Eski Lefkoşa'da yollar dardır ve çıkmaz sokaklar mevcuttur.In localitate există numai cărări sau drumuri nepavate.
Mahallenin yolları çok iyi değildir.Infrastructura cartierului nu este una foarte bună.
Bu yolla bu bölgenin tekrar denetiminden çıkmasını önlemek istemişlerdir.Podul a vrut să se întoarcă pentru a privi mai atent această persoană.
Geceydi ve yollarda kimsecikler yoktu.Nu existau străzi între casele de lut și nici nu existau uși.
Çalıştaylar; önemli konularda özellikle ön çalışmalar yapmak için kullanılan en etkili yollardan biridir.How to Do Things With Words este probabil lucrarea sa cea mai influentă .
15 yıl öncesine kadar her kış yollar kapanırdı.Era geroasa iarnă a anului 1955.
Yollar çok dar olduğundan bayı yollarda araç ve insan geçişi aynı anda sağlanamaz.Drumul asfaltat este destul de îngust și nu permite circulația autovehiculelor în ambele sensuri simultan.
1968'de ABD ekibimizi Vietnam'a yollamıştır.În ianuarie 1968 echipa lui Mason este trimis în Vietnam.
"Uzun yolların yolcusu"."Calea Vâlcelelor".
Çiğneme tütünü en eski tütün tüketim yollarından biridir.Este mai fragil și reține aroma ultimului tutun fumat.
İkili, yollarını ayırdı ve Mayer solo kariyerine adım attı.Ca și rezultat, duetul s-a destrămat, Mayer continuându-și cariera solo.
WMAP 30 Haziran 2001 günü, Florida'daki Cape Canaveral Hava Kuvvetleri Üssü'nden uzaya yollandı.Sonda a fost lansată pe 3 august 2004 de către NASA de la Cape Canevral Air Force Station Florida.
Ayrıca yerel yollar da bulunmaktadır.De asemenea, se ține cont și de tradițiile locale.
1966 yılında tramvay yollarının uzunluğu102,5 km'ye ulaşmıştı.Către 1910, lungimea totală a liniilor de tramvaie trase de cai din Chișinău ajungea la 12,5 kilometri.
Tüm koylar bir birlerine toprak patika yolla bağlanır.Podurile erau apărate, fiecare, de un val de pământ în formă de semilună.
Bu taksi yollarının acil pist niteliği bulunacak.Există o extensie uzuală la această taxonomie.
Bana yollanan her mesajı tek tek okuyorum.Scrisori care au fost citite de toată lumea.
Birlikte bağdan kurtulurlar ve yolları ayrılır.Fug împreună și împart banii.
Elfler ise, inatla kendi yollarına gitmeye karar verdiler.Planul lui eșuează, atunci când Felinele decid să o ia pe propriul lor drum.
Kayı Boyu yine yollara düşer.Încă o dată, curentul la anodul scade.
Yolların toplam uzunluğunun 18 km'sini asfalt kaplamalı yollar oluşturur.Din lungimea totală a drumurilor - 18 km au acoperire rigidă.
Vader onu bir göreve daha yollar.Majd Diana újabb küldetésre indul.
Gösteriden sonra Gaga, Twitter hesabına şu mesajı yolladı: "Bu geceki performans arkadaşımızdan esinlendi.Nemsokkal az előadás után Gaga ezt írta Twitter-oldalára: „A ma esti fellépést barátunk inspirálta.
Oradan da tekrar Mısır'a gidecekti, ancak yollar tutulmuştu.De visszafordulni már nem lehetett,” mivel az egyiptomiak körbezárták őket.
Bunun üzerine III. Napolyon, Tunus'a büyük bir donanma yolladı.II. Szelim ezen túl flottát küldött Tunisz ellen.
Pink turneyle ilgili "Tekrar yollara dönmek için sabırsızlanıyorum.Pink nyilatkozata szerint: "Rendkívül izgatott vagyok, hogy újra útra kelhetek.
Göç yollarında ve Afrika'da kışlaklarında binlerce kuştan oluşan sürüler kaydedilmiştir.Társas madár; vándorútjain és afrikai telelőhelyein több ezres rajokat is észleltek.
1351 yılında Konstantinopolis'e yollandı.1539-ben Konstantinápolyba küldte követségbe.
Ama kısa süre sonra yolları ayrıldı.De nemsokára elváltak útjaik.
Ödeme için çeşitli yollar düzenlenmiştir.Az emelésre többféle módszert dolgoztak ki.
Geriye kalan 5.000 km ise önemli yollar olarak asfalta sahiptir.Az úthálózat 5900 km, csak néhány főútvonal van aszfaltozva.
Yeni ticaret yollarının keşfedilmesiyle önemini yitirmiştir.Az utóbbi jelentőségét a kereskedelmi utak áthelyeződése következtében vesztette el.
Ölen Ülke'yi bulmak için Anita, Rick ve Jason gizlice yollara düşüyor.Anita, Rick és Jason titokban elindulnak a Haldokló Falu felkutatására.
Bu demoların bir kısmı günümüzde korsan yollarla erişilebilmekte olup Phoenix Recordings olarak bilinmektedir.Ezek egy része később kalózkiadványokon, Phoenix Recordings összefoglaló címmel vált ismertté.
Sadece intravenöz yolla uygulanır.A szert intravénásan kell alkalmazni.
Demeter kızını aramak için yollara düşer ancak onu hiçbir yerde bulamaz.Ezalatt Demóna mindenfelé keresi a lányt, de sehol sem találja.
Kongo Nehri ile birlikte Bangui ve Brazzaville arasındaki nehir taşımacılığı için önemli yollar sağlar.A Kongóval együtt fontos víziút Bangui és Brazzaville között.
Yollarda belli noktalarda istasyonlar vardı.Az utak mentén őrhelyek álltak.
Her yeni üyeye kendi dilinde Yeni Üye Kit’leri yollanır.A dokumentumot minden újonc megkapja saját anyanyelvén.
Bu sonuçla ülke Olimpiyatlara üç erkek ve üç kadın sporcu yollamaya hak kazandı.Így az ország teljes, három férfiból és három nőből álló csapatot küldhetett az olimpiára.
Göç yolları bu türün yaşadığı bölgeleri Afrika ve Hindistan'a kadar uzatır.A vonulási utak a faj elterjedési területeit Afrika nagy részére és Indiára is kiterjesztik.
Sapıkça yollardan zevk alıyor.Roppantul élvezi a gondtalan vakációt.
Bazı yıllarda kışın yoğun kar yağar ve yollar kapanır.Az év nagyobb részében hó takarja az utat, ami miatt be van zárva.
Senkronizasyon nedeniyle gerçekleşen başarım azalması iki yolla telafi edilir.A szinkronizációból adódó teljesítménycsökkenést két módon kompenzálták.
Ülkede demokratik yollarla seçilen ilk devlet başkanıdır.Országa történetének első demokratikusan megválasztott államfője.
(Öğrenilen geçmiş zaman kipi) Çocukları markete yollayacağım.A bizonyítványokat az évzárón átadják a gyerekeknek.
Daha sonra yeniden doğu cephesine yollandı.Ezután figyelmét ismét kelet felé fordította.
Bu yollar, uluslararası taşımacılıkta önemli bir yere sahiptir.Ezeknek fontos szerepe van a belső területek közlekedésében.
Daha sonra Birleşik Devletler kendisine bir özür mektubu yolladı.A nagykövetség levélben kért tőle hivatalosan elnézést.
Geceydi ve yollarda kimsecikler yoktu.Utak nem voltak, csak ösvények.
Suçluyum Yollar Ayrılır Sen Miydin Sevdalım ?A naiv kérdések sokkjának kitéve Szeressem felebarátomat?
Pek çoğu sonradan teşekkür mesajları yolladı.Később számos más listavezető számot írt, melyeknek köszönhetően további elismeréseket szerzett.
Birimlerinizi tamir etmenin birçok yolu vardır ki bu yollardan biri Crawler'dır.Ennek feloldására több eljárás is létezik, az egyik ilyen megvalósítás a LORETA.
Doktor, hepsini ölü uzaya yollar.A halott testet kilőtték a világűrbe.
Böylece yollanan sinyaller bir araya toplanarak daha güçlü frekans yollarlar.Így olyan erősítőhöz jutunk, mely megadott frekvenciájú jeleket erősít.
New Jersey Otoyolu ABD'nin en çok bilinen ve en kalabalık eyaletlerarası yollarındandır.A New Jersey Fizetőút egyike az Egyesült Államok legismertebb és legforgalmasabb fizetős autóútjainak.
Kara yollarının uzunluğu 13 bin kilometreyi bulmaktadır.A burkolt utak hossza 13 000 km.
Bundan sonra uzayaraçları ayrılarak kendi yollarına gittiler.A hímek az ivarérettségüket követően a saját útjaikat járták.
Dağlar ve nehirler yer değiştirdi ve yollar harap oldu.Rázkódtak a hegyek, a folyók és a tengerek elhagyták medrüket.
İstanbul'a amcasının yanına yollanır.Párizsba megy, szeretne nagybátyjával találkozni.