yolları ile cümle

yolları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İkisi de eve döner ve yolları ayrılmadan önce sarılırlar birbirlerine.Ils vont rentrer ensemble à pied, avant de se séparer.
Buna sebep; köyün, yolların kesiştiği bir yere kurulmuş olmasıdır.En revanche, la ville semble être née de la route.
Yolları bozuktur, ulaşım güçlükle sağlanmaktadır.Des routes ont été endommagées, rendant difficile l’acheminement des secours.
Mağaraların yolları dağa işlenmiş merdivenlerden ibarettir.Les Jardins d'Étretat s'étendent sur les falaises de la Côte d'Albâtre.
Burada yalnızca 1 maç görevde kaldıktan sonra takımla yolları ayrıldı.Après un seul match avec sa nouvelle équipe, l’équipe est dissoute.
Nisan 2011'de Wiberg, grupla karşılıklı anlaşarak yollarını ayırdıklarını söylemiştir.Le 6 avril 2011, à la suite d'un accord mutuel, Per Wiberg quitte le groupe.
"HÜRKUŞ HAVA YOLLARI "İlk Türk Sivil Havayolu Şirketi"".Hall "Club VIP" : pour les passagers de première classe des compagnies aériennes.
Belediye alanının yarısı su yolları, parklar, tarlalar, korular ve yeşil alanlar ile kaplıdır.Près de la moitié de la ville est couverte d’espaces verts : parcs, jardins publics ou réserves naturelles.
Genellikle idrar yolları antiseptiği olarak kullanılır.Traditionnellement, la racine était utilisée pour ses propriétés antiseptiques.
2005 yılının sonlarında Redd Stardium'la yolları ayırma kararı alır.Alexander Perls souhaite à la fin de 2007 former son propre sound system.
Yolların güvenliğini sağlar.La sécurité routière.
Tom ve Mary ayrı yollarına gittiler.Tom y Mary han ido por caminos separados.
Bir şeyin imkansız olduğunu kanıtlamanın çeşitli yolları vardır.Hay muchas formas distintas de demostrar que algo es imposible.
Eğer tevbe eder, namazı dosdoğru kılar, zekâtı da verirlerse artık yollarını serbest bırakın.Pero si se arrepienten, hacen la azalá y dan el azaque, entonces ¡dejadles en paz!
Otoyollar ve hızlı bağlantı yolları ulusal yol ağının bir parçasıdır.Las autopistas y carreteras son parte de la red nacional de carreteras.
Avrupa'ya döndükten sonra, oyuncular kendi yollarına ayrıldı.Después de regresar a Europa, los jugadores se separaron.
Grup 2011'de ''Hands Up'' isimli bir başka Korece albüm yayımlayarak yollarına devam etti.La banda lanzaría otro álbum coreano llamado Hands Up en el 2011.
Yıl 2008'dir ve 3 karakter kendi yollarına gitmişlerdir.Ahora es 2008, y los dos personajes han tomado caminos diferentes.
Ayrıca doğu ve batıdaki ticaret yolları, madenler ve vahaları kontrol ediyordu.Controlaba las rutas de comercio, minas y oasis al este y el oeste.
Radames'in Nubiyalı hizmetçisi Mereb, Mısır'da hayatta kalmanın yollarını öğrenmiş bir genç erkektir.El sirviente de Radames, Mereb, es un joven nacido en Nubia que aprendió los trucos para sobrevivir en Egipto.
Distance-vector yönlendirme protokolü yolların hesaplanmasında Bellman-Ford algoritmasını kullanır.Los protocolos de encaminamiento Vector-Distancia calculan las rutas utilizando el algoritmo de Bellman-Ford.
Miles&Smiles, Türk Hava Yolları’nın özel yolcu programıdır .Miles & Smiles es el Programa de fidelización del viajero frecuente de Turkish Airlines.
"Yollarına Kar mı Yağdı".Para deshacer la nieve en carreteras.
Banyas gibi iç uzak şehirlere ticaret yollarını korumak için görev yaptı.Servía para proteger las rutas comerciales a las ciudades más al interior, como Banyas.
"Belki yollarımız tekrar birleşir".Espero que nuestros caminos se crucen pronto de nuevo”.
"Uzun yolların yolcusu".«Pacientes de largo recorrido».
Bunlar daha küçük bileşenleri daha karmaşık birleşimlere dönüştürme yolları ararlar.Estos buscan disponer los componentes más pequeños en estructuras más complejas.
Karakterler, adadan kaçmaya çalışmanın yollarını aramaktadırlar.Supervivientes tendrán que encontrar la forma de salir de la isla con vida.
Köy yollarının bir kısmı stabilize, büyük çoğunluğu ise beton yoldur.La mayoría de ellas se orienta a poniente, hacia el Monte de la Andaya.
Bu sayede Avrupa yollarında gizli testler yapmak da mümkün oldu.Existe también la posibilidad de encontrar caminos secretos en los niveles.
Seekriegsleitung planlama ve deniz yollarında savaşın yürütülmesi ve deniz kuvvetlerinin dağıtımını yönetti.Dirigió la planificación y ejecución de la guerra naval, así como el reparto de las fuerzas navales.
4'lü yollarına devam ederler.Tratamiento de las vías 4.
Cadde ve sokak yolları açılmıştır.Comenzaron a abrirse calles y avenidas.
Soteriyoloji: Kurtuluşun yolları ve araçları.Subespecialidad: Rescate Vehicular y Emergencias Marítimas.
"Drama Yolları".«Tragedias en la vía».
1959 sonunda Hürkuş Hava Yollarının işletme izni iptal edildi.Desde 1955, se bloquearon totalmente los caminos de salida.
Sonra yolları ayrıldı.Después sus caminos se separaron.
Çiğneme tütünü en eski tütün tüketim yollarından biridir.El mascado es uno de los métodos más antiguos de consumir tabaco.
İki farklı birey aynı bilgiye sahip olsalar dahi bunları yorumlama yolları yanlı olabilir.Incluso si dos individuos tienen la misma información, el modo en el que la interpretan puede estar sesgado.
Floransa’nın, Via Flaminia ve Via Cassia yollarının yapımında rol oynadığı bilinmektedir.Los mensajeros tendrían que tomar la vía Cassia y la vía Flaminia.
Tren yolları 05.Ruta 5.
Ölçülemez mutluluğumuzun dar yollarında yürüyelim.Caminemos pisando las sendas de nuestra inmensa felicidad.
İmparator Dušan, yeni ticaret yolları açarak devletin ekonomisini geliştirmiştir.El emperador Dušan abrió nuevas rutas comerciales y fortaleció la economía del estado.
Çoğu yerde bisiklet yolları mevcut.En el lugar existen aparcamientos para bicicletas.
Çökahlı yollarından geçiyam..Atravesando caminos polvorientos.
Bu durum, çalışma yollarının farklı uygulamalarının her zaman uyumlu olmadığı anlamına gelmektedir.Esto implica que diferentes implementaciones de este tipo de soluciones no eran siempre compatibles entre sí.
Metrobüs yollarında genelde tek bir hat çalışmaktadır.Normalmente en temporada baja solo circula un tren.
A1, Zimbabve'nin milli yollarından biridir.La ruta 10 es una de las rutas nacionales de Uruguay.
Köyün yolları tamamen asfaltlanmıştır.Las calles del pueblo están todas asfaltadas.
1 Ocak 2012 yılında Kanal D'yle yollarını ayrılmıştır.Fue estrenada el 7 de enero de 2014, por Kanal D ​.
Yönlendirme tablosuna yolları elle ekleyerek gerçekleştirilir.Se envía la tabla de encaminado completa.
Yaşadıkları kavga sonrası yolları ayrılmış ve Stephan Irving Paul'ün annesiyle evlenmiştir.Posteriormente se casó y se divorció de Irving Weinberg.
Dördüncü film (film, 2004) (Kısa metraj belgesel filmi) Müstəqillik yollarında.The fourth kind (La cuarta fase, 2009) película sobre los supuestos casos de abducción alienígena en Alaska.
Her zaman onunla çalışmak istemiştim ama yollarımız hiç kesişmemişti.Siempre habíamos querido hacer algo así, pero nunca estuvimos seguro de como hacerlo.
İkiz kardeşi Vergil ile yollarını ayırırlar.Ellos, a su vez, advierten a los hermanos acerca de Wirth.
Araya -02 ve -02 yollarının bir kısmı girer.Ahí convergen las rutas 1 y 2.
Grenland bölgesi içinden geçen E18 güney kısmının, E134 ise iç kısımlarının ulaşımında temel kara yollarıdır.La E1 en la Selva Negra sigue caminos preexistentes de larga distancia.
Müzakere bütün alternatif uyuşmazlık çözümü yollarının temelini oluşturur.Una alternativa que tratar de solventar los problemas anteriores es all-path.
Türk Hava YollarıRutas turísticas
Köy içi yolların tamamı asfalt kaplı olup tarla yolları topraktır.Todas las calles, incluyendo la entrada de la carretera son de tierra.
İlgili Sayfalar