Ana içeriğe geç
Sözlük

yolla ile cümle

yolla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
1835'te Heinrich von Gagern yolların "politik vücudun atar ve toplardamarları" olduğunu yazdı.في عام 1835، كتب هنريك فون غاغرن حول الطرق قائلا أنها "أوردة وشرايين الجسم السياسي..."
Warner Bros. şirketi seriyi düzlüğe çıkarmanını yollarını arıyordu.كانت تبحث شركة (وارنر برذرز) عن طرق إخراج السلسلة إلي الطريق الصواب .
EPR paradoksunu çözmek için çeşitli yollar vardır.هناك عدة طرق لحل مفارقة إي بي آر.
Eğer tevbe eder, namazı dosdoğru kılar, zekâtı da verirlerse artık yollarını serbest bırakın.إذا طالب صاحب الحق الضامن بالدين، فقضاه له، فللضامن أن يرجع على المضمون عنه فيطالبه بما دفعه.
1924 yılında Manisa'da Devlet Demir Yolları'nda telgraf memuru olarak çalışmıştır.وفي عام 1924 عمل كموظف بريد في سكك حديد الدوله في مدينة مانيسا .
Dumanla haberleşme, haberleşmenin en eski yollarından biridir.اشارات الدخان هي واحدة من أقدم اشكال الاتصال بعيدة المدى.
26 Mart 1553'de Servet'ten Calvin'e giden kitap ve mektuplar Guillaume Trie tarafından Lyon'a yollanmıştır.في 26 مارس 1553، بعث الكتاب والرسائل من سيرفيت إلى كالفين وتم إعادة إرسالها إلى ليون من قبل غيلوم تري.
Yollarıma çember leyin bırakırdı kızlar.خيوط حرير يا أنا يا البنات.
Zamanla ilgili bu olgu büyük heyecan yarattı, özel bir heyet bu garipliği bildirmek üzere Papa'ya yollandı.وتسببت تلك الإشكالية في ذاك الوقت بنوع من الإثارة، ورحل وفد خاص إلى البابا لشرح هذا الشذوذ الذي طرأ.
İl içindeki diğer devlet yollarının hemen hepsi Antalya şehrine bağlıdır.وتعد جميع الطرق الدولية الأخرى داخل المدينة ذو صلة بمدينة أنطاليا.
Topoloji uzayın bağlı olduğu yollarla ilgilenir ve uzaklıkların ve açıların keskin ölçülerini göz ardı eder.طوبولوجيا يتعلق بالطريقة التي ترتبط الفضاء ويتجاهل قياسات دقيقة لمسافة أو زاوية.
Günümüzde bu yollar "Deve yolu" olarak anılmaktadır.من الآن فصاعدا قرروا تسميتها "الطريق".
Ona haber yolladım.وبعدها صرح بإفادته.
"Tatlı, acı ve umami tatlarını kodlama: farklı alıcı hücreleri sinyal yollarını paylaşıyor"."صياغة الطعم الحلو والمر وأومامي: خلايا مستقبلات مختلفة تتقاسم مسارات الإشارات".
Daha sonra bunun yanı sıra “ikincil ürünler”den de yararlanma yolları bulundu.وربما يشمل أيضًا المنتجات ذات "الاستعمال المزدوج".
Babası demir yollarında çalışmıştır, annesi ise hemşiredir.عمل والده في السكك الحديدية أما والدته فكانت ربة منزل.
İrini ve Anna Kecharitomene manastırına sürgüne yollanmıştır.وسيقت كل من ايرنا وانا إلى الحبس الموجود بالدير.
O gün bahar olacak, yollar çiçek dolacak.تزهر في فصل الربيع أزهارها وردية اللون.
Leontes o zaman karısı olan, Kraliçe Hermione'yi, arkadaşını ikna etmeye yollar.ثم يقرر ليونتيس إرسال زوجته الملكة هيرميون في محاولة لإقناع بوليكسنس.
Bazı vajinal enfeksiyonlar cinsel yolla aktarılır.بعض هذه الإنتانات تنتقل عبر الاتصال الجنسي.
Daha sonra Birleşik Devletler kendisine bir özür mektubu yolladı.ومع ذلك رفضت الولايات المتحدة الاعتذار رسميًا عن الهجمات.
Tüm çüzüm yolları İsrail ve ABD tarafından reddedildi.ومع ذلك، فإن تنفيذ الحصار تمّ بقرارِ من إسرائيل والولايات المتحدة.
Ölçülemez mutluluğumuzun dar yollarında yürüyelim.الطريق الجادة في نيل السعادة.
Fabrikanın üretimi Bartın Limanı'ndan yollanır.لذلك يتم تصدير الإنتاج عبر ميناء صفاقس.
Bu yollar genellikle sistem yöneticisi tarafından yönlendiricinin içine girilir.يستعاد هذا النوع غالباً عند استخدام طرق من النظام.
"Gökhan İnler ile yollar ayrıldı!".واستطاع أن يتفادى أهل القصيم في مسيرته.
Çoğu yerde bisiklet yolları mevcut.ويركب معظم الهولنديين الدراجات.
Şehir konum olarak Letonya'nın üç komşu ülkesine yakın olmasından yolların birleştiği bir konumdadır.وقد تأثر المطبخ لاتفيا من البلدان المجاورة.
Buna örnek; AIDS ve genital siğiller gibi subklinik cinsel yolla bulaşan hastalıklardır.على سبيل المثال، الأمراض التي تنتقل عن طريق الاتصال الجنسي مثل الإيدز والثؤلول التناسلي.
