Ana içeriğe geç
Sözlük

yolla ile cümle

yolla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Konstantinopolis, önemli doğu-batı ve kuzey-güney ticaret yollarının üzerindeydi.Le Tidikelt était situé sur les axes d'échanges commerciaux caravaniers nord-sud et est-ouest.
Satıcı, alıcıya malları ve faturayı yollar.C'est donc au fournisseur que le consommateur règle ses factures.
Bu yollar, uluslararası taşımacılıkta önemli bir yere sahiptir.Cette route a un trafic international important.
4'lü yollarına devam ederler.Suivez le guide 4.
Suçlarından dolayı ıslahevine yollandı.Envoyé là sans doute par punition.
Fransa - Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac saldırıları kınadı ve başsağlığı mesajı yolladı.France : Politique : Nicolas Sarkozy défie Jacques Chirac et irrite les proches du chef de l'État.
Kate her zaman adadan kurtulma yollarını arayan kişilerden biri olmuştur.Jack tente par tous les moyens de mener un groupe pour quitter l'île.
Otoyollar ve hızlı bağlantı yolları ulusal yol ağının bir parçasıdır.Les autoroutes, comme les routes nationales, font partie des voies du domaine public routier national.
İsyanı bastırması için yollanan Nestor, isyancılara katıldı.Le vestarque Nestor envoyé pour mater la rébellion se joint à celle-ci.
Bir şeyin imkansız olduğunu kanıtlamanın çeşitli yolları vardır.Il existe deux approches pour démontrer l'inexistence d'une solution.
Aynı zamanda Bandırma-İzmir ve Ankara-İzmir demir yolları üzerindedir.Déraison et dangers de l'engouement pour les chemins en fer.
Albrect'e ise tehdit mektupları yollandı.La société a en effet reçu des lettres de menaces.
İstanbul'a amcasının yanına yollanır.Il monte ensuite à Paris auprès de son oncle.
Eleştiri, halk edebiyatında temel olarak iki yolla yapılmıştır.L’instruction publique crée la citoyenneté démocratique de deux façons.
Usta keşiş, genç kadına artık iyileştiğini söyler ve kadını evine yollar.Lorsque le maître s'en aperçoit, la femme étant guérie, il la renvoie chez elle.
Söylencelerin en dikkat çekici ve akılda kalıcı, en çok ilgi çeken anlatım yollarından biridir.Sa langue est l’une des plus belles, des plus drôles, des plus savantes que j’ai lues depuis longtemps.
Bunun üzerine başka bir yolla infaz gerçekleştirilir.D'autres exécutions par décapitation suivent.
Yazar, bunun üzerine eserleri Story dergisine yolladı.Sujet qu’il théorise ensuite dans un article pour la revue Europe.
Çökahlı yollarından geçiyam..Je les suis dans leur trajet interminable.
Robert teklifi kabul etti ve kızını Konstantinopolis'e yolladı.Guiscard accepta et envoya sa fille à Constantinople.
Bu metabolik yollardaki aşamalar enzimler tarafından belirlenir.Les enzymes déterminent les étapes des voies métaboliques.
Ödünç vereceği kitaplar içinde bir izleme defteri hazırlayarak yollara düşer.Il trouve un livre de sorcellerie qu'il décide d'emprunter.
Kitabın ismi, Yolların Sonu adlı şiirden gelmektedir.Le titre de l'album est issu d'un vers de leur morceau The End.
Köy yolları, bölgenin iklim ve coğrafi özellikleri nedeniyle genellikle betondur.Le voyage était rendu particulièrement difficile par la géographie et le climat.
İkisi de eve döner ve yolları ayrılmadan önce sarılırlar birbirlerine.Ils vont rentrer ensemble à pied, avant de se séparer.
Buna sebep; köyün, yolların kesiştiği bir yere kurulmuş olmasıdır.En revanche, la ville semble être née de la route.
Yolları bozuktur, ulaşım güçlükle sağlanmaktadır.Des routes ont été endommagées, rendant difficile l’acheminement des secours.
Bu yollar, bölgenin ana ticaret hatlarını oluşturmaktadır.Ces routes nationales constituent les principaux corridors pour le commerce extérieur du pays.
Yerleşime ulaşım asfalt yolla sağlanmaktadır.Gare de l'attraction Ascenseur pour les souterrains.
Bu yollar 1.Dünya savaşı sonrasında Fransızlar tarafından geliştirilmiştir.La tactique a été initiée par les Français durant la Première Guerre mondiale.
Mahalleye asfalt kaplama bir yolla ulaşım sağlanmaktadır.Un souterrain équipé d'ascenseurs permet le passage d'un quai à l'autre.
Mağaraların yolları dağa işlenmiş merdivenlerden ibarettir.Les Jardins d'Étretat s'étendent sur les falaises de la Côte d'Albâtre.
Burada yalnızca 1 maç görevde kaldıktan sonra takımla yolları ayrıldı.Après un seul match avec sa nouvelle équipe, l’équipe est dissoute.
Bazı kabız ilaçları da bu yolla etki eder.D'autres médicaments inhibent indirectement cette voie.
Nisan 2011'de Wiberg, grupla karşılıklı anlaşarak yollarını ayırdıklarını söylemiştir.Le 6 avril 2011, à la suite d'un accord mutuel, Per Wiberg quitte le groupe.
Ancak İnkalar tekerleği icat etmedikleri için bu yollar tamamen yürüyüş amaçlı olarak yapılmış yollardı.Ce qui rend ces croisières inutiles, c’est la façon dont elles ont été préparées.
Meksika'ya veya denizaşırı ülkelere çeşitli diğer yollar da bulunmaktaydı.Plusieurs autres routes permettaient de se rendre au Mexique et à l'étranger.
Kümenin elemanları aşağıdaki 3 yolla gösterilebilir.Le rectangle entier peut se carreler en carrés de côté 3.
Kas içi yolla Vit-B1 ve kalsiyum uygulanır.Les coups au cœur / B1.
"HÜRKUŞ HAVA YOLLARI "İlk Türk Sivil Havayolu Şirketi"".Hall "Club VIP" : pour les passagers de première classe des compagnies aériennes.
Oğlan büyüyünce Thyestes onu Atreus’u öldürmeye yolladı.Hors de lui, Aladino veut tuer l’enfant.
F sınıfı: Tavsiyeli yollardır.Partie B : Guide pour les clients.
Bu teknikle virüs digimonları başka bir boyuta yollar.Cette technique de test sur wafer amène d'autres avantages.
Belediye alanının yarısı su yolları, parklar, tarlalar, korular ve yeşil alanlar ile kaplıdır.Près de la moitié de la ville est couverte d’espaces verts : parcs, jardins publics ou réserves naturelles.
Genellikle idrar yolları antiseptiği olarak kullanılır.Traditionnellement, la racine était utilisée pour ses propriétés antiseptiques.
Dante sürgüne yollandı.Devlin est envoyé en reconnaissance.
2005 yılının sonlarında Redd Stardium'la yolları ayırma kararı alır.Alexander Perls souhaite à la fin de 2007 former son propre sound system.
Yolların güvenliğini sağlar.La sécurité routière.
Tom ve Mary ayrı yollarına gittiler.Tom y Mary han ido por caminos separados.
Bu mektubu yollamayı unutma.No te olvides de mandar esta carta.
Bir şeyin imkansız olduğunu kanıtlamanın çeşitli yolları vardır.Hay muchas formas distintas de demostrar que algo es imposible.
Aynı zamanda, Clement'e işitsel bir sinyal yollayıp onu da öldürürler.Al mismo tiempo, envían una señal auditiva a Clement, matándolo.
Dağlar ve nehirler yer değiştirdi ve yollar harap oldu.Montañas y ríos cambiaron de sitio y los caminos se destruyeron.
1997 yılında Cannibal Corpse ile çeşitli yollarla irtibata geçti.En 1997 fue abordado por Cannibal Corpse a través de varias relaciones.
Eğer tevbe eder, namazı dosdoğru kılar, zekâtı da verirlerse artık yollarını serbest bırakın.Pero si se arrepienten, hacen la azalá y dan el azaque, entonces ¡dejadles en paz!
Bu yüzden Van Sant, senaryoyu Reeves ile Phoenix'e yollar.Así que Van Sant envía el guión a Reeves y Phoenix.
İmparator, bu yolla Fransa ve İsveç'le müzakerelerde daha fazla müttefik elde etmeye çalışıyordu.De este modo el Emperador trataba de ganar a más aliados en las negociaciones con Francia y Suecia.
Otoyollar ve hızlı bağlantı yolları ulusal yol ağının bir parçasıdır.Las autopistas y carreteras son parte de la red nacional de carreteras.
Yollar: Belirli bir yolu izlemesi istenen nesneler için yollar tanımlanabilinir.Hay ciertos tramos que quedan de una vía, por lo que se debe ser precavido.
Mobil istasyonun baz istasyonundan gelen bir düzeltme sinyalini göndermesi için çeşitli yollar vardır.Hay varias maneras de transmitir una señal corregida de la estación base a la estación móvil.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod