yolları ile cümle
yolları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Tarikat, Allah'a ulaşma ve onu tanıma yollarından her biridir.Mit Welthits auf dem Weg zu Allah.
Charles de Gaulle Havaalanı'na yakınlığı 10 km idi, buraya kaçış yolları kapatıldı.Der Flughafen Paris-Charles de Gaulle ist etwa 25 Kilometer entfernt.
Çökahlı yollarından geçiyam..Die meine Wege kreuzten.
Örneğin kar yolları kapattığında kolaylıkla açabilmektedirler.Während der Schneeschmelze können Bäche den Weg versperren.
İmar yolları da açılmaya başlanmıştır.Auch hier waren die Bildungswege offen.
İkili, terk edilmiş bir eve ulaşana kadar yollarına devam eder.Die anderen fliehen, bis sie an ein Haus gelangen.
Ayrıca TCDD Yollarından faydalanılmaktadır.Er entdeckte auch die Wirkung von TCDD.
İkilinin yolları ayrıldıktan sonra Jill tekrar Nicholai ile karşılaşır.Zwei Wochen nach der Rückkehr von der Hochzeitsreise trifft sich Hendrik bereits wieder mit Juliette.
Yolları çok dardır.Die Rute ist lang.
Ancak ikili 2000 yılı sonlarında yollarını ayırdı.Wenn man über die gleichen Witze wie vor 2000 Jahren lacht.
İkisi de kısa bir konuşma yaptıktan sonra yollarına ayrılırlar.Danach verlassen beide die Wohnung, nach einer kurzen Unterhaltung trennen sie sich.
Bunlara bağlı küçük taksi yolları da inşa edilecek.Dazu werden die untertägigen Grubengebäude miteinander verbunden.
Bu engebeli arazi, yolların virajlı ve bozuk olmasına neden olup mahalledeki ulaşımı zorlaştırmaktadır.Anwohner und Passanten fühlen sich durch den Lärm und die Störung des Verkehrsflusses belästigt.
Bu havalimanı, Azerbaycan Hava Yolları şirketinin merkezidir.Der Flughafen ist das Drehkreuz für die staatliche Gesellschaft Azerbaijan Airlines.
Hatta parlamentodan kurtulmanın yollarını aradı.Notfalls griff sie zum Mittel der Parlamentsauflösung.
Yolların koruyucu ruhudur.Das Oberbild ein Schutzengelrelief.
Haritadaki büyük çizgiler yolları temsil ediyor.Les grosses lignes sur la carte représentent les routes.
Bu ülkenin yolları dünyanın en tehlikelisidir.Les routes de ce pays sont les plus dangereuses du monde.
Yollarını sadece iki mum aydınlatmaktadır.Seules deux bougies éclairent leur parcours.
Radames'in Nubiyalı hizmetçisi Mereb, Mısır'da hayatta kalmanın yollarını öğrenmiş bir genç erkektir.La servante nubienne de Radames, Mereb, est une jeune femme qui a appris les astuces pour survivre en Égypte.
Bir bildiride CIA'nin araç kontrol sistemlerine bulaşma yollarını araştırdığı bildirildi.Un document montrerait que la CIA a recherché des moyens pour infecter les systèmes de contrôle de véhicule.
Bormann ve Stumpfegger, Stettiner istasyonuna doğru demiryolu yollarını izledi.Bormann et Stumpfegger partirent vers le nord-est en direction de la gare de Stettin.
Whitman ile Poe'nun yolları ilk defa Temmuz 1845'te kesişti.Whitman et Poe se croisent pour la première fois à Providence en juillet 1845.
Zafer Yolları dört Fransız askerinin hikâyesinden esinlenmektedir.Le documentaire se base sur quatre témoignages de soldats français.
Yollarıma çember leyin bırakırdı kızlar.Les Allemands évacuent le Chemin des Dames.
Bu kişiler yollarına çıkan otomobillere taş ya da gübre atmaktan çekinmezler.Ces derniers n’hésitent pas à lancer des pierres ou du fumier sur les automobiles qui croisent leur chemin.
19. yüzyılın başlarında, Alman yolları dikkat çekici derecede bozulmuştu.Au début du XIXe siècle, les routes allemandes se trouvaient dans un état de délabrement important.
Sonra yolları ayrıldı.Leurs chemins se séparent ensuite.
İki farklı birey aynı bilgiye sahip olsalar dahi bunları yorumlama yolları yanlı olabilir.Même si deux individus détiennent la même information, la façon dont ils l'interprètent peut être biaisée.
Bunun nedeni olarak ise, daha iyi ticaret yollarının bulunması olarak gösterilmektedir.Cette option est choisie car cela permettrait d'atteindre une meilleure circulation.
Kısa süre sonra şirketle yollarını ayırdı ve Queen Latifah'nın Flavor Unit oluşumuna katıldı.Il quitte ensuite le label pour rejoindre la Flavor Unit de Queen Latifah.
Distance-vector yönlendirme protokolü yolların hesaplanmasında Bellman-Ford algoritmasını kullanır.Les protocoles à vecteur de distances s'appuient sur l'algorithme de Ford-Bellman.
Ölçülemez mutluluğumuzun dar yollarında yürüyelim.Refrain Caminemos pisando la senda De nuestra inmensa felicidad.
Ormancılık sorunlarına sahip çıkarak, çözüm yolları üretmek de ana hedefleri arasındadır.À côté de la sylviculture, l’établissement de forêts était un de ses objectifs principaux.
Bazı bisiklet yolları özel olarak işaretlenmiş "bisiklet patikası" konumundadır.Des sites spécialisées consacrés spécifiquement au vélo électrique voient le jour.
"Uzun yolların yolcusu".Écumeur de grands chemins.
Hell in a Cell’de Fandango ve Summer Rae ikilisi Natalya ve Khali’yi yenerek yollarına devam ettiler.Lors de Hell in a Cell, lui et Summer Rae battent Natalya et The Great Khali.
"Yollarına Kar mı Yağdı".La neige craquait sous les pas.
Örneğin kar yolları kapattığında kolaylıkla açabilmektedirler.Ces dernières finissent par laisser la place aux rochers nus éventuellement recouverts de neige.
Harabeleri çok eski olmakta ve Roma yollarından kalmaktadır.La rue est très ancienne et remonte à l'époque romaine.
Grup üyeleri Şubat 2001'de yollarını ayırsa da,hiçbir zaman dağıldıklarını resmi olarak açıklamadı.En février de l'année suivante, sortie de Never Let You Go .
Prescottların küçük kızı Lilith (Debbie Reynolds) ve diğer kardeşleri yollarına devam ederler.La sœur d'Eve, Lily (Debbie Reynolds) a voulu retourner en ville.
Ancak ne kötüdür ki tren istasyonunda dördünün yolları kesişir.Cela porte à quatre le nombre de voies qui traversent la gare.
A1, Zimbabve'nin milli yollarından biridir.La N1 est une des Routes nationales d'Afrique du Sud.
Günümüzde bu yolların bazıları kulanılmadığı için körlenmeye yüz tutmuştur.Il était étrange de voir ces rues désormais vides.
Yolları asfaltlanmış, köprüleri yapılmıştır.Les rues sont pavées et les ponts reconstruits.
Paragraf 2de verilen diğer kurallar bu yolların numaralanmasında uygulanmıştır.La procédure prévue au dernier alinéa de l'article 13 est applicable à ces nominations.
Sıcak bir yaz mevsimi, bu üç insanın yolları kesişir.Devant cette situation critique, les trois hommes ont besoin de se relaxer.
Fakat sonunda yolları ayrıldı.Il abandonne finalement sur sortie de route.
Hatta parlamentodan kurtulmanın yollarını aradı.Il obtient aussi les moyens de libérer le pays.
Konstantinopolis, önemli doğu-batı ve kuzey-güney ticaret yollarının üzerindeydi.Le Tidikelt était situé sur les axes d'échanges commerciaux caravaniers nord-sud et est-ouest.
4'lü yollarına devam ederler.Suivez le guide 4.
Kate her zaman adadan kurtulma yollarını arayan kişilerden biri olmuştur.Jack tente par tous les moyens de mener un groupe pour quitter l'île.
Otoyollar ve hızlı bağlantı yolları ulusal yol ağının bir parçasıdır.Les autoroutes, comme les routes nationales, font partie des voies du domaine public routier national.
Bir şeyin imkansız olduğunu kanıtlamanın çeşitli yolları vardır.Il existe deux approches pour démontrer l'inexistence d'une solution.
Aynı zamanda Bandırma-İzmir ve Ankara-İzmir demir yolları üzerindedir.Déraison et dangers de l'engouement pour les chemins en fer.
Söylencelerin en dikkat çekici ve akılda kalıcı, en çok ilgi çeken anlatım yollarından biridir.Sa langue est l’une des plus belles, des plus drôles, des plus savantes que j’ai lues depuis longtemps.
Çökahlı yollarından geçiyam..Je les suis dans leur trajet interminable.
Kitabın ismi, Yolların Sonu adlı şiirden gelmektedir.Le titre de l'album est issu d'un vers de leur morceau The End.
Köy yolları, bölgenin iklim ve coğrafi özellikleri nedeniyle genellikle betondur.Le voyage était rendu particulièrement difficile par la géographie et le climat.
İlgili Sayfalar