Pek çoğu sonradan teşekkür mesajları yolladı.أصدرت الفرقة العديد من الدعايا بعد ذلك.
Atlama üç yolla yapılır.احتاج الإقلاع إلى ثلاثة محاولات .
Aynı zamanda Bandırma-İzmir ve Ankara-İzmir demir yolları üzerindedir.أيضاً توجد بالعبيدية نقطة جمارك العبيدية ومحطة للسكك الحديد.
Ayrıca enzimatik yolla tatminkar şekilde haşıl sökmenin mümkün olmadığı durumlar da vardır.وهناك أيضا خطر أن الخلايا لن تعطي تشخيصا نهائيا.
Art arda protesto mektupları yolladı.ألهمت الفنون بقوة المعتقدات البروتستانتية.
Oneglia'nın merkezi Dante Meydanındadır ve bu meydandan şehrin diğer ana yolları yayılır.يوجد في مركزها ساحة دانتي، ومنها انطلقت بعض الطرقات الرئيسية في مدينة.
Birbirlerini dik kesen yollar yapıldı.عمليا تكمل الطريقتان بعضهما البعض .
2007-yılında köyiçi yolları asfalt olmuştur.2007 الركض وراء الذئاب.
OKW'nin kararıyla Akdeniz ve Kuzey Afrika'ya Alman birliklerini yollamasına karar vermiştir.لذلك أصدر قراره بإرسال قوات ألمانية إلى شمال أفريقيا وتكوين فيلق أفريقيا.
Maraton, atletizmde uzun mesafeli (42,195 m), sert tabanlı yollarda yapılan mukavemet koşusudur.الماراثون هو اختبار تحمل في رياضة ألعاب قوى، يكمن في الركض لمسافة 42.195 كيلومتر.
Beylikdüzü Bisiklet Yolları .طواف العالم للدراجات.
Ölümden iki hafta sonra bir arkadaşına yolladığı sesli bir günlükte intiharının on üç sebebini açıklamaktadır.فصّلت الفتاة الأسباب الثلاثة عشر في مذكرة صوتية أُرسِلَت بالبريد لأحد أصدقائها بعد وفاتها بأسبوعين.
25 yaşında evini bırakıp Çin'i gezmek için yollara düştü, 20 yıl durmaksızın gezdi.استيقظ وعاد إلى قريته، لكنه وجد عشرين عاما قد مرت.
Belirli Antik Roma yollari bir özel yol isimi tasimaktaydi.عملت شركات خاصة على مكافحة حرائق روما قديما.
Amerika'ya sürgüne yollanmak kaydıyla serbest bırakıldı.وكانت الولايات المتحدة قد ضغطت للإفراج عنها.
4'lü yollarına devam ederler.إذهب إلى خطوة رقم 4.
Bu göç yolları hava termallerinin kullanılmasını mümkün kılarak daha az enerji harcamalarını sağlar.حيث ان مسارات الهجرة تلك تجعلها تستخدم طاقة أقل بسبب وجود التيار الهوائي.
Etkenler alimenter veya aerojen yolla alınır.في محاولة لطرد الطعام أو السائل من القصبة الهوائية.
Ülkede demokratik yollarla seçilen ilk devlet başkanıdır.وهي أول رئيسة دولة منتخبة ديمقراطيا في العالم.
Yolların güvenliğini sağlar.996 - أمن الطرق.
Yerleşimde evler oldukça sıkışık olup yolları dar ve düzensizdir.خلال القرون الوسطى، كانت المنازل في الحي بناؤها سيء جدا، وكانت طرقها ضيقة وغير معبدة.
Nitrogliserin'i patlayıcı madde olarak kullanma yollarını araştırdı.ابتكر أيضًا طريقة لتحليل النيتروجين في مركباته.
Çalışmalar kültürün sosyal bilişi farklı yollarla da etkileyebileceğini göstermektedirler.اكتشفت الدراسات التي أجريت أن الثقافة تؤثر على الإدراك الاجتماعي بطرق أخرى كذلك.
Kongo Nehri ile birlikte Bangui ve Brazzaville arasındaki nehir taşımacılığı için önemli yollar sağlar.ويمثل هذا النهر، مع نهر الكونغو، شريانًا مائيًا لنقل القوارب النهرية بين بانغوي وبرازافيل.
Geceydi ve yollarda kimsecikler yoktu.لم يكن هناك أي حركة مرور ولا توجد خطوط.
Bir şeyin imkansız olduğunu kanıtlamanın çeşitli yolları vardır.هناك العديد من الطرق لإداء اختبار تحيز عدم الاستجابة.
Kefir ve zencefil birası bu yolla üretilir.ويتم إنتاج ألواح لحم المسامير وقضبان الحافلات الكبيرة بهذه الطريقة.
Oradan da tekrar Mısır'a gidecekti, ancak yollar tutulmuştu.وكانوا إذا خرجوا من اليمن لم يخرجوا إلا ولهم ملك يقيم أمرهم.
Sübvansiyon, dolaysız veya dolaylı yollarla yapılabilir.ويمكن إجراء ذلك بطرق مباشرة وغير مباشرة .
Sonucunda ikisi de adam olmak için farklı yollara başvurmuşardır.في نهاية المطاف، هذه الأساليب طريقتان مختلفتان للقول نفس الشيء.
Bu yollar dağa çapraz olarak çıkar.هناك عدة طرق تعبر الجبل.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod