Ana içeriğe geç
Sözlük

yolla ile cümle

yolla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu yolla diğer hastalara ilaç temin etmekteydiler.Därefter försökte han att bota de nyinsjuknade patienterna.
Atlama üç yolla yapılır.Slingan skall köras tre varv.
Ona çıkma teklif etmek için yollar düşünmeye başlar.Han beordrar dem att visa honom vägen ut.
Beylikdüzü Bisiklet Yolları .Ljussignal för cykel.
Yollar hedeflere ulaşma rehberleridir.Det är dessa vägar som har adresser.
İtalya ve eyaletler boyunca yollar ve kanallar inşa ettirdi.Han lät bygga en mängd vägar och kanaler både i Italien och i provinserna.
1934 ve 1940 yılları arasında istasyon tekrar yapılandırılmış ve yolları düzenlenmiştir.1934 och 1940 följde ombyggnationer och bl.a. byggdes fler spår.
Yazar, bunun üzerine eserleri Story dergisine yolladı.En av arbetsuppgifterna var att översatta artiklar till tidskriften.
Bu yollardan, günlük geçen toplam araç sayısı 3.146'dır.NÄr min tid och stund kommen är 463.
Irak, misilleme olarak İsrail'e 8 adet Scud füzesi yolladı.Totalt avlossas åtta robotar mot Israel.
Malatya İl YollarıMilanos spårväg
Yük, pek çok çeşit yolla ölçülebilir.Degen kan smaksättas på en mängd olika sätt.
Dizinin sloganı "Bazen mutluluk ve acının yolları kesişir"dir.Företagets slogan är ungefär "Spara tid och pengar".
1926’da Amerika’ya gitti ve Detroit’teki Ford Fabrikasındaki işçilerin durumunu tetkik etmeye yollandı.1912 besökte han Henry Ford och studerade tillverkningen i Fordfabriken.
Evler birbirine çok yakındır, aralarındaki yollar genellikle dardır.Finare is inomhus, alltid bra förhållanden.
Kişi sürekli belli bir olayı düşündüğü için o problemi halledecek çözüm yollarını görme şansı artar.Kan den lösa eventuella problem som en person skulle lösa genom att tänka?
Havalimanları: 4 (2006) Deniz yolları: yok.Tidskrift i Sjöväsendet (2006 nr 4).
Ne var ki, bu yolla alıcının paketteki hangi ürünleri almaya değer bulduğu tam olarak anlaşılamamaktadır.Det är därför svårt att säga vad projektet kostade att producera i sin helhet.
Yollarıma çember leyin bırakırdı kızlar.Denna rit var exklusiv för kvinnor.
Zeus Hermes'i yollayıp Argos'u öldürtür.På Zeus uppdrag dödade Hermes Argos.
10 Mart 2016 tarihinde ilk kez bir Umre kafilesi Türk Hava Yolları'nın uçağıyla Medine'ye uçuş gerçekleşti.Den 10 mars 1916 rullade för första gången ett speciellt begravningståg genom Göteborg.
Sonra yolları ayrıldı.Därefter skildes deras vägar.
Başlıca yayılma yolları, e-posta ve World Wide Web olarak görülmektedir.Där finns givetvis också alla dagens internettjänster, från e-post till World Wide Web.
Söylencelerin en dikkat çekici ve akılda kalıcı, en çok ilgi çeken anlatım yollarından biridir.Det är utan tvekan den mest beklämmande och upplysande bok om politik jag någonsin läst.
Candide ile yolları bazen ayrı düşecek, bazen de hiç olmadık yerde tekrar bir araya geleceklerdir.Ibland kan du arbeta ut det och ibland måste du gå skilda vägar ...
Bu gelişmelerin ardından sezon sonunda Gündüz Kılıç ile yollar ayrılmış yerine ise Bülent Eken getirilmiştir.Därefter fick grupperna åka till Idolhotellet (vid Globen) och öva in en låt till dagen därpå.
Bu yollar dağa çapraz olarak çıkar.Det går bäst att vandra runt berget.
Yolları birleşmiştir.Där vägarna mötas.
Genetik çeşitliliği belirlemek ve ölçmek için birçok farklı yollar vardır.Det finns olika sätt att definiera och kategorisera politisk demokrati.
Bununla beraber, Temujin adlı gizemli bir şövalye yollarını keser ve onlarla dövüşmeye başlar.Men på väg till byn möter de en mystisk riddare, Temujin, och de strider på platsen.
Ayrıca yerel yollar da bulunmaktadır.Även längre sträckor förekommer.
Köy içi yollar normal cadde genişliğinde olup çıkmaz sokak yoktur.Sträckan är till större delen inte motorväg utan vanlig landsväg.
Böylelikle hem suya olabildiğince yakın hem de hiç ıslanmadan uzun yollar katedilebilir.Det handlar om att vara under vattnet så länge som möjligt med bara ett enda andetag.
Kendisine karşı gelen herkesi sürgüne yolladı.Hon utlovar ett pris till den som fångar honom.
Bu tip yollara verilen numaralar batıdan doğuya doğru artmaktadır.Den längsta av dessa kanaler pekar åt sydväst.
Lenin kapitalizmin ancak devrimci yollarla yıkılabileceğini düşünüyordu.Lenin var internationalist och ansåg att socialismen enbart kunde uppnås genom världsrevolution.
Belirli Antik Roma yollari bir özel yol isimi tasimaktaydi.I romarriket fanns ett särskilt namnbruk.
Endüstriyel üretimde farklı yollar izlenilmektedir.Men det finns fortfarande spår genom industriområdet.
Formula 2, bir yıl boyunca, değişik ülkelerde özel yollarda koşulan yarışlardan oluşur.Till skillnad från Formel 1 körde man två race per helg, som i många andra klasser.
Bu yollar genellikle sistem yöneticisi tarafından yönlendiricinin içine girilir.Spårvägens växlar hanteras som regel av föraren.
Fakat, dünya içinden hangi farklı yollarla ve hangi farklı zamanlarda geldiğini tespit etmek gerekir.Man bör ju på annat sätt kunna hålla reda på i vilket århundrade man rör sig.
Allah yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır ki, oradaki geniş yollarda yürüyesiniz.Тверезить земля: од вас я, од вас тільки волі ─ жодних кривлянь!».
Bir şeyin imkansız olduğunu kanıtlamanın çeşitli yolları vardır.Існують багато різних методів доказу неможливості чого-небудь.
Bunun sayesinde en uzak yolları bile kısa süreyle gitmesi sağlanır.Також через нього проходитиме найкоротший маршрут.
Karakterler, adadan kaçmaya çalışmanın yollarını aramaktadırlar.Вона пропонує разом спробувати втекти з острова.
Çin'in terörizm ile savaştaki tutumu ülkeyi diplomatik yolla ABD ile işbirliğine yöneltti.Позиція Китаю у війні проти тероризму дипломатично приблизило країну до Сполучених Штатів.
Bir takım, diğer tarafa yollayana kadar topa üç defa vurma hakkına sahiptir.Команда має право вдарити по м'ячі три рази, щоб повернути його на сторону супротивника.
Çoğu yerde bisiklet yolları mevcut.На багатьох вулицях облаштовано велосипедні доріжки.
İki farklı birey aynı bilgiye sahip olsalar dahi bunları yorumlama yolları yanlı olabilir.Навіть якщо дві людини мають однакову інформацію, упередженою може бути її інтерпретація.
Bir arkadaşına yolladığı 26 Aralık 1913 tarihli mektuptan sonra ‘yok oldu’.Останній його лист додому був датований 26 грудня 1913 р., після чого письменник зник у невідомому напрямку.
Bu yollar, uluslararası taşımacılıkta önemli bir yere sahiptir.Транспорт займає особливе місце в міжнародному товарообігу.
Timur, Bagrat'ı serbest bırakmış ve 20.000 Moğol askeri ile onu Gürcistan'a geri yollamıştır.Тимур погодився звільнити Баграта й відрядив його з 20 000 монгольських військ до Грузії.
Yolları bir dövüş sonrasına bir barda kesişir.В залі бійка через мене.
Kurdukları ittifakları güvence altına almak ve düşmanlarını bölmek için tüm diplomatik yollarla denediler.Вони пробували всіма дипломатичними засобами знайти союзників і розділити ворогів.
Yollarıma çember leyin bırakırdı kızlar.Стрічка — оздоба голови для дівчат.
Yollar her mevsim ulaşıma açıktır.Новинки випускаються кожен сезон.
Ayrıca, hipokampus, bilinen mekanlarda kestirme yolların bulunması konusunda da role sahiptir.Також є докази, що гіпокамп грає роль у пошуку найкоротших шляхів між вже добре відомими місцями.
Otoyollar ve hızlı bağlantı yolları ulusal yol ağının bir parçasıdır.Autostrady i drogi ekspresowe) Польщі є частиною національної дорожньої мережі.
Lincoln şehri hariç bölgenin her büyük kentine bu yolla gidilebilir.Сюди можна прилетіти з будь-якого великого міста країни.
Aslında grup için durum şöyleydi; yollarına Tony’den daha yetenekli bir bateristle devam etmek istiyorlardı.В цілому було сказано, що група хотіла барабанщика трохи іншого профілю, ніж Тоні.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod