kendi projelerine yöneldiler. ^ Billboard chart ^ UK chartZwei Wochen später führte I Want to Hold Your Hand die Charts an.
Bu sayede İsveç batı ticaret yollarına erişebilecekti.Möglicherweise wurden wichtige Handelsstraßen nach Süden verlagert.
Karakterler, adadan kaçmaya çalışmanın yollarını aramaktadırlar.Alle überlegen, wie man von der Insel wegkommen könnte.
İkiz kardeşlerin yollarının birbirlerinden ayrılması anlatılır.Die Wege der beiden Brüder trennten sich.
A1, Zimbabve'nin milli yollarından biridir.Die N 1 ist eine der Nationalstraßen in Senegal.
O yüzden Uğruların (haydutların) bu yıldızlara bakarak yollarını buldukları söylenir.So waren sie als gemeinsamer Morgenstern in der Dämmerung zu sehen.
4'lü yollarına devam ederler.Andernfalls fahre mit Punkt 4 fort.
Yolların sıkışık olduğu noktalarda otobüs şeridinin ayrılması yeterli olmaktadır.Seit der Einstellung der Bahn wird die Verbindung von Bussen bedient.
Bu nedenle Beşiktaş ile yollarını ayırmaya karar verdi.So entschließt er sich, Brotkrumen auf den Weg zu streuen.
Erkekler ve dişiler aynı bölgede beraber yaşarlarsa da gün içinde kendi yollarına giderler ve ayrı avlanırlar.Männchen und Weibchen bewohnen zusammen ein Territorium, doch gehen sie meist eigene Wege und jagen getrennt.
Çiğneme tütünü en eski tütün tüketim yollarından biridir.Das Anbohren einer Zigarre gehört zu einer der ältesten Methoden, Zigarren zu öffnen.
Şehrin yollarının % 98 döşelidir ve toplu ulaşım iyi organize edilmiştir.So sind 99 % der Straßen der Stadt gepflastert und verfügen über eine öffentliche Straßenbeleuchtung.
Sezonun ilk yarısı sonunda Denizlispor'la yollarını ayırdı.Seine erste Saison endete gleich mit der Vizemeisterschaft.
Nasyonal sosyalistler, muhafazakâr milliyetçilerle de yollarını ayırdılar.Aber auch traditionsreiche Straßennamen wurden von den Nationalsozialisten geändert.
Tarikat, Allah'a ulaşma ve onu tanıma yollarından her biridir.Mit Welthits auf dem Weg zu Allah.
Çökahlı yollarından geçiyam..Die meine Wege kreuzten.
İkili, terk edilmiş bir eve ulaşana kadar yollarına devam eder.Die anderen fliehen, bis sie an ein Haus gelangen.
Ayrıca TCDD Yollarından faydalanılmaktadır.Er entdeckte auch die Wirkung von TCDD.
Ancak ikili 2000 yılı sonlarında yollarını ayırdı.Wenn man über die gleichen Witze wie vor 2000 Jahren lacht.
İkisi de kısa bir konuşma yaptıktan sonra yollarına ayrılırlar.Danach verlassen beide die Wohnung, nach einer kurzen Unterhaltung trennen sie sich.
Bu engebeli arazi, yolların virajlı ve bozuk olmasına neden olup mahalledeki ulaşımı zorlaştırmaktadır.Anwohner und Passanten fühlen sich durch den Lärm und die Störung des Verkehrsflusses belästigt.
Hatta parlamentodan kurtulmanın yollarını aradı.Notfalls griff sie zum Mittel der Parlamentsauflösung.
Yolların koruyucu ruhudur.Das Oberbild ein Schutzengelrelief.
Yollarını sadece iki mum aydınlatmaktadır.Seules deux bougies éclairent leur parcours.
Radames'in Nubiyalı hizmetçisi Mereb, Mısır'da hayatta kalmanın yollarını öğrenmiş bir genç erkektir.La servante nubienne de Radames, Mereb, est une jeune femme qui a appris les astuces pour survivre en Égypte.
Bir bildiride CIA'nin araç kontrol sistemlerine bulaşma yollarını araştırdığı bildirildi.Un document montrerait que la CIA a recherché des moyens pour infecter les systèmes de contrôle de véhicule.
Bormann ve Stumpfegger, Stettiner istasyonuna doğru demiryolu yollarını izledi.Bormann et Stumpfegger partirent vers le nord-est en direction de la gare de Stettin.
Bu kişiler yollarına çıkan otomobillere taş ya da gübre atmaktan çekinmezler.Ces derniers n’hésitent pas à lancer des pierres ou du fumier sur les automobiles qui croisent leur chemin.
Bunun nedeni olarak ise, daha iyi ticaret yollarının bulunması olarak gösterilmektedir.Cette option est choisie car cela permettrait d'atteindre une meilleure circulation.
Kısa süre sonra şirketle yollarını ayırdı ve Queen Latifah'nın Flavor Unit oluşumuna katıldı.Il quitte ensuite le label pour rejoindre la Flavor Unit de Queen Latifah.
Distance-vector yönlendirme protokolü yolların hesaplanmasında Bellman-Ford algoritmasını kullanır.Les protocoles à vecteur de distances s'appuient sur l'algorithme de Ford-Bellman.
Ölçülemez mutluluğumuzun dar yollarında yürüyelim.Refrain Caminemos pisando la senda De nuestra inmensa felicidad.
"Uzun yolların yolcusu".Écumeur de grands chemins.
Hell in a Cell’de Fandango ve Summer Rae ikilisi Natalya ve Khali’yi yenerek yollarına devam ettiler.Lors de Hell in a Cell, lui et Summer Rae battent Natalya et The Great Khali.
"Yollarına Kar mı Yağdı".La neige craquait sous les pas.
Harabeleri çok eski olmakta ve Roma yollarından kalmaktadır.La rue est très ancienne et remonte à l'époque romaine.
Grup üyeleri Şubat 2001'de yollarını ayırsa da,hiçbir zaman dağıldıklarını resmi olarak açıklamadı.En février de l'année suivante, sortie de Never Let You Go .
Prescottların küçük kızı Lilith (Debbie Reynolds) ve diğer kardeşleri yollarına devam ederler.La sœur d'Eve, Lily (Debbie Reynolds) a voulu retourner en ville.
A1, Zimbabve'nin milli yollarından biridir.La N1 est une des Routes nationales d'Afrique du Sud.
Günümüzde bu yolların bazıları kulanılmadığı için körlenmeye yüz tutmuştur.Il était étrange de voir ces rues désormais vides.
Paragraf 2de verilen diğer kurallar bu yolların numaralanmasında uygulanmıştır.La procédure prévue au dernier alinéa de l'article 13 est applicable à ces nominations.
Hatta parlamentodan kurtulmanın yollarını aradı.Il obtient aussi les moyens de libérer le pays.
Konstantinopolis, önemli doğu-batı ve kuzey-güney ticaret yollarının üzerindeydi.Le Tidikelt était situé sur les axes d'échanges commerciaux caravaniers nord-sud et est-ouest.
4'lü yollarına devam ederler.Suivez le guide 4.
Kate her zaman adadan kurtulma yollarını arayan kişilerden biri olmuştur.Jack tente par tous les moyens de mener un groupe pour quitter l'île.
Söylencelerin en dikkat çekici ve akılda kalıcı, en çok ilgi çeken anlatım yollarından biridir.Sa langue est l’une des plus belles, des plus drôles, des plus savantes que j’ai lues depuis longtemps.
Çökahlı yollarından geçiyam..Je les suis dans leur trajet interminable.
Kitabın ismi, Yolların Sonu adlı şiirden gelmektedir.Le titre de l'album est issu d'un vers de leur morceau The End.
Buna sebep; köyün, yolların kesiştiği bir yere kurulmuş olmasıdır.En revanche, la ville semble être née de la route.
Nisan 2011'de Wiberg, grupla karşılıklı anlaşarak yollarını ayırdıklarını söylemiştir.Le 6 avril 2011, à la suite d'un accord mutuel, Per Wiberg quitte le groupe.
Yolların güvenliğini sağlar.La sécurité routière.