Ana içeriğe geç
Sözlük

yolla ile cümle

yolla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Grupla yolları ayrılır.ينشر الحزب Notre Voie.
Amaç, topu diğer takımın sahasına yollamak ve kendi sahasına düşmesini engellemektir.هدف النزال هو رمي المصارع الآخر إلى خارج الدائرة أو وضعه على الأرض.
Arnavut direnişinin barışçı yollarla örgütlenmesi gerektiğini savunmuştur.عوضًا عن ذلك، دعا غودوين إلى استبدالها من خلال عملية تحوّل سلميّة.
Allah yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır ki, oradaki geniş yollarda yürüyesiniz.Por isto, Deus destruirá a Terra com um grande dilúvio e haverá grande destruição e castigo.
Kendisinden öncekilerin hepsi ya doğal yollardan ölmüş, ya da zorla görevden uzaklaştırılmışlardı.Antes da investida, seus integrantes se juntavam em formação cerrada ou até mesmo compacta (synaspsimos).
Astronotlara Dünya'dan düzenli olarak ikmâl malzemeleri yollanacaktır.Aos astronautas seriam enviados suprimentos da Terra regularmente.
Yollarını sadece iki mum aydınlatmaktadır.Apenas duas velas iluminam o caminho deles.
EPR paradoksunu çözmek için çeşitli yollar vardır.Há vários possíveis caminhos para se resolver o paradoxo EPR.
Ön şartları tartışmak için her iki taraf Mesembria'ya heyet yolladılar.Ambos os lados enviados delegações à Mesembria para discutir os termos preliminares.
Asansör geri dönerken Doktor, telepatik yolla Bill'e kendisini beklemesini söyler.Logo antes dos elevadores partirem, o Doutor pede telepaticamente para Bill esperar por ele.
İlk önce Nanjing'e ve daha sonra Shangai'a yollandı.Em primeiro lugar foram levados para Nanjing e depois para Xangai.
Zaharija, kafalarını Konstantinopolis'e yolladı.Zacarias enviou suas cabeças para Constantinopla.
Japonya'nın yollardaki harcamaları fazla kabul edildi.Os gastos do Japão com estradas têm sido grande.
Radames'in Nubiyalı hizmetçisi Mereb, Mısır'da hayatta kalmanın yollarını öğrenmiş bir genç erkektir.O servo núbio de Radamés, Mereb, é um jovem que aprendeu os truques de sobrevivência no Egito.
853 yılında Æthelwulf 4 yaşındaki oğlu Alfred'i Roma'ya yolladı.Em 853, Etelvulfo enviou o seu filho Alfredo, uma criança de quatro anos, a Roma.
İtalya ve eyaletler boyunca yollar ve kanallar inşa ettirdi.Construiu canais e estradas por toda a Itália e pelas províncias.
19. yüzyılın başlarında, Alman yolları dikkat çekici derecede bozulmuştu.No início do século XIX, as estradas alemães encontravam-se extremamente deterioradas.
Varsayım gezegen ortamının yapay yollarla değiştirilmesine dayanır.O conceito baseia-se no pressuposto de que o ambiente de um planeta pode ser alterado por meios artificiais.
Seni hiçbir yere yollamıyoruz.Não vamos a lugar nenhum.
Sasha'yı kendisine katılmaya ikna edemeyen Bob, ona bir veda öpücüğü verir ve ikili yollarını ayırır.Quando não é possível convencer Sasha a ir com ele, ele lhe dá um beijo de despedida, e eles se separam.
Sona eren mücadele ile Almanlar, İngiltere ile başa çıkmak için çözüm yolları düşünmeye başladı.Com essa fase de conflitos terminada, a Alemanha começou a pensar como lidar com a Inglaterra.
Her katın iç kenarı ve dış kenarı, yürüyüş yolları olarak açık bırakılacaktır.A borda interna e externa em cada andar será deixada aberta como passarelas.
İsyanı bastırması için yollanan Nestor, isyancılara katıldı.O vestarca Nestor, que foi enviado para apaziguar as coisas, juntou-se a rebelião.
Tümör antijenleri viral antijenlere benzer yollarla MHC sınıf I molekülleri üzerinden sunulur.Os antígenos tumorais são apresentados em moléculas MHC Classe I de forma semelhante aos antígenos virais.
Bu yüzden bilim adamları kendi portallarını aktive ederler ve Gordon'ı Xen'e yollarlar.Os cientistas ativam o teletransportador, enviando Gordon a Xen.
Grup 2011'de ''Hands Up'' isimli bir başka Korece albüm yayımlayarak yollarına devam etti.O grupo passou a lançar mais um álbum coreano, conhecido como Hands Up, em 2011.
Bir bildiride CIA'nin araç kontrol sistemlerine bulaşma yollarını araştırdığı bildirildi.Um documento declarou que a C.I.A. estava pesquisando maneiras de infectar sistemas de controle de veículo.
Kullanıcılar reklamverenlere mesaj yollayabilir ve bu mesajı kendi faks makinesine iletebilirdi.Usuários podiam enviar mensagens à anunciantes e ter tal mensagem enviadas à seus faxes.
"Belki yollarımız tekrar birleşir".Algum dia nossos caminhos se cruzarão novamente.")
Konstantinos'un kesik başı Mihail'e gönderildi, oda onu Abidos'ta bulunan Thomas'a yolladı.A cabeça cortada de Constâncio foi enviada a Miguel, que a enviou para Tomás em Abidos.
10 martta Shakira "Empire" klibini çekerken sosyal medyaya fotoğrafını yolladı.Em 10 de março, Shakira publicou uma foto sua retirada do videoclipe de "Empire".
Ramcke, bir savaş esiri olarak ABD'ye İngiltere ve Fransa'ya yollandı.Ramcke foi enviado para os Estados Unidos como um prisioneiro de guerra e mais tarde para Inglaterra e França.
İki farklı birey aynı bilgiye sahip olsalar dahi bunları yorumlama yolları yanlı olabilir.Mesmo que dois indivíduos tenham a mesma informação, a maneira como eles a interpretam pode ser tendenciosa.
EP'deki her şarkıya bir video çekerek YouTube kanalına yolladı.Ela postou um vídeo para cada faixa do EP no seu canal do YouTube.
"Sürekli sansürlenen ve eserleri korsan yollarla çoğaltılan Çinli yazarlar arasında en meşhuru" diye bilinir.É descrito como "um dos mais famosos, banidos e largamente pirateados escritores chineses".
İyi niyetin bir nişanesi olarak, Nikiforos mektup ile beraber altın hacını yolladı.Como prova adicional de boa fé, Nicéforo enviou a sua cruz de ouro juntamente com a carta.
Yollarıma çember leyin bırakırdı kızlar.Eu fui muito longe nessa caminhada, com as meninas.
Sübvansiyon, dolaysız veya dolaylı yollarla yapılabilir.Recursos podem ser representados por caminhos absolutos ou relativos.
Grup, Jim'i, yolun kenarındaki bir ağacın altına bırakır ve yollarına devam eder.O grupo obedece o pedido de Jim e o deixa debaixo de uma árvore na beira da estrada.
Kurdukları ittifakları güvence altına almak ve düşmanlarını bölmek için tüm diplomatik yollarla denediler.Eles tentaram por todos os meios diplomáticos assegurar aliados e dividir seus inimigos.
Bu yolla kişi, nesnelere, kendinde olmayan özellikler verir.Essa pessoa especial que nos proverá aquilo que falta em nossas vidas.
Bu yollardan, günlük geçen toplam araç sayısı 70.766'dır.Os autocarros da Carris que têm paragem neste jardim são o 706, 726.
Çoğu Sokotralı hâlâ elektriksiz, akan su olmadan veya asfaltsız yollar ile yaşamaktadır.A maioria vive sem eletricidade, água corrente ou estradas pavimentadas.
Orbit, Madonna'ya 13 parçalık bir dijital ses kaseti yolladı.Orbit enviou uma Digital Audio Tape formada por 13 faixas, as quais foram aprovadas por Madonna.
Mustaine, dört günlük otobüs turuyla evine yollandı ve Megadeth isimli yeni bir heavy metal grubu kurdu.Mustaine foi mandado de volta para casa numa viagem de 4 dias de ônibus e acabou formando o Megadeth.
Macbeth, karısına yolladığı bir mektupta, Cadıların kehanetlerinden bahseder.Macbeth escreve a sua esposa, Lady Macbeth, falando sobre as profecias das bruxas.
Erişim tarihi: June 5, 2011. ^ a b "Welcome to the Jungle:Axl's Yollara Dönüşünün Takvimi".Consultado em 3 de janeiro de 2012 «Welcome to the Jungle: A Timeline of Axl's Return to the Road».
Göç yolları bu türün yaşadığı bölgeleri Afrika ve Hindistan'a kadar uzatır.As rotas de migração estenderam o alcance destas espécies para muitas zonas da Índia e de África.
Pek çok memeli ve kanatlı hayvanda solunum yollarında normal flora elemanı olarak kolonizasyon gösterir.Muitas espécies bacterianas colonizam a pele como flora normal.
Başlıca yayılma yolları, e-posta ve World Wide Web olarak görülmektedir.Exemplos são a transferência de arquivos, e-mail e World Wide Web.
Bu yapıların tanımlamaları kazanan yollarda Conway, Elwyn Berlekamp ve Richard Guy tarafından verirdi.(Descrições destas construções são dadas em Winning Ways de Conway, Elwyn Berlekamp e Richard Guy.)
Fransa Çad hükümetine destek olmak için asker yolladı.A França enviou tropas para fortalecer o governo.
Oradaki kuvvetlere silah ve cephane yollamak imkansız gibiydi.Isso significava que era impossível reabastecer as tropas com armas e munição.
Bu iki değiskenli iki doğrusal denklem için çeşitli çözüm yolları vardır.Essas equações podem ter até duas soluções reais distintas.
Ödeme için çeşitli yollar düzenlenmiştir.Suporte para várias formas de pagamento.
Şehrin dört ana kapısı vardı ve bu kapılardan çıkan yollar sıkı bir şekilde korunuyordu.Esta sala tinha quatro entradas, cujas portas estavam decoradas com relevos.
Sadece intravenöz yolla uygulanır.É administrado por via intravenosa.
Bir düğümden atalarına doğru giden tüm basit yollar aynı sayıda siyah düğüm içerir.Todo caminho de um dado nó para qualquer de seus nós folhas descendentes contem o mesmo número de nós pretos.
Bunun tamamlanmasıyla yollar taşınmış ve güneş saati günümüzdeki yerini almıştır.Quando isso aconteceu, as estradas foram movidas e o relógio de sol foi movido para sua localização atual.
Fransa - Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac saldırıları kınadı ve başsağlığı mesajı yolladı.França: O presidente francês Nicolas Sarkozy prestou condolências e mostrou indignação ao acontecido.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod