Ana içeriğe geç
Sözlük

yolla ile cümle

yolla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
"Drama Yolları".«Stages of Drama.»
Ama kısa süre sonra yolları ayrıldı.Втім, незабаром їхні шляхи розійшлись.
Ulaştırma Bakanlığı yaptığı sırada Türk Hava Yolları 981 Sefer Sayılı Uçuş kazası oldu.Незабаром після катастрофи було опубліковано аудіозапис переговорів авіадиспетчерів з рейсом 981.
Yollar tamam haldedir ve sorunsuzdur.І Він слідує Істинному Шляху і не помиляється.
Ortalama görüntüleme süresi 90 dakikadır ancak en hızlı yolla film 40 dakika sonra sona ermektedir.Середня тривалість перегляду становить 90 хвилин, а найшвидший можливий варіант — 40 хвилин.
Bu yollar, bu tertipler ne emeklerle bu hâle geldi?Бачим вершників багато, що ж це в них?
Yolculuğu sırasında Andromeda ile yolları kesişir.Під час походів супроводжувала Андроніка.
Bu "artefakt" dağın merkezinde bulunan bir "Tapınak"a sinyaller yollamaktadır.Сигнал, що випускається цим «артефактом», привів їх до «Храму», розташованому в глибині гори.
Atlama üç yolla yapılır.Оповідь ведеться трьома лініями.
Deutsche Bahn AG (DB) Almanya'nın demir yolları şirketidir.Deutsche Bahn AG (DB AG або DB) — німецька залізнична компанія, найбільший залізничний оператор Німеччини.
Bir olay meydana geldiğinde genellikle her kahraman kendi kötüsüne yollanır.При будь-якій чисельності, супротивник завжди буде нападати на кожного героя по черзі.
İlk sezondan itibaren ikisi de birbirlerine karışık sinyaller yollamıştır.В кінці другого сезону вони відкривають один одному свої взаємні почуття.
Örneğin kar yolları kapattığında kolaylıkla açabilmektedirler.Загнуті краї полегшують прибирання снігу.
Edwin Klebs, 1875'te pnömoniden ölen kişilerin hava yollarında bakterileri gözlemleyen ilk kişidir.Едвін Клебс був першим, хто знайшов бактерії у дихальних шляхах померлої від пневмонії людини у 1875 році.
Yolları birleşmiştir.Маршрути походів.
2003 yılında ise Amerika, Nepal'e trenler dolusu silah yolladı.Після кількарічної реставрації літак у 2002 році перевезли до Нідерландів із США.
Bu yollar işe yaramaz.Нині маршрут не функціонує.
İletinin kime yolladığını gösterir.Згідно з питанням із передачі Що?
S1 şarkıyı, The Dividends grubunda birlikte çalıştığı şarkıcı Sarah Jaffe'a yolladı ve o da nakaratı yazdı.«Потім S1 надіслав біт Сарі Джаффе, котра написала пісню, їдучи в автівці».
Örneğin, şeker bu yolla arıtılır.Наприклад базари притягують цю наволоч.
İkilinin yolları uzun yılların ardından yeniden kesişir.Їхні шляхи швидко розходяться, щоб знову перетнутися через кілька років після війни.
Grupla yolları ayrılır.Хочуть відрізати шлях.
Amerika'ya sürgüne yollanmak kaydıyla serbest bırakıldı.Звільнений в запас у зв'язку з скороченням штатів.
Çoğu güreşçi kariyere karşılık kemer maçı yaparak bu yolla WWE'den ayrılmıştır.Більшість воротарів віддавали перевагу в матчах проти Галла надягати маски.
24 Mayıs 2004'te ilk siparişi Fransa Hava Yollarından aldı.29 квітня 2004 року відбулася передача першого літака до авіакомпанії Air France.
Kilise konsey toplayıp İngiltere'ye yollamıştır.Граф призначив заступника і вирушив до Англії.
Sonra yolları ayrıldı.Звідти дороги розійшлися.
Sadece intravenöz yolla uygulanır.Вживають їх тільки внутрішньо.
Coğrafi keşiflerle birlikte eski ticaret yolları önemini kaybetti.З початком перебудови колишні туристичні маршрути втратили своє значення.
Bu yolla avantaj sağlayan genetik özellikler bir bakteri popülasyonu içindeki bireylere dağıtılabilir.Через цей механізм деякі вигідні генетичні риси можуть розповсюджуватися популяцією бактерій.
F sınıfı: Tavsiyeli yollardır.Група М — універсальні сплави.
Beylikdüzü Bisiklet Yolları .Чоловіки знаходять слід велосипеда.
Engizisyoncular bu yolla tüm insanların mutluluğunu sağladıklarını savunurlar.Вони впевнені, що присутність цих змій забезпечує сімейне щастя.
Bu yolla çok sayıda öğrenci okuttu.Про нього багато писали його учні.
Genetik çeşitliliği belirlemek ve ölçmek için birçok farklı yollar vardır.Існує кілька способів вимірювання генетичної відстані.
1926’da Amerika’ya gitti ve Detroit’teki Ford Fabrikasındaki işçilerin durumunu tetkik etmeye yollandı.1926 року Селін відвідав США, де займався питаннями гігієни в Детройті (заводи Форда).
Yollarda barikatlar kurulacağı duyuruldu.На дорогах були встановлені блок-пости.
Bunun üzerine savunma bakanı görevden alınıp sürgüne yollanmıştır.Маздака був звинувачений у відступництві і страчено.
Şehrin yakınlarında buzullara ulaşan yürüyüş yolları mevcuttur.Існують маршрутні таксі якими можна добратися до цього села.
Okuldan eve derslere başlandığı ve Koçyiğit'in bir an önce okula dönmesi için haber yollanıyor.Новинарі навідувались у школу на початку року, чекаючи повернення кота.
Ölçülemez mutluluğumuzun dar yollarında yürüyelim.Я кажу — станемо ж щасливими за життя.
İmparator, bu yolla Fransa ve İsveç'le müzakerelerde daha fazla müttefik elde etmeye çalışıyordu.Tímto způsobem se císař snažil získat více spojenců pro vyjednávání s Francií a Švédskem.
1916 yılında Belçikalilar Belçika Kongosu pullarını çeşitli yollarla sürşarjladılar.V roce 1916 Belgičané přetiskli známky Belgického Konga v několika verzích.
Ona haber yolladım.Podala na něj oznámení .
Yollarını sadece iki mum aydınlatmaktadır.Nechá svítit pouze dva stolečky.
1948 yılının sonlarına doğru Malcolm, İslam Ümmeti hareketinin lideri Elijah Muhammed'e bir mesaj yolladı.Ke konci roku 1948 napsal dopis Elijahu Muhammadovi, vůdci hnutí Nation of Islam.
Otoyollar ve hızlı bağlantı yolları ulusal yol ağının bir parçasıdır.Dálnice a rychlostní silnice v Polsku jsou součástí národní silniční sítě.
Karayolu ağı ve otomotiv endüstrisi fazla gelişmemiş ve büyük şehirler dışında stabilize yollar yaygındı.Silniční síť a automobilový průmysl zůstaly nerozvinuté a mimo velká města byly běžné polní cesty.
Bir bildiride CIA'nin araç kontrol sistemlerine bulaşma yollarını araştırdığı bildirildi.Jeden dokument ukazuje, že se CIA snažila najít cestu jak hacknout řídící systémy vozidel.
Bunlar daha küçük bileşenleri daha karmaşık birleşimlere dönüştürme yolları ararlar.Jež by těmto malým robotům umožnily nabývat složitějších vzorců chování.
1964 yılında evlendiği Mary Marquardt ile 1979 yılında yolları ayrıldı.V roce 1964 se oženil s Mary Marquardtovou, se kterou se v roce 1979 rozvedl.
Yollarıma çember leyin bırakırdı kızlar.Tančící skřítci se s děvčátkem vydávají na cestu.
Distance-vector yönlendirme protokolü yolların hesaplanmasında Bellman-Ford algoritmasını kullanır.Směrovací protokoly založené na vektoru vzdáleností používají Bellmanův-Fordův algoritmus.
Sıklıkla, bu iki yolların aynı frekansta olmaları gerekmektedir.Často tyto dvě sběrnice pracují na stejné frekvenci.
Fakat sonunda yolları ayrıldı.Nakonec se jejich cesty rozdělily.
Ayrıca şehir efsanelerinin oluşması da bu yolla gerçekleşir.K této události se vztahuje i legenda o založení města.
Bir graf’taki Hamilton yollarının bulunması NP-tam bir işlemdir.Problém nalezení hamiltonovské kružnice je NP-úplný.
Bir düğümden atalarına doğru giden tüm basit yollar aynı sayıda siyah düğüm içerir.Každá cesta z jednoho vrcholu do jeho podřízených listů obsahuje stejný počet černých vrcholů.
İnsanda parainfluenza virüsü tipik olarak burun, boğaz ve hava yollarında iltihaplanmaya yol açar.Lidský virus parainfluenzy má obvykle za následek zánět nosu, krku a dýchacích cest.
SMS mesajları yollayabilir.Umožňuje rozesílání SMS.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod